1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Tarımsal Sulama Yöntemleri

Konusu 'Bitkiler' forumundadır ve Suskun tarafından 22 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL

    [​IMG]

    Yüzey Sulama Yöntemleri


    Suyun toprağa veriliş şekline "sulama yöntemi" denir.
    Sulama yöntemleri iki büyük guruba ayrılır. Bunlar, Yüzey Sulama Yöntemleri ve Basınçlı Sulama yöntemleridir. Yüzey sulama yöntemlerinde su kendi enerjisiyle doğal akışıyla gelir ve tarlalara verilir. Bu metotta insanlar tarafından suyun gelişi için herhangi bir enerji kullanılmaz. Yüzey sulama yöntemlerini uygulamadan önce toprak hazırlığına gerek duyulur ki bu da yöntemlerin bir özelliğidir.
    Sulamadan beklenen faydanın sağlanması doğru sulama yönteminin seçilmesine ve toprak-bitki-su ilişkisinin iyi bilinmesine bağlıdır.
    Bunun içinde bu dersimizde önce toprak-bitki-su ilişkisine kısaca değinip, daha sonrada Yüzey Sulama Yöntemlerini anlatacağız.


    TOPRAK-BİTKİ-SU İLİŞKİLERİ NELERDİR

    Sulamanın amacı kuru tarıma göre, daha iyi ürün almaktır. Bu da üreticilerin toprak-bitki-su ilişkilerini iyi bilip, bundan yararlanmalarıyla mümkün olur.
    Başarılı bir sulama yapabilmek için şunlar bilinmelidir.

    1 . Bitkinin su ihtiyacı
    2. Suyu depolayan ve bitkiye sunan toprağın özellikleri
    3. Bitkinin ihtiyaç duyduğu zaman kullanabileceği şekilde toprakta depo edilecek miktarda suyun verilmesi
    Toprağa ancak depolayacağı kadar su verilmelidir. Bundan fazla su verilirse bitki köklerinin ulaşamayacağı derinliğe sızar ve bitki bu sudan yararlanamaz. Bu nedenle de her sulamada ancak etkili kök derinliğindeki toprağın taşıyacağı kadar su verilmelidir.

    Etkili kök derinliğine tarla kapasitesinden daha az su verilirse yetersiz sulama söz konusu olur. Bu durum da kökler zayıf düşer bitki bol ve kaliteli ürün verebilmek için gerekli nemi bulamaz.

    Bitki kök bölgesindeki toprağın tutabileceğinden daha fazla su verilirse aşırı sulama yapılmış olur. aşırı sulamanın ise bir çok zararı vardır. bunlar şöyle sıralanabilir.
    1 . Sulama için harcanan su ve enerji boşa gitmiş olur.
    2. Topraktaki bitki besin maddeleri yıkanarak kaybolur.
    3. Taban suyu yükselir. Buda
    a) Çoraklaşmaya
    b) Bitkilerin boğulmasına
    c) Topraktaki yararlı organizmaların yok olmasına neden olur.
    4. Boşa harcanan su başka alanlarda da kullanılamayacağı için, toplam ürün miktarı azalır
    5. Toprağın yapısı bozulur. Geç tava gelir. Sonuçta da bütün tarımsal işlemler gecikir.
    6. Fungul hastalıklar çoğalır.


    Aşırı sulamadan kaçınmak için alınacak önlemleri ise aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
    1 . Bitkinin su isteği dikkate alınarak sulamaya karar verilmelidir.
    2. Toprağın nem durumu, infiltrasyon (sızma) hızı, akış uzunluğu ve sulama suyu debisi (akışı) dikkate alınarak sulama süresi aşılmamalıdır.
    3. Yüzey ve yüzey altı drenajın çalışır durumda tutulması gerekir.
    4. Uygun sulama yöntemi seçilmelidir.
    5. Suyun ulaştığı derinlik sık sık çubuğuyla kontrol edilmelidir.


    YÜZEY SULAMA YÖNTEMLERİ KAÇA AYRILIR ÖZELLİKLERİ NELERDİR

    Yüzey sulama yöntemleri başlıca dörde ayrılır. Bunlar;
    1. Salma Sulama
    2. Uzun Tava
    3. Adi Tava
    4. Karık

    1. SALMA SULAMA YÖNTEMİ

    Suyun tarla başı kanallarından tarla üzerinde rasgele yayılmaya bırakılmasıdır. Randımanı en düşük yöntemdir. Bu yöntemle tarlanın her tarafını eşit olarak sulamak mümkün değildir. Arazinin düz fakat karık açma veya sedde yapma gibi herhangi bir sulama hazırlığına imkan olmayan yaşlı arazilerde uygulanmaktadır. Ülkemizde kullanım alanının çok sınırlı olması gerekirken, sulama kültürünün düşük olduğu yörelerde işçilikten kaçınmak için istenmeyen oranlarda kullanılmaktadır.

    2. UZUN TAVA YÖNTEMİ
    Genellikle sık ekilen hububat, yonca, ot ve benzeri bitkiler için kullanılır. Tesviye edilmiş araziler, birbirine paralel seddelerle ayrılırlar. Tarla başından saptırılan sulama suyu, iki sedde arasına yayılarak suyun arazi sonuna kadar akışı sağlanır. Salma sulamaya göre daha kontrollü bir yöntemdir.
    Sulanan arazi şeritlerini birbirinden ayıran seddelerin yüksekliği ve şekli çiftlik makinalarının çalışmasını ve su dağılımını etkilediği için önemlidir. Seddeler uygun yükseklikte yapılmalı ve çiftlik makinalarının geçişini engellememelidir. Uygun yapılmış seddeler üzerinde bitki yetiştirilebileceği için ekilemeyen arazi kaybı nispeten azaltılmış olur.

    Seddeler "border disk" denilen çift diskli pulluklarla yapılır. bu işlem sırasında seddelerin iki yanında yüzlek karıklar oluşur. sulama sırasında bu karıklara su akışı alacağından, yeknesak bir su dağılımına engel oluştururlar. Bunun için de bunların uygun tesviye aletleriyle kapatılması gereklidir.

    Uzun tavalar yetiştirilecek bitki çeşidine göre "geçici" veya "daimi" olarak yapılırlar. Çoğunlukla yıllık bitkilerin sulanmasında "geçici" tavalar, çok yıllık bitkilerle meyve ağaçlarının sulanmasında ise "daimi" tavalar tercih edilir.
    Uzun tava sisteminin uygulanacağı arazi daha önceden yeknesak bir eğimle tesviye edilmelidir. Buna olanak vermeyen arazilerde ise parça parça, kendi aralarında değişik eğimlerde kendi aralarında tesviye edilmeleri uygun olur.Sık aralıklarla yetiştirilen yonca, hububat, ot gibi bitkiler de tava eğimleri en çok % 3, sulu meralarda ise ancak % 6 olmalıdır. Ekonomik bir sulama için arazinin tesviye edilmesi şarttır. En uygun sulama eğimi diğer şartlarda elveriyorsa % 0.1 ile % 1 arasındaki eğimlerdir.

    Tavaların uzunluk ve genişliklerini ise; arazinin eğimi, toprak bünyesi, bir defada uygulanacak su derinliği ve her tavaya verilecek su akışı etkilemektedir. Bütün bunların çeşitli şekillerde etkileri nedeniyle tava boyutları da farklı olmaktadır. Örneğin tava uzunlukları 90 ile 400 metre, genişlikleri ise 9 ile 15 metre arasında değişebilir. Genişliklerin tesbitinde çiftlik ve iş makinalarının genişlikleri de dikkate alınmaktadır.

    Tavalara suyun alınışı; tarlabaşı kanalından sifon, tüp, boru, kapaklı boru veya kapaklı ve kapaksız ağızlıklar vasıtasıyla yapılmaktadır. Tavaya verilen su tava sonuna ortalama 20-30 metre kala tümden kesilerek su akışı % 50 azaltılmış olur. Böylece tava sonundaki yüzey drenaj kanalına su akışı ve tava sonunda göllenme önlenmiş olur.
    İmkanlar ölçüsünde sulama eğimi yüksek tutularak, daha yüksek bir sulama debisi (su akışı) kullanarak ve sulama uzunluğunu kısaltarak sulamanın hızlandırılması aynı zamanda suyun yeknesak ve randımanlı kullanımı sağlanabilir.

    3. ADİ TAVA (GÖLLENDİRME) SULAMA METODU
    Arazi eğiminin düz ve düze yakın olduğu ince bünyeli toprakların sulanmasında uygulanan bir sistemdir. Sık aralıkla yetiştirilen bitkilerin özellikle çeltik ve meyve bahçelerinin sulanmasına çok elverişlidir. Bu yöntemle tuzlu toprakların yıkanması da sağlanabilir.
    Bu sistemde dört tarafı seddelerle çevrilmiş tavalara sulama suyu verilerek suyun tavada göllenmesi sağlanır. Seddeler arasında yükseklik farkı 4-6 cm. olmalıdır. Bu fark 15 cm. yi geçmemelidir. Aksi durumda tavada suyun göllendirilebilmesi için seddelerin çok yüksek yapılması gerekebilir.
    Tavalar kare, dikdörtgen veya şekilsiz olabilir.
    Bu yöntemde seddeler arazinin % 12-15 ini kaplamaktadır. Bu arazi kaybına neden olduğu gibi işçiliğinde artmasına neden olmaktadır. Ayrıca her yıl seddelerin yapımı, bozulması, tekrar yapılması hem işgücü kaybına neden olmakta hemde tesviye ihtiyacı doğurmaktadır. Bunlar sistemin sakıncalı yanlarıdır.

    4. KARIK SULAMA METODU
    Sulama suyunun, bitki sıraları arasında eğim doğrultusunda açılan karıklara verilerek bitkilerin sulanmasına Karık Sulama metodu denmektedir.

    Uygulama şartları
    Genellikle bütün sera bitkileri, sebzeler, meyve bahçeleri, bağlar, çilek ve benzeri bitkiler karık metoduyla sulanır. Çok hafif bünyeli topraklar dışında bütün sulanabilir topraklarda bu sistem uygulanabilir. Bu yöntemde de arazinin tesviye edilmesi gereklidir. Diğer yüzey sulama yöntemlerine göre daha kontrollü bir sistemdir.

    Karık Sulama Eğimi
    Bir karığın tarla başı kanalından itibaren başlangıç noktası ile son noktası arasında yükseklik farkının yüzde ile ifadesine karık sulama eğimi denir. Karık sistemi için en uygun sulama eğimi, toprak bünyesine ve karığa verilecek su akışına göre seçilir. En elverişli sulama eğimi % 0.2 ile % 2 arasındadır. % 2 den fazla eğimler erozyona neden olur. % 3 e kadar eğimli arazilerde karık sistemi uygulamak zorunluluğu var ise karık boyları kısa tutulmalıdır.

    Bütün sulama yöntemlerinde eğim arttıkça sulama randımanı düşer.

    Karık tipleri

    Karık tipleri, sulanacak bitki çeşidine ve toprak bünyesine göre;

    a) Yüzlek karık

    b) Normal Karık

    c) Geniş karık olmak üzere üçe ayrılır.

    a) Yüzlek Karık: Sıraya ekilen, fakat diğer sıraya ekilen bitkilere göre daha sık ekilen şekerpancarı gibi yüzlek köklü bitkilerin sulanmasında kullanılır.
    b) Normal Karık: Orta ve derin köklü bütün bitkilerde kullanılır. Ayçiçeği, mısır, çilek ve tüm sebzeler bu gruba girer.
    c) Geniş Karık: Geniş sıra aralıklarıyla ekilen derin köklü bitkilerin sulanmasında kullanılır. Kabakgiller ve bostan bu grup bitkilerdendir.
    Karık aralıkları, sulanan bitkilerin sıra aralıklarına bağlı olarak farklılıklar gösterir. Her bitki için tespit edilen sıralar arası uzaklık aynı zamanda karıklar arası uzaklıktır. Meyve bahçeleri için durum biraz farklıdır. burada ağaç sıra aralıkları geniş olduğundan, bu aralığın genişliğine, meyve ağacının çeşidine ve yaşına göre 2-8 metre arasında karık açılması gerekebilir.

    Karık Uzunluklarının belirlenmesinde; toprak bünyesi, sulama eğimi, uygulanacak su derinliği ve sulanacak parselin uzunluğu etkili olur. Bunlar değerlendirilerek karık uzunluğunun en fazla ne kadar olması gerektiği belirlenir. Hafif bünyeli kumsal topraklarda genellikle daha kısa, ağır bünyeli killi topraklarda ise karıklar daha uzun yapılır. Karık yöntemi ile sulamada kontrollü bir sulama yapılabilmesi için karık uzunluğunun iyi belirlenmesi gerekir. Bunun için sulamadan hemen sonra karığın başında, ortalarında ve son kısımlarında nem çubuğu ile suyun hangi derinliğe kadar süzüldüğü kontrol edilir.
    Karığın başına daha çok son kısımlarına daha az su ulaşıyorsa, sulama normal olmamaktadır ve karık boyları kısaltılmalıdır. Bunun tersi olur, karığın baş tarafına az son taraflarına daha çok su süzülmüş ise karığın boyu kısa demektir. Uzatılması gerekir. Karık boyunu uzatmaya imkan bulunmadığı durumlarda daha çok, kısaltmaya imkan bulunmadığı durumlarda daha az su vererek durum dengelenmelidir.

    Sulama suyunun uygulanmasına gelince, sulama suyu tarla başı kanalından karıklara sifon tüpler, borular veya kapaklı borularla verilir. Karıklara verilen su karık sonuna 20-30 metre kalınca tümden kesilir veya % 50 azaltılır. Böylece karık sonunda yüzey drenaj kanalına gereksiz su akışı önlenmiş olur.
    Önceden arazi tesviyesi yapılmamışsa karıklarda yer yer göllenmeler görülür ve su karık sonuna güçlükle akar. bu da sulama randımanının düşmesine neden olur.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    SULAMA TEKNİKLERİ

    Tarım alanlarının sulanmasıyla ilgili bilgi edinmek için önce toprakta bulunan suyun davranışı yada suyun toprakta bulunuşu ile ilgili bilgi edinmemiz gerekmektedir.
    Toprak suyunu aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz.

    1. Toprak Suyu'nun Sınıflandırılması
    a. Sızan su
    b. Tutulan su
    - Kapilar su
    - Higroskopik su
    c. Taban suyu
    d. Durgun su

    Sızan su :
    Su ile doygun bir toprakta suyun bir kısmı yer çekiminin etkisiyle derinlere dogru sızar. Bu sizma topragin genis gözeneklerinden ve makroporlardan olmaktadir. Sızma yaklaşık 0-1,3 atm basınç altinda gerçeklesir. Tutulan su : sızan su hareketinin sona erdiği andan itibaren toprakta tutulan su miktarıdır.

    Taban suyu : sızan su geçirimsiz bir tabakaya rastlarsa daha derinlere sızamayarak toprak gözeneklerini doldurur. Sonrada geçirimsiz tabakanin egimine, bazi yerlerde de arazinin egimine bagli olarak hareket eder.

    Durgun su :

    Toprakta geçirimsiz tabakaya rastlayan su hareket edemedigi zaman durgun suyu olusturur.


    2. Toprak Nem Sabiteleri
    a. Doygunluk noktasi
    b. Tarla kapasitesi
    c. Daimi solma yüzdesi
    d. Higroskopik sabite
    e. Fırın kuru toprak
    Doygunluk noktasi : toprak gözeneklerinin tamamen su ile dolu oldugu durumdaki nem düzeyidir.
    Tarla Kapasitesi : sızan suyun tamamen sızdığı yani sızma işleminin durdugu andaki nem düzeyidir. Pratik olarak 1/3 atm tansiyonla tutulan nem değeri olarak ifade edilebilir. Tarla kapasitesi ile daimi solma yüzdesi arasindaki nem düzeyi bitkilerin faydalanabildigi nem düzeyidir.
    Daimi solma yüzdesi : Sulandiklarinda bitkilerin tekrar kendilerine gelemeyecek sekilde solma göstermeye basladiklari nem düzeyidir.
    Sulama uygulamalari açısından bu 3 nem sabitesi büyük önem arzetmektedir.


    3. Faydalılık Açısından Toprak Suyu
    Faydalılık açısından toprak suyu ;
    a. Yarayışsız su
    b. Yarayışlı su
    c. Fazla su olarak sınıflandırılabilir.
    15 atm’den yüksek tansiyonlarla tutulan sular yarayissiz su olmaktadir. Tarla kapasitesinin altindaki sularda topragin tüm gözeneklerini doldurdugundan havalanma sorunlari olusturur ve topraktan hizla uzaklastirilmasi gereken sulardir. Yukarıda da belirtildigi gibi tarla kapasitesi ile daimi solma yüzdesi arasindaki su bitkiler için yarayisli sudur. Yarayisli nem kapasitesi sulama zamaninin tespiti ve sulama dozunun ayarlanmasi bakimindan önemlidir. Ancak bitki-toprak etkilesimleri ve bunlarin kök bölgesi derinligine etkisi ve iklim faktörlerindeki kararsizliklar nedeniyle sulama için tavsiye edilen zaman farkliliklar göstermektedir. Kabaca topragin su kapasitesinin % 25-75 oraninda tükenmesi araliginda sulama yapilmasi tavsiye edilir. özet bir ifade ile toprak neminin tarla kapasitesi civarinda optimum yarayisliliga sahip oldugu, nem miktari azaldikça yarayisliliginin azaldigi ve daha daimi solma yüzdesine gelmeden bitki gelismesinin önemli ölçüde zarar gördügü söylenebilir. Bu sebeple toprak yarayisli neminin tükenmesini veya daimi solma yüzdesine ulasmasini beklemeden sulama yapilmasi gerekir.
    Sulama zamaninin belirlenmesinde gözlemlerden yararlanilabilecegi gibi, bitkinin solma belirtileri göstermesi, yapraklarinin normalden daha koyu yesil bir renk almasi suya ihtiyaç duydugunu gösterir. Ancak bu asamaya gelmis bir bitkide ciddi hasarlanmalar meydana gelebilir. öte yandan gözlemle sulama zamani tespiti de her zaman yaniltici olabilir. Objektif olarak sulama zamaninin belirlenmesinde tansiyometreler pratik olarak kullanilabilir.

    4. Sulama Yöntemleri
    a. Yüzey Sulama Yöntemleri:
    Adi salma sulama yöntemi : Bu yöntemde su tarla hendeklerinden saptırılarak toprak yüzeyini devamlı bir tabaka halinde kaplayacak sekilde tarla yüzeyinde rasgele yayılmaya birakılır. isçilik masraflarıinıin ve sulama kültürünün az oldugu yerlerde genis oranda kullanılır.
    Tarla laterallerinden salma usulü sulama : Adi salma yönteminin bir degişik şekli olup, sulama suyu tarla laterallerinden taşırma suretiyle tarlaya verilir.

    Adi tava usulü sulama :
    Bu yöntemle sulama etrafi seddelerle çevrili düz parsellere büyük akis debilerinin verilmesi ile yapilir. özellikle düz ve düze yakin arazilerin sulanmasinda uygundur.

    Uzun tava yöntemi : Bu yöntemin esasi, tarlanin azami meyil istikametinde uzun şeritlere ayrilmasi ve bunlarin aralarının seddelerle bölünmesidir. şeritlerin üst basindan sevk edilen su ince bir tabaka halinde ve seddelerle kontrol edilerek aşağı doğru akar.
    Bu tip sulama yöntemleri gittikçe artan su sorunu dikkate alındığında uygun değildir. Günümüzde su kaynaklarının en ekonomik şekilde kullanılabileceği yöntemler gittikçe önem kazanmaktadır. Bu konu dikkate alındığında suyun ancak çok bol olduğu durumlarda uygulanabilir.

    b. Yagmurlama Sulama Yöntemi:
    Yağmurlama sulama yönteminde su dogal yağışa benzer biçimde toprak yüzeyine serpilmek suretiyle uygulanır. Bu yöntemde su kapali borularla mekanik püskürtücülere kadar tasinir ve püskürtücülerden suyun topraga yagdirilmasi küçük orifis ve memelerle basinç altinda yapilir. Sistemin çalismasi için gerekli basinç genellikle pompalarla saglanir. Bunun yaninda su kaynaginin sulama alanindan yeterince yüksek olmasi da gerekli basinci saglayabilir.

    c. Mini sprink Yöntemi ile sulama
    Yagmurlama sulama ile damla sulama arasinda bir yöntem olup, ince borularla tarlaya dagitilan su küçük yagmurlama basliklari ile araziye dagitilir. Sabit bir sistem degildir gerektiginde toplanabilir.

    d. Toprak Altı Sulama Yönemi
    Toprak alti sulama sun’i yolla toprak altina su ilavesiyle taban suyu seviyesinin düzenleme faaliyeti olarak tanimlanabilir. Bu yöntemde su seviyesi kök bölgesinde su ve hava miktarinin en iyi sekilde kombine edilmesini saglayacak yükseklikte muhafaza edilmelidir.

    e. Damla Sulama Yöntemi
    Damla sulama intensif sulu tarimda kullanilmak üzere gelistirilmis olan bir yöntemdir. Damla sulamasi toprak yüzeyine veya yüzeyin hemen altina yerlestirilen küçük çapli orifis yardimiyla aritilmis suyu toprak yüzeyine veya içerisine veren bir sistemdir. Bu sistem suyun belirlenmis bir desene alçak basinç altinda verilmesine imkan saglar. Bu sistemin çalistirilmasi için gerekli olan basinç yagmurlama sistemindekinden daha azdir. Bu sistemde su yaygin boru agi araciligi ile her bitkiye kadar götürülür. öte yandan bitkilere verilecek gübreler de sulama suyu ile birlikte verilebilir (fertigation). Kisacasi sistemin esasi bitkinin ihtiyaç duydugu su ve besin maddesi miktarini optimum seviyede tutmaktir. Klon anaçlari ile tesis edilmis bahçeler için en uygun sulama sistemi damla sulama kismen de mini-spring sulama sistemidir. Salma sulamada arazi yüzeyinde göllenmeler olusmakta ve özellikle MM 106 gibi kök bogazi çürüklügüne hassas anaçlarda kurumalar görülebilmektedir. öte yandan isgücünden tasarruf edilmesi, sulama ve gübreleme etkinliginin artirilmasi, sulama suyundan tasarruf edilmesi gibi üstünlükleri nedeniyle damla sulama sistemi tercih edilmelidir.
     

Sayfayı Paylaş