1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Toplum ve Tarihçesi

Konusu 'Sosyoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 17 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Toplum ve Tarihçesi

    Eski çağlardan günümüze kadar olan süreçte insanoğlu hiç tek başına yaşamamış, yaşayamamıştır. Toplumsal hayvan deyimi ile nitelendirilen insanoğlu, sürdürdüğü yaşam boyunca başta ailesi gelmek üzere, hep bir dizi topluluk arasında yer almıştır. Çocukluğunda anne, baba, kardeş ve akrabalarıyla yaşayan insan zamanla okulda arkadaşları, öğretmenleriyle bir bağ kurar. Daha sonra farklı insanlarla tanışır ve tanınır hale gelerek kendine bir çevre oluşturur.

    Bu çevre sınırları belirlenmemiş fakat kendi içerisinde kuralları ve düzeni olan bir toplum haline gelmektedir. Oluşan bu çevre ve ya topluluklar kendi içerisinde alt gruplara ya da alt bireylere ayrılmaktadır. Bu şekilde oluşmuş bir topluluğun en büyüğü ise devlettir. Devlet, belli bir sistem ve hükümet ile belirlenen bir coğrafyada yaşayan insanların tümünü bir arada tutmak ve yönetmek için vardır. Aile, okul, cami, işyerleri gibi birçok topluluk devletin temelini oluşturmaktadır.

    Bunların her biri kendi içerisinde bir toplumdur. İnsanlar cana yakın ve sıcakkanlı bir yapıya sahip olduğundan, diğer topluluklarla da iletişim halinde bulunur. Fakat bazı topluluklar, içlerine kapanıktırlar. İnsanları diğer insanlardan ayırırlar. Irk, din, sınıf olarak ayrılan topluluklara girebilmek için bazı şartlar gerekmektedir. Bu da toplum arasında insanlar sınıflarına göre ayrılık göstermektedir. Örneğin; Ortaçağ Avrupa’sında yaşanılan soylular, rahipler, tüccarlar ve köylülerden oluşan sınıflar bulunmaktaydı. Sınıflar arasındaki geçişler oldukça zordu.

    Kendileri için çalışan köleleri bile görmeyen, onların sorunlarıyla ilgilenmeyen işverenler bulunmaktaydı. Sınıflar arasındaki bu kesin çizgiler, insanların gelişen düşünceleriyle ortadan kalmıştır. Günümüzde toplum yapısında bu tür sınıflar kesinliğini yitirse de varlığını korumaktadır. Süre gelen bu yaşam boyunca insanoğlu, birbirleriyle olan ilişkilerini, sınıflarını, yaşam koşullarını, ırk ve dinlerini etrafında insanlarla ilintili hale getirerek oluşturdukları çevre ile var olmayı sürdürmüşler. Oluşturulan bu toplumda her bireyin bir rolü vardır.

    Bu durumda toplumun oluşma aşamasında, her bireyin ne kadar önem taşıdığını açıklar konumdadır. Toplum yapısında bu roller kişilere, toplumun bulunduğu dine ve ırka göre farklılık göstermektedir. Ayrıca değişen bu roller, toplumda da oldukça önemli değişimlere yol açmaktadır.
     

Sayfayı Paylaş