1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Televizyon Vericisi

Konusu 'BilgiBANK' forumundadır ve Suskun tarafından 25 Haziran 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Televizyon Vericisi
    Televizyon vericileri televizyon yayını yapan, yani stüdyolarda oluşturulan haber ve programların konutlardaki alıcılara ulaştırılmasını sağlayan en önemli teknik araçlardır. Kablo ve uydu gibi alternatif yayın araçlarıyla karıştırmamak için TV vericileri bazen yer vericileri olarak da isimlendirilir.

    TV vericisi olarak bazen verici cihazlarının yerleştirildiği altyapı kastedilir. Ancak bu altyapılar televizyon verici istasyonu olarak tanımlandırılmalıdır. (Resim) Burada analog TV vericilerinden bahsedilecektir.Ülkemizdeki televizyon yayın sistemi B/G sistemi olduğu için verilen sayısal bilgiler de B/G sistemine ilişkindir.

    [​IMG]
    Mersin ili Kızlardağ mevkiindeki TV verici istasyonu. Bu istasyonda dört TV vericisi çalışmaktadır​



    Verici türleri

    Ülkemizde kullanılan TV vericileri 1 watt ile 20 kilowatt arasındaki güçlerde hizmet görmektedirler. Şu anda bu vericilerin tamama yakını geleneksel analog verici ise de yakın gelecekte sayısal yayın yapan yer vericileri de hizmete sokulacaktır. Halen kullanılmakta olan vericilerin,

    Ses ve görüntünün birleştirilme tekniği,
    Stereofoniye uygunluk ve
    Son yükselteç katında kullanılan devre elemanın tipi

    gibi hususlara bağlı olarak farklı türleri vardır.

    Bunların dışında tek görevi başka bir vericiden aldığı yayını yeniden yayınlamak olan daha farklı yapıda küçük sistemler de vardır ki, bu sonunculara aktarıcı denilir.

    Bütün bu sayılanlar yedekli veya yedeksiz olabilirler.

    Verici girişindeki sinyaller ve Modülasyon tekniği

    Bir televizyon vericisinin girişinde görüntü sinyali ile bir veya (stereofonik yayın vb.için) iki ses sinyali vardır. Bu sinyaller stüdyolardan fiber kablo, radyo link ağı veya uydu yoluyla alınırlar. Maksimum giriş düzeyleri görüntü sinyali (bileşik görüntü sinyali, VF) için 75 Ω empedans üzerinden 1 volt, ses sinyali (AF) için ise 600 Ω empedans üzerinden 0 dBm dir. VF bant genişliği 5 MHz., AF bant genişliği ise 15 kHz. dir.

    Giriş sinyalleri çeşitli düzeltme devrelerinden geçtikten sonra, modülatörlere uygulanırlar. Ülkemizde kullanılan B/G standardına göre, ara frekans taşıyıcıları ses için 33.4 MHz, görüntü için de 38.9 MHz dir. Ses sinyali taşıyıcıyı frekans modülasyonu tekniği (FM) ve 1 kHz. de maksimum 50 kHz lik frekans sapması yapacak şekilde modüle eder. Görüntü sinyali ise taşıyıcıyı genlik modülasyonu (AM) tekniği ile ve maksimum % 90 derinlik ile modüle eder. Görüntü için modülasyon negatiftir. (Yani görüntü sinyali genliğindeki artış taşıyıcı genliğinde düşüş anlamına gelir.)

    Daha sonra görüntüye ait ara frekans sinyali artık yan bant (VSB) filtresi adını alan bir devreden geçer Bu devrenin görevi 10 MHz genişliğindeki görüntü ara frekans bandını 6.25 MHz olacak şekilde sınırlamaktır (Gerçi sınırlandırma görüntü taşıyıcısına göre asimetriktir. Ama bunun yol açtığı bozukluk alıcılardaki Nyquist filtrelerinde giderilecektir.).

    [​IMG]

    Çıkış Katları

    Modülatör ve artık yan bant filtresini (mikser) veya frekans konvertörü adını alan bir başka devre izler. Bu devrede taşıyıcı frekansı ara frekanstan yayın frekansına (radyo frekans,RF) dönüştürülür. B/G sisteminde yayın kanallarının frekansları yandaki tabloda gösterilmiştir. Birinci sütunda kanalların sayıları, ikinci sütunda bu kanalların radyo frekans spektrumu üzerindeki konumları ve üçüncü sütunda da görüntü taşıyıcı frekansı gösterilmiştir (Tabloda ülkemizde kullanılmayan yayın kanalları ile kablo yayınına tahsis edilmiş kanallar gösterilmemiştir.).

    Daha sonra sinyal çeşitli yükselteçlerden (amfilerden) geçerek yayına hazır hale getirilir. Yükselteçlerde genellikle devre elemanı olarak yarı iletkenler kullanılır. Bununla birlikte yüksek güçlü katlarda elektron tübü (tetrot) veya klaystron gibi elemanlar da kullanılabilir (Ülkemizde yüksek güçlü televizyon vericilerinin bir bölümünde tetrot kullanılır. Buna karşılık klaystron uygulaması yoktur.).

    Ses ve görüntü sinyalleri bazı sistemlerde modülatör çıkışında bazı sistemlerde ise yükselteç çıkışında birleştirilir. Bu ikinci durumda gerek konvertör gerekse yükselteçlerin (ses ve görüntü için) çift olması gerekir. Ayrıca, güçlendirilmiş sinyalleri birleştirmek için birleştirici (diplexer) adını alan pasif rezonans devreleri kullanılır. Buna karşılık düşük düzeyli sinyallerin modülatör çıkışında birleştirilmeleri halinde konvertör ve yükselteçlerden tasarruf edilir. Birleştiriciye de gerek yoktur. Ne var ki, bu durumda bir arada yükseltilen sinyallerin sebep olduğu intermodülasyon ürünlerini bastırmak için bastırma (notch) filtreleri kullanılır.

    Antenler ve Etkin Güç kavramı

    Sinyal, anten sitemine uygulanır. Televizyon vericilerinde kullanılan antenler yönlendirilmiş antenler olup, bu antenlerin kazancı genellikle 7-13 dB kadar olur. Bu sebepten her verici cihazı için iki ayrı güçten söz etmek mümkündür; verici cihaz çıkışındaki güç ve -anten kazancını da göz önüne alan- anten çıkışındaki güç. Ancak terminolojide karışıklığa yol açmamak için anten çıkış gücü, etkin yayın gücü ( ERP) olarak isimlendirilir. (Mesela izotropik (eş yönlü) sanal bir antene göre 10 dB anten kazancı olan 5 kilowatt gücündeki bir verici için etkin güç 50 kilowatt olarak belirtilir.)
    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş