1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Tülay Sustam - Gittin Ben de Öldüm..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 11 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL






    Gittin Ben de Öldüm

    gittin! ...
    kimliği belirsiz bir yalnızlığa bıraktın beni
    yokluğunda anladım kim olduğumu

    aşk tarlasına;
    seni ektim, kendimi biçtim.

    aşk denizinde;
    bir başıma yüzmeyi öğrendim.
    öğrendim
    öğrenmesine de...
    ne gariptir ki! ...
    gözyaşımda boğuldum

    gittiğinde her şeyin biteceğini sandın
    ben aşka; sen gidince susadım...


    ./.

    gittin! ...
    gözyaşları döktüm
    yüreğimdeki bir avuç toprağa
    İstanbul'un mavi gözleri kapandı senden sonra
    gece üç-beş nöbetlerimde
    yağmurlar yağdı
    el ele dolaştığımız sokaklara


    hangi yana baksam
    hayalin doluyordu gözbebeklerime


    hangi taşı kaldırsam
    altından sen çıkıyordun


    gittiğin gün! ...
    geceyi; gözlerinin rengine boyadım
    senden sonra,
    gündüzün yüzünü hiç görmedim
    ve gündüzü seni özlediğim kadar özlemedim


    ./..

    gittin! ...
    et, tırnaktan ayrıldı
    kanım çekildi damarlarımdan

    ömrün yarısına ramak kala
    birden bire durdu
    -aşka çalan- yürek saatim
    ne
    zaman geçti senden sonra
    ne de
    adam gibi bir aşk uğradı yüreğime


    gittiğin de! ...
    götürdün bendeki her şeyi de...
    ben -aşk- yaşımı seninle doldurdum
    şimdi -hayattan- gün alıyorum


    ./...

    gittin! ...
    dizlerime kadar battım hayatın içine...
    yüreğim buz kesti
    ellerim ısınmadı senden sonra
    gittiğin gün özledim buselerini


    ellerin saçlarımı toplardı
    bir buse, bir buse daha kondururdun
    boynumda ki ben'e...
    buz gibi nefesin
    ateş topu olurdu boynumdayken


    rüzgâr;
    nefesinin yerini almak isterdi de...
    ellerimle kapatırdım boynumda ki ben'i...
    senden başkası buse kondurmasın diye! ...


    anlasana! ...
    tenin değildi tenimden ayrılan
    önce serçe parmağın ayrıldı saç tellerimden
    o günden beri ellerim gitmedi saçlarıma



    ./....

    gittin! ...
    hiç düşünmedin
    senden sonra ne olacağımı
    bir kez olsun aklına getirmedin beni
    ne yer, ne içerdim sensiz...


    söyle! ...
    söner miydi yüreğimde ki ateş
    -nisan yağmurlarıyla-


    sensiz,
    bir lokma geçer miydi boğazımdan?

    çayım azalır mıydı?
    bardağıma dudağın değmeyince...

    sigaram biter miydi?
    sen bir nefes çekmeyince...

    yaz çocuğu! ...
    bıraktın beni mayıs'ın ortasında çırılçıplak
    bir kez olsun düşünmedin
    seni canından çok seven bu kış çocuğunu...

    senden miras kaldı bana / dizelerim
    ben senin şairin oldum, sende benim şiirlerim...


    ./.....

    gittin! ...
    bu şehrin altını üstüne getirdim
    demir atmadığım iskele
    geçmediğim sokak kalmadı
    ne pahasına olursa olsun,
    bulacaktım seni...


    nefes nefese kaldım,
    el ayak çekilince...
    dermanım kalmamıştı
    güneş batıp, perdeler kapanınca...

    yıldızlardan fallar açtım
    'mutlaka onu bulacağım' diye...
    her gün bu umutla yaşadım

    her güneş doğduğunda
    bende senin aşkını doğurdum
    -yeni bir güne-

    baktığım hiçbir yerde bulamadım seni
    sanki yer yarıldı da sen içine girmiştin
    kime sorsam;
    görmemişlerdi seni benden sonra

    bilse bilse bir martılar bilirdi
    gizlendiğin yeri...
    el ettim, avuçlarıma kondular
    bir yüreğimin sesini dinlediler
    bir de yanağımdan süzülen yaşlara baktılar

    sustular, sustular...
    sonra konuştular
    o günden sonra
    hiç gitmedi çığlıkları kulaklarımdan

    kış çocuğu;
    senin 'yaz çoçuğu kara-toprak oldu' dediler...
    usulca avuçlarımdan uçup gittiler

    sustum, sustum, sustum...
    ne tuhaf değil mi?
    o gün anladım beni ne kadar çok sevdiğini...
    kara - tenim
    toprak - gözlerim
    yâr, ah yâr sen benden gidip bana gelmişsin...


    yoksun! ...
    yokluğuna lânet olsun...
    sensiz; anıların gölgesinde güneşleniyorum
    tenimde esmer gecelerin gölgesi...


    ./......

    gittin! ...
    sen; bendeki maviyi öldürdün...
    mavi kaldı, sen öldün...
    senden sonra ben öldüm...
     

Sayfayı Paylaş