1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Tavan Arasındaki Buda - Julie OTSUKA

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Joker7238 tarafından 25 Haziran 2013 başlatılmıştır.

  1. Joker7238

    Joker7238 _Pure Love_

    Katılım:
    23 Haziran 2013
    Mesajlar:
    562
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    Eczacı Teknisyeni
    Yer:
    Batman
    Banka:
    16 ÇTL
    ''Tavan Arasındaki Buda'', beğenerek okuyacağınız bir Japon
    hikayesi.


    Yazar: Julie OTSUKA
    Yayınevi:
    Domingo
    Kitabın adı ilgimi çekti önce. Konusunu merak ettim. Kapağını
    görünce anladım bir Japon hikayesi olduğunu.
    Guardian'ın deyimiyle " Kitabın
    elmas hali " olduğunu bitirince anlayacaktım.
    1900'lerin başında Japonların
    içinde bulundukları buhran sebebi ile başka ülkelere göç etme zorunluluğu ile
    başlar hikaye.
    Amerika'da bulunan bir çöp çatanlık firması ile iletişime
    geçen bir grup kadın, yeni eşlerine kavuşmak üzere gemi ile yola çıkarlar.
    Günler süren gemi yolculuğunda ellerinde daha önce hiç görmedikleri eşlerinin
    fotoğrafları ve yüreklerinde her şeyin iyi olacağına dair umutları
    vardı.
    Gemiden indiklerinde kocalarını tanıyamayacaklarını asla
    bilmiyorlardı. Ne ellerindeki resimlerin yıllar öncesine ait olduğunu, ne de iş
    adamı diye tanıtılan eşlerinin fakir çiftçiler olduğunu
    bilmiyorlardı.
    "Burası Amerika, diyecektik kendimize, endişelenmeye gerek
    yok. Ve yanılmış olacaktık."
    San Francisco'da, evlerinin hanımı olmak
    için geldikleri ilk gece anlamışlardı Amerikan rüyasının kabusa
    dönüşeceğini.
    Hiçbiri evinin hanımı olamadı, hatta çok uzun süre bir evleri
    bile olmadı. Çadırlarda, kulübelerde yaşadılar, çiftliklerde erkeklerin
    zorlandığı işlerde çalıştılar. Tarlalarda çalışmaktan vücutları değişime uğradı.
    Çocuklar doğurdular, çocuklarını kaybettiler.
    "Onların sıcak ve tozlu
    vadilerinde bir çalışma kampından diğerine taşındık. Topraklarında kocalarımızla
    omuz omuza çalıştık. Hasat mevsimi bittiğinde battaniyeleri kıvırıp sırtımıza
    bağladık, elimizde bez bohçalarımızla bir sonraki trenin gelmesini
    bekledik."
    Eşlerini sevemediler, katlandılar. Hiç biri geri dönmeye
    cesaret edemedi. Aileleri tarafından dışlanma korkusuyla canlarına kıydılar,
    yine de geri dönmediler.
    Bir çoğu henüz çocuk sayılabilecek yaşta iyi bir
    yaşam umuduyla geldikleri Amerika'da, asıl şoku çile dolu 40 yıl sonra
    yaşayacaklardı.
    Japonların II. Dünya Savaşı sırasında Pearl Harbor'u
    vurmasıyla, yaşamları sonsuza dek değişir.
    Kültürlerinde öğretilmiş sakinlik
    ile sessizce kaderlerine razı olan Japon kadınlar en güzel kimonolarıyla 40 yıl
    sonra yola koyuldular, bilemedikleri bir sona...
    Julie Otsuka'nın şiirsel
    anlatımıyla bir solukta okuyacaksınız romanı. Birçok ödüle layık görülen kitap
    umarım daha fazla okura ulaşır.
     

Sayfayı Paylaş