1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Tesla Magnatizm

Konusu 'BilgiBANK' forumundadır ve Suskun tarafından 25 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Tesla Magnatizm

    Elektrik yüklü cisimler mıknatıs gibidir: negatif ve pozitif yüklü cisimler birbirini çeker, ama aynı elektrikle yüklü olan iki cins birbirini iter.

    Elektrik insanoğluna, son derece kullanışlı bir enerji çeşidi sağlamıştır. Isınma, aydınlanma, haberleşme gibi amaçlarla, ayrıca makinelerde ve elektronik alanında büyük ölçüde elektrikten yararlanılmaktadır.

    TARİHİ

    Elektriği ilk olarak ciddi anlamda inceleyen bilim adamı William Gilbert, 16. yüzyılın sonlarında, Elektrik yüklerinin eksi ve artı olarak belirlenip adlandırılmasına da gerçekleştirdi.

    1767’de Joseph Priestley, elektrik yüklerinin birbirlerini çektiklerini buldu. 19. yüzyılın başında Alessandro Volta, elektrik pilini icat etti.

    Davy, 1808’de elektrik akımı taşıyan iki kömür elektrotu birbirinden ayırarak bir ark oluşturmayı başardı. Böylece elektriğin ışık ya da ısı enerjisine dönüşebileceğini gösterdi.

    1820’de Hans Christian Orsted, içinden elektrik akımı geçen bir iletkenin yakınındaki bir iğneyi oynattığını gözlemleyerek, elektrik akımının iletken çevresinde bir magnetik alan oluşturduğu sonucuna vardı.

    Elektriğin laboratuar duvarlarını aşıp sanayideki ve günlük yaşamdaki yerini alması süreci 19. yüzyılın ikinci yarısında başladı. 1873’te Zénobe-Théopline Gramme, elektrik enerjisinin kablolarla iletilebileceğini gösterdi.

    Edison’ın 1881’de ilk elektrik üretim merkeziyle dağıtım şebekesini New York’ta kurması ,elektrik enerjisininevlerde ve sanayide yaygın olarak kullanılmasının başlangıcı oldu

    Elektrik konusunda çok önemli icatlar yapan [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]’nın Hayatı ve Buluşları

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] 1856 yılında Hırvatistan’da dünyaya geldi. İnanılmaz bir hafızası vardı. Altı dili çok rahat konuşabiliyordu. Gratz’daki Bilim Enstitüsü’nde 4 sene Matematik, Fizik ve Mekanik okudu. Ama onun esas ilgi alanı elektrik oldu. O dönemlerde elektrik henüz emekleme dönemini yaşayan çok yeni bir bilim dalı durumundaydı. Akkor telli ampul daha icat edilmemişti bile.

    Tesla 1884 yılında ABD’ye geldi. Cebindeki tavsiye mektubunun yardımı ile mucit Thomas Edison’un yanında çalışmaya başladı. Edison o günlerde akkor telli ampulü yeni icat etmişti ve elektriğin aktarılması konusunda bir sistem geliştirmeye çalışıyordu. Edison bu noktada doğru akıma (DC) güveniyordu. Ancak DC o kadar çok sorun çıkarıyordu ki bir türlü istediği sonuçları elde edemiyordu.

    Bir gün Tesla’yı yanına çağırdı ve sistemdeki sorunları çözerse kendisine büyük bir maddi ödül vereceğini söyledi. Tesla, Edison’u, o günün parası ile 100,000, bugünün parasıyla milyonlarca Dolarlık bir masraftan kurtararak sistemdeki aksaklıkları giderdi.

    Tesla elektriğin taşınması için Edison’unkinden çok daha iyi bir sistem geliştirdi. Sistemde DC yerine alternatif akım (AC) kullandı. Tesla’nın geliştirdiği transformatörler vasıtası ile elektriği ince kablolar üzerinden uzak mesafelere kayıpsız taşımak mümkündü.

    Tesla bundan sonra elektrikle çalışan motorlar yapmaya başladı. 19uncu Yüzyıl’ın sonlarında hiçbir bilim adamı, AC kullanan motorların gerçek olabileceğine ihtimal vermiyordu. Tesla böyle düşünenleri yanıltarak ilk AC elektrik motorunu icat etti.

    Tesla öyle büyük bir bilim adamı idi ki daha dünya fluoresan ampulle tanışmadan 40 sene önce kendi laboratuarını fluoresan ampullerle aydınlatıyordu. Çeşitli dünya fuarlarında ve sergilerde cam tüpleri alıp ünlü bilim adamlarının adını oluşturan ampuller yapıyordu. Günümüzdeki neon ampullerin ilk örnekleriydi bunlar.

    Tesla dünyanın ilk hidroelektrik santralinin de mucidiydi. Niagara Şelalesi’nin üzerinde kurulu olan ilk hidroelektrik santral, “Tesla” imzasını taşıyordu.

    Otomobillerde kullanılan ilk hızölçeri de Tesla icat etti.

    Bu arada AC konusundaki başarıları George Westinghouse adındaki bir girişimcinin kulağına gitmişti. Westinghouse, Tesla ile bir sözleşme imzaladı. Sözleşmeye göre, Westinghouse, sattığı her bir kilovat AC elektrik için Tesla’ya 2.50 Dolar verecekti. Tesla bir anda tasarladığı ama parasızlık nedeniyle gerçekleştiremediği çalışmaları için nakit paraya kavuşmuştu.

    Tesla’nın Westinghouse’dan alacağı ücretin 1 milyon Dolar’ı geçmesi Westinghouse’ı malî sorunlarla yüz yüze getirdi. Tesla, sözleşmesi geçerli olduğu sürece Westinghouse’un iflas edebileceğini idrak ederek sözleşmesini yırtıp attı. Çünkü onun en büyük amacı insanlara ucuz AC elektrik verebilmekti. Dünyanın ilk milyarderi olmaktansa patentleri karşılığında kendisine ödenen az bir paraya razı oldu.

    1898 yılında, Madison Square Garden’da hazır bulunan izleyicilere, ilk uzaktan kumandalı tekneyi tanıştırdı.

    Tesla halka ucuzdan da öte bedava elektrik enerjisi temin etme hayalleri kurmaya başlamıştı. 1900′de yatırımcı J.P. Morgan’ın 150,000 Dolar’lık malî desteği ile Long Island’da “Kablosuz Yayın Sistemi”ni kurdu.

    Bu yayın kulesi dünyanın ilk telefon ve telgraf hizmeti verecek, aynı zamanda dünyaya resim, borsa haberleri ve hava durumu yayını yapacak bir tasarımdı. Morgan bunun gerçek anlamda “bedava enerji” olduğunu anlayınca desteğini çekti. Morgan’ın desteğini çekmesi Tesla’yı finansal sorunlar içine sürükledi. Kule, hurda fiyatına alacaklılara satıldı. O dönemde sesin, resimlerin ve elektriğin bu şekilde yayılması duyulmuş şey değildi.

    Oysa insanların bilmediği bir şey vardı. Tesla’nın, Marconi’nin “radyoyu icat ettim” diye ortaya çıkmasından 10 sene önce radyonun temel çalışma prensiplerini ortaya koymuş olduğuydu. Marconi’nin radyosu ses iletmiyor sadece sinyal yayabiliyordu. Oysa bu, Tesla’nın Marconi’den seneler önce gerçekleştirdiği bir şeydi.

    Tesla, bilim dünyanın rezonans frekanslarını hesaplamadan 60 sene önce bu işi yapmıştı. Günümüzde Manyetik Rözonans olarak bilinen tıbbi görüntüleme sistemleri Teslanın temel ilkelerine dayanır.

    Günümüzde Manyetizm birimi olarak Tesla nnı ismi Kulanılır.

    1899′da Colorado Springs’teki laboratuarında bir girişimde bulundu. Dünyanın bir ucundan diğer ucuna gidip sonra da kaynağına geri dönecek enerji dalgaları gönderdi. Dalgalar geri geldiğinde bu dalgalara bir miktar elektrik daha yükleyerek bir daha gönderdi. Sonuçta insan elinden çıkan en büyük şimşek yaratılmış oldu. Tam 40 metrelik dev bir şimşekti Tesla’nın bu deney sonucunda elde ettiği rekor hala kırılamamıştır.

    Şimşeğin gürültüsü 35 km. mesafeden işitildi. Laboratuvarın etrafındaki alan garip bir mavi ışıkla kaplandı. Ne yazık ki laboratuvarında deneylere devam ederken kendine ait elektrik santralinin donanımını havaya uçurdu ve bir daha da onarması mümkün olmadı.

    1. Dünya Savaşı’nda ABD devleti Alman denizaltılarını tespit edecek bir sistem geliştirme çabasına girmişti. Tesla’nın bu konudaki önerisi enerji dalgaları kullanmak oldu. Bugün bu sisteme radar demekteyiz. Diğer bilim adamları, Tesla’nın önerisini doğal olarak reddetti. Dünya, bu nedenle radarın icadını 25 sene beklemek zorunda kaldı.

    Ömrü boyunca 800 icadın patentini aldı. 1943 senesinde vefat etti.

    Günümüz de Elektrik kullanımı ile ilgli en son teknolojik ürünlerden örnekler:

    Magnetik Rözenans (MR) Görüntüleme Sistemleri

    1.5 Tesla’lık magnetik alanıyla tüm vücutta yapılacak tarama işlemleri için tasarlanmış bir MR görüntüleme sistemidir. Sistemde çok yüksek magnetic alan mıknatısları kullanılmaktda ve radyasyon saçan ışık kullanılmamaktadır. Bu nedenle zarasızdır.

    [​IMG]


    Tüm dünyayı aydınlatan alternatif akımın ve döner magnetik alanın mucidi Tesla’nın prensipleriyle çalışan hızlı trenler, çeşitli ülkelerinde milyonlarca yolcuyu taşıyor. Yeni kuşak demiryolu hatları üzerinde giden bu trenlerin bazıları saatte 400-500 kilometrenin üzerinde hızlars ulaşabiliyor.
     

Sayfayı Paylaş