1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Târık - Meali

Konusu 'KURAN-I KERİM' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 2 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Târık - Meali

    Beled sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 17 (onyedi) âyettir. Adını, 1. âyette geçen "târık" kelimesinden alır. Târık, geceleyin gelen, şiddetlice vuran, kapı çalan demektir. Sûrede geçen târık ise gece fazla ışık saçan yıldıza denir ki, bu, sabah yıldızıdır. Mecâzî olarak da ünlü kişiye denir. Bir edebî sanat olarak cahiliye devri geceye, o devirde gelen Hz. Peygamber de geceyi aydınlatan ve sabahı müjdeleyen sabah yıldızına benzetilmiş olabilir.

    Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

    1. Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına) yemin ederim.

    2. Târıkın ne olduğunu nereden bileceksin?

    3. (O, karanlığı) delen yıldızdır.

    4. Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.

    5. İnsan neden yaratıldığına bir baksın!

    6. Atılan bir sudan yaratıldı.

    7. (O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar.

    8. İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.

    9. Gizlenenlerin ortaya döküldüğü gün

    10. O gün insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.

    11. Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, yemin ederim ki,

    12. (Nebat ile) yarılan yere ,

    13. Şüphesiz Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür.

    14. O, asla bir şaka değildir.

    15. Onlar bir tuzak kurarlar,

    16. Ben de bir tuzak kurarım.

    17. Onun için Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).
     

Sayfayı Paylaş