1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Tahsin ÖZMEN

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve bahar_23 tarafından 2 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

  1. bahar_23

    bahar_23 Aktif

    Katılım:
    26 Haziran 2006
    Mesajlar:
    348
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    ögrenci
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    1 ÇTL
    Kelepçelenmişim Buğulu Gözlerine

    Mahcup mahcup bakan
    Buğulu gözlerinde
    Davet okları atan
    Hareler görürüm
    Yakamozları kıskandıran
    Baktıkça her biri bir kıvılcım olur
    Yanardağa dönen yüreğimi
    Alev alev yakar kavurur
    Tepeden tırnağa bir heyecan dalgası sarar,
    Boğazımda düğümlenir kelimeler
    Dilim damağım kurur
    Ayılmak isterim bu ahvâlden
    Inmek için aşkın derin dehlizlerine
    Ama ne çare
    Mecnûna dönmüş, kelepçelenmişim buğulu gözlerine
    Artık yüreğim avuçlarında, ruhum tutsak
    Vuslatı bekleyen minik bir serçe gibiyim
    Ha uçtu ha uçacak
    Derken
    Yanağıma kondu ıslak ve titrek iki kızıl dudak
    Eridi yürek,
    Ve aşk doldu içime usulca sımsıcak
    Ölsem de gam yemem artık, sanki cennetteyim
    Yer gök huri olsa
    Senden başkasını neyleyim
    Ben sadece girdabında boğulmak istediğim
    Buğulu gözlerine deli divaneyim
    Izin ver de
    Gönül mabedinde inzivaya çekilip
    Ebede kadar ibadet edeyim

    Şair : Tahsin Özmen
     
  2. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Kızıl Bir Güldür Hayat

    kaçıncı basamağında olursan ol yaşamın
    karamsarlığa kapılıp…umutsuzluk hırkasını giyme sakın
    boyun eğme kadere
    çekiver ipini umutsuzluğun…ilmek ilmek sökülsün
    taptaze umut çiçekleri ek gönül bahçene…gerisi gelir elbet bir gün

    yenik düşmez karanlığa aydınlık
    yumma güneşe gözlerini…acıları gizler karanlık
    bir merdiven daya gökyüzüne
    gök kuşağı topla yıldız topla
    saçlarını tara pırıl pırıl güneşin
    sitem etme düşlerine yağan kara
    damla damla erir elbet bir gün

    susturma yüreğini
    kalkar her boran her sis…her şey unutulur
    en umutsuz bir anda yağan yağmur
    toprakta…capcanlı bir umut olur
    bir bahar dalının coşkusunu tomur tomur
    sana da verir elbet bir gün

    göz yaşıyla dolup taşmaz deniz
    meraklanma…!
    uçurtmasını yitiren çocuğun
    gözyaşları kurur, üzüntüsü durur
    ararsan
    ipinden kurtulmuş
    serseri bir uçurtmanın özgürlük sevinci
    seni de bulur…bulur elbet bir gün

    yaprak ödünçtür dallarda
    önemli olan
    umuttan yoksun kalıp
    gözlerde ışığı söndürmemek, direnci yitirmemek
    dikenli de olsa
    kızıl bir güldür hayat
    soldurmadan yaşamak yaşatmak gerek
    yeşile düşman bir bahçıvana...kendini sevdirmez çiçek
    yaprak yaprak ölür elbet bir gün

    yık barikatları
    erit prangaları halka halka…zaman defterini kapat
    dört mevsimi var…her daim kış olmaz hayat
    merhaba deyip yaşama tekrar
    derin bir soluk al kızıl gülden
    /acıdan ıstıraptan arıtılmış
    damla damla sevgiden damıtılmış/
    yepyeni bir dünya yarat

    insan
    yere çakılı yalnız bir ağaç değildir…tek başına rüzgârı bekleyen
    karanlıkta el sallayıp, göz kırpma
    yeni yol ve yüzler dene
    her acıya ilâçtır sevgi…asla vazgeçme sevmekten
    sünger çek maziye
    yak ne varsa kötü gönlünün ocağında
    geç karşısına sevgi kahvesini, dostluk kahvesini yudumla
    umudun şefkatli kucağında

    bırak
    saçlarını okşasın rüzgâr
    apak karlar düşsün karanlıklarına
    her şafakta doğan güneşi karşıla
    batarken kızıllığını şarap şişelerine doldur yıllansın
    unut sonbaharı…başka baharlar ara
    çisil çisil yağmur yağsın hayat harmanına…ağaçlar tomurcuklansın
    aç yüreğinin kapılarını…sen uçur bir kuş da
    özgürce kanat çırpmanın tadına varsın

    bahardaki uyanışı
    gök kuşağındaki gülüşü…zarafetini gülün
    muhteşem hazzını
    bir bebeğin omzundaki gamzeden öpüşün
    lâpa lâpa yağan karın sesini
    köpük köpük aşkı
    soluk soluğa çimler üstündeki sevişmeleri düşün
    sonu ölümcül bir oyun da olsa
    yaşamak; harikulâde…mavi bir düştür
    öyle mi ya ölüm
    öyle mi ya ölüm?


    / unutma…! umut ekersen gökyüzüne
    ışıl ışıl göz kırpar yaşam ufuk çizgisinden
    yeni doğacak her güne /

    //…hayat gülmeyi bilene güler…sevmeyi bileni sever
    her şey seninle başlar…seninle biter…//


    Tahsin Özmen
     

Sayfayı Paylaş