1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Tarihin Dönüm Noktaları

Konusu 'Genel Türk Tarihi' forumundadır ve wien06 tarafından 27 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    “Ati’yi karanlık görerek azmi bırakmak…

    Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak.”
    (Mehmet Akif ERSOY)


    Tarihte bazı olaylar vardır. Bunlar teferuatmış, fantaziymiş gibi veya ek destekleyici kültürel bilgi olarak verilir… Ancak; bu tarihi olaylar incelendiğinde tarihin seyrini değiştirebilecek kadar önemli olduğunu anlarız.

    Bu olaylardan biri varki, aklıma her gelişinde ve Ülkemizin sosyo-ekonomik durumunu yorumladığım da sürekli bu tarihi olaya takılırım… Sanki Türk-İslam Dünyası’nın kaderi bu olayla tepetaklak olmuş gibi anlarım…

    Bu tarihi olay; Sultan ll. Selim dönemi, sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın “Don-Volga nehirleri projesi” dir. Bu projeye göre, Karadeniz’e dökülen Don nehri ile Hazar Denizi’ne dökülen Volga nehirlerini bir kanal ile en yakın mesafede (50 km) birleştirmektir. Nehir yataklarının gemi geçişine müsait olmasından dolayı Türk Donanması, kolaylıkla Hazar Denizi’ne geçebilecektir…

    Osmanlı Devleti’nin bu kanalı yapmadaki hedefleri nelerdi?

    a) Timur tarafından yıkılan Altınordu Türk Devletinden geriye kalan Tatar Hanlıklarını Rus işgalinden kurtarmak.

    b) Ruslar’ın Kafkasya’nın içlerine doğru gelmesini engellemek.

    c) İpek yolu ticaretini canlandırarak, Avrupalıların deniz ticaret hakimiyetini engellemek. Asya’nın ticari mallarını değerlendirmek.

    d) İran’ı Hazar Denizi ile kontrol etmek.

    e) Ortaasya Türklerine ulaşmak.



    Neden olmadı?

    1569 yılında 100 bin kişilik bir güç ile işe başlanmıştır. Bu ordunun içinde mühendisler, ustalar, işçiler ve savunmayı yapacak askerler bulunmaktadır… Ancak en büyük düşman “Fitne” yine işbaşındadır… Sokullu’yu kıskananlar ile Osmanlı hakimiyetinden rahatsız olanlar, Kırım Han’ı Devlet Giray’ı kandırırlar. Kırım Han’ı da Hanlığını koruyabilmek için, Ruslar’la işbirliği yapar…

    Kanal yapımı ile meşgul olan Osmanlı Ordusu ve işçilerinin arasında huzursuzluk çıkarttırılır. İş yavaşlatma ve sabotajlar yapılır… 3 ay içerisinde kanal inşaatının üçte biri bitmiş olmasına rağmen, yönetimdeki aksaklıklar ve Kıbrıs’ın fethi meseleleri de inşaatın yarıda bırakılmasına neden olur…

    Osmanlı Devleti’nin en güçlü olduğu devirde, başlatmış olduğu bir işi bitirememiş olması bana göre en büyük hatasıdır! Çünkü; bu kanal yapılmış olsaydı, muhtemelen sonuçları şöyle olacaktı:

    1) Ruslar Kırım’a ve Kafkasya’ya geçemeyecekti:

    a) “93 Harbi” ve “Sarıkamış faciası” yaşanmayacaktı…

    b) 2. Dünya Savaşı sonrası Kafkasya’da yaşayan soydaşlarımız, yurtlarından kovulmayacaktı…

    c) Azerbaycan Rus işgaline uğramayacaktı…

    d) Doğu Anadolu’da Ermeni sorunu yaşanmayacaktı…


    2) Osmanlı Donanması Hazar Denizi’ni kontrol edecek ve ticareti geliştirecekti:

    a) İran ile olan savaşlarda üstünlüğü elde edecekti.

    b) Vergi gelirleri artacaktı.

    c) Uzak Doğu’nun ve Hindistan’ın ticari mallarını güvenli bir şekilde pazarlayacaktı.

    d) Akdeniz ve Karadeniz, yeniden ticarette önem kazanacaktı.


    3) Ortaasya Türkleri ile birliktelik sağlanacaktı:

    a) Ruslar’ın Ortaasya işgali olamayacaktı.

    b) Çin’in Türkistan işgali olamayacaktı.

    c) Afganistan, Pakistan ve Hindistan İngiliz işgaline uğramayacaktı.

    d) Babür Türk Devleti yıkılmayacaktı.


    4) Türkiye ekonomik olarak çok güçlü olacaktı:

    a) Kafkasya ve Doğuanadolu, ticaretten dolayı kalkınmış birer bölge olacaktı.

    b) Enerji sıkıntısı olmayacaktı.

    c) İş gücü ve üretimde zenginlik olunacaktı.

    d) Türk Devleti, Dünya’nın süper gücü durumunda olacaktı…

    Bir Kanalı bitiremedik! Yerine milyonlarca Müslüman Türk’ün Kanını aldılar!!! (Kan-al)

    İnsanlar yanlış veya eksik yaptığında, zararı şahsına münhasır olabilir. Ancak, Devlet yönetiminde bulunanların yanlış ve eksik bir iş yapmaya hakları yoktur. Zira yöneticilere Vatan ve Millet emanet edilmiştir. Bu emaneti ehliyet ve liyakat sahipleri korumalıdır…

    Gelecekte çocuklarımızın bizlere küfür yerine, teşekkür etmesini istiyorsak, Yöneticiler;

    Dün, Tecrübedir. Öğren!

    Yarın, Gelecektir. Planla!

    Bugün, Fırsattır. Kullan!

    YILMAZ KARAHAN
     

Sayfayı Paylaş