1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Tavşanlar Hakkında Her Şey

Konusu 'Hayvanlar' forumundadır ve Papatya tarafından 16 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL

    [​IMG]

    TAVŞAN BAKIMI

    * Tavşanın kafesi rüzgara ve güneş ışığına maruz kalmamalıdır.
    * Kafesi oda sıcaklığında barındırın. Kaloriferin yanına koymayın.
    * Kafese bol bol talaş koyun.
    * Suya ve yemine rahatlıkla erişebilmesi için suluğunu ve yemliğini uygun yerlere koyun.
    * Onu özel yemleri ile besleyin.
    * Özel tavşan aksesuvarları alın, böylece tavşanınız hareketsiz kalmaz, bu oyuncaklarla oynar.

    Tavşan Beslenmesinde Dikkat Edilecek Hususlar

    Tavşanların sindirim sistemi 6-8 aylığa kadar anca gelişir.Bu yüzden pet shoplardan alınan tavşanlar çiftliklerden gelmektedir.Bu yüzden ilk tükettikleri gıda kuru yemlerdir ve böylece sindirim sistemleri kuru yeme dayalı bir şekilde gelişir.Bundan sonrada kuru yem ile devam edilmelidir.Sebze-meyve gibi su içeriği yüksek gıdalar almaya başladıkları zaman sindirim sisteminde rahatsızlıklar oluşur.Bunun en belirgin özelliği dışkı yumuşaması veya ishal olmasıdır.

    Bu sulu yiyecekleri her tükettiklerinde ishal olacaklar diye bir durum söz konusu değildir.Ama ishal olma ihtimalleri vardır.Ve tavşanlar ishal olduktan sonra 24 saat içerisinde hekim desteği almalıdırlar.Bu olgu çok basit gibi gözükse de büyük şehirlerimizde alınan yavru tavşanların ancak %20'si hayatta kalabilmektedir.Bu çok büyük bir kaybın genel nedenini de beslenme ve bakım hastalıkları oluşturmaktadır.

    Tavşan besleyen kişilere tavsiyem onlar erişkin olmadıkça sebze ve meyve vermemeleridir.
    Ancak büyüdükleri zaman( 6-8 aylık) sadece haftada 1 kez bu gibi gıdaları verebilirler.Ama bu gıdaları vermenin herhangi bir mecburiyeti yoktur.çünkü onlar için üretilen yemler,onların günlük almaları gereken bütün gıdaları içermektedir.eğer bir sorun ile karşılaşıyorsanız yemini değiştirmek en iyi çözümdür.

    Tavşanlarda Tırnak Bakımı

    Tavşanlarda tırnak bakımı periyodik yapılması gereken işlerden birisidi.
    Doğada tavşanların ayakları sürekli sert zemine bastığından ve kazınma hareketi yaptığından tırnakları aşınmaktadır.
    Ancak evimizde bu durum tam tersi bir durum gösteriyor.
    Bu yüzden zamanla tavşanımızın tırnakları uzamaktadır.
    Bu yüzden belirli sıklıklarla tavşanımızın tırnağını kesmemiz gerekmektedir.
    Kesmediğimiz takdirde normalden fazla bir uzama göstericek, zamanla yanlış yere basma ve tırnak kırılmaları sonucu ortopedik problemler ortaya çıkacaktır.
    Ayrıca uzun tırnaklar bize de zarar vercektir.

    Tavşanlarımızın tırnaklarını incelediğimizde gözlenen iki bölüm vardır.Bunlar canlı ve ölü kısımların olduğu bölümlerdir.tırnak kesimi yapacağımız zaman canlı dokunun 0.5-1 cm önünden makasla kesilmesi uygundur.Burada gabiotan tipte tırnak makasları kesim açısından uygundur.

    Tavşanlarda Beslenme

    Tavşanların sindirim sistemi diğer evcil hayvanlarımızdan farklılık göstermektedir. Bu farklılık onların besinlerden, özellikle sekumlarında ki fermentatif karakterli mikroorganizmalar sayesinde yararlanmalarından kaynaklanmaktadır.Tavşanların besinlerden optimum yarar sağlayabilmeleri için sekumlarında istenilen düzeyde bir mikroorganizma topluluğun sağlanmış olması gerekmektedir.Bu topluluğun sağlanması da yavru tavşanların sütten kesilmesinden hemen sonra başlar.Yani sütten kesimden sonraki yavru tavşanların beslenmesi onların hayatının geri kalanını direkt etkilemektedir.Bu dönemdeki herhangi bir yanlış beslenme geri dönüşü olmayan defektlere yol açar.Diğer evcillerimizin mama çeşitlerine bakıldığı zaman,erişkin ve yavru hayvanların mamalarının farklı olduğunu görürüz.Aynı durum tavşanlarda da söz konusudur.Bu yüzden tavşanlara mama alınırken onun yaşı göz önünde bulundurulmalıdır.

    Tavşanlara verilecek gıdalardan bahsedecek olursak,sütten kesilen yavrulara verilecek gıdaların nem oranı çok düşük olmalıdır.Bunun nedeni yine sekumlarında ki mikroorganizma topluluğu ile ilişkilidir.Yüksek nem içeren gıdalar tavşanların sekumlarında daha farklı mikroorganizmaların gelişmesine sebep olmakta ve istenilen mikro flora düzeyi gelişememektedir.Bunun sonucunda tavşanlarda ishal gelişmektedir.Özellikle genç yaşlarda beslenme bozukluğuna bağlı gelişen ishal olgularında yavruların kurtulma şansı çok düşük.Bu yüzden sütten kesimden sonra nem oranı çok düşük kuru ot ( kuru yonca-kuru saman) ve pelet yem verilmesi gerekmektedir.

    Beslenmede kaba yemin ( kuru ot ) önemi çok fazladır.Bunun birkaç nedeni vardır.Bunlardan biri ; tavşanların mideleri incelendiği zaman kas yapılarının çok zayıf olduğu gözlenmektedir.Bu nedenle midede biriken yem bloğu bağırsaklara kolayca itilememektedir. Bu bloğun bağırsaklara itilebilmesi için mideye yeni bir yemin girmesi gerekmektedir.Bu durumda tavşanlar sürekli bir beslenme içindedirler.Mideye sürekli pelet yem girişi de sindirim sistemini yormaktadır.Burada devreye ağırlıkça hafif hacimce yüksek kapasiteli kuru otlar girmektedir.Kaba yemlerin sekumda fermente edilmesi ile de, vitamin ( özellikle B ve K ) ve protein emilimi sağlanır.Tavşanlar kaba yem olarak kuru yoncayı büyük bir iştahla tüketirler.Kuru yoncanın diğer bir avantajı da vitamin A açısından zengin oluşudur.Vitamin A’ da yavruların gelişim dönemlerinde ki en önemli elemanlarından biridir.Asla unutulmaması gereken olgu,bu otların yaş olarak verilmemesidir.

    Tavşanların diğer yem ihtiyacı yukarıda da belirttiğim gibi pelet yemlerdir.Hayvanlarda pelet yem verilmesinin nedenlerinin en başında,yemin homojen bir şekilde dağılmış olmasıdır.Tabii bu da dengeli bir beslenme demektir.Tavşanlara karışık yem verildiğinde içerisinden hoşuna gidenleri seçerek yediği gözlemlenebilir.Bu durum sadece tavşanlara özel değil,bütün evcillerde gözlenen bir durumdur.Kedi-köpek mamaları da bu yüzden homojen bir yapıya sahiptir.Son olarak, tavşanlara günlük taze su verilmesi unutulmamalıdır.

    [​IMG]

    Tavşanlarda Diş Problemleri

    Tavşanlar bilindiği üzere kemirici evciller arasında yer almaktadır.Bu özellikleri ile de diş sağlığı onlar için hayati bir önem taşımaktadır.Tavşanları diğer evcil hatta kemirgenlerden ayıran bir özellik ise dişlerinin sürekli uzamasıdır.Bu diğer evcil hayvanlarda sadece ergin döneme kadar devam etmektedir.Bu yüzden gelişim çağında ki tavşanlarda çene yapısı hayatının geri kalan kısmındaki beslenmesinde direkt etkilidir.Dişlerin sürekli uzamasına bağlı tavşanlarda iç güdüsel bir kemirme olgusu ortaya çıkar.Bu kemirme sayesinde ön dişlerdeki düzenli aşınma,dişlerin sabit bir pozisyonda kalmasını sağlar.Bu kemirme hareketleri esnasında arka dişlerde birbirine sürterek aşınmış olur.Eğer çene yapısında bir bozukluk var ise,ön dişlerde cisimlerin kemirilmesi ile aşınma devam ederken arka dişlerde ki istenilen aşınma gerçekleştirilemez ve böylelikle arka dişlerde sürekli bir uzama gözlenir.Bunun sonucunda çene tam olarak kapanamaz.Çenenin tam olarak kapanmamasına bağlı olarak zaman içerisinde ön dişlerde gerekli kemirme pozisyonunu kaybeder.Ön dişlerde arka dişler gibi sürekli uzamaya devam ederken üst-alt dudak ve damağa baskı uygulayarak buralarda yaralanmalara sebep olur.Böyle bir durumdaki tavşanın yem ve su ihtiyacını karşılaması çok güçleşir.

    Yukarıda ki bu durumu anlatmamın sebebi,tavşanlarda bu durumun çok geç fark edilmesindendir.
    Çünkü dudaklar bu durumu fark ettirmeyecek kadar dişleri kamufle edebilmektedir.Eğer belirli periyotlarda beslediğimiz tavşanların dişlerini evimizde kontrol edebilirsek onları bu problem ile karşılaşmamalarını sağlamış oluruz.

    Tavşanlarda Tuvalet Eğitimi

    Tavşanlarda tuvalet eğitimi olur mu acaba diye bir çok kişi düşünebilir. Evet böyle bir eğitim verebilmek mümkün. Öncelikle burada tavşanımızın yaşı da önem kazanıyor. Tavşanlar 3 aylıktan önce aldıkları eğitimleri tam alamıyorlar. Yani iyi bir eğitimin verilebilmesi için tavşanımızın 3 aylık bir yaşı geçmesi gerekiyor. Bu yaştan önce tabii alıştırmalara devam etmeliyiz. Ama eğitimin sonuçlarını 3 aylık bir yaştan sonra alabiliriz.

    Tavşanlara tuvalet eğitimi verirken bilmemiz gereken bazı şeyler var. Tavşanlar stres olduklarında dışkılama eğilimi göstermektedirler. Onu kafesinin dışındayken fazla strese sokmamalıyız. Bize alışması için zaman tanımalıyız. Özellikle başlangıçta bize gelmekten, kucağa alınmaktan hoşlanmayabilirler. Bu yüzden o bize gelmeden, kucağımıza çıkmayı kendi istemeden onu zorlamamalıyız. Bir süre sonra zaten kendisi bize gelmeye çalışacaktır. Aksini yaptığımız sürece tavşanımız strese girecek ve olduğu bölgeye dışkılamaya çalışacaktır.

    Normalde tavşanlar kafeslerinde bir bölgeye tuvaletlerini yapma eğilimindedirler. Ona bir tuvalet kabı aldıktan sonra içine bir miktar talaş koymalısınız. Daha sonra kafesinin içindeki dışkıları bu kaba koyun. Ayrıca bir kısım talaşı da idrarı ile ıslatarak bu tuvalet kabının içine koyun. Bu uygulamayı tuvalet kabına yapıncaya kadar uygulamalısınız. Tavşanınız ilk olarak size geldiğinde tuvalet eğitimini tam almadıkça, kafesinin dışarısında fazla dolaşmasına izin vermeyin. Mesela günlük olarak kafesinin kapısını açık bırakın 1-2 saat, kafesinden dışarı çıkması içinde onu zorlamayın, bırakın o istediği zaman dışarı çıksın.

    Tavşanınızın kafesinde yemliği biraz yüksek bir yere takın. Yoksa tuvaletini bu kaba yapma eğilimine girebilir. Eğer tuvaletini buraya yapmaya başladı ise, bu kabı tuvalet kabı olarak kullanmaya devam edin. Yem koymak için başka bir kap kullanmaya başlayın.

    Alıntıdır.



     
  2. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.261
    Beğenileri:
    5.771
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    4.918 ÇTL

    Tavşanlar Hakkında Bilinmeyenler

    [​IMG]

    Tavşanlar crepuscular canlılardır, yani en aktif oldukları süre günbatımı ve gündoğumu arasındaki ışıksız zamandır.

    Kesinlikle otoburdurlar, yeşillik ve ot ile beslenirler.

    Tavşanlar "kemirgen" ailesine değil, "tavşangiller" (Leporidae) ailesine aittirler ve genetik olarak atlarla akrabalıkları vardır.

    Yaşam zamanları 4-9 yıl arasında değişir.

    Büyük şehirlerimizde alınan yavru tavşanların ancak%20'si hayatta kalabilmektedir.

    Sürekli evde olan tavşanlara kuduz aşısı yapılmasına gerek yoktur. Ancak insanlar ile aynı yerde yaşayan tavşanların iç ve dış parazitlere karşı koruma ilaçlamalarının yapılması gerekmektedir.

    İnsanların etrafında olmayı çok severler ama genellikle kucağa alınmaktan hoşlanmazlar.

    Doğal olarak temiz hayvanlar olan tavşanlar kesinlikle tuvalet eğitimi alabilirler.

    [​IMG]

    Tavşanların ses telleri olsa bile pek ses ile iletişim kurmazlar. Hoşnutsuzluk sonucu homurdanabilirler, korktuklarında ve canları acıdıklarında tiz bir ses çıkarırlar, yetişkin dişiler çiftleşme isteği olduğu zamanlarda gurk gurk diye bir ses çıkartırlar.

    Tavşanlar kendilerini çok fazla sesli ifade edemeseler bile ne hissettiklerini çok güzel anlatabilirler.

    Çok hassas yapıları olan hayvanlardır ve doğru tutulmazsa ve çok yüksekten bırakılırlarsa bel kemikleri veya ayakları kolayca kırılabilir.

    Tavşanların su içmedikleri ve ihtiyaçları olan suyu sebzelerden aldıkları bilgisi kesinlikle yanlıştır.
    Tavşanlara her gün taze içme suyu verilmelidir.

    Yaklaşık 50ye yakın değişik farklı tavşan türü bulunmaktadır.

    Bebek tavşanlar gözleri kapalı ve tüysüz doğarlar. Bir süre yer altındaki yuvalarında annelerinin kendi tüylerinden yaptığı minik yatakta yaşarlar.

    Yeni doğmuş bir tavşana bir yabancı dokunmuşsa elinin kokusu bebeğin üzerine siner ve anne tavşan o bebeği evlatlıktan reddeder.

    Tavşanlar korkunç bir üreme hızına sahiptir ve bu yüzden daha önce Avustralya'da milli felaket haline gelmişlerdi.

     

Sayfayı Paylaş