1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Tüm gençlerin 19 Mayıs Atatürk'ü anma Gençlik ve Spor Bayramını kutlarım...

Konusu 'Kutlamalar, Dilekler' forumundadır ve Hazangülü tarafından 19 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    Tüm gençlerin 19 Mayıs Atatürk'ü anma Gençlik ve Spor Bayramını kutlarım...

    Milli mücadele ile ilgili güzel bir yazı buldum arkadaslar. Sıkılmam ben okurum diyorsanız buyrun:


    Samsun’a Çıkmak Çok Kolay Mı Oldu?


    Bundan 77 yıl önce, 24 Haziran 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi aşağıdaki kararı oybirliği ile almıştı:
    “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’ndan:

    İstanbul’un düşman işgali altında bulunduğu sırada, Osmanlı ordusunun depolanan silah ve teçhizatını her an ölümle karşı karşıya kalarak Anadolu’ya kaçıran, düşmanın gizli istihbarat teşkilatının içinde yuvalanarak mili kuvvetlere çok yararlı bilgiler sağlayan M.M. Grubu Başkanı Topkapılı Mehmet Bey’e, Vatana Üstün Hizmet faslından ayda 1.500 lira maaş bağlanması Büyük Meclis’in 24 Haziran 1923 tarihli toplantısında oybirliği ile kararlaştırıldı.”

    Kimdi bu vatana üstün hizmette bulunmuş Topkapılı Mehmet Bey?

    İstanbul’un Topkapı semtinde yaşayan, unvanı “Cambaz” olan Topkapılı Cambaz Mehmet, Çanakkale Savaşlarında sıradan bir erdir. Gösterdiği kahramanlıklardan dolayı, er Topkapılı’ya onbaşı şeridini Albay Mustafa Kemal verir, “Göreyim seni Topkapılı!”diyerek. Topkapılının kahramanlıkları sürer. Çavuş şeritlerini Topkapılı’ya uzatırken de Albay Mustafa Kemal yine “Göreyim seni Topkapılı!” diyerek cesaretlendirir.

    Çanakkale’de dökülen kanlara rağmen Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkmış ve 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması ile silahları bırakıp düşmana teslim olmuştu.

    Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal Paşa da, Topkapılı Cambaz Mehmet de artık işgal altındaki İstanbul’dadırlar. Mustafa Kemal Paşa üç kez Padişah Vahdettin ile, birçok kez de Osmanlı Hükümeti’nin Başbakanı Damat Ferit Paşa ve kabine üyeleri ile konuşmuş, vatanı düşman elinden kurtaracak önerilerde bulunuş ama sonuç alamamıştır. Şişli’deki evinde en yakın arkadaşlarıyla sık sık gizli toplantılar yapan Mustafa Kemal Paşa, Anadolu’ya geçip kurtuluş savaşını oradan başlatmanın yollarını aramaktadır.

    Şeytana külahını ters giydirecek kadar zeki, tazı gibi koşan, silah atmada, bıçak sallamada rakibi bulunmayan, zalimlere karşı gaddar, ezilenlere karşı ise merhametli biri olarak tanınan Topkapılı Cambaz Mehmet ise, İstanbul’da kurulmuş M.M. grubu adlı gizli örgütün başıdır. Adı, Milli Müdafaa sözcüklerinin baş harflerinden ( MM ) oluşan bu gizli örgütte yüzbaşılar, binbaşılar, albaylar, doktorlar bulunmakta ama başkanlığını ise askerlikte aldığı en büyük rütbe çavuş olan Topkapılı Cambaz Mehmet yapmaktadır! Nedeni çok şaşırtıcıdır: Topkapılı’nın İstanbul’da elli bin silahlı adamı vardır! Bunlar, vatanın kurtuluşu söz konusu olmadan önce birer it, kopuk, hırsız ve haraççıydılar. Ancak, Topkapılı Mehmet’e, Şişli’deki evinde Mustafa Kemal Paşa ile görüştükten sonra bu elli bin adam, vatanı için ölmeye ant içmiş birer kelle koltukta savaşçı olmuşlardır. Şişli’deki görüşmede Mustafa Kemal Paşa, “Mehmet, Çanakkale’de nasıl kazandıksa yine öyle kazanacağız. Hele sizin gibi kahraman Türk çocukları oldukça, ordularımızın yenilmesi imkânsızdır!” demiş ve bu sözler Topkapılı’ya yetmişti. Mustafa Kemal onu, “Göreyim seni Cambaz Mehmet Bey!” sözleri ile uğurlamıştı.

    Mustafa Kemal Paşa’nın koruma işini bizzat üzerine alan Topkapılı, beş bin silahlı adamıyla Şişli çevresinde gerekli önlemleri alır.

    İstanbul’da tam bir kargaşa yaşanmaktadır. İngiliz işgal kuvvetlerinin İstanbul Yüksek Komiseri, eski hükümet üyelerini, bazı subayları ve gazetecileri tutuklamaktadır. İngilizlerin sürekli baskısıyla Padişah, ortalama her 45 günde bir yeni bir başbakan tayin edip hükümet kurdurmaktadır. Mustafa Kemal Paşa, iç ve dış düşmanların çok yakından gözleyip izlediği önemli bir kişidir. Ocak-Mayıs 1919 tarihleri arasında İstanbul basını ondan 32 kez söz etmiştir. 27 Şubat 1919’da bir gazetede Mustafa Kemal Paşa’nın Genel Kurmay Başkanlığı’na atandığına dair haber çıkar ama haber gerçekleşmez. 28 Şubat 1919’da İngiliz Haber Alma Teşkilatı, İstanbul’daki merkezine gönderdiği bir raporda, içinde Mustafa Kemal Paşa’nın da bulunduğu bazı kişilerin İstanbul’dan sürülmesini ister.14 Mart 1919’da bir gazetede, Mustafa Kemal Paşa’nın tutuklandığına dair bir haber çıkar, ama sonra haberin doğru olmadığı anlaşılır. İstanbul’da kalmanın giderek tehlikeli bir durum yarattığını gören Mustafa Kemal Paşa, Genel Kurmay’daki arkadaşlarının da yardımıyla, kendisini 9.Ordu Birlikleri Müfettişi unvanı ve geniş yetkileriyle Anadolu’ya tayin ettirir. İlk durak, Samsun’dur.

    15 Mayıs 1919 günü, İstanbul Galata Rıhtımı’nda olağanüstü bir kalabalık vardır. Seyyar satıcılardan, ayakkabı boyacılarından, polislerden, jandarmalardan ve hamallardan geçilmiyordu.
    Bunlar, gizli örgüt M.M. Grubu’nun tepeden tırnağa silahlı adamlarıydı. Görevleri, Mustafa Kemal Paşa ile 19 kişilik maiyetinin Bandırma Vapuru’na sağ salim binişini sağlamaktı. Operasyonu rıhtımda yöneten Topkapılı Cambaz Mehmet, iyi yüzme bilen, iyi silah kullanan 50 İnebolulu fedai genci de Bandırma Vapuru’nun içine yerleşirmiş, bunlara gerekli talimatı vermiş ve Samsun’a kadar sürecek yolculuğun önlemlerini almıştı.
    Daha Mustafa Kemal’in Samsun’a vardığı 19 Mayıs günü, İngiliz Karadeniz Orduları Kumandanı General Milne, Türk Harbiye Nezareti’ne gönderdiği notada Mustafa Kemal ve yanındakilerin Samsun’a gönderilmesinin nedenini sorar. Yani, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıktığı gün, İngilizler bu işten kuşkulanmaya başlamışlardır…

    Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a çıktıktan sonra Ulusal Güçleri örgütleme çalışmalarına başlarken, Topkapılı Cambaz Mehmet de İstanbul’da tarihe geçecek kahramanlıklar yaratır. İngiliz Gizli Servisi’nin en tehlikeli ajanı Papaz Fru’un güvenini sağlayarak bu teşkilatın içine sızar ve çok yararlı istihbarat bilgilerini elde ederek Mustafa Kemal Paşa’ya ulaştırır. Osmanlı Ordusu dağıtıldıktan sonra el konulan ve cephanenin büyük çoğunluğunun depolandığı Maçka Kışlası’nı soyar ve tüm silah ve cephaneleri Anadolu’ya, Mustafa Kemal Paşa’ya ulaştırır…

    Belki tarihte bir benzeri görülmemiş bir olayın da kahramanıdır Topkapılı Mehmet: İstanbul’u işgal etmiş olan İngiliz Kuvvetleri’nin Komutanı General Harington’un makam otomobilini çalar, Akşehir’e kadar sürer ve orada Mareşal Fevzi Çakmak’a teslim eder. Bu otomobil, Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Kemal Paşa’ya verilir…

    Artık büyük zafer kazanılmış, Atatürk Cumhurbaşkanı olarak Çankaya’dadır. Topkapılı’yı köşke çağırır. “Çok iyi çalıştınız doğrusu… Hakkınızı ödemek güç!” dedikten sonra, Topkapılı Cambaz Mehmet’e İstanbul milletvekilliğini teklif eder. Topkapılı teşekkür eder, ama teklifi kabul etmez!

    Ve bu yazımızın başında okuduğunuz 24 Haziran 1923 tarihli T.B.M.M. kararınca Topkapılı Cambaz Mehmet’e ayda 1.500 lira maaş bağlanır. O devirde bir tavuğun fiyatı 12,5 kuruştur. Bu demektir ki Topkapılı’ya bağlanan maaş, bugünün parasıyla ayda yaklaşık 10 milyar liradır! Peki, Topkapılı Cambaz Mehmet böylesine yüksek ve sürekli bir ödülü kazanınca ne der?

    “Ben bir şey yapmadım. Vatanım için, Mustafa Kemal Paşam için üzerime düşen görevi yerine getirmeye çalıştım. Hizmetleri gerçekleştiren arkadaşlarımdır. Ben buna layık değilim!”
    Topkapılı cambaz Mehmet, bugünün parasıyla, ayda yaklaşık 10 milyar lira maaşı Kızılay’a devreder! Tek bir kuruşunu bile almaz!

    Siz ne sanıyorsunuz, Samsun’a çıkmak öyle kolay mı oldu?

    Bu anlattığımız bir masal değildir. Tüm belgeleri Genel Kurmay Harp Tarihi ve Arşivleri’nde bulunan gerçek bir kahramanlık destanıdır. Okurken insanın burun direğini sızlatan bu şanlı destanın ayrıntılarını içeren şu kitabı okuyucularımıza coşkuyla öneriyorum:

    Kurtuluş Savaşı’nın Gizli Örgütü M.M. Grubu, Selahattin Salışık, Kaynak Yayınları, Ekim 1999, Sayfa 64–68
     
  2. Schweppes

    Schweppes Forum Tutkunu

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.787
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    1.130
    Meslek:
    DedeKtif
    Yer:
    Uğrunda gemilerin karadan yürütüldüğü yerden:)
    Banka:
    55 ÇTL
    Teşekkürler:))
     

Sayfayı Paylaş