1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü’nün (TKGM) Tarihsel Gelişimi

Konusu 'Cumhuriyet Tarihi' forumundadır ve wien06 tarafından 6 Temmuz 2010 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Tapu Teşkilatının memleketimizdeki geçmişi 160 yıl öncesine dayanır. İlk tapu teşkilatı 21 Mayıs 1847 yılında Mahmut Esat Efendi tarafından “Defterhane-işKalemi Amire ” adı altında ve taşınmaz mallara ait işlemlerin yapılması amacıyla kurulmuştur. Bu teşkilat, Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruluncaya kadar “Defterhane-iş Hakani Emaneti” “Defter Eminliği” ve “Defterhane-i Hakani Nezareti” gibi muhtelif isimler altında varlığını sürdürmüştür.

    [​IMG]

    Tesis edilen ilk kayıtlar tamamen mülkiyete ve tapu işlemlerine yönelik olmuş ve bu dönemlerde hiçbir harita çalışması, kadastro tesisi ve güncelleştirilmesi konusunda da bir çalışma yapılmamıştır.

    Cumhuriyetin kurulmasından sonra bağımsız bir tapu teşkilatının oluşturulması konusu; özel bir dal olması, bu hususta özel bir deneyim gerektirmesi ve kapsamının genişliği sebepleriyle önem kazanmıştır.

    Bunun üzerine 1924 yılında Tapu Umum Müdürlüğü Teşkilatı kurulmuştur. Bu teşkilat bünyesine 1925 yılında 658 sayılı Kanunla kadastro birimi ilave edilmiştir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bugünkü yapısı ve hedefleri 29 Mayıs 1936 tarih ve 2997 sayılı Kanunla belirlenmiş olup Teşkilat, Maliye Bakanlığına bağlanmıştır. Daha sonra, 7 Temmuz 1939 tarihinde Adalet Bakanlığına bağlanmış ve nihayet taşıdığı önem ve bağımsızlığı göz önüne alınarak 10 Ağustos 1951 tarihinde Başbakanlığa bağlanmıştır. Teşkilat, 26 Eylül 1984 yılında çıkarılan 3045 sayılı Kanunla, bugünkü statüsüne kavuşmuş, 22 Kasım 2002 Tarihinde de Bayındırlık ve İskan Bakanlığına bağlanmıştır.

    Genel Görevleri:

    Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün ana görevleri, Yasalarla belirlenmiş olan; taşınmaz mallarla ilgili akitler ve her türlü tescil işlemini yapmak, tapu sicillerinin düzenlenmesi için temel prensipleri tespit etmek, tesis kadastrosu yaparak, taşınmazların hukuki ve teknik durumlarını belirlemek ve bunları güncel tutmaktır.

    Mülkiyete konu olan taşınmazlar, büyük ölçekli haritalar üzerinde tanımlayıcı işaretlerle sistematik bir biçimde gösterilir ve ilgili kayıtlarla beraber bir bütün oluştururlar. Tapu sicili; her taşınmaz malın hukuki durumu, üzerindeki tüm haklar ve bunlara ilişkin belgelerle, yeryüzündeki konumunun belirlenmesi için gerekli ölçü ve bilgilerden oluşur.

    Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, taşınmaz mallara ilişkin; “Kimin ve Nasıl?” soruları ile belirlenen hukuki vb. durumlarını “TAPU”,

    “Nerede ve Ne Kadar?” soruları ile belirlenen konumuna, teknik duruma ilişkin “KADASTRO”,

    Faaliyetlerinin bir çatı altında birleştirilmiş bir bütünü olarak , görevini sürdürmektedir.

    Temel olarak Orta Avrupa Sistemi benimsenmiştir.

    Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bu yapısı, bilgi sistemi oluşturma faaliyetlerine uygun bir organizasyonel yapıdır.

    Harita – Kadastro Hizmetleri

    21 Haziran 1987 tarih ve 3402 sayılı Kanuna göre kadastronun amacı, Türk Medeni Kanunun hükümlerine uygun olarak taşınmaz malların mülkiyet haklarını tesis etmek ve kadastral haritalarını yapmaktır.

    Bu çalışmalar sonucunda parsellerin geometrik konumları ve hukuksal durumları belirlenmekte ve Devletin sorumluluğu altında modern tapu sicili oluşturulmaktadır.

    Bu tanımlama çerçevesinde;

    Tapulu gayrimenkullerin tapularının yenilenmesi,

    Tapusuz gayrimenkullerin tapuya bağlanması,

    Yaşatma, güncel tutma, Yenileme,

    Tescile konu her türlü harita ve planların kontrolü ve arşivlenmesi,

    Taleplerin karşılanması,

    Kadastronun kapsamındaki hizmetler arasında bulunmaktadır.

    Ulusal Temel Jeodezik Ağlar ve Jeodezi Çalışmaları

    Ülkemizde, nirengiye dayalı modern harita yapımına 1895 yılında başlanmıştır.

    1942 yılında yapımına başlanılan ülke temel yatay kontrol ağının 1953 yılında tesis ve ölçüleri tamamlanmış, 1954 yılında uluslararası elipsoid (Hayford elipsoidi) üzerine, Lambert konik konform projeksiyon sisteminde bilinmeyenler arasında koşul denklemleri bulunan dolaylı ölçüler yöntemine göre, Meşedağ noktası başlangıç alınarak dengelenmiştir. Bu ağda 786 adet birinci derece, 98 adet laplace noktası ile 40 adet baz mevcuttur. Dengeleme sonunda TD-54 datumu oluşturulmuştur. 27 poligon zincirinden oluşan temel yatay kontrol ağı, ülkenin batısında bulunan 8 nokta kullanılarak iki boyutta Avrupa datumuna (ED-50) dönüştürülmüştür. 1,2,3 ve 4 üncü derece olarak sınıflandırılan temel ağ’da sonraları sıklaştırma çalışmaları yapılmış, bugüne kadar yaklaşık 205 000 adedi Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, 45 000 adedi de Harita Genel Komutanlığı tarafından olmak üzere toplam 250 000 adet nokta üretilmiştir.

    Ülke temel düşey ağı olarak da, Antalya deniz yüzeyinden başlayarak 162 adet birinci derece güzergah arasında 20 263 km., 88 adet ikinci derece güzergah arasında da 8 386 km geometrik nivelman yapılmıştır. 12 000 km. birinci derece, 3 000 km. ikinci derece nivelman güzergahlarında gravite gözlemleri yapılmıştır. Düşey datumu belirleyebilmek amacıyla Antalya, Samsun, Menteş mareograf istasyonlarında GPS ölçüleri yapılmıştır.

    Ülke yüzeyinde 3-5 km. aralıklarla 70 000 adet gravite noktası tesis edilmiş olup, gravite ağının dengelemesi yapılmıştır. Bu kapsamda Türkiye Ulusal Jeoidi desimetre hassasiyetinde belirlenmiştir.

    NİRENGİ NOKTASI_______ KENAR UZUNLUĞU______ NOKTA SAYISI
    1.DERECE------------------- 35 km --------------------786
    2.DERECE------------------15-25 km-------------------3320
    3.DERECE-------------------3-5 km------------------- 55000
    4.DERECE------------------ 1-3 km------------------- 120000


    Her tür ölçekte harita üretiminin temelini oluşturan ülke jeodezi ağları, gelişen teknolojiye paralel üretime giren ölçme sistemi ve yöntemleri, giderek artan ve değişen talepler sonucu kadastrodan beklenilen duyarlık ve güvenirlik isteklerine cevap vermemektedir. Uydu jeodezisinin modern yöntemleri, jeodeziye, klasik jeodezik tekniklerle şimdiye kadar erişilemeyen yeni imkanlar ve hedefler getirmiş ve bu hedeflere hızlı, verimli ve ekonomik yoldan ulaşma imkanı sağlanmıştır. Uydu jeodezisinin getirdiği imkanlardan yararlanarak en kısa zamanda yeni bir temel jeodezik ağ oluşturulması zorunlu görülerek Genel Müdürlüğümüz tarafından “Türkiye Ulusal Temel GPS Ağı-TUTGA Projesi” hazırlanmıştır. Proje 1997-1998 yıllarını kapsayacak şekilde iki yıl sürecek, proje çalışmaları hazırlanan bir protokol kapsamında Harita Genel Komutanlığı ile müştereken yürütülecektir.

    Bu proje ile; Kadastrodan beklenilen duyarlık isteklerine cevap verebilen, belli bir referans sisteminde, ülke yüzeyine 25-35 km. aralıklarla dağıtılmış, her tarafta aynı duyarlığa sahip noktalardan oluşan, sayısal harita ve kadastro ölçümlerinin dayandırılacağı, 3 boyutlu bir ulusal jeodezik kontrol ağının oluşturulması,

    Sağlanacak yüksek mutlak duyarlılık sayesinde komşuluk duyarlığına zarar vermeden parça projelerin birbirine bağlanabilmesi, yüksek duyarlık ve homojen koordinat kadastrosu yapılabilmesi,

    Olabildiğince mevcut 1 ve 2 nci derece yatan ve düşen kontrol ağı, kadastro ve halihazır harita ölçmelerine esas teşkil eden yerel ağlarla bağlantı sağlanması,

    Oluşturulacak ağın kıtasal ve küresel jeodezik referans sistemlerine bağlanması,

    Ölçü duyarlığı, güvenirlik, ulaşım ve GPS ile sıklaştırmaya uygun konumda nokta üretimi, hedeflenmektedir.

    Bu proje kapsamında;

    -Noktaların WGS 84 ve ülke referans elipsoidinde sağa, yukarı değerleri, ortometrik yükseklikleri ve hız vektörleri hesaplanacaktır.

    -Ankara sabit GPS istasyonu, kurulacak ağın ana istasyon noktası olacaktır.

    -Ölçmeler çift frekanslı, tam dalga boyu taşıyıcı faz ölçme yeteneğine sahip en az8 uydudan kod ve faz ölçülerini eş zamanlı kaydeden, faz ölçümü standart sapması 3 mm. den küçük alıcılarla yapılacaktır.

    Tapu Hizmetleri

    Türkiye’de modern tapu sicilinin yasal dayanağı, 4 Ekim 1926 tarihli Medeni Kanunudur.

    Tapu Sicili; taşınmaz mal ve üzerindeki hakların durumlarını göstermek üzere Devletin sorumluluğu altında tescil ve açıklık ilkelerine göre tutulan sicildir. Tapu sicilinde, taşınmaz malların yüzölçümü, cinsi, maliki gibi özellikleriyle beraber, irtifak, rehin, şerh, beyanlar hanesinde taşınmaz mala ilişkin hak ve yükümlülükler gösterilmektedir.

    Tapu sicil müdürlükleri, taşınmaz mallara ilişkin akit ve tescil işlemlerini yapmak, tapu sicilini düzenli ve sağlıklı bir şekilde tutulmasını sağlamakla görevli olup, bu sicillerin tutulmasından doğabilecek bütün zararlardan, Medeni Kanunun 917 nci maddesi uyarınca Devlet sorumludur.

    Tapu sicil müdürlüklerinde işlem yaptırmak isteyenler bizzat veya vekilleri (temsilcileri) varsa vasi, kayyum ve kanuni temsilcileri vasıtasıyla talepte bulunurlar. Mülkiyet ve mülkiyetten gayri ayni haklara müteallik resmi senetler, taşınmaz mal maliki veya bunların vekilleri huzurunda tapu sicil müdürlüğünce düzenlenmekte olup, akdi gerektirmeyen işlemlerde ise istem belgesi düzenlenmektedir.Tapu sicil müdürlüğünde yapılan işlemler taşınmaz mallara yönelik olmak üzere üç yönlüdür.

    Bunlar; Akit Düzenlenmesi; satış, bağış, ölünceye kadar bakma akdi, taksim, trampa, ipotek, intikal, kat mülkiyeti, kat irtifakı tesisi vb.

    Tescil işlemleri; cins tashihi, ifraz, tevhit, imar tescilleri vb.

    Bilgi Verici İşlemler; özellikle mahkeme ve icra daireleri başta olmak üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca talep edilen tapu kayıt suretleri, yazışmalar vs. Bir yıl içerisinde yaklaşık 12 milyon vatandaşımıza hizmet verilmekte olup yapılan müracaatlar, mümkün olan en kısa sürede yerine getirilmektedir. Bu hizmetlerin daha süratli ve etkin bir şekilde yapılmasını sağlamak amacıyla, tapu sicil müdürlüklerinde otomasyon çalışmaları ise devam etmektedir. Bugün 250 TSM’DE ( özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi illerimizde) tüm kayıtlar bilgisayar ortamına girilmiş olup otomasyon çalışmaları hızla yaygınlaşmaktadır. Otomasyon çalışmalarındaki amaç sadece sistem birliğini ve bilgi standardını sağlamak değil, Belediyelere, Maliye Bakanlığına, Mahkemelere ve diğer kullanıcılara, istedikleri bilgileri zamanında, tam, doğru ve güncel olarak istendiğinde manyetik ortamlara sunmaktır. Otomasyon çalışmalarının bir diğer amacıda, iş sahiplerine çağın gereklerine uygun hizmet sunmak ve Müdürlüğün işleyişinde %50-60 oranında iş kolaylığı ve verim artışı sağlamaktır.

    Bilgi çalışmalarındaki temel hedef ise; çok yakın gelecekte kurulması kaçınılmaz olan Bilgi Sisteminin ihtiyaç duyduğu altlık bilgileri oluşturmaktır.

    Yapılan bu hizmetler karşılığında Hazine’ye büyük oranlarda gelir sağlanmaktadır.

    Kadastro Haritalarının ve Tapu Kayıtlarının Güncellenmesi ve Yenilenmesi

    Kadastro çalışmalarından sonra parsellerin geometrik veya hukuksal durumlarında meydana gelen değişiklikler, ilgililerin talebine bağlı olarak paftasında ve tapu kütüğünde yapılır.

    Yevmiye defterine her sene başında birden başlayan sıra numarası verilir ve tarih süresine göre tutulur.

    Güncelleme işlemi, değişikliklere ilişkin belge ve bilgilere dayanılarak yapılır ve ayrıca bu belgeler arşivlerde saklanırlar.

    Gayrimenkuller üzerindeki hakların geçerliliğini koruyabilmek için, hakların mevcut durumuna göre tapu kayıtları üzerinde tesis edilmesi ve yasal prosedürün izlenmesi esastır.

    Merkezi Arşiv Bölümü

    Osmanlı İmparatorluğunun 15-19 Yüzyıl dönemlerine ait “Tapu Tahrir Defteri” adı verilen ve o döneme ait şehir, kasaba ve köylerdeki parsellerin kullanım durumları, vergiye esas değerleri ve benzer bilğileri içeren 2322 adet defter bulunmaktadır.

    21 Mayıs 1847 yılından başlayarak 1933 yılına kadar gelen süre içerisinde tarih ve sıra numarasına dayalı olarak tutulan ve “Tapu Zabıt Defteri ” adı verilen 14 023 adet defter bulunmaktadır.Ayrıca 1847 ile 1914 yılları arasına ait ve milli sınırlarımız içinde kalan ülkelerin kayıtlarını içeren 8 277 adet Tapu Zabıt Defteri bulunmaktadır.

    1934 yılından bugüne kadar 320 000 cilt ikinci nüsha tapu kütüğü, 270 000 cilt tapu senedi ve 1000 adet “Tablo Mahzen” defteri bulunmaktadır.

    1925 ve 1967 yılları arasında tutulan köy hudutnameleri de arşivlerde korunmaktadır.

    Arşivden yılda ortalama 250 000 adet kayıt örneği çıkartılarak, TKGM’nün çeşitli taşra birimlerine, mahkemelere, çeşitli kurumlara, ilgili vatandaşlara gönderilmektedir. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü merkez arşivi ekonomik, sosyal ve tarihi konularda bilimsel araştırma yapan yerli ve yabancı araştırmacılara kaynak oluşturmaktadır.

    Tapu sicil müdürü, kanun ve mevzuata uygun olmayan talebi reddetme yetkisine sahiptir. İlgili taraflar red edilen talepleri hakkında müdürlüğün bağlı bulunduğu bölge müdürlüğüne belgeleri ile başvurma hakkına sahiptirler. Bu birimin kararına, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Genel Müdürlüğe itiraz edebilir.

    Tapu sicilinde tescil edilen haklar ile ilgili olarak yapılacak hatalara karşı, Devlet hak sahiplerinin haklarını garanti etmiştir. Tapu kayıtlarının güncellenmesi sırasında da yine bu garanti devam eder. Hatalardan dolayı doğacak zararlar Devletçe tazmin edilir ve daha sonra sorumlu durumda olan görevliden geri alınır.

    Geçmiş yıllarda üretilen ve günümüz ihtiyaçlarına cevap vermeyen kadastro haritaları, Yenileme Kanunu hükümlerine göre yenilenir. Yenileme, sadece teknik çalışmaları kapsar. Mülkiyette yenileme veya değiştirme söz konusu değildir. Kadastro sırasında kazanılmış haklar korunmaktadır.

    Yenileme çalışmaları sonucunda, sayısal formda grafik bilgiler elde edilmekte ve tapu sicilinde buna bağlı gerekli düzeltmeler yapılmaktadır.

    Özellikle büyük şehirlerde Kent Bilgi Sistemi kurulması çalışmaları nedeni ile yenileme talepleri yoğunlaşmaktadır.

    Yenileme çalışmaları isteklerine öncelik verilerek sürdürülmektedir.

    Son zamanlarda gelişen teknolojik imkanlardan da yararlanılarak, başta bilgilerin güvenliği olmak üzere, istenilen bilgilere daha kolay ve çabuk ulaşılması, bilgilerin çoğaltılması ve ayrıca daha küçük hacimlerde ve manyetik ortamlarda depolama imkanı gibi konular için araştırma çalışmaları sürmektedir. Ayrıca bilgisayara dayalı arşiv otomasyonu konusunda da araştırma çalışmaları yapılmaktadır.
     

Sayfayı Paylaş