1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Toplumsal Tabakalaşma ve Sanat

Konusu 'Hobiler & Sanat Eserleri' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 4 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Toplumsal tabaka, bir toplumda; konum, güç, gelir düzeyi ve yaşama biçimi birbirine benzeyen bireylerin oluşturduğu bütündür. Bunlar hiyerarşik bir sıralanma göstererek toplumsal tabakalaşmayı oluştururlar. Tabakalaşma, bir tür eşitsizlik hiyerarşisidir. Tabakalaşmış toplum, derecelendirilmiş bir serî sıralanmayı anlatır. Toplumda her tabaka saygınlık, servet, etkileşim, meslek, değerler ve iktidar bakımından diğerlerinden farklıdır. Her tabakanın ayrı bir yaşam biçimi vardır. O hâlde tabakalaşmış toplumlarda her tabakanın sanat anlayışı da birbirinden farklıdır.
    Sanatin toplumsal tabakalaşmadan bağımsız, onun dışmda ve üstünde ortaya çıkan ve gelişen bir olgu olduğu öne sürülür. Bu anlayışa göre bir sanat yapıtının yaratılması gibi benimsenmesi de onu yaratan ve benimseyenlerin toplumsal özellikleriyle ilgili değildir. Gerçek bir sanatçı, hangi toplumsal tabakadan gelirse gelsin, sanat değeri taşıyan toplumsal açıdan farklı yapıtlar yaratabilir.
    Sosyolojik açıdan bakıldığında, sanatçılar da diğer insanlar gibi belirli bir tabakanın üyesidirler. Bu nedenle, yapıüannda, bulundukları tabakayı yansıtırlar. Bu, kaçınılmaz bir durumdur. Ne var ki, sanatçı, yapıtım ortaya çıkarırken bu zorunluluğu aşabilir. Yapıtıyla bir başka toplumsal tabakayı ya da tabakalar üstü bir toplumsallığı amaçlayabilir. Sosyolog Mannheim'a (1893-1947) göre sanatçı, toplumsal açıdan bağımsız bir anlayışa sahiptir. Onu herhangi bir sınıfa bağımlı sayamayız. Hangi tabakaya yöneleceğine her sanatçı kendisi karar verir. Sanatçının manevî ufku çok yönlü olarak belirlenmiştir.
    Marksistler, hangi toplumsal tabakanın üyesi olursa olsun tüm sanatçüann yapıtlarında proletaryayı (işçi sınıfını) amaçlamaları gerektiğini öne sürmüşlerdir.
    Bugün, bir sınıf sanaündan söz edilebilmektedir. Yani toplumsal tabakalara özgü sanat yapıtları ve dalları vardır. Klâsik sanatlar üst tabaka, popüler sanatlar orta tabaka, folklorik sanatlar da alt tabaka sanatları olarak değerlendirilebilir. Fakat bu değerlendirme, toplumsal tabakaların sanat yapıtları karşısında birtakım sınırlar koyduğu anlamına gelmemelidir. Çünkü, örneğin ülkemizde bir alt tabaka müziği olarak ortaya çıkmış ve öyle tanınmış olan arabesk müzik türü, üst tabakalara da yayılmış ve onlarca da dinlenen bir müzik türü olmuştur. Bu sınıflandırma, her toplumsal tabakanın sanatın beUi biçimleri karşısında özel bir ilgi ve bağlüık geliştirmiş olduğunun göstergesi sayılabilir. Bunda kuşkusuz ekonomik etkenler de rol oynamaktadn. Örneğin opera ve klâsik müzik konserleri toplumun üst tabakalarında, toplumsal ve siyasal eleştirilere yer veren tiyatro oyunları, orta tabakalarda ilgi uyandırmaktadır. Bu durumu belirleyen, birinci dereceden ekonomik nedenlerdir.
    Bütün toplumsal tabakaların aym kolaylıkla erişebildiği sanat alanlarının başında edebiyat gelir. Ucuzluğu, halka açık kitaplıklar ve okuma alışkanlığı, bu konuda rol oynar. Ülkemizde okuma alışkanlığı yeterince gelişmemiştir. Televizyonun yaygınlaşması okumama alışkanlığını daha da arttırmıştır.
    Sinema da tüm tabakalara açık bir sanattır denebilir. Halkın daha kolay ulaşabildiği ya da yararlandığı bir sanat dahdır. Fakat ülkemizde bilet fiyatlarının artışı, alt tabakaların sinemaya gitme oranım düşürmüştür.
    Üst tabakalar sanata daha çok önem vermişlerdir. Bu husus, evrenseldir. Çünkü bu tabakada ekonomik olanakların yeterliliği sanatla iç içe olmayı kolaylaştırmaktadır. Bunların geçim durumları kısıtlı olmayıp, sanata rahatça kaynak ayırabilmektedirler.Tüm toplumlarda üst tabakalar, hemen her zaman, sanatı ve sanatçıyı desteklemişlerdir.
     

Sayfayı Paylaş