1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Susmaya ne dersin?

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve İLkİm* tarafından 14 Mart 2010 başlatılmıştır.

  1. İLkİm*
    Avare

    İLkİm* MaviKuş ~ Özel üye

    Katılım:
    22 Kasım 2009
    Mesajlar:
    3.474
    Beğenileri:
    153
    Ödül Puanları:
    3.480
    Banka:
    136 ÇTL
    Söylenecek hiçbir şeyin yoksa, susmaya ne dersin?
    Söyleyecek sözü olanları dinlemeye, anlamaya ne dersin?
    Kitap sayfalarının arasında dolaşmaya...
    Kâinatı okumaya...
    Suratını okşayan rüzgârı, saçlarını ıslatan yağmur damlasını, ayaklarındaki kum tanelerini hissetmeye...
    Güneşin batışını, hayata dair anlatacakları olan bir f...ilmi, yıldızları, uzaklaşan bir gemiyi izlemeye...
    Hastanedeki hastaları, cezaevlerindeki mahkûmları, kabristandaki mezar taşlarını görmeye...
    Yollardaki bir taşı, bir düşeni, bir kendini kaybedeni kaldırmaya ne dersin?
    Biraz düşünmeye, geçmişe, geleceğe gitmeye...
    Sorular sormaya, hayata, kendine, dünyaya dair...
    Kafa yormaya, hep ertelediğin konularda...
    Bir cevap bulmaya, bir cevap veren bulmaya; içinden çıkamadığın problemlere dair...
    Söyleyecek hiçbir şeyin yoksa, söyleyecek bir şeyi olanlardan bir şeyler öğrenmeye ne dersin?
    Bugüne kadar söylenmiş sözlerin üzerinde durmaya; kiminin altını kırmızı, kiminin mavi, kiminin siyah kalemle çizmeye; kiminin üstünü çizmeye, kimine bir harf, bir kelime, bir ünlem eklemeye ne dersin?
    Yeni bir şey söylemeyeceksen, daha önce söylenmiş sözleri bu kadar yüksek sesle, bu kadar kendi keşfinmiş gibi bağıra bağıra söylememeye ne dersin?
    Kendini biraz hesaba çekmeye, cevaplarının doğruluğunu kontrol etmeye, hatalarını kabul etmeye...
    Biraz bozmaya ezberlerini...
    Biraz değiştirmeye kurduğun cümleleri...
    Teslim bayrağını çekmeye...
    Yeni şeyler öğrenmeye...
    Yeni şeyler söylemek için susmaya...
    Ama susarken de içine hiçbir ima katmadan, sadece susmaya...
    Bir şey biliyormuş gibi değil.
    Kâle almıyormuş gibi değil.
    Kendini ağırdan satıyormuş gibi de değil.
    Gümüş olan söze tercih edilesi bir altın değerinde olduğundan hiç değil...
    Daha yolun başındaymış, daha öğrenecek çok şeyi varmış, söyleyecek hiç ama hiçbir şeyi yokmuş gibi susmaya...
    Bir "Konuşursam yer yerinden oynar havasında" değil.
    "Fırtına öncesi sessizlik" gibi de değil.
    Sesini akort ediyormuş gibi hiç değil.
    Söyleyecek sözü olmayan herhangi bir insan gibi...
    Susmaya ne dersin?
     
  2. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    Söylenecek hiçbir şeyin yoksa, susmaya ne dersin?
    Söyleyecek sözü olanları dinlemeye, anlamaya ne dersin?
     
  3. yaren*
    Neşeli

    yaren* Herşey olması gerektiği gibi ;) Özel üye

    Katılım:
    24 Haziran 2011
    Mesajlar:
    8.204
    Beğenileri:
    108
    Ödül Puanları:
    4.480
    Yer:
    Kimseye ihtiyacım yok ben kendime bile fazlayım...
    Banka:
    416 ÇTL
    Bir "Konuşursam yer yerinden oynar havasında" değil.
    "Fırtına öncesi sessizlik" gibi de değil.
    Sesini akort ediyormuş gibi hiç değil.
    Söyleyecek sözü olmayan herhangi bir insan gibi...
    Susmaya ne dersin?

    varım ben...:(
     
  4. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    bütün susmaları ezberine alıp gidiyorsun,
    yetimliğime düşüyor sana uzanmaya çalışırken ellerim...
    bir köşe başında gülüşüm yağmalanıyor,
    gözlerim, sen bakıyor aynalara;
    içimdeki ağır bir düşten suskunluğuma uyanıyorum.
    yazgımı yaşıyorum, yazdıklarımsız;
    umudu çökertilmiş gençliğimden firar ediyor gülüşüm...
    sense, susmaya devam ediyorsun...

    kırmızı mürekkepli intiharlar taşıyor gözbebeklerinden aşağı,
    ayrılık önsözü bir şiir kanıyor içimde,
    saklı sevdalar büyüten;
    ve çoğunu çürüten şehirlerden geçiyorum...
    gözlerin, kalabalık bir kent oluyor karşımda
    kalabalıklığına özendiriyorsun başka yaşamları...
    oysa, sen de biliyorsun;
    iç kanamalı çoğul bir yalnızlığa hapsolduğunu...
    ve ne yaparsak yapalım,
    suskularımıza yenileceğimizi bir gün;
    adın gibi biliyorsun...

    biliyor musun;
    şimdilerde öyle bir kent ki burası,
    sevgiler bile yalan olmuş;
    birbirine üstünlük kurma çabası içerisinde herkes.
    gülmek, nefes almaktan önce geliyor...
    sevgi sözcükleri bile ürkek birer virgül olmuş
    yapmacık konuşmalarda...
    anlamdan ziyade;
    cümlelerine değişik bir hava katmak isteyenlerin
    kullandığı bir dil sadece...
    başkalarını küçük düşürmekse,
    sahte mutluluğa kaçışın en bilindik senaryosu...

    susmak, zorunlu bir eylem buralarda;
    zamanın kurguladığı...
    suskunluğuna bir insanın, gizli cevaplar aranıyor sürekli,
    saklı tutulan yaşamı sorgulanıyor;
    her göz bebeği oynatışında...

    Ve ben bu anlamsızlığında kaybolmuşken
    koca bir kentin,
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] emir kılıyorum
    sana sustuğum en uzun cümleyi;

    '' HAYALLERİNİN KİRLETİLMESİNDEN SONRA
    TEK ARZULARI, YARIM KALAN HAYATLARININ
    BU DÜNYADAKİ KARŞILIĞINI BULMAK OLAN
    YAŞAM YORGUNU İNSANLARIN,
    DÜŞ KIRIKLIKLARININ ENKAZINDAN ÇIKARDIKLARI
    BİR YUDUM GÜLÜCÜĞÜ,
    SUNİ TENEFFÜSLERLE HAYATA DÖNDÜRME
    ÇABASI GİBİ BİR ŞEYDİ; BU KOCA KENTE
    KAFA TUTUP;
    SENİN İÇİN NEFES ALMAYA DEVAM EDİŞİMİN
    ASIL NEDENİ ... ''
     

Sayfayı Paylaş