1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Titan Kazası Romanı ve Titanik Faciasındaki Sıradışı Benzerlikler

Konusu 'İlginç Yazılar' forumundadır ve Papatya tarafından 14 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.311
    Beğenileri:
    5.870
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.381 ÇTL


    Günümüzde adeta bir efsaneye dönen ve o meşhur ‘’Tanrı bile batıramaz denilen gemi… Titanik… Titanik gemisi, toplumumuzda çok geniş bir kesim tarafından bilinen bir konudur.

    Bu geminin bu denli geniş bir çevreye yayılmasındaki en büyük etken ise, ana temanın Titanik olduğu filmler gösterilmektedir. Daha çok yapılan filmler sayesinde toplumda popüler ve bilinen olan bu dev yolcu gemisi, bilindiği gibi bir buz dağına çarpmış ve batmaz denen gemi batmıştır. Fakat geminin batışıyla birlikte ortaya oldukça fazla senaryolar ve olasılıklar atılmış ve bu varsayımlar ve çıkarımlar değerlendirilmiştir.
    Fakat bunların dışında, Titanik gemisiyle ilgili kehanetlerde bulunmaktadır. Bu kehanetlerden en önemlisi ise, Titan kazası romanıdır.
    Titan kazası çok da ünlü olmayan bir yazar tarafından gerçek Titanik kazasından tam 14 yıl önce kaleme alınmıştır. Roman 1898 yılında küçük bir kitap şekilde yayımlanırken, gemi ise 1912 yılında Atlantik’in soğuk sularına gömülmüştür. Kitabın en ilginç tarafı ve kehanet olarak görülmesinin nedeni ise, kitapta gerçekleşen olayın gerçekte yaşanan olayla oldukça fazla bir oranda benzerlikler göstermesidir.

    İlk önce Titan Kazası öyküsünün yazarını tanıtmak gerekirse, bu yazarın adı Robertson’dur.
    Robertson eski bir denizcidir ve okuduğu bir öyküden esinlenerek yazar olmuştur. İlk öyküsünü sadece 25 dolara satabilirken, daha sonra yazdığı 4 kısa öyküden 1000 dolar gibi bir para kazanmıştır. Ardından uzun soluklu bir kitap yazmaya karar verir ve adını Titan Kazası verdiği o meşhur kitabı yazar. Kitap, yazıldığı dönemde çok satılmaz ve yazar için bu kitap tam bir fiyaskodur. Edebiyat dünyasını başarısız bir yazar olarak ise 1915 yılında kalp krizi geçirerek noktalamıştır.

    Titan Kazası Romanında Anlatılanlar

    Kitapta dev bir yolcu gemisi yani titan vardır. Bu geminin özelliği ise, asla batmamasıdır. Kitabın ana temasını ise aşk oluşturmaktadır. Öykünün kahramanları, bu batmaz denen dev gemiye binerler ve öykü böylece başlamış olur. Gemi İngiltere’den kalkıp Amerika’ya doğru yol almaktadır. Dünyanın en dayanıklı ve lüks gemisinde yaşanan bir aşkı anlatan olayda, hiç beklenmedik bir olay yaşanır ve de gemi buz dağına çarparak batar. Böylece batmaz denen gemi batar ve okyanusun derinliklerine doğru yol alır.
    Robertson'’un satışı çok az gerçekleşen bu kitabında anlatılanlar bu ana tema çerçevesinde gerçekleşmektedir. Sadece bu ana temadan bile bu hayali olayın gerçek olayla olan yakınlığı çok açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Fakat öykünün daha derinliklerine ve ayrıntılarına girildiğinde, durum çok daha karmaşık bir hal almakta ve ortaya çıkan sonuçlar insanları hayretlere düşürmektedir.

    Kitapta yer alan bu ayrıntılar incelenirse eğer, akıl almaz benzerlikler şu şekildedir:


    • *Romandaki dev titan, New Foundland yakınlarında yer alan KuzeyAtlantik’teki bir buz dağına çarparak batmıştır. Gerçek olayda da, Titanik aynı koordinatlarda yer alan buz dağına çarparak batmıştır. Aynı zamanda gemilerin nasıl battığı da oldukça benzerdir.
    • *Romandaki dev titanda 24 adet filika bulunmaktaydı. Titanikde ise 22 adet filika ye alıyordu. Her iki olayda da can kaybının çok fazla olması filikaların eksik olmasına bağlanmıştır.
    • *Romandaki titan 3000 kişilikken, Titanik de 3000 kişiliktir. Yani her iki geminin yolcu kapasiteleri aynıdır. Romandaki kazada 1500 kişi hayatını kaybetmişken, gerçek Titanik kazasında ise 1513 yolcu hayatını kaybetmiştir.
    • *Her iki olaydaki gemiye de asla batmaz denilmiştir.
    • *Romandaki dev geminin boyu 248 metre, gerçek Titanik’in boyu ise 252 metredir.
    • *Romandaki geminin ağırlığı 70.000 ton ağırlığında bulunuyordu. Titaniğin ağırlığı ise 66.000 tondur.
    • *Romandaki gemi İngiltere’nin Southampton limanında yola çıkıp New York’a giderken, Titanik’de aynı limandan yola çıkmış ve New York’a gitmek için hareketlenmiştir.


    • Romandaki gemi ve Titanik’de de 3 adet pervane bulunuyordu ve bu pervaneler aynı sayıda yani 3000 yolcu taşıma kapasitesine sahipti.
    • Romandaki Titan’a dönemin çok ünlü ve zengin kişileri binmişken, Titanik gemisine de çok zengin kişiler binmiştir.
    • Romandaki gemide kaza yaşanırken orkestra ilahi çalmaktadır ve Titanik de gemi batarken ilahi çalınmaktadır.


    Bütün bu bilgileri içeren ve çok az sayıda satan Robertson’un Titan Kazası romanı, gerçek Titanik kazasından tam 14 yıl önce yaşanmıştır ve kazadan yıllar sonra bu kitapta yazılanların farkına varılabilmiştir. Başarısız sayılan bir yazarcıdan çıkmış bu romanda, dünyanın en meşhur kazalarından birisi olan Titanik kazasının adeta resmi çizilmiştir. Ki geminin buz dağına nasıl çarptığı ve nereden darbe aldığı da romanda anlatılmış ve gerçek Titanik de bu anlatılan sahneye çok yakın bir şekilde batmıştır.

    Robertson, hayalinde asla batmayan bir yolcu gemisi tasarlamış, onu yola çıkarmış ve de buz dağına çarptırarak batırmıştır. Geride ise, gerçek olayla olan akıl almaz benzerlikler kalmıştır.

     

Sayfayı Paylaş