1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Tarımsal Ürünlerde Hormon Kullanımı

Konusu 'Bitkiler' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 27 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.093
    Beğenileri:
    4.417
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    811 ÇTL
    Ülkemizdeki hormon kullanıma örnek olarak, kültür bitkilerindeki yabancı otları öldürmek için hormon içerikli kimyasallar yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Buğdayda dar ve geniş yapraklı otları öldürmek için buğdaya zarar vermeyen hormon içerikli yabancı ot ilaçları kullanılmaktadır. Bunların bir çoğu bitki gelişim düzenleyici özelliktedir. Bunların bilinçsiz ve kontrolsüz kullanımı tarım alanları dışındaki bitkilerinde ölmesine neden olmaktadır. Bu da doğal dengeyi bozmaktadır. Ayrıca bu ilaçlar insan sağlığına da etki edebilmektedirler.

    Ülkemizde bahçe üretimden daha çok sera koşullarında domates, patlıcan, kabak ve kavun üretiminde hormon kullanılmaktadır. Kamuoyunda bilindiğinin tersine çilek ve hıyar yetiştiriciliğinde hormon kullanımına gerek yoktur ve pek fazla kullanılmamaktadır. Çünkü üretimi yapılan hıyar çeşitleri genetik olarak farklı yapıya sahiptirler. Önceki yıllarda üretilmekte olan hıyar çeşitleri ince kabuklu kısa bir meyve yapısına sahipti. Daha sonra seracılığın gelişmesiyle beraber genetik özelliklerinden daha verimli olan çeşitler ekilmeye başlandı. Bu çeşitler bir dekar alandan 40 ton hıyar verimi yapabilen daha uzun, daha kalın kabuklu ve daha sert oldukları için tüketici tarafından hormonlu olarak algılanmıştır. Son yıllarda televizyon programlarında bazı kişiler bu hıyarların dalından kopardıktan sonra nakliye sırasında veya buzdolabında bile büyüdüğünü belirten görüşler öne sürmüşlerdir. Oysa bu hıyarların büyük olmalarının nedeni genetik yapılarının faklı olmasından dolayıdır, hormon kullanımından dolayı değildir.

    Çilekte de buna benzer bir durum vardır. 10-15 yıl önce ülkemizde daha küçük meyve veren, kokulu, aromatik yerli çilek çeşitleri sınırlı üretim periyotlarında dönemde ve sınırlı miktarda yetiştiriliyordu. Daha sonra genetik özellikleri farklı bir çilek çeşidi yetiştirilmeye başlandığında daha gösterişli ve iri, koyu kırmızı renkli meyve yapısına sahip olduğu için tüketici tarafından bu çilekler hormonlu olarak algılandı. Oysa bu çeşidin genetik olarak böyle bir meyve verme özelliği vardır. Bunun yanında normalden farklı olarak çilek bitkisi bitkisel özelliklerden dolayı kış döneminde daha iri meyve verebilme özelliğine sahiptir. Bu nedenle normal dönemden farklı olarak turfanda döneminde üretilen çilekler daha iri ve daha albenisi olan bir görünüme sahiptirler. Bu nedenle düşünülenin aksine her iri çilek hormonlu değildir.

    Ülkemizde seralarda domates üretimi yaklaşık olarak 15 Ekimde başlamaktadır. Seralarda domates üretiminde bitkiler normal yollar ile döllenemedikleri için bitki gelişim düzenleyiciler kullanılmaktadır. Bu nedenle ilk döllerde hormon kullanılacağı için Ekim–Kasım tarihleri arasında çıkan domatesler büyük olasılıkla hormonludur. Ayrıca Aralık ile Şubat arasındaki dönemde havalar soğuk olduğu domateslerin çiçeklerinde yeterince polen oluşmadığı için hormon kullanma zorunluluğu vardır. Bu durumda da Nisan ile Mayıs ortası arasındaki dönemde hormonlu meyve hasat edilmesi olasılığı yükselmektedir. Ancak bu demek değildir ki yaz mevsimi dışındaki bütün domatesler hormonludurlar. Domateslerde de genetik yapılarından dolayı büyük ve albenili meyveler oluşabilir.

    Patlıcan üretiminde açık alan yetiştiriciliğinde hormon kullanılmamakta ise de seralarda patlıcan yetiştiriciliğinde büyük oranda hormon kullanılmaktadır. Bu durum kışın Kasım ortası ile Mayıs ortası arasındaki zamanda elde edilen bütün patlıcan meyvelerinin hormonlu olabilme olasılığı olduğu düşünülebilir. Ancak burada da uygun doz ve zaman kullanım durumunda ürünler zararlı olabilirler.

    Ükemizde son zamanlarda seralarda kış döneminde kabak üretimi yapılmaktadır. Kış mevsiminde kabak yetiştiriciliğinde hormon kullanılmaktadır. Dolayısıyla kış döneminde yine Kasım ile Mayıs ayı arasında seralardan hasat edilen kabak meyveleri hormonlu olabilirler. Kavun yetiştiricileri normal dönemde hormon kullanılmasına gerek olmamasına rağmen bazı üreticiler özellikle erken dönemde yapılan yetiştiricilikte erken ürün elde etmek için hormon kullanmalktadırlar.

    Bitkisel üretimde hormon kullanımını azaltmak için geniş zaman periyodunda üretilebilen uygun çeşitler araştırılmalı bu şartlarda da istenilen kalitede ürün verecek çeşitler tespit edilmelidir. Çünkü üreticiler meyve kalite ve standardının bozulması gibi nedenlerden dolayı hormon kullanmayı tercih etmektedirler. Kaliteli ürünler veren ve geniş zaman periyodunda üretilebilen çeşitler geliştirildiğinde bitkisel üretimde hormon kullanımına pek gerek kalmayacaktır. Ayrıca domates, patlıcan, kabak ve kavunda hormonun meyveye anormal irilik kazandırdığı anlayışı doğru değildir, bu bitkilerde meyve iriliği çeşide, yetiştirme koşullarına ve döl sayısına bağlı olarak değişmektedir. Dolayısıyla bunların iri olanlarının mutlaka hormonlu olacakları düşüncesi yanlıştır. Bunun yanın da üretiminde hormon kullanılan sebze meyvelerde hormon kullanımından hasada kadar genelde en az 25 günlük süre geçmesine gerek vardır. Üreticilerin buna dikkat ederek hormon kullanımından kısa süre sonra ürünleri piyasaya sürmemeleri hormonlu besin tüketimi riskini en aza indirecektir.
     

Sayfayı Paylaş