1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Susma Hakkı..

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve e-PaCk tarafından 22 Ekim 2008 başlatılmıştır.

  1. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL
    [​IMG]

    Karşıdan karşıya geçerken
    Eli bırakılan çocuklardık​


    Hapishaneden çıkar çıkmaz ilk ne yaptığı bilinmiyor. Herhalde gözlerini oğuşturmuştur. Onca yıl içerde yattıktan sonra, güneş ışığı gözlerini kamaştırmıştır. Sonra Bayrampaşa’nın sisli caddesinde babasını gördü. Koşup sarılmak dışında elinden bir şey gelmedi. Sonraysa ne yaptığı, neden hayatına son verdiği bilinmiyor. Şairlerin hep yalnız olduğunu bilmiyordu, bilmediği için de intiharı seçti.


    değil bir değil beş on
    anaların olsa yıl 365 gün yetmez
    tutsak oğul anasına fazla bir şey veremez
    bitmemiş bir şiir yazar en fazla


    dizelerini yazan Soysal Ekinci'ydi.



    İntihar en çok konuşulan tartışılan olgu. Kimileri için susma hakkı, kimileri için korkaklık. Özellikle son yıllarda bir insanın kendi hayatına son vermesine saygı duymalar, bunu tartışmalar başladı. Dünyada ortalama olarak her 3 saniyede 1 kişi intihar girişiminde bulunuyor;her 40 saniyede 1 kişi intihar sonucu yaşamını yitiriyor. İnsanlar neden intihar ediyor? Soruyu biraz daha darlaştırırsak neden sanatçılar intihar ediyor? Bu sorunun cevabı hayal ettikleri dünyayı bulamamaları mı? Bu çok kolay bir cevap olur. İntihardan bahsetmişken dünyayı manevi ve yalan dünya olarak ikiye ayırmış olan Emile Durkheim’den bahsetmeden olmaz. Durkheim'e göre intiharın sebebi toplumdur, bireysel bir sebebi olamaz. Durkheim, intiharın toplumsal nedenlerini ele almadan önce, toplumsal olmayan nedenleri üzerinde durur ve bunların intiharla olan ilişkilerini belirlemeye çalışır. Psikolo-organik ve fizik çevre gibi toplumsal olmayan nedenlerle intihar oranlarını istatistiksel olarak karşılaştırır. Ona göre, akıl hastalığı, sarhoşluk ve ırk gibi psiko-organik özelliklerle intihar arasında zorunlu bir ilişki yoktur. Akıl hastalığı oranı kadınlarda daha yüksektir, oysa intihar oranı erkeklerde yüksektir. Yine, yahudilerde delilik oranı yüksek olduğu halde, intihar oranı düşüktür.



    Şimdi kısa bilgilerden sonra, sorumuza geri dönelim. Neden en çok sanatçılar ve özellikle şairler intihar eder? San Bernardino'daki California Eyalet Üniversitesi’nden James C. Kaufman, Şairler Erken Ölür ismiyle bilinen yazarların doğum ve ölüm tarihleri ile ilgili bir çalışma yayımladı. Bunu yaparken biyografik referans işlerinden yararlandı. Araştırdığı 1987 şair içinde Amerika, Çin, Türkiye ve Doğu Avrupa’dan oyun yazarları romancılar ve rasyonalist yazarlar bulunuyordu. Sonuçları cinsiyet, edebi uzmanlık alanı ve yaşadıkları bölge açısından sınıflandırdı.
    Sonuçlar ise şöyleydi: Rasyonalist yazarların ortalama ömrü, 67.9. Romancılarınki, 66.0 yıl. Oyun yazarlarınınki 63.4 yıl. Şairlerinki ise yalnızca, 62.2 yıl idi. Sonuçlar kadın ve erkek yazarlarda benzerdi. Fakat kadın yazarlar her kategoride erkeklerden daha uzun ömürlüydü
    Dört edebi kategori içinde erkek ve kadın yazarlardan en kısa ömürleri olanlar şairlerdi. Ve üç bölgede de sonuç değişmiyordu. Yaşam süresindeki bu farklılıkların nedeni nedir? Kaufman buna birkaç muhtemel sebep gösteriyor: Şairlerin daha kısa ömürlü olmalarının sebebi zihinsel hastalıklara yakalanmaları olabilir. Zihinsel hastalıklar intihar riskini doğururlar.
    Kaufman ayrıca, “Şiir kendine zarar vermeye yatkın insanlar için daha cazip olabilir” diyor.
    Kaufman’ın bulduğu bu sonuçtan 5 ay daha uzun yaşayan Amerikan şair Billy Collins “Ben, profesör Kaufman’ın yanıldığını düşünüyorum, şairliğin akıl hastalıkları ve depresyon ile ilişkili olduğu düşüncesi romantik bir adettir” diyor.
    “İntihar eden şairler, diğerlerine göre daha ayrık ve kendileriyle daha ilgilidirler” der Pennsylvania üniversitesinden Shannon Wiltsey. Stirman ve yardımcı yazar James W. Pennebaker her ne kadar çoğu şair intihara teşebbüs etmemiş olsa da, şairler arasında intihar oranının diğer edebi yazarlar ve genel nüfusa göre daha yüksek olduğunu belirtiyor. Ancak birçok intihar şairi hayatları boyunca bir çeşit depresif düzensizlikten sıkıntı çektiler. LİNK 1 ve LİNK 2


    İntihar eden şairler



    Susma hakkını kullanan şairler içinde en ünlüleri, Sylvia Plath, Mayakovski'dir. Şurada intihar eden şairler var. "Kendimi yalniz birakmamak icin butun gece aynanin karsisinda oturdum" diyen Pavese'yi unutmamak lazım. Ben bu yazıda sadece Türk şairlere değinebileceğim.

    "Hayatın neresinden dönülse kârdır." diyen Nilgün Marmara susma hakkını kullanan şairlerden biri. 1958 yılında doğdu ve 1987 yılında henüz 29 yaşındayken hayatına son verdi. Sylvia Plath üzerine yaptığı incelemelerden sonra intihar etmesi ise akılarda bir sürü soru işareti bıraktı.
    Yine intihar eden şairlerden biri olan Kaan İnce, 1970 doğumludur ve hayatına son verdiği tarih ise 1992.
    2002 yılında hayatına son veren Zafer Karabey ise 29 yaşındadır. Karabay intihar etmeden yazdığı son mektubunda şöyle diyor: "Daha ne kadar dayanabilirdim, herkesin bir başkasının acısı pahasına mutlu olduğu yaşama." Şurada intihar eden şairlerin yer aldığı bir kitap var. Şurada yine bilgi var.
    Benim aklımdaysa okuduğum Paul Nizan'ın Fesat isimli kitabı. Kitabın kahramanı ilaç içerek intihar etmişti. İlacı içtikten sonra pişman olmuş, kapıya ulaşmaya çalışmıştı. Ancak başaramamıştı. Acaba böyle bir şey intihar edenlerde de olmuş mudur? Cevabını hiç bilemeyeceğim bir soru.
     
  2. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    "Daha ne kadar dayanabilirdim, herkesin bir başkasının acısı pahasına mutlu olduğu yaşama."

    Ne güzel yakalamış yaşamı, ama içinde bulunmak istemeyişi farklı bir hüzün.

    İlginç bir araştırma olmuş
     

Sayfayı Paylaş