1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Süyün Bike Han

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 12 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.094
    Beğenileri:
    4.419
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    813 ÇTL
    Süyün Bike Han(Kazan Hanı)
    Kazan hanlığında Nogay hanı Yusuf Mirza'nın güzel bir kızı varmış. Genç yaşta mirzalar tarafından evlendirilmiş. İlk eşi Can Ali Han Rus yanlısı imiş. Kazanlılar onu hiç sevmezmiş. Kazanlılar tarafından isyan da öldürülmüş. Genç yaşta dul kalan güzel kadın Süyün Bike Han ile Kırım hanı Safa Giray han evlenmiş. Safa Giray hanın oğlu kırım hanlığının varisi Bölek Han dan sonra Süyün Bike handan ikinci oğlu Ödemiş han dünyaya gelmiş.Safa Giray han kaç defa Kazana göz diken Rusları savaşta püskürtmüş. Ölünce töre gereği, iki yaşında oğlu Ödemiş hana taht kalmış
    Oğlunun vasisi Süyün Bike han kahramanca tek başına ülkesini Rus komutan İvan'a karşı savunmuş. 1550 yılıının 13 Şubatında birliklerinin başında yiğitçe savaşmış. Bir yıl sonra yeniden ülkesine saldıran Rus komutan İvan ve ordusuna hazırlıksız yakalanmış. Osmanlılardan yardım beklemiş. Elçi göndermiş. Kırımlı tatar elçilerini yolda Ruslar öldürmüşler. Kırımlılarda ülkelerine çekilince kazan tatarları yalnız kalmış. Son çareyi barış ta gören Süyün Bike, İvan ile sulh yapmak istemiş. Rus komutan İvan barış için şart koşmuş. Komutan İvan'ın şartı Süyün Bike Han oğlu Ödemiş Han ve kırımlı yardımda bulunanları moskova'ya esir götürmekmiş. Süyün Bike ülkesinin harap olmaması için kendini feda etmiş. Ülkesinden ayrılmadan son olarak, ölen eşi Safa Giray Hanın mezarına gitmiş. Başından altın tacını çıkarıp, yere koymuş. Kazan da geçen o güzel günlerini hatırlamış. Gözleri yaşlı, ağlayarak, kalbi sızlayarak idil nehrinde bekleyen Rus gemisine doğru yürümüş. Kazan halkı çok hüzünlü olarak onu takip etmiş. Süyün Bike şu sözlerle Kazan'a veda etmiş;
    Közım saldım halkka, köbı yılap uzata,
    Kaysıları "Meskuv hanı rahimlı" dep yuvanta
    Şaar tamam gürldey, yılay-sıktay davısı,
    Mağa tüsken kaygılar mırzalardıng tavısı
    Oylap aldım, Kıyamet bolganma ale buğın dep,
    Tağı oylandım: yılayşılar mendey kımık tuvıl dep.
    Barıp yetkende deryağa, kırıttıler küymeğe.
    Azız tıllerım baylandı, bılmeymen ne söz demeğe.
    Kaysı aytadı:alveda, kaysı aytadı alfirak
    Halk haldı yığılıp, küşsız bolıp firak ta
    Küşlı ademler yuvıkta, Kalganları yırakta
    Volga ga şıkkanda, karadım men kalaga,
    Kaldı yılap kazanım, usap öksız balaga.
    Dedım: Mıskın Kazanım, tüstü tacıng basınnan,
    Kaldıng buğın davletsız, yasma ağar yasıngnan
    Kayda kaldı şatlığın, kayda senıng baylığın?
    Körer közğe belğılı, azır kul, yarlılığın.
    Bosap kaldı sarayıng, nurım kettı yüzımnen

    Süyımbike atım, Nogay zatım, kayda menım yas devletım,
    Han sarayda tuvgan edık, buğın kaldık yesır, yetım

    ( Nogay- Tatar Türk lehçesi)

    Göz gezdirdim halka, çoğu ağlayarak uğurluyor,
    Bazıları "Moskova Hanı merhametlidir" diye avutuyor
    Şehir tamamen gurulduyor, ağlama-hıçkırma sesi,
    Bana düşen üzüntü mirzaların davası
    Düşündüm, kıyamet mi olmuş hele bugün diye,
    Daha düşündüm: ağlayışlar benim gibi gizli değil diye.
    Varıp ulaştığında denize, soktular kafese.
    Aziz dillerim bağlandı, bilmiyorum ne söz demeye.
    Bazısı diyor: elveda, birisi diyor güle güle
    Halk kaldı yığılıp, güçsüz olup ayrılık ta
    Güçlü insanlar yakında, gerisi uzakta
    Volga'ya çıkınca, baktım, ben kaleye
    Kaldı ağlayarak Kazan'ım, benzeyerek öksüz bebeğe.
    Dedim: Miskin Kazan'ım, düştü tacın başından,
    Kaldın bugün devletsiz, genç mi genç yaşın ile
    Nerde kaldı şaatlığın, nerde senin hükümranlığın?
    Görür göze belirgin, hazır millet, dostluğun.
    Boşalıp kaldı sarayın, nurum gitti yüzümden.

    Suyumbike adım, Nogay aslım, nerde benim genç devletim,
    Han sarayda doğmuş idik, bugün kaldık esir, yetim.


    “Kazan... Ey, kanlı, kay gulu şehir, başından tacın düştü, şimdi kul oldun, senin büyüklüğün mazide kaldı. Her ülke iyi bir padişah ile idare edilir ve asker ile saklanırsa o memleketi senden kim alabilir. Senin güçlü Hanın öldü. Beylerin güçsüzleşti. Sana yardım etmedi. Bu yüzden sen çekildin. Nerede senin sevinçli günlerin? Nerede senin oğlanların, beylerin, mirzaların, sana bağlı olanlar, büyükler? Nerede senin iyi hatunların, güzel kızların? Onların şarkıları nerede? Hepsi yok oldu. Yalnız onların ağlaması ve öksüzlüğü kaldı. Sende bal ağaçları ve soğuk pınarlar vardı. Onun yerine şimdi kanlar ve gözyaşları akıyor.”

    11 Ağustos 1551'de Kazan'dan ayrılan kafile, 5 Eylül'de Moskova'ya ulaşmış. İvan onu büyük bir hürmetle karşılamış. Ruslar sonunda kazana girmiş.
    O yiğit Kazan Tatar hanı Nogay Tatarı Süyün Bike Han, ülkesi için gözünü kırpmadan esir düşmeye razı olarak tarihe destan olarak geçmiş.
    Onun nerede ve hangi sene öldüğü kesin olarak bilinmiyor. 1554 yılından sonra Kasım şehrinde vefat ettiği tahmin edilmektedir. Bugün de devleti yönetenlerin Türk Milletinin geleceği, için içerde dışarıda iyi bir yönetim sergileyebilmeliler, kendi menfaatlerinden çok, Türk Milletin menfaatlerine öncelik verip, var olmasını muasır medeniyetlerin hep önünde olmasını sağlayabilmeliler…

    SÜYÜN BİKE ADIN, NOGAY TATARI ASLIN


    Nogay Tatar Hanı Mirza hanın kızıydı,
    Kırım, Kazan, Nogay kızların yıldızıydı,
    Yaşarken tüm tatar halklarının canıydı,
    Türk ilinin güzeli idi, baş tacıydı.
    Süyün Bike adın, Nogay Tatarı aslın,

    Kazan Hanı Can Ali Han, Rus yanlısıydı,
    Rus Vasili’nin emrinden hiç çıkamazdı,
    Süyün, mirzanın isteğini kıramadı,
    Ali Han ile evlenmek zorunda kaldı,
    Süyün Bike adın, Nogay Tatarı aslın,

    Can Ali Han, hep Rus’un yanında yer aldı,
    Kazan halkı, Rus buyruğundan rahatsızdı,
    Kazan da hanlığa isyanlar başlatıldı,
    İsyanlar hanın ölümüyle sonuçlandı,
    Süyün Bike adın, Nogay Tatarı aslın,

    Kazanlılar Giray’ı hanlığa getirdi,
    Giray han, dul Süyün Bike ile evlendi,
    Bölek’e kardeş Ödemiş dünyaya geldi.
    Giray saldırıda Rus ordusunu yendi.
    Süyün Bike adın, Nogay Tatarı aslın,

    Safa Giray birden ölünce, taht boş kaldı.
    Oğul Ödemiş, henüz iki yaşındaydı.
    Han ilan edildi, devlet başsız kalmadı.
    Vasis Süyün Bike, hanlığın başındaydı.
    Süyün Bike adın, Nogay Tatarı aslın,

    Ruslar bunu fırsat bilip, boş durmadılar,
    Komutan İvan’la kazana saldırdılar.
    Başta Bike han, kazanlılar savaştılar,
    Bin beş yüz elli şubatta, tarih yazdılar.
    Süyün Bike adın, Nogay Tatarı aslın,

    Bir yıl sonra Ruslar, kazana tekrar geldi.
    Kazan savaşmaya hazırlıklı değildi.
    Osmanlıdan ümitle yardım beklenildi.
    Osmanlı bir türlü yardıma gelemedi.
    Süyün Bike adın, Nogay Tatarı aslın,

    Kırımlılarda gidince, kazan yalnızdı.
    Kazanlıların tüm ümitleri kırıldı,
    İvan ile sulh görüşmeleri başladı,
    Bike hanla oğlu esir alınacaktı.
    Süyün Bike adın, Nogay Tatarı aslın,

    Süyün Bike esir giderken hep ağladı.
    Kazan için kendini oğlunu adadı.
    Gitmeden Giray’ın mezar başına vardı.
    Tacını yere bıraktı, kalbi sızladı.
    Süyün Bike adın, Nogay Tatarı aslın,


    Süyün Bike kazan halkıyla vedalaştı.
    Kazanlının çoğu, üzülüp, fenalaştı.
    Mirzalarını, beylerini hep ağlattı.
    Han için nehirde gemi hazırlanmıştı
    Süyün Bike adın, Nogay Tatarı aslın,

    Kazan hanlığı, kısa sürede yıkıldı.
    Süyün Bike hanı, kazan hep hatırladı.
    Akıbetinden hiç haber alınamadı.
    Adı tarihe geçti, destanı yazıldı
    Süyün Bike adın, Nogay Tatarı aslın,

    Erdoğan KIRMIZIOĞLU
     

Sayfayı Paylaş