1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Tükenmişlik Sendromu

Konusu 'CerezSÖZLÜK' forumundadır ve felsefe_mi tarafından 29 Mayıs 2013 başlatılmıştır.

  1. felsefe_mi

    felsefe_mi ...!... Özel üye

    Katılım:
    14 Kasım 2011
    Mesajlar:
    3.556
    Beğenileri:
    416
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    40 ÇTL
    Bireyin istediklerini elde edemeyip hayal kırıklığına uğrayarak, yorulduğunu ve enerjisinin tükendiğini hissetmesi durumu imiş kısaca...
    Şu günlerde Hürrem (Meryem Uzerli) karakterinin yaşayıp, gündeme taşıdığı sendromdur kendileri...
     
  2. RUZG4R
    Küstah

    RUZG4R ÖylesinE ♔ Özel üye

    Katılım:
    8 Ekim 2011
    Mesajlar:
    6.133
    Beğenileri:
    3.380
    Ödül Puanları:
    10.580
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    561 ÇTL
    Her şeyi serme ve salma hali...2 gündür bende serdim herşeyi bende de olmasın..:P
     
  3. _nehir_
    Avare

    _nehir_ Schrödinger'in Kedisi ♕ Özel üye

    Katılım:
    8 Aralık 2012
    Mesajlar:
    3.777
    Beğenileri:
    4.243
    Ödül Puanları:
    8.980
    Banka:
    827 ÇTL
    Gülse Birsel çok güzel yazmış bununla ilgili :)

    "Yandım bittim sendromuna acı patlıcan enzimleri

    Hürrem Sultan 'burn out' olmuş yani 'tükenmişlik hastalığı'ndan mustarip diyorlar.

    Doğruysa, bence sebebi Meryem Uzerli'nin Avrupalı olması. Zira 'tükenmişlik sendromu' yani 'Yandım Allah' illeti Türklerin doğuştan bağışıklığı olan bir rahatsızlık. Millet olarak zaten kavruğuz; bu sendrom bizi olsa olsa çifte kavrulmuş yapar!

    Popüler diziler konusunda, dizilerin senaryosundan daha ilgi çekici hayal ürünü haberler okumuşluğum var. Örneğin 'Yalan Dünya', her tatil arası verdiğimizde (sanırım şu ana kadar beş defa filan) magazin basınına göre 'yayından kalktı'! Dolayısıyla Meryem Uzerli'nin 'burn out' sendromuna tutulup Almanya'ya gidip kafa dinlediği haberine de şüpheyle yaklaştım. Ayrıca palavra olmasını da umuyorum. Zira yakından tanımasam da sempatik, işini ciddiye alan bir aktris gibi görünüyor.
    Ama bu aralar dizi sürelerinden şikâyet ettiğini, mutsuz olduğunu, bu işin böyle yapılmaması gerektiğini ödül törenlerinde filan yana yakıla anlattığı bir gerçek. 'Burn out' sendromu, bir nevi aşırı çalışma, yük ve stresten mütevellit, psikolojik ve fiziksel olarak yanıp bitip kül olma durumu! Fiziksel ve ruhsal tüm enerjiyi döküp, bir dibe vurma hali. Haftada altı gün, günde 14 saat sette olunca, dünya standartlarına göre, yaşadığı bir sürpriz sayılmaz.

    BİZ TÜRKÜZ BİZE Bİ ŞEY OLMAZ

    Zira Meryem yarı Alman. Ve bizim iş hayatı kavramlarımız tabiatiyle ona uzak.
    Nedir biz Türklerin iş hayatıyla ilgili prensipleri, hep birlikte sayalım:
    Kervan yolda düzülür!
    Allah kuvvet versin, hallolur.
    Evelallah yaparız.
    El ele verir altından kalkarız.
    Bu işler kısmet işi.
    Gelin ata binmiş, ya nasip demiş.
    Mevlam kimseye kaldıramayacağı yük vermez.
    Bir başlayalım da gerisi gelir.
    Üçü yapan, beşi de yapar.
    Üçe-beşe bakmayacaksın artık!
    O yüzdendir ki bizde doktorlar haftada bin beş yüz saat, ameleler 'bir milyon' saat çalışır. O yüzdendir ki bizde esnaf gece on birde gerekirse bir kutu yoğurt satmak için dükkânını açar, terzi sabaha kadar uyumayıp elbise dikip bitirir, tabiat kanunları açısından imkânsız olsa da haftada 130 dakika dizi yazılıp çekilir.
    Oysa Alman proje ister, plan ister, program ister, saat ister, insana yakışır bir hayat, düzgün çalışma süreleri ve tatil günü ister.

    KIZ HAKLI BU HAYAT ÇOK ZOR

    Bizde 'burn out' sendromuna genetik bağışıklık var. Muhtemelen baban günde 14 saat, haftada yedi gün, belki de sigortasız çalışmıştır, annen hem çalışıp hem ev hanımlığı yapıp bir yandan çocuk büyütmüştür, asgari ücret komiktir, tatile vakit yoktur, vakit olsa da para yoktur. İyi bir okula girip yabancı dil öğrenebilmek için para ve zaman bulup okuldan sonra kursa gitmek gerekir, üniversite ayrı derttir, kızların okuması zaten en başından lükstür, erkek için ufuktaki askerlik başlı başına 'burn out' sebebidir. Hepsini başardın diyelim, iş bulma ihtimali kaçtır ki? Bu sorunların hiçbirini yaşamayan tuzu kurulardansan bile, kenar süsü olarak da trafik çiledir, elektrik-su 2013'te hâlâ kesilmektedir ve bu vaziyette, pardon, kim kimin gözünün yaşına bakacaktır?
    Buralarda haftada altı gün, günde 14 saat çalışmak, olsa olsa hayatta başına gelebilecek en şahane şeydir, her şeyden önce iş bulmuşsundur arkadaş!
    Gelişigüzel seçilmiş bir Türk, Meryem'in saatlerinde ve şartlarında çalışıp Meryem'in onda biri ücret almaya başladığında, psikolojik sıkıntı geçirmez. Kurban keser, nazar boncuğu takar, etli pilav yapıp fakir fukaraya dağıtır, akrabaları çağırıp kutlama yapar ki; zaten akrabalar haberi duymuş, borç almak için kapıda bekliyorlardır!
    Yanlış anlaşılmasın, Uzerli'nin yaşadığına 'şımarıklık, lüks problem' filan demiyorum. Kız haklıdır, bu hayat çok zordur. Yıllardır dizi yazıp oynuyorum, eylülden haziran sonuna, haftada yarım gün tatilim olan hafta enderdir. Dedikodusu, yalanı, asparagası, reytingi, şusu busu vardır bir de. 'Burn out'un eşiğine gelmişliğim, "Ben bir zamanlar bu işten niye zevk alıyordum acaba, hatırlamıyorum" dediğim günler olmuştur. Ama dediğim gibi, hafızasız bir Türk'üm, 10 dakika sürer, hemen geçen hafta nasıl süründüğümü unutur devam ederim! Kalıtımsal 'acı patlıcanlık' olduğu sürece ne kırağı çalar ne de 'tükenmişlik sendromu' bünyede tutunur! Nezle gibi, iki hapşurur bir limonlu ıhlamur içersin,
    korkar kaçar!
    Kuşaklar boyu, savaştı, yoksulluktu, işsizlikti, 'acı patlıcan enzimleri' ve 'balık hafızası' bünyede gelişmiştir, fazla çalışmaktan ne olacaktır, bırak Allasen!
    Kedilerin vücudu, Türklerin ruhu dokuz canlıdır! Ölüp ölüp bir daha dirilirsin! Tükenmişlik sendromu bizi tüketemez,
    kendini tüketir!

    Meryem'e tılsımlı ve şifalı sözler

    Esasen 'burn out' bu topraklarda yüzyıllardır gizli gizli varolan bir illet. Gizli şeker gibi... Ama halk arasındaki adı 'rahat battı', 'moralmanı bozuk', 'babanız uyuyor rahatsız etmeyin', 'gelin miskin çıktı', 'abiniz bunalmış, köye gönderdik' olarak geçtiğinden, kimse kliniğe gitmez. İlaç olarak çay bahçesinde oturmak, köye gidip bahçede çapa yapmak, komşuya kahve falı baktırmak, dantel örmek, kayınbiraderle maç seyretmek, balkonda mangal yapmak, olmadı işini acık yalapşap yapmak tavsiye edilir! Sonuçta 'memleketi sen mi kurtaracaksın?'dır! Ve 'burn out', bu umursamazlık karşısında küsüp kaçar!
    Sezen Aksu'nun dediği gibi... "Çocukluğumuz kavruk, gençliğimiz savruk"tur ve 'tükenmişlik bizden korksun'dur! "Biz Türküz, bize bir şey olmaz" çoğu hastalık için değil ama 'burn out' sendromu için yüzde 100 doğrudur!
    Kavruk halkız. 'Burn out', yani 'yandım bittim' illetiyle, olsa olsa çifte kavrulmuş oluruz, ne var ki?
    Meryem bir köye gitsin, acık çapa yapsın, dönüşte de daha yalapşap oynasın, bitti gitti... Zaten sezon finaline üç-beş hafta kaldı. Kendisini birkaç hafta önce bir yerde görüp, ferahlık ve dayanma gücü veren üç cümle söyleyeydim bunlar olmazdı. Söz konusu sözler tılsımlıdır, kalbe ferahlık, vücuda kuvvet ve dayanma gücü verir. Şöyle ki:
    1) Yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik, dayan.
    2) Sen mi kurtaracan bu işi be gülüm?
    3) Aman kızım boşver, akarken doldur!
    Adapte ol Meryem. Akıntıya bırak kendini. Adaptasyon doğanın en güçlü silahıdır. Maalesef..."

    Gülse Birsel
     
  4. yaren*
    Neşeli

    yaren* Herşey olması gerektiği gibi ;) Özel üye

    Katılım:
    24 Haziran 2011
    Mesajlar:
    8.204
    Beğenileri:
    108
    Ödül Puanları:
    4.480
    Yer:
    Kimseye ihtiyacım yok ben kendime bile fazlayım...
    Banka:
    416 ÇTL
    son zamanlarda çok sık hissettiğim hal..
     
  5. -araz-
    Ayyaş

    -araz- EYVALLAH... V.I.P

    Katılım:
    24 Aralık 2011
    Mesajlar:
    4.727
    Beğenileri:
    368
    Ödül Puanları:
    3.980
    Banka:
    439 ÇTL
    ilk kez geçenlerde okudum,survivor dağhan da bu sendromu yaşamış:D
     
  6. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Bazen bende bu duruma gelebiliyorum...
    Kendimi tükenmiş hissediyorum..
     
  7. buhurdan
    Buhranda

    buhurdan Usta

    Katılım:
    12 Ocak 2013
    Mesajlar:
    564
    Beğenileri:
    380
    Ödül Puanları:
    1.480
    Banka:
    6 ÇTL
    Hürrem Sultan tükendiyse eğer Rıza Babayı şimdiye kadar 8 kez gömmemiz gerekirdi. :D
     
  8. Gizemli Cadi

    Gizemli Cadi Forum Gururu

    Katılım:
    17 Mart 2009
    Mesajlar:
    2.531
    Beğenileri:
    24
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Öğretmen diyolar bana sıradışı olsamda
    Yer:
    Cadilar FAN Klüp
    Banka:
    7 ÇTL
    Oooooo ben bu sendromu 2-3 senedir yaşıyorum nerdeyse tükenmişlik sendromu aslında tükenmezlik sendromu..biraz birikince tüketmek gerek.....sadece hürrem değilim;;)
     
  9. MeRciMeK
    Masum

    MeRciMeK V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    9.071
    Beğenileri:
    1.871
    Ödül Puanları:
    7.230
    Banka:
    427 ÇTL
    Yaklaşık 2 hafta sonra extra sıcaklarla birlikte bastıracak olan final sınavlarımın sonucunda bende izleyebleceğiniz bir durum olabilirmiş gibi geldi :P
     
  10. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    135 ÇTL
    Meryem Uzerliden sonra çok duyulmaya başlandı...
     

Sayfayı Paylaş