1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Turizm Sözlüğü

Konusu 'İl İl Türkiye' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 29 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    A

    a la carte
    1.Bir restoranda geniş bir seçeneği kapsayan, her tabağın ayrı olarak fiyatlandırıldığı menü. Genellikle tabldottan daha pahalı olur.
    2.Tur operatörleri tarafından üst sınıf tatilleri, imkan dahilindeyse müşterilerin bireysel zevklerini karşılayacak nitelikte olan tatilleri tanımlamak üzere kullanılan bir terim.

    a.m.
    Ante meridiem. Geceyarısı saat 12 ile öğle vakti saat 12 arasındaki 12 saatlik zaman dilimi. Öğleden önce.

    AA
    Otomobil Kurumu.

    AAC
    Havayolları Birlikleri Derneği

    ABC
    1.Başlangıçta tren tarifeleri yayımlayan, daha sonra da diğer taşımacılık alanlarını da kapsayan yayıncı. "ABC"den söz eden seyahat acenteleri genellikle, artık eskimiş olan ve OAG adıyla yayımlanan Hava ABC'sini kastederler.
    2. Bkz. Önceden Yer Ayırtılmış Charter

    abaft
    kıç, bir geminin arka kısmı

    ABLJ
    Kaldırma gücü ayarlanabilir cankurtaran yeleği

    ABPCO
    İngiliz Profesyonel Konferans Organizatörleri Birliği.

    ABTA Seyahat Acentaları Sertifikası
    İngiltere'de, ABTA ve Seyahat Eğitim Şirketi (Travel Training Company) tarafından geliştirilmiş, sınava dayalı bir belge. Daha önceleri ABTA'nın Ulusal Eğitim Kurulu ve Londra Kent Loncaları tarafından yürütülen COTAC ve diğer sınava dayalı belgelerin yerini almıştır. ABTAC, NVQ (bkz. ulusal mesleki sınav) ile kullanılan diğer değerlendirme yöntemlerini sınava dayalı belgeleme sistemiyle ikmal etmek isteyen turizm sektörü baskısı sonucu kullanıma girmiştir.

    AB yasaları
    (ing: European Union Legislation, fra: Législation de I'Union Européen, alm: Gesetzgebung der Europäischen U)
    Avrupa Birliği'ne üye ülkeleri bağlayan uyum yasaları.

    Aborijin turizmi
    (ing: aboriginal tourism, fra: tourisme aborigène, alm: Tourismus in Siedlungsgebieten)
    Yerli kabilelerin bulunduğu yörelerde, yerel ekonomik yapı, tüketim ve üretim alışkanlıkları, kültür, etnik bütünlük ve çevre faktörlerinin otantik karakteri değiştirilmeden yapılan turizm türü.

    Aboryer Raporu
    Restoran girişindeki Aboryer'in hangi odalara kaç porsiyon verdiğini işaretlediği rapor. Bu rapor her öğün içi ayrı ayrı düzenlenir. Ala cart alınan yiyecek ve içecekler raporda yer almaz. Rapora ayrıca bedelsiz yemek alanlar da örneğin müdür, şef, acenta temsilcisi, rehber vb. işaretlenir. Böylece bir öğünde kaç porsiyon yemek verildiği tesbit edilir.

    AC
    1. Klima anlamına gelen bir araç kiralama kısaltma ifadesi. Klima,sıcak bölgelerde iş yapan bir şirketin sunduğu bir seçenektir; araç camlarının kent içinde kapalı tutulabilmesi gibi yararı vardır ki özellikle dünyanın bazı bölgelerinde güvenlik açısından önemlidir.
    2. Alternatif Akım. Voltajda sıfır noktasından belirli bir zirve değere, sonra da ters istikamette zirve değere ulaşan ve bunu bir saniye içinde birçok defa yapan elektrik akımı. İngiltere'de bu değişim frekansı (sıklığı) saniyede 50 defadır. ABD'de ise 60'tır. seyahat edenlerin, cihazlarının farklı frekanslara uyumlu olması konusunda dikkatli olmaları gerekir.

    Acente :
    (ing: agency, fra: agence, alm: Agentur )
    Belirli bir sıfatı olmaksızın, bir sözleşmeye dayalı olarak belirli bir yöre veya yerde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren akitlerde aracılık etmeyi veya bunları o işletme adına yapmayı meslek edinmiş kimse. Faaliyet konusu bu olan kuruluş.

    Açık sistem kuramı
    Open system theory
    Bir örgütün çevresindeki yaşamdan ayrılmış, ama onunla karşılıklı etki vve tepki ilişkilerinde bulunan ve bu ilişkilerin örgütün yaşama, gelişme br büyümesinde çok önemli rolleri bulunduğunu savunan bir yönteim kuramı.

    Açık alan
    (ing: open area, fra: aire ouverte, alm: freies Feld, )
    İmar görmemiş veya konutlardan ve diğer yapılardan nisbeten arınmış toprak parçası.

    Açık boşaltım sistemi
    (ing: outfall, fra: décharge publique, alm: offener Abfluß)
    İşlem görmüş atık suyu ya da diğer sıvı atıkları doğrudan alıcı ortama ileten taşıyıcı, deşarj hattı.

    Açık büfe
    (ing: buffet, fra: buffet à volonté, alm: offenes Buffet)
    Davetlilerin veya müşterilerin önceden hazırlanmış büfedeki yiyecek ve içeceklerden dilediklerini, istedikleri miktarda alabildikleri düzenleme biçimi.

    Açık fiyat
    (ing: open rate, fra: prix libre, alm: freier Preis)
    Fiyatlandırmada birlik sağlanamayan güzergâhlar için, taşıyıcı firmaların kendi fiyatlarını belirleme konusunda serbest olmaları.

    Açık hava müzesi
    (ing: outdoor museum, fra: musée en plein air, alm: Freiluftmuseum )
    Ender, ilginç ve eski eserlerin yer aldığı açık ziyaret alanı.

    Açılır kapanır koltuk
    (ing: jump seat, fra: siège ejectable, alm: Klappsitz)
    Uçak yardımcı personeli için geliştirilen koltuk türü.

    Advertised tour
    Broşürü yayınlanmış, IT koşulları taşıyan gezi.

    Adyabatik serinlik
    (ing: adiabatic cooling, fra: fraîcheur adiabatique, alm: adiabatische Kühlung,)
    Seyahat sırasında yüksek arazilere çıktıkça hava yoğunluğunun azalması nedeniyle sıcaklığın düşmesi.

    Affinity group
    (ing. affinity, fra.affinité; Alm.Anziehung)
    Değişik ve özel paket tur çeşitleri, özel programlar.

    Afiş
    (ing: poster, fra: affiche, alm: Plakat )
    Bir şeyi tanıtmak, duyurmak için hazırlanan, çoğu resimli duvar ilânı.

    Aft
    (ing: aft, fra: arriére, alm: Heck)
    Uçak ya da geminin arka kısmı.

    Aile bileti
    (ing: family ticket, fra: billet de famille, alm: Familienkarte )
    Aile fertleri için verilen, özel şartlara tâbi bilet.

    Air/Sea
    Bir kısmı havayolu bir kısmı deniz yolu ile yapılan gezi.

    Akarsu turizmi
    (ing: white water tourism, fra: tourisme à eaux vives, alm: Flußtourismus )
    Akarsularda yapılan turizm amaçlı sportif aktiviteleri içeren faaliyetlerin tümü.

    Akdeniz iklimi
    (ing: Mediterranean climate, fra: climat méditerranéen, alm: Mittelmeerklima )
    Yazların sıcak ve yağışsız olması nedeniyle, turistlerin en çok tercih ettiği iklim türü.

    Akıl Payı
    Mind Share
    Sirketlerin tüketici nezdindeki imajını, tüketicinin kafasında ne kadar yer aldığını ifade eder.

    Akifer
    (ing: aquifer, fra: couche aquifère, alm: wasserhaltig )
    Suyun çok uzak mesafelere gitmesini sağlayan, yer altı sularını pınarlara veya kuyulara ileten gözenekli toprak ya da jeolojik oluşum.

    Akıllı acenta
    (ing: intelligent agency, fra: agence intelligente, alm: intelligente Agentur,)
    Turizmde gelir yönetimi, tüketici profili, veri araştırması, tur paketi oluşturulması, doğrudan pazarlama gibi değişik uygulamaları olan temel teknoloji.

    Akşam yemeği
    (ing: dinner, fra: dîner, alm: Abendessen)
    Çeşitli zenginliği olan, günün son ve esas yemeği.

    Aksesuar
    (ing: accessories, fra: accessoires, alm: Zubehör, )
    Bir aletin temel fonksiyonunun görülmesi ile ilgili bulunmayan fakat onun fonksiyonuna ayrı bir kolaylık veya özellik kazandıran ilâve parçalar.

    Aktarma
    (ing: connection, fra: correspondance, alm: Anschluß )
    Gideceği yere doğrudan araç bulunmadığı için, yolcunun bir taşıttan başka bir taşıta geçmesi.

    Aktarma yapılan taşıt
    (ing: connecting carrier, fra: correspondance, alm: Anschlußfahrzeug )
    Yolcunun daha ileri bir noktaya taşınması için ara bir noktada transfer edildiği taşıt.

    Aktarmalı bilet
    (ing: interlining ticket, fra: billet à correspondance, alm: Anschlußfahrkarte)
    Yolcuların farklı ya da aynı havayollarına ait uçaklarla aktarmalı yolculuk yapabildikleri tek bilet.

    Aktarmalı yolcu
    (ing: connecting passenger, fra: passager en transit, alm: Umsteiger)
    Gideceği yere doğrudan araç bulunmadığı için taşıt değiştirmek durumunda kalan yolcu.

    Aktif çamur süreci
    (ing: activated sludge process, fra: méthode de cambouis activé, alm: aktiver Verschlammungsprozeß, )
    Atık su arıtma tesislerinde kullanılan aerobik, biyolojik arıtma süreci.

    Aktivite
    (ing: activity, fra: activité, alm: Aktivität)
    Hareketlilik, etkinlik.

    AKTOB
    The Associatin of the Mediterranean Tourism Businesmen and Hotel Owners
    Akdeniz Turistik İşletmeciler ve Otelciler Birliği

    Alman Turing ve Otomobil Kurumu
    (ing: German Touring and Automobile C, fra: Club Touring et d'Automobile d', alm: Deutscher Touring- und Automobi )
    Üyelerine turistik bilgi, karayolları ve ulaşım konularında yardımda bulunan kurum.

    Almanak
    (ing: almanac, fra: almanach, alm: Almanach,)
    Yılın gün, hafta, ay gibi bölümlerinden başka, bayram, yıl dönümü gibi belli günleri ve bir takım astronomik, meteorolojik, istatistikî bilgileri gösteren kitap biçiminde takvim.

    Alış-veriş merkezi
    (Shopping centerfra: centre commercial, alm: Einkaufszentrum)
    Ceşitli tüketim mallarının satışını yapan mağaza ve dükkânlar ile yeme-içme yerleri, banka, araba park yeri, danışma noktası gibi ortak ihtiyaç tesislerinin yer aldığı kompleks.

    Alış veriş tesisleri
    (ing: shopping facilities, fra: magasin, alm: Einkaufsanlagen,)
    Alış veriş yapılmak üzere hizmette bulunan tesisler.

    Alkollü içki
    (ing: alcoholic beverage, fra: boisson alcoolisée alm: alkoholisches Getränk)
    Çeşitli tahıl, meyve ve köklerdeki karbonhidratların fermantasyonu ile hazırlanan ve değişik oranlarda alkol içeren içeceklere verilen genel ad.

    Alkollü içki satışı ruhsatı
    (ing: permit for selling alcoholic b, fra: autorisation de vente des boiss, alm: lizensierter Alkoholausschank,)
    Otel, restoran, eğlence yeri gibi bir tesise, müşterilerine alkollü içki satma konusunda izin veren ilgili yerel yönetim tarafından düzenlenmiş belge.

    All expense tour
    Tüm Masrafları içeren paket gezi
    Turistin ihtiyacı olan ulaştırma, konaklama, yeme-içme, yerel turlar, transferler, havaalanı-otel-havaalanı gibi tüm hizmetleri içeren paket gezi.

    Alternatif pazarlama stratejisi
    (ing: alternative marketing strategy, fra: stratégie de marketing alternat, alm: alternative Vermarktungsstrateg)
    Tur düzenleyicisi tarafından üretilen bir turun pazarlanmasında, genel yöntemler dışında, o turun özelliklerine ve hedef kitlesine göre uygulanan satış yöntemi.

    Alternatif turizm
    (ing: alternative tourism, fra: tourisme alternatif, alm: Alternativtourismus)
    Sosyal ve ekolojik uyuma, yerel ve yabancı girişimcilerin işbirliğine ve gelişmede yerli malzeme kullanılmasına öncelik verme amacını güden turizm çeşidi.

    Alt gelir grubu
    (ing: low income group, fra: groupe à faible revenu, alm: einkommensschwache Gruppe,)
    Gelir dağılımında en az payı alan, tüketim harcamaları sınırlı toplum kesiti.

    Alt yapı
    (ing. infrastructure İng.infrastructure alm.infrastruktur)

    Alt yapı yatırımları
    (ing.infrastructural investments fra.infrastructural investissement Alm.infrastruktural investition)
    Alt yapı yatırımları turizm sektörünün gelişme plan ve programlarında açıkça görülmeyen, bir nevi gizli yatırımlardır. Alt yapı yatırımları sektörü oluşturan diğer turistik yatırımların hayata geçirilmesi ve işlevlerini gerçekleştirebilmesi için gerekli olan genel ve doğrudan turizm amaçlı yatırımları içerir.
    Alt yapı yatırımları başlıca iki başlık altında incelenebilir:
    a)- Genel (Çok Amaçlı) Alt Yapı Yatırımları: Bu yatırımlar doğrudan turizme yönelik olmayan, öncelikle yörenin ekonomik ve sosyal yaşamı için zorunlu olan çok amaçlı yatırımlardır.
    b)-Turizm Amaçlı Alt Yapı Yatırımları: Bu yatırımlar turizm sektörünün gelişmesi ve sektöre dinamizm kazandırılması için gerekli olan yatırımlardır. Artan turizm hareketlerine paralel olarak turizm bölgelerinin düzenlenmesine yönelik çeşitli yatırımlar, özellikle turizmin ortaya çıkardığı alt yapı yatırımlarıdır.

    Amerikan bar
    (ing: American bar, fra: bar américain alm: amerikanische Bar, f )
    Lokanta, otel veya evlerde içki için ayrılmış köşe.

    Amerikan Hava Ulaşımı Birliği
    (ing: Air Transport Association of Am, fra: Association de Transport Aérien, alm: Union der amerikanischen Flugge)
    Amerika Birleşik Devletleri'nde faaliyet gösteren tarifeli uçaklarla ilgili meslek kuruluşu.

    American Plan
    (ing: shopping facilities, fra: magasin alm: Einkaufsanlagen, pl)
    Otelde kalış ve iki öğün yemek dahil fiyat.

    Amerikan Motel Birliği
    (ing: Motel Association of America-MA, fra: Association des Motels de l'Amé, alm: Amerikanischer Motelverband)
    Amerika Birleşik Devletleri'nde motel işletmecileri birliklerinin eyaletler halinde temsil edildikleri meslekî kuruluş.

    Amerikan servisi
    (ing: American service, fra: service américain, alm: amerikanischer Service)
    Yiyeceklerin mutfakta tabaklara hazırlandıktan sonra müşteriye sunulduğu servis şekli.

    Amerikan Seyahat Acentaları Birliği
    (ing: American Society of Travel Agen, fra: Association Américaine des Agen, alm: Union der amerikanischen Reisea)
    170 ülkeden seyahat sektörü ile bağlantılı seyahat acentaları, tur operatörleri, havayolu şirketleri, oteller, kiralık oto firmaları, kruvaziyer işletmelerinden 26.500 üyesi bulunan bir meslek kuruluşu.

    Amerikan Seyahat ve Turizm İdaresi
    (ing: United States Travel and Touris, fra: Administration de Voyages et de, alm: Reise-und Tourismusverwaltung)
    Turist girişini sağlamak ve geliştirmek amacıyla Amerikan Ticaret Bakanlığı bünyesinde kurulu turizm organizasyonu.

    Amortisman
    ing: Appreciation,fra: appréciation, alm: Würdigung
    Turizm sektöründe özellikle konaklama sektöründe amortismana tabi varlıklar ve olayla 4 grupta toplanır:

    1- Binalar.
    2- Mefruşat ve demirbaşlar.
    3- Özel ekipmanlar.
    4- Revizyon ve değişiklikler.

    Anahtar görevlisi
    (ing: key clerk, fra: responsable des clés alm: Schlüsselbewahrer)
    Otellerdeki anahtarları muhafaza eden ve müşterilere otel hizmetleri hakkında bilgi veren kişi.

    Ana yat limanı
    Ana yat limanı, dalga etkisinden uzak kapalı bir alanı kapsayan, büyük çapta kışlama ve bakım-onarım imkanlarının yanısıra, Yat Turizmi Yönetmeliği'ne uygun özellikleri taşıyan limanları ifade eder.

    Animasyon
    (ing: animation, fra: animation alm: Unterhaltungsprogramm)
    Seyahat eden veya konaklama tesislerinde kalan müşterilerin hoşça vakit geçirmesini sağlamak amacıyla yapılan tüm etkinlikler.

    Animatör
    (ing: animator, fra: animateur alm: Animateur)
    Tatilcileri eğlendiren kişi.

    Anıt mezar
    (ing: mausoleum, fra: mausolée, alm: Mausoleum)
    Önemli kişiler için anıt şeklinde tasarlanmış, görkemli mezar.

    Antik kent
    (ing: antique city, fra: cité antique alm: antike Stadt)
    Tarihî dönemlerden kalma yerleşim yeri.

    Ara durak
    Stop over

    Arap Turizm ve Seyahat Acentaları Birliği
    (ing: Arab Association of Tourism and, fra: Association Arabe de Tourisme e, alm: Union der arabischen Tourismus)
    Arap ülkeleri seyahat acentalarının üye oldukları uluslararası kuruluş.

    Arasta
    (ing: shops of the same trade built i, fra: marché des commerçants qui vend, alm: Reihe von Geschäften mit gleich)
    Çarşılarda aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu sıralı kısım.

    Araştırma-geliştirme (Ar-Ge) harcamaları
    (ing: research and development (R-D) expenditures , fra: études de recherche et de dével, alm: Forschung und Entwicklung)
    Temel, uygulamalı araştırma ve geliştirme gibi faaliyetlere yapılan harcamalar.

    Ar-Ge harcamaları teşviki
    Tax deferral on research and development expenditures

    Arazi kiralama
    (ing: land leasing, fra: bail, alm: Pacht)
    Kamuya ait bir toprak parçası üzerinde belli konuda tesis kurmak üzere kira karşılığında uzun süreli irtifak hakkı oluşturma.

    Arazi tahsisi
    (ing: land allocation, fra: allocation des terrains alm: öffentliche Landnahme)
    Bir kamu arazisini bir amaç için ayırma.

    Arıtma
    (ing: purification, fra: épuration, alm: Klärung)
    Atık su ya da gazların kirleticilerden temizlenmesi işlemlerinin tümü.

    Asansör
    (ing: elevator, fra: ascenseur, alm: Aufzug)
    İnsanları veya yükleri bir yapının bir katından ötekine veya yüksek yerlere çıkarıp indiren, elektrikle işler araç.

    Asgarî ücret
    (ing: minumum wage, fra: salaire minimum, alm: Mindestlohn)
    Bir ülkede niteliksiz bir işçiye verilmek üzere hükümetler tarafından belirlenen en düşük ücret.

    Asit Test Oranı
    Acid-Test Ratio
    Cari likit aktiflerin (nakitler, hemen satılabilir tahviller vb.) cari borçlara oranı.

    Askerî amaçlı tesis
    (ing: military facility, fra: établissement militaire, alm: militärische Anlage)
    Askerî amaçlarla kullanılan tesis.

    Askerî yasak bölge
    (ing: prohibited military zone, fra: zone militaire interdite, alm: militärische Zone)
    Askerî güvenlik nedeniyle girişlerin yasaklandığı bölge.

    Aşçı
    (ing: cook, fra: cuisinier, alm: Koch)
    Mutfak bölümünün hamur, pasta işleri hariç, her kısmında yemek pişiren görevli.

    Aşı
    (ing: vaccination, fra: vaccination, alm: Impfung)
    Bazı hastalıklara karşı tavsiye olunan veya zorunlu görülen, koruyucu sağlık uygulaması.

    Atık
    (ing: waste, fra: déchets, alm: Abfall)
    çevrede olumsuz etkiler meydana getirecek miktarda atılmış sıvı, katı, gaz ya da radyoaktif madde.

    Atık gömme
    (ing: landfill, fra: ensevelissement des déchets, alm: Abfallenentsorgung)
    Özellikle katı atıkların toprak katmanları arasına depolanması şeklindeki en yaygın tasfiye yöntemi.

    Atık su yönetimi
    (ing: waste water management, fra: gestion des eaux usées, alm: Abwasserkontrolle)
    İnsan sağlığını ve çevreyi korumak amacıyla, atık suyun izlenmesi ve tasfiyesi ile ilgili sistemlerin geliştirilmesi ve uygulanması.

    Atık toplama ve imhası
    (ing: waste collection and removal, fra: collecte et élimination des déc, alm: Abfallsammlung und-vernichtung)
    Turistik merkezlerdeki yoğunlaşmanın sağlık altyapı hizmetlerine eklediği yükün, çöp ve sıvı atık imhasına yansıması.

    Atraksiyon
    (ing: attraction, fra: attraction, alm: Attraktion)
    Eğlence yerlerinde dans arası sunulan, ilgi çekici gösteri.

    ATTA
    (Bkz. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği)

    ATURJET
    Türkiye Turizm Gazetecileri ve Yazarları Derneği

    Audio konferans
    (ing: audio conferencing, fra: audio-conférence alm: Audio-Konferenz)
    Farklı mekânlardaki üç veya daha fazla sayıda kişi arasında telefonla yapılan görüşme.

    Avcılık
    (ing: fishing or hunting, fra: pêche et chasse, alm: Jagd und Fischfang)
    Suda ya da karada avlanma eylemi, avlanma sporu.

    Av tezkeresi
    (ing: hunting certificate, fra: permis de chasse, alm: Jagdschein)
    Vatandaşlara avcılık yapma olanağı veren, yetkili kurumlardan alınmış sertifika.

    Av turizmi
    (ing: hunting tourism, fra: tourisme de chasse, alm: Jagdtourismus)
    Avlanmak için yapılan seyahat organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin tümü.

    Av turizmi izin belgesi
    (ing: license for arranging hunting , fra: licence d'organisation de chass, alm: Lizens für den Jagdtourismus)
    Av turizmi düzenleyen seyahat acentalarının bu faaliyette bulunmaları için T.C. Orman Bakanlığı'ndan almaları gereken sertifika.

    Avrupa Çevre Eğitim Vakfı
    Foundation for Environmental Education in Europe(FEEE)

    Avrupa Ekonomik Topluluğu
    European Economik Community
    1 Ocak 1959'da yürürlüğe giren Roma Anlaşmasıyla kurulan Avrupa Gümrük Birliği

    Avrupa Ülkelerarası Tren Tarifesi
    Thomas Cook's Continental Time Table

    Avrupa Para Birimi
    European Currency Unit
    Avrupa para sistemi içinde yer alan para birimi

    Avrupa Para Sistemi
    European Monetary System (EMS)
    Avrupa Ekonomik Topluluğu ülkelerinin gerçekleştirdiği bir para sistemi.

    Avrupa plânı
    (ing: European plan-EP, fra: plan européen, alm: Übernachtungspreis)
    Avrupa usulü, sadece yatak ücretini içeren konaklama tarifesi.

    Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi
    European Free Trade Area
    Avrupa Ekonomik Topluluğu dışında, Avrupa'da yer alan bir iktisadi birleşme.

    Avrupa Sosyal Turizm Koordinasyonu
    (ing: European Coordinating Committee, fra: Comité Européen de Coordination, alm: Europäisches Koordinierungskomi)
    Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında sosyal turizmi geliştirmek amacıyla 1984 yılında oluşturulan kuruluş.

    Avrupa Yatırım Bankası
    European Investment Bank (EIB)
    Avrupa Ekonomik Topluluğu'na dahil finansal kuruluşlardan biri.
     
  2. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    B

    Back to back tours
    Peşpeşe, birbirini izleyen turlar.

    Bagaj Hakkı
    Baggage allowance
    Yolcu tarafından fazladan ücret ödemeden taşınabilecek yük miktarı.

    Bagaj sigortası
    Baggage insurance.

    Bağlama yeri
    ing: anchorage, fra: mouillage alm: Ankerplatz
    bir deniz aracının demir attığı yer.

    Bağlantılı bilet
    ing: (connection ticket, fra: billet de correspondance alm: Anschlußfahrkarte)
    birden çok havayolu biletinin birbirine bağlı şekilde ve aynı zamanda, tek bir sözleşmeyle yolcuya veriliş şekli.

    Bağlantılı uçuş
    ing: connection flight, fra: vol à correspondance alm: Anschlußflug
    uçak yolculuğunda, hedef noktasına varıncaya kadar değiştirilen uçuş.

    Bağlantılı uçuşa yetişememe
    ing: misconnection, fra: manquer la correspondance, alm: Fehlanschluß
    bağlantılı uçuşu gerçekleştirecek olan uçağı kaçırma.

    Bahşiş
    ing: tip, fra: pourboire alm: Trinkgeld
    bir hizmet görene hakkı olan ödemeden ayrı olarak verilen para.

    Bakım ve tedavi tesisi
    ing: nursing and treatment facility, fra: établissement de soin alm: humanmedizinische Anlage
    yaşlılık ya da sağlık bozulması nedenleriyle normal yaşam sürdüremeyen insanların bakım ve tedavilerinin yapıldığı hastane, bakımevi, huzurevi gibi tesis.

    Balayı paketi
    ing: (honeymoon package, fra: voyage de noces organisé alm: Paketreise für Flitterwöchner)
    yeni evlenen çiftlerin konaklayacağı odalarda bazı lüks ilâvelere yer verilen, önceden plânlanan gezi paketi.

    Balneoterapi
    ing: balneotherapy, fra: balnéothérapie alm: Balneotherapie
    mineralize termal sular ile yapılan kür uygulamaları.

    Bar
    ing: (bar, fra: bar alm: Bar)
    her çeşit alkollü ve alkolsüz içkilerin alındığı, hafif yiyeceklerin sunulduğu çeşitli büyüklükteki yer.

    Bar yöneticisi
    ing: bar supervisor, fra: chef de bar alm: Barvorgesetzter
    barda çalışanları yöneten kişi.

    Barboy
    ing: bar boy, fra: commis de bar alm: Barpage
    barda çalışan komi.

    Barınak
    ing: shelter, fra: abri alm: Anlegestelle
    deniz araçlarının barınmasına yarayan doğal ya da yapay bağlama yeri.

    Barmen
    ing: (barman, bartender, fra: barman alm: Barkeeper)
    alkollü içkileri, alkolsüz sıcak ve soğuk içecekleri ve bunlarla birlikte hafif yiyecekleri sunmakta uzmanlaşmış erkek personel.

    Barmeyd
    ing: (barmaid, fra: barmaid alm: Bardame)
    alkollü içkileri, alkolsüz sıcak ve soğuk içecekleri ve bunlarla birlikte hafif yiyecekleri sunmakta uzmanlaşmış bayan personel.

    Bavul turizmi
    ing: suitcase trade, fra: tourisme frontalier alm: Kofferhandel
    yabancı ziyaretçilerin ülkelerine dönerken, toptan aldıkları malları beraberinde götürdükleri turizm türü.

    Bebek tarifesi
    ing: infant fare, fra: tarif enfant alm: Preis für Kinder unter zwei Jah
    iki yaşın altındaki çocuklar için aile indirimi kapsamında uygulanan özel tarife.

    Bedava içki
    ing: complimentary drink, fra: boisson de faveur alm: Freigetränk
    yolculuk sırasında ikram edilen ve karşılığında ücret talep edilmeyen içki.

    Bedenen güçlü yolcu
    ing: able-bodied passenger, fra: passager disponible pour le sec, alm: kräftiger Passagier
    uçak veya gemilerde, muhtemel tahliye durumlarında, mürettebata yardım etmesi için acil çıkış kapısı yanında oturmasına izin verilen ya da rica edilen yolcu.

    Bedesten
    ing: bedesten, fra: bedesten alm: Bedesten
    içinde değerli eşya alış verişi yapılan kapalı çarşı.

    Bel kaptan
    ing: bell captain, fra: chef groom alm: Erster Page
    danışma ve bagaj hizmetleri elemanlarının düzenli ve tam hizmet vermesinden sorumlu kişi.

    Belboy
    ing: bellboy, fra: groom alm: Hotelpage
    otele gelen müşteriyi ön bürodan alarak, eşyaları ve oda anahtarı ile odasına götüren, müşteri adına gelen posta ve mesajı ileten ve otelden ayrılırken aynı şekilde ilgilenen görevli.

    Belgelendirme
    ing: licensing, fra: homologation alm: dokumentieren, ausweisen
    turizm yatırım ve işletmelerine, durum ve sınıflarına göre ilgili idare tarafından yatırım ya da işletme izni belgesi verilmesi konusundaki işlemlerin tümü.

    Belgeli Seyahat Acentaları Enstütisi
    ing: Institute of Certified Travel A, fra: Institut des Agences de Voyages, alm: Institut für lizensierte Reisea
    seyahat acentaları için eğitici kurslar düzenleyen kuruluş.

    Belgeli turizm işletmesi
    ing: licensed tourism establishment, fra: etablissement touristique homol, alm: lizensierter Fremdenverkehrsbet
    turizm işletme belgesi verilmiş turizm tesisi.

    Belgeli turizm yatırımı
    ing: licensed tourism investment, fra: investissement homologué de tou, alm: lizensiertes Tourismusinvestmen
    turizm yatırım belgesi verilmiş girişim.

    belgesiz tesis
    ing: tourism facility without licens, fra: établissement non homologué alm: ohne touristische Betriebserlau
    turizm işletme belgesi taşımayan turizm tesisi.

    Bide
    ing: bidet, fra: bidet alm: Bidet
    banyolarda vücudun özel yerlerinin yıkanmasına imkân veren musluk sistemi.

    Bilet
    ing: ticket, fra: billet alm: Billett
    sinema, tiyatro vb. yerlere giriş ya da taşıt araçlarında seyahat etme hakkı tanıyan belge.

    Bilet gişesi
    ing: box office, fra: guichet alm: Fahrkartenschalter
    bilet satış gişesi.

    Bilet payı
    ing: ticket al********, fra: quota de billet alm: Fahrkartenanteil
    belli bir sefer için, bir bilet satış acentasına sayısal olarak tanınan bilet hakkı.

    Bilet stoku
    ing: ticket stock, fra: billet vierge alm: Kartenstock
    seyahat acentaları tarafından doldurulduktan ve tasdik edildikten sonra geçerlilik kazanan, hava ulaştırma şirketlerinin boş bilet formları.

    Biletli turizm
    ing: ticketing tourism, fra: vol sec alm: Kartentourismus
    ulaştırma aracı için bilet alındıktan sonra seyahate çıkılarak, konaklama ve diğer ihtiyaçlarla ilgili kısımların gidilen yerde programlaştırılması şeklindeki turizm.

    Biletsiz seyahat
    ing: ticketless travel, fra: voyage à billet électronique alm: kartenlose Reise
    yolcu ile ilgili kişisel bilgilerin, havayolu şirketi elektronik hafızasında muhafaza edildiği, biletsiz taşıma sistemi.

    Bitki temalı turizm
    ing: phythome, fra: phythôme alm: Phythome
    bitki örtüsünün çekim unsuru olarak kullanıldığı turizm türü.

    Broşür
    ing: brochure, fra: brochure alm: Broschüre
    tanıtıcı yayın türü.

    Buharlı gemi
    ing: steam boat, fra: bateau à vapeur alm: Dampfer
    buhar gücüyle çalışan gemi.

    Bareboat charter
    Bir yatın mürettebatsız ve malzemesiz kiralanması.

    Basit Getiri Oranı
    Accounting Rate of Return
    Basit kârlılık oranı da denilen basit getiri oranı, yatırım önerilerinin değerlendirilmesinde kullanılan en kolay ve pratik yöntemdir.

    Başabaş Noktası
    Break even point

    Başabaş noktası grafiği
    Break even chart
    Başabaş noktası, işletme giderlerinin işletme gelirlerine eşit olduğu faaliyet hacmini gösterir. Bu noktaya kâra geçiş noktası veya sıfır kâr noktası denilmektedir Turizm sektöründe, başabaş noktası analizleri asgari kapasite, asgari doluluk oranları, satışlar, kâr ve fiyat politikasının belirlenmesinde büyük yararlar sağlar.

    Belgeli yatak
    Certificated-bed

    Belgeli turizm yatırım veya işletmeleri
    Certificated tourism investments and estableshments
    Turizm Bakanlığı'nca belgelendirilmiş yatırım veya işletmeleri ifade eder

    Bileşik tur
    Combined tour

    Bilgilendirme gezisi
    Information trip

    Bina İnşaat Harcı İstisnası
    Exemption from building and construction taxes
    Belediye Gelirleri Kanunu hükümleri çerçevesinde, inşa edilen binalardan alınması gereken bina inşaat harcı teşvik belgeli tesislerden alınmamaktadır. Bina inşaat harcı istisnasından yararlanabilmek için teşvik belgesinin olması yeterlidir, ayrıca bir belge alınmasına gerek yoktur.

    Biniş reddi tazminatı
    Denied boarding compensation
    Teyit edilmiş rezervasyonu olan bir yolcunun uçağa alınmaması nedeniyle havayolu işletmesinin ödemesi zorunlu olan tazminat.

    Bireysel Paket Tur
    Individual IT
    Turistin tek başına satın aldığı turdur. Bu tür turlar paket rurun tüm özelliklerini taşırlar, ancak bireysel olarak gerçekleştirilen paket turlarda herhangi bir grup olmadığı için tur lideri de söz konusu değildir.

    Brüt işletme geliri
    Gross operating profit

    Booking
    Rezervasyon

    Boş-dolu garantili fiyat
    Price on full-empty bases

    Boş zaman
    Free time

    Bölge sorumlusu
    (Area manager, région directeur, Fläche Direktor)

    Brüt Gezi Eğilimi
    Brüt Gezi eğilimi= TP/P x 100
    TP bir ülkenin veya belirli bir yörenin bireylerinde yapılan gezi sayısını,
    P Bir ülkenin veya belrili bir yörenin toplam nüfusunu ifade eder.

    Brüt gezi eğiliminde ikinci ve üçüncü kez yapılan geziler önemli bir yer tutmakta ve böylece her yüz kişinin kaç kez gezi yaptığı belirlenmektedir. Örneğin 100 kişilik bir grupta 60 kişi yılda bir defa, ya da 30 kişi yılda iki defa geziye çıkarsa, her iki durumda da istem 60 gezidir.

    BSP
    Bank settlement plan
    Bir tür havayolu bilet satış şekli, Hava taşımacılığında, belli bir tarihe kadar satılmayan havayolu biletlerini uygun fiyata alınıp, tüketiciye düşük kar marjıyla satılması.

    Bugünkü değer
    Present value, Présent valeur, Gegenwart wert
    Belirli bir dönem sonunda elde edilecek tutarın bugünkü değeri. Bileşik faiz esasına göre yapılan uygulamada bugün faize yatırılacak bir sermayenin (N) dönemi sonunda ulaşacağı tutar c= a(1+t)n formülüne göre bulunur. Buna göre şayet (n) dönem (yıl) sonraki tutar C ise bu tutarın bugünkü değeri
    a= C/(1-t)n olacaktır.

    Bulk Paket Tur
    (Bulk IT)
    Grup olarak gerçekleştirilen paket turların bir türü olan Bulk IT esas itibariyle birbirini izleyen ve devamlılık arzeden (back-to-back) kafileler için tarifeli bir uçaktan belirli bir koltuk kapasitesi sağlanarak önceden belirlenmiş bir ülke veya bölgeye düzenlenen gezilerdir.
     
  3. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    C , Ç

    Cari oran
    Current rate
    Paraya çevrilebilir değerlerin kısa vadeli borçlara bölünmesiyle ortaya çıkan oran. Cari oranını yükselmesi ödeme gücünün arttığını ifade eder. İşletmenin kısa vadeli borçlarıını ölçmek ve net işletme sermayesinin yeterlilik düzeyini saptamak için kullanılır.

    Catering
    (ing: catering, fra: restauration, alm: Verpflegung)
    Yolcuların beslenme ihtiyaçlarını karşılamak için genellikle vapur ve uçak gibi uzun yol taşıtlarına ya da özel isteklilere verilen yiyecek-içecek hizmeti.

    CEAC
    (Bkz. Avrupa Sivil Havacılık Teşkilatı)

    CF
    Car ferry
    Otomobil taşıyan feribot

    CF
    Cost and freight
    Satıcının malı belirli bir noktaya kadar taşımayı taahhüt ettiği ve malın fiyatına taşıma giderlerinin da dahil olduğu bir alım-satım biçimi. Cf satışlarda satıcı sigorta giderlerini ödemekle yükümlü değildir.

    Charter flight
    Belirli bir grubu taşımak için kiralanmış olan uçak.

    Charter
    Kiralık uçak

    Charter Taşımacılığı
    Charter transport
    1952 yılında Avrupa Sivil Havacılık Teşkilatı, uluslararası tarifeli uçuşların özelliklerini aşağıdaki gibi belirlemiştir:

    -uçuşlar bir devletin hava sahasından başka bir devlete yapılır.
    -yolcu, yük taşıyan ve belirli ücret ödenen tüm uçuşlar jerkese açıktır,
    -uçuşlar önceden belirlenen saatlere vd kalkış-varış noktalarına göre gerçekleşir.
    Yukarıda belirtilen bu üç özellikten birisi gerçekleşmezs bu uçuşa tarifesiz-charter uçuş denir. Charter uçuşunu tarifeli seferden ayıran en önemli özellik, bir kişi veya grubun biruçağın tüm koltuk kapasitesini satın almasıdır.

    Charter uçuşları 30 Nisan 1956'da Paris'te imzalanan Uluslararası Ticaret Hukuku Anlaşması'na göre yapılır. Buna göre;

    a)Yalnız uçuşlar 1 aydan fazla süremez ve 2 uçuş noktasındna başka yere yapılamaz.
    b)Tarifeli seferlerin yolcu ve uçak bakıından yetersiz kaldığı noktalra yapılırç
    c)Charter uçuşu yalnız kiralama yoluyla yapılır.
    d)Yalnız koltuk trafiği yapılamaz.
    e)İnterline yolcu, posta ve kargo taşıması yapılamaz.
    f)Paket tur charter uçuşlarında başka tip charter trafiği (Co-mingling) yapılamaz.
    g)Paket tur charter uçuşlarında Türk göçmen işçilerin taşınması yasaktır.

    Charterer
    Kiralık uçağı kiralayan

    Check-in
    "Kayıt". Bir otele giriş ve kayıt defterini imzalama. Genel olarak otele giriş saati 06.00, çıkış "Check-Out" saati ise 13.00'tür.

    CIF
    (Cost, insurance, freight coûter assurance cargaison; kosten Versicherung Transport)
    İngilizce bedel, sigorta ve navlun sözcüklarının kısaltılmasından oluşan ve ithalatta mal bedelinin üstüne sigorta ve navlun giderlerinin de eklendiğini ifade eden terim. CIF satışlarda satıcı, sigorta ve navlundna kaynaklanan maliyetlere katlanır. Bu uygulamada malı alanın (ithalatçının) belirleyeceği yere kadar götürme sorumluluğu satıcıya aittir.

    Ciro
    (İng.Endorsement Fra.Avenant Alm.Indossament)

    1. Hak sahibince değerli evrakın arkasına atılan bir imza veya yazılan bir fade ile söz konusu evraktan doğan hakların başkasına devrini sağlayan işlem.
    2. İş hacmi (turnover)
    3. Döner sermayenin miktarı X devir sayısı

    Confidental price-tariff
    İncoming acenta ile tur operatörü arasında yapılan ve sadece onlar için geçerli olan fiyat.

    Courier
    "Profesyonel Turist Rehberi". Tour leader, tour escort veya tour manager olarak da adlandırılır.

    CPM
    (Bkz. Kritik Yörünge Metodu)

    Cruise
    "Kruvaziyer Seyahat". Turizm amacıyla yapılan deniz yolculuğu.

    CSST
    (Bkz. Şehir gezisi)

    Çamaşırhane
    (İng. Laundry Fra. Linge Alm.Wäscherei)

    Çapraz Satış
    (İng.Cross Selling, Fra.Croix vendre, Alm.Kreuz verkaufen)
    Çapraz satış, mevcut müşterilere veya aktif olmayan müşterilere ilave ürün veya hizmetlerin sağlanmasıdır. Çapraz satış stratejileri ile yeni müşterilerin kazanılması için harcanacak zaman ve paradan çok daha azıyla satışlar yatay veya dikey olarak çarpıcı biçimde artırılabilir. Çapraz satışı stratejik öncelik haline getiren her işletme, büyük başarılar sağlayabilir. Ne var ki etkin olabilmek için çapraz satış şirket kültürünün bir parçası olmalıdır.

    Çekek Yeri
    (Bkz. Yat çekek yeri)

    Çekicilik
    (İng. Attraction, Fra.Attraction, Ger.Anziehungskraft)
    Çekicilik, turistin bir bölgeyi diğerine tercih etmesini etkileyen turizm ürününün unsurları olarak tanımlanabilir. Bu unsurlar bir bölgeye turist akımını yaratan faktörlerdir. Bölgesel veya yörestel nitelik taşıyan çekicilikler olduğu gibi ulusal nitelik taşıyanlar da vardır.
    Bu konuda bir başka ayrım çekici olay, çekici yer olarak yapılabilir. Genellikle yer ve olay tükaticinin tercihinde önemli birer faktör olarak birlikte rol oynarlar.

    Çevre kirliliği
    Environmental pollution
    Üretim ve tüketim faaliyetleri nedeniyle ortaya çıkan katı, sıvı, gaz biçimindeki artık(atık)ların fizik ve biyolojik ortamı olumsuz yönde etkilemeleri.

    Çevre yolu
    (ing: beltway, fra: route périphérique, alm: Umgehungsstraße)
    Şehir trafiğinin aksamaması amacıyla yerleşim yerinin dışından geçen ve şehir yollarına bağlanan ana yol.

    Çevresel etki değerlendirmesi
    (ing: environmental impact assessment, fra: évaluation de l'impact sur l'en, alm: Bewertungsanalyse von Umweltein)
    Yeni gelişme ve projelerin çevreye olabilecek etkilerinin, sosyal sonuçları ve alternatif çözümleri de içine alacak biçimde analizi ve değerlendirilmesi.

    Çığırtkan
    (ing: town crier, fra: acoleur, alm: Ausrufer)
    Turisti belli bir otel veya mağazaya çekmeye çalışan, genellikle o yörede yaşayan kişi.

    Çift kişilik oda
    (ing: double room, fra: chambre double, alm: Doppelzimmer)
    Konaklama tesisinde iki kişilik oda.

    Çift kişilik odada tek konaklama
    (ing: single supplement, fra: supplément personne seule, alm: Einzelzimmerzuschlag)
    Özellikle çift kişilik konaklamayı esas alan turlarda, tek olarak kalmanın tercihi halinde, ilâveten ödenen oda ücreti farkı.

    Çift kişilik tarife
    Double acupation rates
    İki kişinin işgal edeceği bir oda için, tek kişiden alınan ücret.

    Çift kişilik yatak
    (ing: double bed, fra: lit double, alm: Doppelbett)
    Standart ölçüde çift kişilik yatak.

    Çifte dağıtım
    (ing: dual distribution, fra: distribution indirecte, alm: Doppelvertrieb)
    Bir mal veya hizmetin el değiştirerek tüketiciye ulaşması.

    Çifte rezervasyon
    (ing: overbooking, fra: surréservation, alm: Überbuchung)
    Mevcut koltuk veya oda sayısının üzerinde yapılan rezervasyon.

    Çiftlik turizmi
    (ing: agro-tourism, fra: tourisme à la ferme, alm: Bauernhofferien)
    Tarımsal üretim ve çiftlik yaşamı alışkanlıklarına uygun bir şekilde yapılan seyahatlerin doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

    Çini
    (ing: glazed tile, fra: faience, alm: Kachel)
    Duvarları kaplayıp süslemek için kullanılan ve genellikle çiçek resimleriyle bezeli, pişmiş, balçık levha, fayans.

    Çocuk tarifesi
    (ing: child fare, fra: tarif enfant, alm: Kinderfahrpreis)
    2-12 yaş arasındaki çocuklar için uygulanan tarife.

    Çoğaltan etkisi
    (ing: multiplier effect, fra: effet multiplicateur, alm: touristischer Zusatzfaktor)
    Turizm harcamalarının yeni ek harcamalara yol açma özelliği.

    Çok alternatifli ürün
    (ing: multialternative tourism produc, fra: produit touristique diversifié,, alm: multialternatives Tourismusprod)
    Değişik turizm çeşitleri.

    Çok amaçlı kullanım
    (ing: multipurpose use, fra: emploi multiple, alm: Vielzweckgebrauch)
    Birden fazla gruba veya faaliyet türüne imkân sağlayacak biçimde kullanım.

    Çok amaçlı yapı
    (ing: multipurpose building, fra: immeuble polyvalent, alm: Vielzweckbau)
    Araba park katlarının, sokak seviyesinde dükkânların, orta katlarda iş yerlerinin ve en üstte konaklama imkânlarının bulunabildiği çok katlı yapı şekli.

    Çok yönlü eğlence merkezi
    (ing: diversifıed entertainment cente, fra: centre de loisirs, alm: vielfältiges Vergnügunszentrum)
    Kurulduğu çevrede değişiklik gösterdiği için cazibesi artan eğlence merkezi.
     
  4. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    D

    DAF
    Sınırda teslim

    DDP
    Gümrük resmi ödenmiş olarak teslim

    Delivery service
    Teslimat servisi

    Dağ ve Kış Turizmi
    Mountain and Winter Tourism
    Sanayileşme ve hızlı gelişmenin bir sonucu olarak insanlar sıkıcı ve sağlıksız ortamlardan kurtulmak için, kışın karlı dağlık ve ormanlık yerlere gitmektedirleri. Böylece, dağ ve kış turizmi dağmuş ve gelişmiştir.

    Dağcılık
    (Alpinism, alpinisme, Bergsteigerung)

    Dalyan
    (ing: fish trap, fra: bordique, alm: Fischreuse)
    deniz, göl ve ırmaklarda kıyılara yakın yerlerde kazık ve tellerle yapılan balık avlama yeri.

    Davet
    (ing: invitation, fra: invitation alm: Einladung)
    bir göreve veya bir aktiviteye katılma çağrısı.

    Day-rate
    Gündüz Tarifesi
    Bir otel odasının gece kullanı1maması koşuluyla uygulanan tarifedir. Bu tür bir tarifede odanın saat 06.00 dan 17.00'ye kadar kullanılması öngörülür.

    Değişken maliyet
    Variable cost (VC)

    Demi-Pension :
    Yarım Pansiyon
    Yatak, kahvaltı ile ögle veya akşam yemeklerinden birini içeren konaklama tarifesi.

    Demografi
    (Demography, démographie, Demographie
    İnsan topluluğunun belirli niteliklerinin ölçülmesiyle ilgili bir bilim dalı. Nüfusun büyüklüğü, cinsiyeti, mesleklere, yaşa v.b. unsurlara göre tanıdığı özellikler ve bunların zaman içindeki eğilimleri demografinin ilgi alanına,girer

    Denetleme gezisi
    Inspection trip

    Deniz kürü
    Marine cure

    dessert
    tatlı
    Genellikle ana yemek üzerine yenen, şekerle hazırlanan yiyecek

    Destination
    (Bknz.Varış yeri)

    Destek veren kuruluşlar
    Consolidator
    Özellikle tarifeli uçak seferleri yapan ve kruvaziyer seferleri yapan tur operatörlerinden toplu olarak özel ve iskontolu fiyatlarla kontenjan alan ve ucuza aldıkları bu ürünleri diğer tur operatörü ve seyahat acentalarına uygun kar payıyla satan kuruluşlar.

    Deniz otobüsü
    (ing: hydrofoil, fra: hydrofoil, alm: Seebus)
    özel hava yastıkları üzerinde hız kazanan ve suya derinlemesine temas etmeden hızla seyreden, yolcularını kapalı mekân içerisinde taşıyan deniz taşıtı.

    Deniz tedavisi
    (ing: thalassotherapy, fra: thalassothérapie, alm: Thalassotherapie)
    deniz veya deniz klima etkisi ile hastalıkların tedavisi.

    Deniz termal ve sağlıklı yaşam
    (ing: sea thermal and health center, fra: centre de thalassothérapie et d, alm: Thalassotherapie-Zentrum)
    deniz termal koşullarını taşıyan kıyı yörelerinde kurulan turizm merkezi.

    Deniz turizmi
    (ing: sea tourism, fra: tourisme de mer, alm: Meerestourismus)
    su sporları, yatçılık, deniz ve kum banyosu gibi denizde yapılan faaliyetleri konu alan turizm organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin bütünü.

    Deniz tutması
    (ing: sea sickness, fra: mal de mer, alm: Seekrankheit)
    deniz yolculuğunda dalgaların etkisiyle sallantıların yarattığı rahatsızlık.

    Deniz tutmasına karşı direnç
    (ing: sea legs, fra: avoir le pied marin, alm: Wiederstandsfähigkeit gegen See)
    deniz yolculuğunda, fırtınalı havalardaki sallantılara karşı dayanabilme gücü.

    Deniz uçağı
    (ing: seaplane, fra: aquavion, alm: Wasserflugzeug)
    su üzerinden havalanabilecek ve uçuştan sonra yine su üstüne inebilecek şekilde tasarlanmış hava taşıtı.

    Deniz ürünü
    (ing: seafood, fra: fruits de mer, alm: Meeresfrüchte)
    deniz canlılarından hazırlanan yiyecek türü.

    Deniz altı turizmi
    (ing: marine tourism, fra: tourisme sous-marin, alm: Unterwassertourismus)
    Su altı sporları yapmak, zevk ya da seyir amacıyla su altında yüzmek vb. faaliyetleri konu alan turizm organizasyonlarının doğurduğu olay ve ilişkilerin tümü.

    Denizciliğe ait
    (ing: nautical, fra: nautique, alm: nautisch)
    denizle, gemi işletmesiyle ilgili.

    Denizyolları temsilcisi
    (ing: maritime agent, fra: agent maritime, alm: Schiffahrtsvertreter)
    armatörlerin, kendi adlarına, herhangi bir limanda, deniz taşıtlarının hareketi, yolcu ve eşyanın gelişi, gidişi ve gereken diğer ihtiyaçlarının giderilmesi amacıyla görevlendirdikleri kişi.

    Departure delay insurance
    kalkış gecikme sigortası
    Yer ayırtılmış bir taşıtın gecikmesini kapsayan sigorta. Sigorta ödemesini iki şekilde yapar. Birincisi, neden olunan olumsuzluklardan dolayı üzerinde anlaşılmış bir tutar ödenir. İkicisi de, seferin iptal edilmesi ve ilave bir sefer gerekiyorsa iptal ücreti; yolculuğu tamamlamak için konaklama gerekiyorsa konaklama masrafı gibi masraflar dahil, belirli kayıpları tazmin etmek amacıyla yapılan ödemeler.

    Departure tax
    yurt dışına çıkış vergisi
    seyahat, ağır şekilde vergilendirilen bir hizmettir. Yolcuların çoğu da bilet ücretinin ne kadarının hükumetçe yutulduğunun farkında değildir. İki ana vergi çeşidi vardır. Biletin satın alınması esnasında alınan bilet vergisi ve, tahmin edileceği üzere, yurt dşına çıkış esnasında alında yurt dışına çıkış vergisi.

    Depozito tahsil ihbarnamesi (DCA)
    Bir müşterinin depozitosunun alındığını konfirme eden ve seyahat acentelerince çıkarılan bir doküman. Acenteler toplanan depozitoların toplam değerleri üzerinden, üzerinde anlaşılmış belirli dönemlerle faturalanırlar. Elektronik ödeme sistemleri yaygınlaştıkça DCA'lar kullanımdan düşmektedir.

    Depozito
    (ing: deposit, fra: dépôt de garantie, alm: Depositum)
    bir taahhüt sırasında güvence için ya da bağlanma nedeni ile oda, yer veya bilet ücretlerinin küçük bir miktarının peşin ödenmesi.

    Depozitolu rezervasyon
    (ing: deposit reservation, fra: reservation cautionnée, alm: Reservierung unter Hinterlegung)
    bir konaklama tesisinin, en az bir gecelik ücretini peşin tahsil ettiği rezervasyon.

    deregulation
    serbestleştirme
    Taşımacılıkta devlet kontrollerinin tedricen kaldırılması için kullanılan terim. Çok çeşitli tarifelerin ve özel anlaşmaların ortaya çıkması sonucunu doğurmuştur.

    Derinlik işareti
    (ing: depth marking, fra: marque de profondeur, alm: Tiefenmarkierung)
    yüzme havuzu çevresinde havuzun derinliklerini gösteren işaretler.

    Devlet taşımacılığı
    (ing: public transportation, fra: transport public, alm: öffentliche Verkehrsmittel)
    ilgili kamu kuruluşlarının sorumluluğunda yapılan taşımacılık hizmeti.

    Devre-mülk
    (ing: timesharing, fra: multipropriété, alm: Umlauf-Immobilien)
    alıcıya, belli sayıdaki yılların belli sürelerinde, bir konuttan müstakil yararlanma hakkı veren sistem.

    Dışa yönelik turizm
    Outbound tourism

    Dikey bütünleşme
    (ing: vertical integration, fra: integration verticale, alm: vertikale Integration)
    bir şirketin birbirini tamamlayan hizmetleri hiyerarşik olarak bünyesinde toplaması.

    Dinî bayram
    (ing: religious holiday, fra: féte réligieuse, alm: religiöser Feiertag)
    dinî bakımdan önemli olan ve kutlanan gün.

    Dinlence
    (ing: recreation, fra: récréation, alm: Erholung)
    boş vakit etkinliklerinin kişiliği geliştirici ve dinlendirici şekilde plânlanması.

    Dinlence köyü
    (ing: recreational town, fra: village de retraite, alm: Erholungsstadt)
    emekliler için belirli bir yaşam tarzı gereklerine göre inşa edilmiş küçük yerleşim yeri.

    Diplomat
    (ing: diplomat, fra: diplomate, alm: Diplomat)
    bir ülkenin dış ülkelerdeki resmî temsilcisi.

    direkt hat
    (ing: hot line, fra: ligne directe, alm: Direktverbindung)
    doğru bilgi alınması, rezervasyon sağlanması ve çeşitli şikâyet konularının ilgililere iletilmesi açısından hız sağlayan telefon hattı.

    Direkt tren
    (ing: direct train, fra: train express, alm: durchgehender Zug)
    kısa veya orta mesafeler arasında önemsiz istasyonlara uğramayan, bazen de çıkış ve varış istasyonları arasında durmayan tren türü.

    Dış turizm geliri
    (ing: tourism receipts, tourism incom, fra: recettes de tourisme internatio, alm: ausländisches Tourismuseinkomme)
    bir ülkede yabancı ziyaretçilerin bir yılı aşmayan süreli ziyaretlerinde yapmış oldukları harcamalar toplamı.

    Doğa sporları
    (ing: nature sports, fra: sports en plein air, alm: sportliche Aktivitäten in freie)
    doğada yapılan spor aktiviteleri.

    Doğa yürüyüşü
    (ing: nature walk, fra: randonnée, alm: Wanderung)
    doğanın güzellik ve zenginliklerini görmek amacıyla yapılan kısa ve uzun süreli yürüyüş.

    Doğal kaynak
    (ing: natural resource, fra: ressource naturelle, alm: Bodenschatz)
    tabiatın düzeninde kendiliğinden var olan, doğa tarafından insanoğlunun kullanımına sunulan her türlü kaynak.

    Doğal turizm değeri
    (ing: natural tourism asset, fra: ressource naturelle de tourisme, alm: natürliche touristischer Wert)
    turizm açısından önem taşıyan doğal kaynak.

    Dönem
    (ing: period, fra: période, alm: Periode)
    birbirini izleyen, başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralığı.

    Dönüşü açık bilet
    (ing: open date return ticket, fra: billet open, alm: offene Rückfahrkarte)
    gidiş-dönüş olarak alınan biletlerde, dönüşü istenilen bir tarihte yapılabilen bilet.

    Dört mevsimlik tatil tesisi
    (ing: four season resort, fra: établissement de tourisme perma, alm: ganzjährige Ferienanlage)
    ılıman iklimlerde 12 ay hizmet verebilecek tatil merkezi.

    Dörtlü turizm gelişmesi
    (ing: four-way tourism development, fra: développement de tourisme à qua, alm: vierstufige touristische Entwic)
    turizm merkezlerinin dört çekim unsuru olan doğal güzellik, coğrafî konum, uluslararası ün ve yaratıcılık etkenleri öne çıkarılarak geliştirilmesi stratejisi.

    Döviz
    (ing: foreign currency unit, fra: devise étrangère, alm: Devise)
    yabancı para birimi.

    Döviz bürosu
    (ing: exchange office, fra: bureau de change, alm: Wechselstube)
    para değiştirme işlemlerinin yapıldığı yer, döviz alınan yer.

    Döviz kuru
    (ing: foreign exhange rate, fra: cours de change, alm: Devisenkurs)
    bir yabancı para ile ulusal para arasındaki değişim oranı.

    Döviz piyasası
    (ing: foreign exchange market, fra: marché de devises international, alm: Devisenmarkt)
    ulusal paraların birbirine dönüştürülmesini sağlayan döviz borsası.

    Duhuliyesiz
    (ing: free admission, fra: entrée libre, alm: freier Eintritt)
    giriş ücreti olmayan.

    Dünya Çevre Geliştirme Komisyon
    (ing: World Commission on Environment, fra: Commission Mondiale de Développ, alm: Weltkommission für Umweltentwic)
    ekonomik gelişmeyi yadsımayan, ancak dünya çevresini tehdit etmeyen çevre ve enerji politikalarının benimsenmesi gerekliliğini savunan Brundtland Raporunu hazırlayan Birleşmiş Milletler'in oluşturduğu bir komisyon.

    Dünya Sağlık Örgütü
    (ing: World Health Organization-WHO, fra: Organisation Mondiale de Santé,, alm: Weltgesundheitsorganisation)
    toplumu ilgilendiren hastalıkları izleyerek, hükümetlere tavsiyelerde bulanan, Birleşmiş Milletler Teşkilâtı bünyesindeki kurum.

    Dünya turizm geliri
    (ing: world tourism receipts, fra: recettes de tourisme mondial, alm: Welteinkommen aus dem Fremdenve)
    uluslararası turizm amaçlı seyahatlerde yapılan harcamalar toplamı.

    Dünya turizm pazarı
    (ing: world tourism market, fra: marché international de tourism, alm: Welttourismusmarkt)
    turizm arz ve talebinin buluştuğu uluslararası piyasa.

    Dünya vatandaşı
    (ing: stateless person, fra: apatride, alm: Weltbürger)
    herhangi bir devletin uyruğunda olmayan kişi.

    Durak
    (ing: stop, fra: arrêt, alm: Haltestelle)
    taşıt araçlarının yolcu alma ve bırakma amaçlı, kısa bir süre için durdukları, yol üzerinde işaretlenmiş belli bir nokta.

    Durma-binme
    (ing: stopover, fra: halte, alm: Reiseunterbrechung)
    hava taşıtında seyahati bir ara uğrak yerinde keserek, bu seyahati aynı hattın ilerideki bir seferinde bitirme.

    Duty-free
    (ing: duty-free, fra: hors-taxe, alm: zollfrei)
    gümrük vergisi muafiyeti.

    Duty free shop
    Uluslararası sulardan transit geçişte veya havaalanlarında, vergilendirilmemiş malların satıldığı dükkanlar

    Duyarlı çevre
    (ing: environmentally sensitive area, fra: espace sensible, alm: sensible Zone)
    doğallığının sürdürülmesi ve korunması ancak bilinçli ve özel önlemlerin alınmasıyla mümkün olabilen hassas ekosistemli alan.

    Dürtü araştırması
    (ing: motivation research, fra: recherche de motivation, alm: Motivierungsforschung)
    bir turizm merkezi ile ilgili imajın, potansiyel ziyaretçiler tarafından algılanması araştırması.

    Düşük faizli tatil kredisi
    (ing: low interest holiday loan, fra: chèque-vacances, alm: niedrigverzinster Urlaubskredit)
    dar gelirlilerin tatil yapmalarına yardımcı olmak üzere faizi düşük, borç para verilmesi.

    Düşük sezon
    (ing: low season, fra: basse saison, alm: Vor-, Nach-, Zwischensaison)
    turist trafiğinin ve genellikle fiyatların en düşük olduğu dönem. düzenli sefer
    (ing: regular service, fra: service régulier, alm: fahrplanmäßige Verbindung)
    bir anlaşma uyarınca, önceden saptanmış gün ve saatlerde, süresi belli taşıt servisi.

    Dikey bütünleşme
    Aynı sektörde ancak farklı üretim dallrında faaliyet göstren firmalrın faaliyetlerini birleştirmeleridir. Turizm sektöründe bir hava yolu şirketinin, tur operatürleri, konaklama tesisleri vb. ile yapacağı işbirliği dikey bütünleşmeye örnek gösterilebilir.

    dinghy
    dingi
    Genellikle gemilerin çektiği küçük sandal.

    Discriminatory
    Ayırım Gözeten
    Belirli kimselere, örneğin askerlere. ögrencilere, çocuklara uygulanan indirimli tarifeler.

    Dizgisel şema, Master süreç şeması
    Sequental chart
    İşletmelerin analizinde önemli fonksiyonu olan, tüm planın incelenmesini kapsayan bir tür şemadır. Master süreç şeması olarak da adlandırılır. Çünkü ayrı fonksiyonlaeın süreç şemalarının sentezidir. Bu fonksiyon grafikler kronolojik sıraya konularak bütün işletmedeki iş, materyal ve personel akımı saptanır.

    Doğal kaynaklar
    Naturel sources
    Üretim sürecinin değil, doğanın sağladığı mallar, değerler. Yenilenebilir doğal kaynaklar ve yenilenemeyen doğal kaynaklar olarak sınıflandırılır.

    Doğal tedavi merkezi
    Naturel therapy center

    Doğrusal organizasyon, doğrusal örgütle(n)me
    Linear organisation

    Dönem
    (Bkz. Mevsim)

    Dünya Turizm Örgütü (DTÖ)
    World Tourism Organisation (WTO)

    Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ)
    World trade organisation (WTO)

    Dünya seyahat acentaları birlikleri federasyonu
    the universal federation of travel agencies associations

    Düşük kapasiteli tesis
    (Bkz. Küçük ölçekli tesis)
     
  5. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    E

    ECU
    (Bkz. Avrupa Para Birimi)

    Efektif
    (ing: effective, fra: effectif, alm: effektiv)
    Banknot ve metal para.

    EFTA
    (Bkz. Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi)

    Egzotik turizm
    (ing: exotic tourism, fra: tourisme exotique, alm: exotischer Tourismus)
    İlgi çekici yabancı yerlere yönelen turizm.

    Eğitim amaçlı seyahat
    (ing: travel for learning, fra: voyage éducatif, alm: Bildungsreise)
    Avrupa üniversitelerinin, özellikle Amerikalı öğrencilerin ilgisini çekmek üzere düzenledikleri, yaz aylarında, kısa dönemli kurs ve gezi paketi sistemi.

    Eğlence merkezleri
    Entertainment centers
    Eğlence merkezleri, deniz-kum-güneş üçlemesinden arta kalan zamanın değerlendirilmesine olanak sağlayan konaklama faaliyetleri dışındaki, özellikle sportif faaliyetler, yeme-içme ve alışveriş olanaklarının içiçe yer aldığı merkezlerdir

    Eğlendirici veya oyalayıcı hizmet
    (ing: in-flight entertainment, fra: facilité de distraction au vol,, alm: Reiseunterhaltung)
    Uçaklarda yolcuların iyi vakit geçirmelerini sağlamak için sunulan film veya video gösterimi, müzik yayını veya kağıt oyunu vb. hizmet.

    EIB
    (Bkz. Avrupa Yatırım Bankası European İnvestment Bank)

    Ekoturizm
    (ing: ecotourism, fra: écotourisme, alm: Ökotourismus)
    Doğal çevre ile turizm faaliyetini bağdaştıran, çevrenin olumsuz etkilenmesi konusunda sorumluluk güdüsü ile hareket etme esasına dayalı turizm faaliyeti.

    Ek prim
    Override Premium

    Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı
    Organization for Economic Cooperation and Development (OECD)
    Aralık 1960'da imzalanan bir konvansiyonla Eylül 1961'de faaliyete geçen uluslararası bir kuruluş . OECD kısa adıyla da anılır.

    Elit turizm
    (ing: elite tourism, fra: tourisme élites, alm: elitärer Tourismus)
    Üst gelir grupları ya da seçkin kişiler için düzenlenen turizm faaliyeti.

    Elle tutulmaz ürün
    (ing: intangible product, fra: produit intangible, alm: abstraktes Produkt)
    Turizm gibi, somut varlığı olmayan ürün türü.

    Elle tutulmaz ürünlerde kalite
    (ing: quality control of intangibles, fra: contrôle de qualité des intangi, alm: Qualitätskontrolle bei abstrakt)
    Turizm gibi elle tutulmaz ürünlerin, mukayeseli standardizasyon yöntemi.

    EMS
    (Bkz. Avrupa Para Sistemi)

    En düşük fiyat
    Rack-bottom price

    En küçük kareler metodu
    Least squares method
    İki değişken arasındaki ortalama ilişkinin hesaplanmasına yarayan matematiksel bir tahmin yöntemi.

    Enformel organizasyon
    (Bkz. İnformel organizasyon)

    Ergonomi
    Ergonomics
    İnsanın kas gücünün üretimde verimli olarak kullanılmasını sağlamanın şartlarını inceleyen bilim dalı. Ergonominin amacı işgücü ve sermayenin üretkenliğini en çoğa çıkarmak için en ugun fiziksel ortamın yaratılmasıdır.

    Ekstra yatak, ilave yatak
    Additional bed

    ESAD
    Ege seyahat acentaları derneği

    Eşya sigortası
    (ing: freight insurance, fra: assurance de bagage, alm: Frachtversicherung)
    Yolcu ile taşıt sahibi ya da üçüncü şahıs arasında belirli miktarda prim ödemek suretiyle taşınan eşyanın kaybolma, çalınma, kırılma, gecikme ve benzeri nedenlerle uğrayacağı zararı karşılamak üzere yapılan anlaşma.

    Etkinlik tatili
    (ing: activity holiday, fra: vacances actives, alm: Aktivurlaub)
    Turistlerin spor veya benzeri aktivitelere katıldıkları turizm türü.
     
  6. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    F

    Faktoring
    Factoring
    Firmalara vadeli satışlarının bedelini vadesinden önce tahsil olanağı veren finansman hizmeti. Faktoring kuruluşu (factor), vadeli satış yapmış firmanın fatura edilmiş alacaklarını peşin bedelle ve fakat bir iskonto ile satın alır; Vadesi geldiğinde alacağı kendi tahsil eder.

    Fayda-maliyet analizi
    Cost-benefit analysis
    Yatırım projelerinin etkinliğini sınama ve değerlendirmede geliştirilen tekniklerden biridir. Fayda-maliyet analizi bir projenin net cari değerini iskontoloyarak projenin toplam maliyetini ve faydasını değerlendirir.

    Fazla rezervasyon
    Overbooking

    FC
    (Bkz. Sabit maliyet)

    FDCSST
    (Bkz. Tam gün şehir gezisi)

    Federal Denizcilik Komisyonu
    (ing: Fedaral Maritime Commission-FMC, fra: Commission Fédérale Maritime, alm: Föderale Maritime Kommission)
    Denizcilikte uluslararası yolcu ve yük taşımacılığını düzenlemek yetkisini taşıyan Amerikan resmî kuruluşu.

    Fener
    (ing: lighthouse, fra: phare, alm: Leuchtturm)
    deniz araçlarının yolunu bulması için yapılmış ışık kulesi.

    Festival
    (ing: festival, fra: festival, alm: Festspiel)
    Niteliği önceden programla belirlenen, kendine özgü ayrıcalığı olan şenlik ya da bir kaç gün süren sanat gösterisi.

    FIT
    (Bkz. Rehbersiz dış ülke gezisi)

    Fiilen İşletilen Yatak
    Actually Operated Bed

    Finansal kiralama
    Financial leasing
    Turizm yatırımlarının finansman yöntemlerinden biri olan finansal kiralama, dünyada, 1952 yılından itibaren yatırım mallarının finansmanında kullanılmaya başlanan bir yöntemdir. 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'na göre ülkemizde her türlü taşınır veya taşınmaz mal leasinge konu olabilir. Öte yandan, leasing konusu malın bağımsız ve üzerinden amortisman ayrılabilen bir özellik taşıması gerekmektedir. Buna göre hammadde ve ara malı niteliğinde olan ve kullanıldığında tüm özelliklerini yitiren mallar, yazılım gibi maddi olmayan konular ile fikri ve sınai haklar leasing yapılmamaktadır.

    Finansal yönetim, finans yönetimi
    Financial management

    Finansal rasyolar
    Financial ratios
    İşletme faaliyetlerinin ortaya çıkardığı fon ihtiyacının saptanması, işletmenin finansal yapısının ne derece sağlam olduğunun anlaşılması amacıyla kullanılan finansal analiz araçları. Rasyo iki değerin birbirine olan oranı demektir.

    Finanslama
    Financing
    Özel ya da tüzel kişilerin yatırım, üretim ve satış faaliyetinin gerçekleştirilmesi ve bu faaliyetin istenilen düzeyde sürdürülebilmesi için gerekli parasal değerlerin sağlanması, saklanması, ödenmesi ve bunlarla ilgili maliyetleri de içeren para bulma ve kullanma etkinliği.

    Finansman planı
    Financial plan

    Firma ziyareti
    Corparate travel

    Fiyat
    Rate, fare

    Fiyat farklılaştırılması
    Price discrimination
    Maliyetinde bir değişiklik olmamasına rağmen, aynı malın ya da hizmetin farklı alıcılara değişik fiyattan satılması.

    Fiyat politikası
    Turistik mal ve hizmetlerde izenecek fiyat politikası:
    Fiyat saptamadaki amacın belirlenmesi,
    Değişik alternatifler arasında hedefe uygun politikanın tercihi,
    Fiyatlama yönteminin seçimi aşamalarından oluşur.
    Günümüz turizminde fiyat politikası çok önemli bir faktördür. Çünkü, arz son derece rekabetçi ortamda oluşmakta, fiyat karşısında esnekliğe sahip olamamkta, talep ise fiyatlar karşısında büyük bir esneklik göstermektedir.

    Fiyatlandırma, kotasyon
    Quotation

    Fiyatlandırma yöntemi
    Turizm sektöründe mal ve hizmetlerin fiyatları amaç ve politikaları saptandıktan sonra çoğunlukla ya maliyet esasına göre, ya da rekabet koşulları göz önüne alınarak belirlenir.

    Fizibilite etüdü
    Feasibility study
    Yapılabilirlik ettüdü. Yatırım projelerinin gerçekleştirilebilir olup olmadığını saptamak amacıyla yapılan çalışmaların bütünü.

    FOB
    (ing: free on board, fra: franco de port, alm: frei an Bord)
    Güvertede teslim, Deniz taşımacılığına ilişkin bir anlaşma olan FOB uygulamasında satıcının yükümlülüğü malın gemiye yüklenmesi ve bu durumun alıcıya bildirilmesi ile sona erer.

    Fon
    Fund
    Belirli bir alanda bulunulacak belirli bir faaliyetin gerçekleştirilmesi için ayrılmış para ya da aynı işlevi gören varlıkların tümü.

    Fonksiyonel organizasyon
    Functional organisation

    FOQ
    Free on quai
    Rıhtımda teslim, Alıcı tarafınan belirtilen rıhtıma malın teslimi yükümlülüğünü içeren bir anlaşma. Rıhtıma teslim anına kadar olan giderler satıcıya ait olup, bu giderlerin tümü FOQ fiyata dahildir.

    FOR
    Free on rail
    Trende teslim
    Alıcı tarafından belirtilen yükleme istasyonuna malın satıcı tarafından teslimi yükümlülüğünü içeren bir anlaşma.

    FOT
    Free on truck
    Kamyonda teslim
    Alıcı tarafından beliirtillen kamyona malın satıcı tarafından teslimi yükümlülüğünü içeren bir anlaşma.

    Formel organizasyon
    Formal organisation

    Fosil
    (ing: fossil, fra: fossile, alm: Fossil)
    toprak tabakalarında kalarak, eskiden günümüze kadar gelen bitki ve diğer canlıların kalıntı veya izlerine verilen ad.

    Fosseptik
    (ing: septic tank, fra: fosse septique, alm: Senkgrube)
    lâğım çukuru.

    FPA
    Free from particular average
    Dış ticari satış sözleşmelerinde yer alan bir terim. Kısmi hasarın hariç tutulduğu bir anlaşma biçimi.

    Franchising
    Franchise veya franchising sözlük anlamıyla imtiyaz demektir. Franchising terimi günümüzde çağdaş nitelikte bir finansman yöntemidir. Franchising gerçek anlamıyla herhangi bir ürünü veya hizmeti pazarlamaya yönelik olarak uygulamaya konulan bir sistemi ifade etmektedir. Bu yöntemde, yatırımcı kuruluş otel veya tatil köyü zinciri şeklinde çalışıyorsa, başka bir işletmenin yeni yatırımına belirli koşullarda, belirli oranda katılmakta; projenin hazırlanmasını, inşaatın kontrolünü, tesisin yönetimini üstlenmekte, ayrıca kârdan katılma oranında bir pay almaktadır. Bazı imtiyaz yöntemlerinde ise işletme, zincirin kalite normlarına uymak ve belirli bir imtiyaz ücreti ödemek suretiyle zincirin adını (markasını) kullanma hakkını elde etmektedir.

    Fresk
    (ing: fresco, fra: fresque, alm: Fresko)
    Yaş duvar sıvası üzerine kireç suyunda eritilmiş madenî boya ile yapılmış resim.
     
  7. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    G

    Gantt Şeması
    Gantt Progress Chart
    Turizm yatırım projelerinin önceden öngörülen sürede ve maliyet tutarı içinde gerçekleştirilmesinde, iş akışlarının ve gelişmelerin şematik olarak gösterilmesinde kullanılan planlama ve programlama yöntemlerinden biri. Zaman-çizgisi veya kilometre-taşı şeması, çubuk şeması adı da verilen Gantt Şeması yönteminde, proje çeşitli aşamalara bölünmekte, aşamaların içerdiği faaliyetlerin özellikleri ve diğer faaliyetlerle bağlantıları göz önünde tutularak bir zaman cetveli üzerinde gösterilmektedir. Böylece hangi faaliyetin ne zaman başlayıp ne zaman biteceği açıkca görülebilmekte ve buna bakarak gerekli denetimler yapılmaktadır.

    GATT
    (Bkz. Gümrük Tarifeleri ve Genel Ticaret Anlaşması)

    Gayrimenkul alım vergisi istisnası
    Real estate tax exemption

    Gayrimenkul mallar, taşınmaz mallar
    Immovable property
    Başlıcaları şunlardır: Arazi, ve üstündekiler (bitki, ağaç, bina ve parçaları), madenler ve üzerindeki haklar. Gayrimenkul üzerinde hak sahibi olabilmek için hakkın tapu kütüğüne kaydı zorunludur.

    Geceleme
    Overnight

    Gemicilik acentası
    Ship's agent, maritime agent
    Gemi karaya yanaştığında her türlü hizmeti veren acenta

    Genel doluluk oranı
    Basic occupancy rate
    Otel veya uçaklarda genel doluluk oranı

    Gençlik kongreleri, gençlik kurultayları
    Youth congress

    Gençlik oberji
    (ing: youth hostel, fra: auberge de jeunesse, alm: Jugendherberge)
    Gençlerin, bazı koşullarla kabul edildikleri ve belirli bir süre kaldıkları, ucuz fiyata yemek yiyebildikleri veya yemeklerini özel hazırlayabildikleri çeşitli olanaklarla donatılmış konaklama tesisi.

    Gençlik turizmi
    (ing: youth tourism, fra: tourisme de jeunesse, alm: Jugendtourismus)
    Gençlik turizmi, genel turizm olayı içerisinde kendine özgü özellikleri olan bir turizm türüdür.

    GSA
    (Bkz. Genel satış acentası)

    Genel satış acentası
    General sales agent (GSA)

    Gezgin
    Traveller

    Gezi
    Travel

    Gezginci tur
    Circuit tour
    Gezi eğilimi (geziye çıkanların toplam nüfusa oranı)
    Gezi eğilimi Bir yıl içinde en az bir defa gezmek için en az dört gün (4x24 saat) seyahata çıkanların ülke nüfusuna oranını ifade eder.

    Gezi komisyoncusu
    Tour broker
    Otobüsle gezi düzenlemek için gerekli lisansı almış kişi veya kuruluş.

    Gezi Sıklığı Oranı
    Gezi sıklığı oranı bir ülke ya da bölgedeki brüt gezi eğilimi ile net gezi eğilimi arasındaki gezi tüketim sıklığını belirleyen ve iki seyahat eğilimi arasında ilişki kuran bir unsurdur.

    Gezi Sıklığı Oranı= TP/Q
    TP= Brüt gezi eğilimi.
    Q = Net gezi eğilimi

    Gezme görme
    Sightseeing

    Gezip görme turu
    Sight seeing tour

    Giriş, kayıt
    Check in
    Bir otele giriş ve kayıt defterini imzalama. Genel olarak otele giriş satt 06:00'dır.

    Graicunos Teoremi
    Graicunıs's Theorem
    Özellikle konaklama tesislerinde yönetici ve ona bağlı astların arasındaki ilişki sayısının hesaplanmasında kullanulan bir formüldür.

    İlişki sayısı = n (2/2+n-1)

    Grup paket tur
    Tur liderinin yönetiminde yapılan ulaştırma, konaklama, gastronomi, yerel geziler, transferle vb. hizmetleri kapsayan paket turlar.

    Grup ücreti
    Group rate

    Gümrük muafiyeti
    (ing: customs exemption, fra: exonération douanière, alm: Zollfreiheit)
    Yatırımda kullanılacak makine ve techizatın gümrük vergisi ile gümrükte alınan diğer vergi ve resimlerden muaf olarak ithal edilmesine olanak veren bir teşvik tedbiridir.

    Gümrük tarifeleri ve ticaret genel anlşması
    General agreement on tariffs and trade
    Ocak 1948'de yürürlüğe giren uluslararası ticaret anlaşması. GATT kısa adıyla da anılır. GATT'ın ana amacı, uluslararası ticaretin serbest bir biçimde yapılmasını sağlamaktır.

    Gümrük vergileri
    Customs, duties
    Malların bir ülkenin sınırından geçmesi nedeniyle alınan vergiler.

    Gündüz tarifesi
    Day rate
    Bir otel odasının gece kullanılmaması koşuluyla uygulanan tarifedir. Bu tür bir tariflei odanın saat 06:00'dan 17:00'ye kadar kullanılması öngörülür.

    Günlük döviz kurları
    Daily exchange rates
    Döviz kurunun her gün yetkili kurum tarafından belirli bir yöntem dahilinde saptanmasıdır.

    Günlük oda durum cetveli, house keeper raporu
    Housekeeper report
    Katlar sorumlusunun hangi odaların dolu, hangilerinin boş olduğunu, dolu odalarda kaç kişinin kaldığını belirlemek amacıyla düzenlediği tablodur ve işletmede mevcut bütün odaları gösterir.

    Günübirlik gezi
    Excursion

    Günübirlikçi
    Excursionist
    Gittiği yerde, varış noktasında bir günden az kalan ve gecelemeksizin ayrılıp geziye başladığı yere dönen ziyaretçidir.

    Güvenlik bölümü
    Security Department

    Güzergah
    Route

    Gezi içeriği
    (ing: travel content, fra: produits touristiques, alm: Reiseleistungen)
    turizm endüstrisi tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin bütünü.

    gezi konferansı
    (ing: travelogue, fra: conférence de voyage, alm: Reisevortrag)
    gezi ile ilgili konferans.

    gezi motoru
    (ing: motor launch, fra: vedette, alm: Motorboot)
    deniz kıyılarında veya akarsu boylarında kurulu liman ve kentlerin ziyareti amacıyla kullanılan küçük boy tekne.

    gezi öncesi açıklama
    (ing: pretravel information, fra: information pratique sur le voy, alm: Information vor Antritt der Rei)
    rehber tarafından turistlere tur hakkında verilen ön bilgi.

    gideceği yer
    (ing: destination, fra: destination, alm: Zielort)
    yolcu veya eşyanın gideceği yer.

    gidiş-dönüş
    (ing: round trip journey, fra: aller-retour, alm: Hin- und Rückreise)
    yolcunun, bir taşıt aracı ile, hareket ettiği noktaya tekrar dönmesi şeklindeki yolculuğu.

    gidiş-dönüş bileti
    (ing: round trip ticket, fra: billet aller-retour, alm: Hin- und Rückfahrschein)
    yolcunun bir taşıt aracı ile, hareket ettiği noktaya tekrar dönmesi şeklindeki yolculuğu için gerekli bilet.

    gidiş-dönüş transit vizesi
    (ing: round trip transit visa, fra: visa Transit aller- reTour, alm: Hin- und Rücktransitvisum)
    bir kişi ya da bir malın belirli bir memleketten, ancak bir defa yolculuk yapmak ve bir üçüncü memlekete gitmek suretiyle, gidiş ve dönüş şeklinde geçmesine izin veren vize.

    Girişimci
    (ing: entrepreneur, fra: entrepreneur, alm: Investor)
    mal ve hizmet üretmek üzere yatırım yapan kişi ya da kuruluş, müteşebbis.

    Gişe
    ing: ticket-window, fra: guicket, alm: Schalter
    istasyon, mağaza, sinema vb. yerlerde bilet, para ya da kıymetli evrak alıp verilmesi veya satılması amacıyla yapılan çoğu küçük pencere biçiminde olan yer.

    gizli tarife
    ing: confidential tariff, fra: tarif confidentiel alm: vertraulicher Tarif
    tur organizatörlerinin, seyahat acentalarına, hizmete özel biçimde hazırladığı, belli geçerlik süresi olan, toptan fiyatları gösterir detaylı tarife.

    Global
    ing: global, fra: global, alm: global
    toptan.

    gömme yatak
    ing: sico bed, fra: lit encastrable alm: eingebautes Bett
    kullanım dışında katlanarak, duvar içine gizlenen yatak.

    Gönüllü
    ing: volunteer, fra: bénévole alm: Volontär
    denenmek üzere mukavelesiz çalışan kişi.

    görevlendirme listesi
    ing: roster, fra: liste de distribution des tâche, alm: Dienstplan
    belirli sürelerde belirli hizmetleri yapmakla görevlendirilen personel listesi.

    görmeğe değer manzara
    ing: scenic area, fra: vue panoramique alm: sehenswerte Aussicht
    herkesin gördüğünde dikkatle bakacağı, zevk alacağı, belleğinde tutacağı doğa parçası.

    görsel imaj
    ing: visual image, fra: image visuelle alm: visuelles Image
    görsel algılamalarla zihinsel imaj oluşumu.

    görsel-işitsel arşiv
    ing: audio-visual archive, fra: archive audio-visuelle alm: audio-visuelles Archiv
    göze ve kulağa hitap eden doküman arşivi.

    görsel-işitsel tanıtma malzemesi
    ing: audio-viual promotional materia, fra: matériel promotionnel audio-vis, alm: audio-visuelles Werbematerial
    göze ve kulağa hitap eden tanıtma araç ve gereçleri.

    görünmeyen ihracat
    ing: invisible export, fra: exportation invisible alm: unsichtbare Ausfuhr
    turizmde, işletmelerin ürettiği ürünlerin ülke içinde turistlere satılması olayı.

    Gösteri
    ing: show, fra: spectacle alm: Vorführung
    görsel bir sanat eserinin ya da bir sanatın icra ediliş şeklinin belli bir düzen içinde halka sunuluşu.

    gösteriş etkisi
    ing: demonstration effect, fra: effet de démonstration alm: Vorführungseffekt
    bir turizm merkezine gelen turistlerin giyim ve yaşam tarzının, yöre halkı tarafından taklit edilmesi.

    götürü tur
    ing: inclusive tour, fra: circuit à forfait alm: Pauschaltour
    uçak kiralama sonucu yapılan ve koltuk başına kira payını da kapsayan tur şekli.

    götürü yolculuk
    ing: inclusive travel, fra: voyage à forfait alm: Pauschalreise
    bir seyahat acentası tarafından, bazen de müşterinin isteğine göre düzenlenen, belirli ve değişmeyen bir ücret karşılığında yapılan her türlü masraf ve hizmetleri içeren toplu veya bireysel yolculuk.

    Gurme
    ing: gourmet, fra: gourmet alm: Gourmet
    damak zevki olan ve yiyeceklerini titizlikle seçen kimse veya damak zevki olan kişilere göre özenle hazırlanan yemek.

    Gusto
    ing: gusto, fra: goût alm: Gusto
    beğeni, zevk.

    gümrük bildirim formu
    ing: customs declaration form, fra: déclaration douaniére alm: Zollformular
    seyahat eden kişinin beraberindeki eşyaları bildirdiği form.

    gümrük kontrolü
    ing: customs inspection, fra: contrôle douanier alm: Zollkontrolle
    gümrük hattından geçmek isteyen yerli ve yabancı her kişi ve eşyası ile ilgili olarak yapılan ve yasalara aykırılık olup olmadığı araştırılan kontrol işlemi.

    gümrüklü saha
    ing: airside, fra: zone de douane, f, alm: Zollgebiet
    bir hava limanında, gümrük kontrol çizgisinden başlayarak uçağa geçişe kadar ulaşan alan.

    güneş tutulması
    ing: solar eclipse, fra: éclipse solaire alm: Sonnenfinsternis
    ayın dünya ile güneş arasına girmesi yüzünden güneşin yer yüzünden tamamen veya kısmen kararmış görünmesi.

    Güneşlik
    ing: parasol, fra: parasol alm: Sonnenschirm
    güneş ışınlarından insanları korumak için kullanılan geniş tente veya şemsiyeler.

    günlük araç kullanma süresi
    ing: driving hours, fra: durée maximale de conduite jour, alm: tägliche Fahrtdauer
    yasal olarak otobüs vb. araç sürücülerine, bir gün içinde tanınan araç kullanma süresi.

    Günübirlik
    ing: excursion, fra: excursion alm: Tagesausflug
    24 saati aşmayan kısa süreli seyahat.

    günübirlik tesis
    ing: establishment for excursionists, fra: établissement pour des excursio, alm: Anlage für Tagesausflügler
    tarihî ve doğal güzelliği olan yerler ile yayla ve kırsal kesimlerin turizm potansiyeli yüksek olan yörelerinde bulunan, yeme-içme, dinlenme, eğlence ve spor imkânlarından birkaçının günübirlik olarak yapıldığı, konaklamasız tesis.
     
  8. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    H

    Haftasonu gezisi
    Weekend tour

    Halkla ilişkiler
    Public relations (PR)
    Geniş anlamda bir kuruluşun toplum ile karşılıklı anlayış sağlamak üzere giriştiği planlı ve sürekli çalışmaların bütünü olarak tanımlanan halkla ilişkiler, bir tanıtma ve tanınma sürecidir. Turizmde halkla ilişkiler, herhangi bir turizm ürününün, bir ülkenin, belirli bir bölgenin, seyahat veya konaklama işletmesinin pazarda başarı sağlayabilmesi açısından geniş tüketici kitleleri arasında yaygın olarak benimsenmesi ve tutunması yolundaki çalışmaları ifade eder. Halkla ilişkiler PR kısaltmasıyla anılır.

    Ham ürün
    Core product

    hava gemisi
    (ing: air ferry, fra: avion transbordeur, alm: Luftschiff)
    Gerek yolcular, gerekse sürücüleri ile birlikte çeşitli motorlu veya motorsuz taşıt araçlarını bir hava alanından diğerine ulaştıran tarzda donatılmış uçak.

    Hava sahası
    (ing: airspace, fra: espace aérien, alm: Lufthoheitsraum)
    Bir devletin yalnız kendisinin kullanma hakkı olduğu, başka devletlerin ancak ilgili devletten izin alarak yararlanabileceği gökyüzü parçası.

    Hava taksiciliği
    (ing: air taxi transportation, fra: avion-taxi, alm: Lufttaxi)
    Hava ulaşımının düşük koltuk kapasiteli araç ile yapılması.

    Hava taşıma senedi
    (ing: letter of air transportation, fra: connaissement aérien, alm: Lufttransportbrief)
    Havayoluyla taşımacılıkta malı gönderen tarafından düzenlenen, taşınan malla ilgili bilgileri içeren belge.

    Hava taşımacısı
    (ing: air transporter, fra: transporteur aérien, alm: Luftverkehrsgesellschaft)
    Seyahat organizasyonu ve yolcu taşımacılığı yapan şirket.

    Hava trafiği
    (ing: air traffic, fra: trafic aérien, alm: Luftverkehr)
    Hava koridorlarının hava taşıt araçları tarafından kullanılması.

    Hava trafik kontrol birimi
    (ing: air traffic control unit, fra: bureau de contrôle du trafic aé, alm: Luftverkehrskontrolle)
    Uçakların iniş ve kalkışları ile kendi bölgelerindeki hava trafiğinden sorumlu resmî kurum.

    Havaalanı
    (ing: airfield, fra: aérodrome, alm: Flugplatz)
    Uçakların manevra yapması ve bakımı için özel surette düzenlenmiş kara alanı.

    Havaalanı oteli
    (ing: airport hotel, fra: hôtel de passagers, alm: Flughafenhotel)
    Havaalanı civarında bulunan, genellikle yolcu durumunda olan konuklar ile havayolları personelinin kısa süreli kaldıkları otel türü.

    Havale
    (ing: money order, fra: mandat, virement bancaire, alm: Überweisung)
    Postahane veya banka kanalıyla birisine para gönderme, yollama.

    Hayat sigortası
    (ing: life insurance, fra: assurance-vie, alm: Lebensversicherung)
    Sigortalının ölümü halinde yakınlarına, belirli bir süre sonunda hayatta kalması durumunda ise kendisine, toplu bir para ödenmesini veya düzenli gelir sağlanmasını öngören sigorta türü.

    Hayat standardı
    (ing: standard of living, fra: niveau de vie, alm: Lebensstandard)
    Birey, aile ve ülkenin ekonomik refah düzeylerini ölçmek için kullanılan kavram.

    Hayır kurumu
    (ing: charity institution, fra: institution de charité, alm: Wohlfahrtsinstitution)
    Düşkünlere yardım amacıyla devlet ya da hayırsever kişiler tarafından oluşturulmuş kurum.

    Hayrat
    (ing: pious foundation, fra: oeuvres de bienfaisance, alm: wohltätige Stiftung)
    Halkın yararlanması için yapılan okul, han, çeşme gibi hayır yapılarına verilen ad.

    Hayvanat bahçesi
    (ing: zoo, fra: zoo, alm: Zoo)
    Hayvanların bakımlarının sağlandığı ve güvenli mekânlarda ziyaretçilerin izlemesine sunulduğu yer.

    Hedef kitle
    (ing: target group, fra: cible, alm: Zielgruppe)
    Verilmek istenen mesajın ulaşması hedeflenen, turistik ürünlerin özelliklerine ilgi ve ihtiyaç duyan, grup veya topluluk.

    Hediye paketi
    (ing: amenity kit, fra: sac de faveur, alm: Geschenkpaket)
    'birinci sınıf' ya da 'business class' yolcuların sürekli olarak belirli uçak şirketlerini tercih etmelerinin sağlanması amacı ile bu şirketlere ait uçaklarda verilen lüks ve kullanışlı ürünlerden oluşan hediye paketi.

    Hediyelik eşya
    (ing: souvenir, fra: souvenir, alm: Andenkenartikel)
    Genellikle el sanatı ürünlerinden oluşan, yapıldığı yörenin özelliklerini yansıtan ve hediye edilmek üzere satın alınan küçük çaptaki eşya, hatıra eşyası.

    Hediyelik eşya mağazası
    (ing: gift shop, fra: boutique de souvenirs, alm: Geschenkladen)
    Hediyelik eşyaların satıldığı dükkân.

    Helikopter istasyonu
    (ing: helicopter landing ground, fra: héliport, alm: Hubschrauberlandeplatz)
    Bir helikopter seferi için bağlantıyı sağlayabilecek şekilde yapılmış ikinci derecede önemi olan alan.

    Herbaryum
    (ing: herbarium, fra: herborium, alm: Herbarium)
    Kurutulmuş bitki müzesi.

    Hesap kesme
    (ing: check-out payment, fra: régler sa note, alm: Rechnung bezahlen)
    Konaklamanın yapıldığı tesisten ayrılmadan önce, kalınan süre boyunca tahakkuk eden geceleme ve yeme- içme masraflarının ödenmesi.

    Hesap pusulası
    (ing: bill, fra: addition, alm: Aufstellung der Rechnung)
    Ödenecek bedeli gösteren belge.

    Heykel
    (ing: statue, fra: statue, alm: Statue)
    Taş, kil, alçı ve metal gibi maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek meydana getirilen sanat eseri.

    Hidroterapi
    (ing: hydrotherapy, fra: hydrothérapie, alm: Hydrotherapie)
    Suyla yapılan kür.

    Hijyen
    (ing: hygiene, fra: hygiène, alm: Hygiene)
    Sağlığı korumak ve devam ettirmek için yapılan temizlik ve bakım işlemlerinin tümü, sağlık bilimi.

    Hinterland
    (ing: hinterland, fra: arrière-pays, alm: Hinterland)
    Kıyı şeridinin arkasındaki bölge.

    Hipodrom
    (ing: hippodrome, fra: hippodrome, alm: Hippodrom)
    Araba ve at yarışları veya binicilik çalışmaları için kullanılan alan.

    Hisar
    (ing: fortress, fra: forteresse, alm: Festung)
    Bir kenti korumak için taştan yapılmış yüksek duvarlı ve kuleli, etrafında hendek bulunan küçük kale.

    Hisse
    (ing: share, fra: action, alm: Aktie)
    Sahiplerine dağıtılan kârdan pay alma hakkı veren, şirketin eşit bölümlere ayrılmış nominal sermayesinin her bir payı.

    Hiyerarşik satış örgütlenmesi
    (ing: multilevel sales organization, fra: organisation hiérarchique de ve, alm: vielschichtige Verkaufsorganisa)
    Satışta birden fazla düzeyde karar biriminin yer aldığı satış organizasyonu.

    Hız kapanı
    (ing: speed trap, fra: ralentisseur, alm: Radarfalle)
    Trafik polisinin, karayolunda mevzuata aykırı biçimde hız yapan sürücüleri yakalamak üzere, yolun belli noktasında, caydırıcı amaçla konuşlanması.

    Hizmet
    (ing: service, fra: service, alm: Dienstleistung)
    Bir ihtiyacı veya talebi karşılamak için yapılan iş ya da harcanan emek gibi maddî varlığı olmayan, üretildiği anda tüketilen ekonomik faaliyet.

    Hizmet çeşidi
    (ing: kind of service, fra: type de service alm: Dienstleistungsart)
    Yapılan işin çeşidi.

    Hizmet dışı
    (ing: out of service, fra: hors service, alm: außer Betrieb)
    Faal olmama.

    Hizmet ücreti
    Handling fee

    Hizmet kalitesi
    (ing: service quality, fra: qualité de service, alm: Leistungsqualität)
    Yapılan işin kalitesi.

    Hizmet sektörü
    (ing: service sector, fra: secteur tertiaire, alm: Dienstleistungsbereich)
    Ulaştırma, turizm, ticaret, haberleşme ve bankacılık gibi bir ekonomide hizmet üreten tüm kişi ve kuruluşlar.

    Hizmet yatırımı
    (ing: service industry investment, fra: investissements du secteur tert, alm: Dienstleistungsinvestition)
    Hizmet sektörüne yapılan yatırım.

    Horst Todt Analizi
    Tatil yöresinin seçimi açısından mesafe faktörünün incelenmesine yönelik bir tekniktir. Horst Todt analizi iki değişken üzerine kurulmuştur: Değişkenlerden birincisi sayahatin maliyeti, diğeri ise seyahate katılmakla katlanılan zahmet veya fedakarlıktır. Horst Todt analizi bu iki değişken arasındaki ilişkiyi matematiksel bir denklemle açıklmaya çalışmaktadır. S=(r,q,x) Bu denklemde (p) fiyatı, (x) katlanılan zahmeti ifade eder.

    Hot springs tourism
    (Bkz. Thermal turizm)

    House Keeper Raporu
    (Bkz. Günlük Oda durum Cetveli)

    Hubbart Formülü
    Oda fiyatlarının saptanmasına ilişkin Hubbart formülü fiyat saptanması gibi karmaşık bir sorunun çözümüne basit bir yaklaşımdır. Bu nedenle yöneticilerin karar vermesini kolaylaştıran standart bir reçete özelliği taşır. Hubbart formülünün hareket noktası teşebbüsün ihtiyaçlarıdır. Teşebbüs bir taraftan bütün giderlerini karşılamak ve yatırımdan bir getiri sağlamak, diğer yandan rekabet gücünü karuyabilmek için, oda fiyatlarının nasıl ve hangi düzeyde saptamalıdır? Bu sorunun cevabı işletmenin faaliyetlerini sürdürmek açısından son derece önemli bir koşulduır.
    Hubbart Formülü:
    X= O + I/R
    Formülde X = Odanın ortalama satış fiyatı
    O = Tahmin edilen yıllık toplam işletme giderleri (İşletme faaliyetleri)
    I = Yatırımın özkaynakla karşılanan kısmı için beklenen kar oranı
    R = Tahmin edilen oda satış sayısı
    Diğer taraftan bu formülden ve hesaplanan ortalama oda satış fiyatından yararlanarak konaklama tesisinin tek ve çift yataklı odaları veya bir odanın tek kişi ya da çift kişi tarafındna tutulması durumunda uygulanacak fiyatların ne olacağı da aşağıdaki formül uyarınca hesaplanabilir.
    (Nt)St + (Nç)Sç = Ro (X)
    Nt=Belirli bir dönemde satılan çift kişilk oda sayısı.
    Nç=Belirli bir döenmde satılan çift kişilik oda sayısı
    St=Tek kişilik odanın ortalama satış fiyatı
    Sç=Çift kişilik odanın ortalama satış fiyatı
    Ro=Belirli bir dönemde satılan toplam oda sayısı
    X0=Oda ortalama satış fiyatı.

    Hurda değer
    Scrap value
    Hurda değer, bir yatırımın ekonomik ömrünün sona erdiği andaki değeridir. Başka bir ifade ile tesisin ekonomik ömrü sonundaki satış fiyatı o yatırımın hurda değeridir. Bir Turistik tesisin hurda değerinin saptanması çalışmaları sırasında kuruluş yeri, inşaatın kalitesi, tesisin fiziki ömrü ve gayrimenkul alım-satım vergileri göz önünde bulundurulmalıdır.
     
  9. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    I-İ

    IATA
    Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği

    IATAN
    Uluslararası Havayolları Seyahat Acente Ağı

    IBTA
    Uluslararası İş Seyahati Birliği

    ICCA
    Uluslararası Kongre ve Konferans Birliği

    IFTO
    Uluslararası Tur Operatörleri Federasyonu

    IFTTA
    Uluslar arası Seyahat ve Turizm Müdafileri Forumu

    IFTWO
    Uluslar arası Kadın Seyahat Organizasyonları Federasyonu

    IIT
    Bağımsız Kapsamlı Tur. Standart paketlerle ihtiyacı karşılanamayan müşteri için yapılan "kişiye özel" düzenleme

    ILAM
    Boş Vakit ve Keyif Yönetimi Enstitüsü

    ITAA
    İrlanda Seyahat Acenteleri Birliği

    ITM
    Seyahat İşletmeciliği Kurumu

    incentıve Tour
    Teşvik gezisi

    inclusive Tour Charter
    Paket gezi müşterilerini taşıyan kiralanmış uçak.

    inclusive Tour Discount
    Yemek ve otel gibi hizmetleri de içine alan bir taşıyıcı ya da tur düzenleyicisi tarafından tur dökümanı ile organize edilen ve tanıtılan tura başlamadan önce karşılığı ödenen seyahat için yapılan indirim.

    incoming Services
    Seyahat acentalarınca dışarıdan gelen grupların ve kişilerin transferini yapmak, konaklama birimlerine yerleştirmek, yiyecek ve içecek ihtiyaçlarının karşılanması sırasında yardımcı olmak, ülke içindeki turları düzenlemek ve bu arada günlük şehir içi turları organize etmek ve rehberlik hizmetleri vermek gibi işlerin yürütülmesi.

    infant
    2 yaşın altındaki yolcu bebek. Ücretin %10'u ödenir, veya hiç ücret ödenmez.

    ingoing Services
    Seyahat acentalarınca yurt içindeki turistler için, yine yurt içine seyahatler organize edilmesi. Yurt içinde düzenlenen değişik süreli turların, ulaştırma, konaklama, yeme-içme, günlük şehir turlarının ve rehberlik gibi hizmetlerin sunulması.

    interline Accounting
    Hava taşıyıcıları arasındaki hesap işlemi.

    internal
    Havaalanlarında uçakların dış hat seferlerini gösterir.

    international Provions
    Bir taşıyıcının kendi ülkesi ile başka bir ülkeye ya da ülkeler arasındaki taşımalarına ilişkin koşullar.

    intraline
    Bir hava yolu servisinde aynı havayolunun başka bir hizmet servisine transferi.

    issuing Carrier
    Bilet düzenleyen taşıyıcı
     
  10. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    J

    Jakuzi
    ing: jacuzzi, fra: jacuzzi alm: Jakuzzi
    basınçlı su fışkırtan geniş küvet.

    jamboree
    cümbüş
    Eğlenti. İngilizce'de daha çok izcilerin uluslararası ölçekteki büyük toplantıları için kullanılmaktadır.

    JATA
    Japon Seyahat Acenteleri Birliği

    jet uyumsuzluğu
    ing: jet lag, fra: desequilibre causee par le voya, alm: Jetlag
    vücut ritminin, seyahatte, zaman dilimlerine uyumsuzluk göstermesi.

    Joging
    ing: jogging, fra: jogging alm: Jogging
    idman için yavaş koşma.

    junior suite
    junior süiti
    Yatakla oturulacak kısımların bir paravanayla birbirinden ayrıldığı büyük otel odası.

    Junket
    Talih oyunları amacıyla düzenlenen paket tur, seyahat terimi olarak, şirket ödenekleri ile veya devlet imkanları ile yapılan keyif gezilerine verilen isim. Kumarhane terimi olarak , bol para harcayan müşterilere verilecek ücretsiz hizmetler örnek: ücretsiz otel odası vb.
     

Sayfayı Paylaş