1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Tuncel Kurtiz Sesinden

Konusu 'Sesli Flash Şiirler' forumundadır ve aslann tarafından 6 Temmuz 2016 başlatılmıştır.

  1. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    115 ÇTL

    Tut Yüreğimden Ustam

    Ustam!
    Aklım firarda.
    Gözbebeklerim de müebbet hüzün,
    Dilimde ay kesiği bir yara,
    Düşüm kırık dökük,
    Umudumun boynu bükük,
    Bir öksüzün omuzlarında sukut.
    Yüreğim sana emanet sıkı tut.
    Tut ki; kancık pusulara düşmesin.
    Bir hain kurşunu gelip deşmesin.

    Ustam,
    Ne zaman o senin bildiğin zaman,
    Ne sevda gördüğün masallardaki.
    Eskiden,
    Halı tezgahında dokunurdu aşklar,
    Nakış nakış, körpe kız ellerinde.
    Mendillere yazılırdı isimler,
    Yüreklere kazılırdı gizlice.
    Sevdalılar asil ve de yürekli
    Sevdalar, kavgalar iki kişilik.
    Oysa şimdi;
    Çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde.
    Meşru sevdalardan,
    Gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara,
    Günahkar gecelerden.

    Beni herkes sevdaya asi sanır,
    Oysa aşk, beni nerde görse tanır,
    Hasret tanır,
    Zulüm tanır,
    Ölüm tanır,
    Yüzüm yüzümden utanır.

    Yorgunum ustam;
    Ne katıksız somun isterim senden,
    Ne bir tas su,
    Ne taş yastıkta bir gece uykusu.
    Var gücünle asıl sükunetime,
    Çığlığım kopsun,
    Uzat ellerini güneşe dokun,
    Uyandır uykusundan,
    Tut yüreğimden ustam tut,
    Tut beni, sür güne…
     
  2. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    115 ÇTL

    Sadakat

    Sadakat, ne menem şeydir bu sadakat...
    Sessiz kalmak mıdır? ...
    Kıyametin kopacağını bile bile...

    Ölüm gibidir sadakat pazarlığı olmaz,
    Bir kere çizgiyi geçtin mi, yoktur dönüşü...

    Ne umutlar fısıldarsa fısıldasın sana hayat,
    Çeker gider sadık kalmaz sana....

    Ama kötülük öylemi?
    Hep yanı başındadır insanın..

    Sözler verilir sözler unutulur...

    Gün gelir ihanet eden sadakat ister...

    Sadaka gibi verilmez sadakat...
    İsteyen hepsini ister...

    Sevdiğine sadık kalan adam,
    Kendinden vazgeçebilen adamdır...

    Sadakat sevdiğinin kalbini çıkarıp,
    Elinde tutmaktır...
    Ama sadakat yeğenim gerektiğinde o yüregi,
    Alıp yere fırlatmaktır...

    Sadakat ya birine koşmaktır
    ya da birinden kaçmaktır...

    Sadakat, erdem değildir esasında
    sevgiden kör olmaktır...
    Hep kaçtığın şeye,
    Eninde sonunda yakalanmaktır, sadakat...

    Yemin etmeden bir daha düşün...
    Çünkü, sadakatla başlayan herşey ihanetle biter...
     
  3. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    115 ÇTL


    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], can çekişirken,
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] yelkovan, arasında;
    Bir adım öteye gidemezken geceden,
    Ay, ışığını çekerken sinesine,
    Yıldızlar çekilirken kuytu karanlıklara,
    Hüzün, Bakır bir çaydanlıkta demleniyordu,
    Ve [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..], [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..] sigaramdaki dumanları da hapsediyordum içime,
    Saat on ikiyi beş geçiyordu.

    Ekmek bıçağında dilimleniyordu ömrüm;
    Masum, yalınayak çocukluğum;
    Umudun kıyısından geçmeyen gençliğim,
    Ulu orta seriliyordu, harami sofrasına,
    Düş bahçelerim yağmalanıyordu,
    Her kes payına düşeni alıp giderken.
    Bütün kimsesizliğimle,
    Bütün çaresizliğimle,
    Bütün çıplaklığımla, kalıyordum karanlığın koynunda;
    Üşüyordum,
    Tepeden tırnağa buz kesiyordu yalnızlık.
    Saat on ikiyi beş geçiyordu.

    Dişlerimle, şafağı sökmek isterken karanlığın göğsünden;
    Gün ağarıyordu saçlarıma,
    Tel tel,
    Raylarımdan çıkıyordum,
    Vagonlarım kopuyordu bir biri ardına,
    Savruluyordum,
    Bir cinayete kurban gidiyordum,
    Kaza süsü verilmiş,
    Faili meçhul bir ölüm biçiyordu terzi masasında,
    Bir tabuta çivileniyordum.
    Saat on ikiyi beş geçiyordu.
     
  4. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    115 ÇTL


    Kulak verin sözlerime iyice,
    Herkes öldürebilir sevdiğini
    Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
    Kimi dalkavukça sözlerle,
    Korkaklar öpücük ile öldürür,
    Yürekliler kılıç darbeleriyle!

    Kimi gençken öldürür sevdiğini
    Kimileri yaşlı iken öldürür;
    Şehvetli ellerle öldürür kimi
    Kimi altından ellerle öldürür;
    Merhametli kişi bıçak kullanır
    Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

    Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
    Kimi satar kimi de satın alır;
    Kimi gözyaşı döker öldürürken,
    Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
    ÇünKü Herkes öldürebilir sevdiğini
    Ama herkes öldürdü diye ölmez.
     
  5. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    115 ÇTL

    Haksızlığa karşı haksızlık yapmak istersin ama bazen haksızlık yaptı diye vazgeçemezsin sevmekten. Senin canını yaktı diye canını yakmak istersin ama sonunda yaktığında o canı asıl haksızlık ona bu kadar üzülmeden edemezsin.

    Haksızlığa uğrayan adam bir daha haksızlığa uğramamak için kapar kendini; taa ki bir daha istese de bir şey hissedemeyene dek. Haksızlığa uğrayınca bir kere en zoru inanmaktır yine kendine, hakkı yenen adam öfkeli değildir sırf utanır, utanır bütün bunlara izin verdiğine.

    Haksızlıktan değil utancını kapasın diye karar verir kötü olmaya. Başkalarının umutlarına saplar hançerini çünkü korkar kendi umutlanmaya. Asıl haksızlık ihanet değildir, ihanetle aydınlığı kapamaktır, umutları öldürmektir. Taa ki hayat kendi nefesini sana ödünç verene dek, taa ki bir daha aynaya bakmaya cesaret edene dek.

    Şimdi herkes sevdiğinin ona gelmesini bekliyor. Herkes mutluluğu kendi hakkı biliyor. Herkes onca acının sonunda karşılığını istiyor. Peki bu hikayede kim sonunda mutlu olmayı hak ediyor.

    Haklı olmak yeterli değildir her zaman. Olur mu? Her şeye rağmen zayıfları ezen kocaman kötülere rağmen küçük mucizeler olur mu hayatta? İyiliklerinden başka hiç bir şey kuşanmamış küçücük savaşçılar hak ettikleri mutlululuğa kavuşacak mı sonunda?

    Bu sefer herkes hakettiğini bulsun istiyorsun. Bu sefer içlerinden biri ölsün biri kurtulsun istiyorsun…
     
  6. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    115 ÇTL


    ” Delikanlım!.
    İyi bak yıldızlara,
    onları belki bir daha göremezsin.
    Belki bir daha
    yıldızların ışığında
    kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin..

    Delikanlım!.
    Senin kafanın içi
    yıldızlı karanlıklar
    kadar
    güzel, korkunç, kudretli ve iyidir.
    Yıldızlar ve senin kafan
    kâinatın en mükemmel şeyidir.

    Delikanlım!.
    Sen ki, ya bir köşe başında
    kan sızarak kaşından
    gebereceksin,
    ya da bir darağacında can vereceksin.
    İyi bak yıldızlara
    onları göremezsin belki bir daha…
     
  7. aslann
    Ruhhastasi

    aslann Ülken İçin Yaşa Aşkın İçin Öl!

    Katılım:
    25 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.970
    Beğenileri:
    499
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    MAVİ
    Banka:
    115 ÇTL


    Başım dağ, saçlarım kardır,
    Deli rüzgarlarım vardır,
    Ovalar bana çok dardır,
    Benim meskenim dağlardır.

    Şehirler bana bir tuzak;
    İnsan sohbetleri yasak;
    Uzak olun benden, uzak,
    Benim meskenim dağlardır.

    Kalbime benzer taşları,
    Heybetli öter kuşları,
    Göğe yakındır başları;
    Benim meskenim dağlardır.

    Yarimi ellere verin;
    Sevdamı yellere verin;
    Yelleri bana gönderin;
    Benim meskenim dağlardır.

    Bir gün kadrim bilinirse,
    İsmim ağza alınırsa,
    Yerim soran bulunursa:
    Benim meskenim dağlardır

    Sabahattin ALİ
     

Sayfayı Paylaş