1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Takva

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 27 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    TAKVA

    Kur'an-ı Kerim'de üzerinde önemle durulan kavramların başında takva kavramı gelmektedir. Takva, Kur'an'da 258 defa kullanılmıştır.
    Takva; “vikaye” kökünden türemiş olup sözlükte bir şeyi muhafaza etmek, korunmak, sakınmak, himaye etmek, bir şeyi ıslah edip düzene koymak gibi anlamlara gelir. Takva sahibi kimseye “muttaki” denir.
    İslam terminolojisinde ise takva; kişinin kendisini Allah'ın korumasına, himayesine alarak ahirette azab ve cezaya neden olabilecek her türlü şeyden kendisini titizlikle koruması, günahlardan kaçınıp iyi ve faydalı iş/ eylemleri yapmasıdır.

    Takva kavramı cahiliye döneminde, herhangi bir varlığın dışarıdan gelecek yıkıcı kuvvetlerine karşı kişinin kendisini savunması/koruması anlamlarına geliyordu. Bu daha çok maddî bir tehlikeden korunmak manasındaydı.
    Takva, Kur'an-ı Kerim'de sözlük anlamının yitirmemekle birlikte, daha çok manevî anlamda kullanılır olmuştur. Ki bu, Allah korkusudur. Sadece takva kavramı değil daha bir çok kavram cahiliye dönemindeki anlamını yitirmiş, Kur'an bu kavramlara yepyeni ve çok zengin anlamlar yükleyerek, kıyamete kadar gelecek olan insanlığa mesajını taptaze ve dinamik bir şekilde sunmuştur, sunmaya da devam etmektedir. Tasavvuf, takvadan ibarettir.

    Takvanın zahiri boyutu emirleri yapıp, yasaklardan kaçınmaktır. Manevi boyutu ise niyeti ve ihlası kalbe indirmektir. İnsan nasıl temiz olan elbisesini pislikten koruyorsa, kalbini de günah kirinden koruması lazımdır. Takva aslında günah ile kul arasında bir kalkandır. Şeytanın boynunu bükmek istiyorsan takvayı yaşa. Cenabı Mevla takvaya dayalı amelleri sever. Takva eğitimi, takvada mahir olan veli zatlardan alınır. Nitekim cenabı Mevla tövbe süresi ayet 119 da “ ey iman edenler Allah tan korkunuz ve sadıklarla beraber olunuz.” Buyurur.

    Cüneydi bağdadi Allah c.c dostuna: Allah c.c. korkusu nedir diye sormuşlar oda cevaben, her an ceza görme bekleyişi içinde olmaktır. Takva Allah'a c.c karşı gelmemektir.

    Cüneydin şöyle dediği nakledilir: İblisi görmeyi arzu ediyordum. Bir gün mescitte dururken uzaktan bir ihtiyarın gelmekte olduğunu gördüm ve onu görür görmez içimde bir sıkıntı peyda oldu. Sen kimsin, diye sordum.görmek istediğin kişi! Ey me'lun! Adem'e secde etmene engel olan neydi? Ey cüneyd ne zannediyorsun? Ben O'ndan başkasına hiç secde eder miyim? (sen hiç O'ndan başkasına secde ettin mi?) Cüneyd,< iblisin bu sözü beni hayretlere düşürdü>, diyor. O sırada ona şunu söylemem için ruhuma ses geldi. Yalan söylüyorsun! Şayet onun kulu olsaydın emrine boyun eğip iradesinin dışına çıkmaz ve yasakladığı şeye yaklaşmazdın! İblis bunu işitince, esefinden bir <hey> çekti ve : billah yaktın beni!, deyip kayıplara karıştı.

    Evet kardeşlerim bu yoldaki mesafeleri geçmek, takvanın rolü çok büyüktür. Takva ile kullarını süsleyen cenabı Mevla hucurat süresi 13 şöyle buyuruyor: “Allah c.c katında en güzeliniz Ondan en çok korkandır.” Takvayı alacak para olamaz dolayısıyla kuldaki şan şöhret Allah c.c katında hiçbir önemi yoktur. Öyle bir şey olsaydı efendimiz fakir olmazdı yanlış anlamayalım inşallah hem zengin hem takvalı olunabilir.
    Aslında takva dünyayı ayaklar altına koymaktır. Eba said elhudri r.a. efendimiz s.a.a dan rivayet ettiğine göre biri efendimizin yanına gelerek ey Allah'ın nebisi bana vasiyet et efendimiz s.a.a. de “ Allah tan kork çünkü takva her hayrın toplayıcısıdır. Cihat yap çünkü cihat ibadettir. Allah'ı c.c. zikret çünkü zikir senin için nurdur.”

    Enes'in r.a efendimize birileri gelip ey Allah'ın c.c. nebisi senin Alin kimdir. Oda takva ehli diye cevap verdiğini duymuştur. Evet kardeşler. Manevi açıdan Resülün Alinden olmak takvaya borçludur. Sehl bin Abdullah r.a. “ her kim takvasının sahih olmasını isterse, günahları terk etsin.”

    Gavsımız k.s. bir sohbetinde “ korkma korkacaksan Allah' tan kork.” Diye buyurmuştur.

    Takva müminlerin yoludur, hedefidir, can damarıdır. Takvası olmayan , ölmüş ölmemiş fark etmez. Ali r.a. şöyle buyurmuştur: “ hiçbir güzellik, takvadan aziz değildir.” Gerçek güç takva ile elde edilir. Nasr ebazi r.a şöyle buyuruyor: “ her kim ki takva ile beraber olursa dünyadan ayrılmak için kendisinde iştiyak oluşur. Nitekim cenabı Mevla enam süresi 32 de şöyle buyuruyor: “dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Muttaki olanlar için ahiret yurdu muhakkak ki daha hayırlıdır.Hala akıl erdiremiyor musunuz?” takvanın faydalarından biri ebu Bekir Muhammed Razabari buyurduğu gibi “takva Allahtan uzaklaştıran şeylerden uzaklaştırır.”

    Öyle çok şeyler var ki bizi sevdamızdan alı koyuyor. Dikkatli davranmalıyız en güzel vasfımız olan takvayı, iblis almak istiyor. Takvası olmayan bir hiçtir. Bazı büyükler şöyle buyuruyor : “ her kim takvada kök salarsa kalbini dünya sevgisinden kurtarma noktasında, kolaylık sağlar.”

    Sadatın derdi kalbimizdeki dünya sevgisini kurtarmaktır. Bizde onlara yardımcı olalım. Birinin takva ehli olup olmadığını üç şeyden anlarız büyükler söylemiş: (1) ulaşamadığı nimetteki tevekkülüne bakılır(2) ulaştığı nimetteki olan rızalığına bakılır.(3) geçirdiği şeylerde güzel sabrına bakılır işte bu üç hasletten takva ehli anlaşılır. Elvasiti r.a. şöyle buyuruyor.
    “takva, takvalı olduğunu görmemektir.” Biz kendimizde her daim kusur görmemiz çok mühimdir. Nitekim amelinden memnun olan helak olur.
    Naklederler ki,imami azam bir kere pazardan geçerken tırnak kadar bir çamur elbisesine sıçradı. Gidip Dicle kenarında yıkadı. <ya imam! Sen belli miktarda elbise üzerinde bulunan necasete bile ruhsat veriyorsun, bu kadar çamuru neden yıkıyorsun?> diyenlere, şu cevabı verdi: evet, öyle ama o fetvadır, bu takva! Nitekim Resulullah s.a.v. yarım somunu saklaması için Bilal'a izin vermediği halde kadınlara bir yıllık gıda ayırmıştı.

    Biz takva noktasında kendimizden başlamalıyız ve daha sonra takvayı öğretelim. Ve biz her şeyde çok iyi hesap yapmalıyız yoksa takva olmaz çünkü tasavvuf ince hesaplamaktır.sohbetimi bir hadis ile sonlandırmak istiyorum efendimiz s.a.v. şöyle buyuruyor: “nerede olursan ol Allahtan ittika et!” Cenabı Mevla bizleri muttakilerin zümresinden ayırmasın. Amin
     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş