1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Türk Kağanlığının Kuruluşu

Konusu 'Genel Türk Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 22 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]

    Türk Kağanlığının Kuruluşu

    Altıncı yüzyılın ortalarında Altaylarda (Güney Sibirya ve Kuzey Moğolistan), göçebe bir devlet olan Türk Kağanlığı kuruldu (551-744). Bu devlet daha sonra Orta Asya’da önemli roller oynayacaktır. Kaynaklarda “Türk” isminden ilk defa 542 yılında bahsedilmiştir. Yazılı kaynaklar bu kelimeyi farklı şekillerde adlandırmışlardır: Çince kaynaklarda “tutszue” şeklinde, İran el yazmalarında “Türk”, günümüze kadar gelen yazıtlarında ise, “tyurk” şeklinde geçmektedir.

    “Türk” (güçlü, sarsılmaz, kuvvetli) ismi esas olarak, etnik değil, sosyal bir anlama sahiptir. Sadece Mongoloid Aşin boyunun asil ve askeri aristokrasisinin temsilcileri ve yeni devletin çekirdeğini oluşturan alt akraba boyları bu şekilde adlandırılabilir. Daha sonraları boyların daha fazla genişleyen birimleri ve onların alt boyları Türk olarak adlandırılmıştır. Eski Aşin ismi yönetimdeki ailenin hanedan ismi haline gelmiştir.

    Türk boyu hakkındaki ilk bilgi, Çin hanedan tarih yazıtları Chtzoy shu, Bey tsi shu, Sui shu, Bey shi’de görülür. Türklerin sözlü bilgilerine göre yazılmış iki soy efsanesi, tarihle bir oranda ilişkili olarak bahsedilir. Birinci efsaneye göre, büyük bir bataklığın kenarında yaşayan Türklerin ataları (Bey shi ve Sui shu’ya göre “Batı Denizi”nin sağ kıyısında) komşu boyların savaşçıları tarafından bozguna uğratılmış, sadece on yaşında bir çocuk dişi kurt tarafından kurtarılmak suretiyle hayatta kalabilmiştir.

    Dişi kurt düşmanlardan kaçarak Gaoachan’ın (Tufan Vahası) kuzeyindeki dağlara gider. Burada on erkek çocuk doğurur ki bunlar daha sonra Gaochanlı kadınlarla evlenir ve kendi ailelerini kurarlar. Kurdun çocuklarından birinin ismi Aşin’di ve bu bir klanın ismi oldu. Aşin, boya önderlik etti ve ailelerin sayısı yüzlerceye ulaştı. Aşin’in neslinden bir kişi olan Asyan-şad, dişi kurdun neslini Gaochan dağlarından demiri işleyerek ve eriterek çıkararak onları Juan-Juan’ın (Avarlar) halkı haline geldikleri Altay dağlarına yerleştirdi. Altay’da boy, efsaneye göre Altay dağlarının yerel ismi ile ilişkili olan Türk ismini benimsedi.

    İkinci efsaneye göre Türk boyunun ataları, N. A. Aristov’un Altay dağlarının kuzey yamaçlarına yerleştirdiği So prensliğinden gelmiştir. Boyun Başı Abanbu’nun 17 erkek kardeşi vardı ve bunlardan biri dişi kurdun oğlu diye adlandırılırdı. So prensliği düşmanlar tarafından yok edildi ve kaçan aileler dağıldı. Dişi kurdun oğlunun olağanüstü yetenekleri sayesinde ailesi iyi bir duruma sahip oldu. S. K. Klayaştorniy, Türklerin ilk tarihini efsanelere dayandırarak şu şekilde ifade edilebilecek halde yapılandırdı.

    256’dan sonra Aşin boyu Gansu’ya göç etti, ki bu sırada Hunlar ve Orta Asya ve Güney Sibirya’daki Hunların alt boyları Çin Seddi’nin diğer tarafında yeniden bir yerleşim gerçekleştiriyordu. Yeni yerleşimden önce boyun, Si-hay bölgesinde yerleşmiş olması muhtemeldir. Gan-su’da yerleşik iken boy, ne Çin ve ne Hun olan avtoktonik bileşimleri devletin nüfusuna katmıştır. Burada, Kuzey Lian devletini oluşturdular ama bu,

    439’da yıkıldıktan sonra Gaochan’a geldiler. 460’dan sonra burada Juan-Juan’ın alt kolu haline dönüştüler ve Altay’ın güney yamaçlarına göçtüler. Altay’daki yeni yerleşimden sonra boy “Türk” ismini aldı ve eski “Aşin” ismi boyun kurucusunun annesinin ismini anmak için, hüküm süren ailenin hanedanlık ismi haline geldi. S. K. Klayaştorniy Aşin boyu ve Altay ve Sibirya arasında, Çin Seddi’nin güneyindeki bölgeye göçten önce de bazı ilişkilerin olma ihtimalini reddetmemiştir. Güney Altay’ın yamaçlarındaki tepelerde 460’tan sonra bir grup boyun oluştuğunun ve bunların 552-555 yıllarında Juan-Juan Kağanlığı’nı bozguna uğratan Aşin’in liderleri tarafından yönetildiklerinin altını çizer.

    Türk Kağanlığı’nın kökeni 552’ye kadar uzatılabilir ki bu sırada Türkler Juan-Juan’ı yenen Aşin klanından Bumin/Tuminya tarafından kumanda ediliyordu. Bu zamandan sonra Türk yöneticiler Juan-Juanların eski güçlerinden ve prensiplerinden miras kalan “kağan” unvanını kabul ettiler. Bumin, İli-kağan taht unvanıyla ilk yönetici oldu. Oğlu ve mirasçısı Kolo (Kara kağan) hükümranlığı zamanında Juan-Juan bir defa daha yenildi (553’te) ve Kara Kağan’ın kardeşi Muhan Kağan 555’te hezimeti tamamladı. Juan-Juanların büyük kısmı Avarlar diye bilinmeye başladıkları batıya kaçtılar. Muhan Kağan’ın hükümdarlığı zamanında Kağanlık, Orta Asya’da politik bir egemenlik haline geldi. Kuzeybatı Mançurya’da Kidanlar, Yenisey’de Kırgızlar ve diğer boylar boyunduruk altına alındı.
     

Sayfayı Paylaş