1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Sus-ma

Konusu 'Güzel Sözler' forumundadır ve cırcırböcee tarafından 28 Ekim 2006 başlatılmıştır.

  1. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Gizlerin.....
    O derin gömüt, o mitolojik bilmece
    İç yollarının kayıp harita parçası
    Kaybolduğum labirent
    Derinleştikçe düşmeyi sevdiren uçurumun
    Gizlerinde
    Kelimelerin gizlenmesindendir suskunluğun....

    Gizlerin...
    Kalbinin sedef kakmalı köşesinde sakladığın
    Bir serçe kanadına benzerdi
    Gözlerindeki hüznü örtmeye çalışan kirpiklerin
    Duyardın seni çağırırdı hayat
    Duyardın;
    Sana seslenirdim, sesim yiterdi
    ağlamaya hazır bir dudak gibi
    bakışlarım kekelerdi...

    Sen;
    fırtınasını içinde saklayan bir limandın
    çapasını bulmak için açılan gemi
    tuzlu suyla vaftiz edilmiş siyam balığı
    ve ağır bir sistin
    kendinde kaybolacak kadar
    gizlerinde saklanıyordu
    öldürmeye korkan bir intihar...

    Mahcup yaşanan bir hayattı seninkisi. Borç alınmış kadar tedirgin yaşıyordun zamanı. Sana değdiğim zaman tanışıyordum acıyla çünkü senin derin görünen acın bir vadiyi kuşatan pus gibi yarı saydam ve durağandı. Oysa ben sana dokunduğumda tek şeyden emindim; senin acılarını elimde hissedebiliyordum. Gözbebeklerine yuvalanmış hüzün; bir tür beklentisizlikten öte bir vazgeçmişlikti. Dudaklarındaki soğuk damga, gözlerindeki mühür ve parmak uçlarının tedirgin izleri bir derin yaraydı hayatının gittikçe incelen teninde. Sana gelip susmak istiyordum lakin biliyordum; benim sessizliğim bile bozabilirdi senin sükunetini.
    Konuşmuyordun
    Ama ben duyuyordum.............

    Bir haykırışı gizlerdi ses tellerin
    Ve bir martıyı saçının dalgaları
    bir çingene ağlardı
    Bir imam ezan okurdu
    Yüreğin çatlardı, bir siren çalardı
    Susardın....
    Öpmek isterdim, dudakların kanardı.....

    Örselendiği zaman hayallerin
    Bilirdin ki sen bir hayal tacirisin
    İflas eden
    Güncesi hesap defteri, bir hayal taciri
    Kazandıkça kaybetmeyi seven!

    İlişkilerinde ve dostluklarında paylaştığın hiçbir şeyi eşit bölüşmüyordun. Yetinme duygunu besleyen,
    giderek bölüşümlerini ve seni azaltan bir naiflik içindeydin. Gizliden gizliye biliyordun belki; senin kendinden verdiğin her şey, seni azaltırken, karşındakini daha güçlü kılıyordu sana karşı. Senin onlara verdiğin değerleri, anlamları kendileriymiş gibi kabulleniyorlardı. Onlar; senin, onlar için ürettiğin sıfat tamlamalarıyla övünürken, sen hiçbir sıfatla tamamlanamıyordun. Sen onlar için yalancı bir ayna olurken, onlar senin kırık parçalarını hunharca batırıyorlardı kuş tüyü tenine. Yaralarını gizliyordun. Sustukça, gizlerinden kan damlıyordu.
    Kendine sorduğun soruların vardı ama sen sorularını yanıtlarından yeni sorular üretebilmek için soruyordun. Küçüklü büyüklü soru işaretlerini birer heykelcik gibi biriktiriyordun yaşamının vitrininde. Lakin hem sorularından hem yanıtlarından korkuyordun.
    Kendine dokunuyor ama hissetmiyordun........

    Sen; kendi yörüngesinde kaybolan bir yıldız
    Yaşamın; rüyasını kaybetmiş bir uyku
    Dişlenen dudakların ufak yarası; göz bebeklerin
    Sus!
    Konuştukça derinleşiyor gizlerin....

    Korkma benden.
    Kendinden korkan hiçbir şeyden korkma.
    Soyun, bir tek gizlerin kalsın üstünde
    Parmak uçlarının sıcaklığı bir de
    Uzan yanıma uyu istersen
    Yakalarım uykundan firar eden düşlerini
    Ürkme benden
    Çünkü ben sana yeni hayaller getirmedim
    Kaçıyordum
    Gizlerinde saklanmak isteyen
    Yaralı aşkların firarisiydim
    Korkma benden;
    Ben hep yanlış teşhis edildim
    İçinin esrarını çözmeye değil
    Onu ellerinden içmeye geldim.......
     

Sayfayı Paylaş