1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Türk kelimesinin milletimizin adı olarak geçtiği ilk Türkçe metinler...

Konusu 'Cumhuriyet Tarihi' forumundadır ve Çirkin Kral tarafından 22 Eylül 2006 başlatılmıştır.

  1. Çirkin Kral

    Çirkin Kral Forum Tutkunu

    Katılım:
    4 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.919
    Beğenileri:
    22
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Gümrükçü
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    266 ÇTL
    İlteriş Kağan öldüğü zaman oğulları Bilge ve Köl Tigin henüz 7 ve 8 yaşlarında İdiler. Onun için İlteriş Kağan'ın yerine kardeşi Kapgan Kağan geçti. Kapgan Kağan zamanında devlet eski haşmetine ulaştı.
    Kapgan Kağan'ın ölümünden sonra Bilge Kağan Taht'a oturdu. Kardeşi Köl Tigin Ve buyrukçu (vezir) ihtiyar Tonyukuk' un yardımı ile devleti daha da kuvvetlendirdi. Onun devrinde "Türk Birliği" tam olarak bir kere daha sağlandı. Birliğin sağlandığı her devirde görüldüğü gibi, Bilge Kağan zamanında da Türk Devleti eşsiz bir kudret haline geldi.

    Köl Tigin 731'de, ağabeyi Bilge Kağan 734'de öldüler. Köl Tigin öldükten bir yıl Sonra, yani 732 yılında, Bilge Kağan kardeşi için bir ebedî taş yontturdu, başka Deyişle bir anıt diktirdi. Bu taştaki yazılar, o eşsiz kitabe, Bilge Kağan Tarafından kaleme alınmıştır. Bilge Kağan bu kitabede, kardeşinin yüceliğini, Kahramanlığını, Türk milleti için unutulmaz hizmetlerini dile getirir. Kendi Ölümünden sonra oğlu tarafından onun adına dikilen anıtta yine Bilge Kağan Konuşmaktadır. Ebedî taşa, onun sağlığında söyledikleri, devleti nasıl kurdukları Ve yücelttikleri, Türk milletine vasiyeti, nakşedilmiştir. Her iki taşta benzer ve Birbirinin aynı olan cümleler vardır. Çünkü Bilge Kağan, unutulmaması gereken Olayları ve kendisinden sonra tutulacak yolu ısrarla belirtmek istemişti.


    BiLGE TONYUKUK

    Bilge Kağan ve Köl Tigin anıtlarından başka, Koço Çaydam bölgesinde Tonyukuk için dikilmiş bir ebedî taş daha vardır. Bu anıtı Bilge Tonyukuk, Sağlığında, 725'ten sonra kendisi için diktirmiştir. Bilge Tonyukuk, İlteriş Kağan'ın isyanına katılan daha sonra Kapgan Kağan'a ve Bilge Kağan'a Başkumandanlık, baş vezirlik, baş danışmanlık yapan bu büyük devlet adamı, Kağanların ve kendisinin yaptıklarını anlatmaktadır


    YAZITLARIN YERİ

    Orhun Yazıtları, bugünkü Moğolistan'da, Baykal Gölünün güneyinde, Orhun Nehri vadisinde, Koşo Çaydam gölü yakınlarındadır. 48. enlem ve 107. boylam Arasında kalan bölgededir.

    Anıtların olduğu yerde yalnız dikilitaşlar değil, daha pek çok ve son derece Değerli kalıntılar da bulunmuştur. Yüzlerce heykel, balbal, şehir harabeleri, taş Yollar, su kanalları, koç ve kaplumbağa heykelleri, sunak taşları ile kutsal yer, Eski bir Türk başkentidir.

    Heykeller arasında Bilge Kağan'ın, eşinin, kardeşinin heykelleri de bulunmuştur. Yazık ki bunların bazı parçaları kaybolmuş, kalan kısımları da kırık dökük bir Durumda ele geçmiştir.



    YAZITLAR NASIL BULUNDU

    Orhun harfleriyle yazılı kitabelerden tarihçi Cüveyni "Talih-i Cihanküşa" isimli Eserinde söz etmişti. Eski Çin kaynaklarında da Türklerin böyle anıtlar diktikleri Yazılıydı. Fakat 18. ve 19. yüzyıllara kadar ilim dünyası bu anıtların nerede ve Ne durumda olduklarını öğrenemedi.

    1709 yılında Rusya ile İsveç arasında yapılan Poltava savaşında, İsveç Subaylarından Strahlenberg Ruslara esir düştü ve Sibirya'ya sürüldü. 13 yıllık Sürgün hayatında Kuzey Rusya'yı baştan başa dolaşan Strahlenberg, Yenisey'de eski Türklere ait bazı kitabeler buldu. Bunlar, Orhun kitabelerinden İki-yüz yıl önce yazılmıştı. Bu İsveçli subay ülkesine döndükten sonra anılarını Yazdı ve Yenisey kitabelerinden söz etti. Bunun üzerine tarihçilerin Türklerden Kalan eserlere ilgisi arttı.



    ORHUN YAZITLARI DA BULUNUYOR

    1889 yılında Rus tarihçi Yardintsev Orhun Abidelerini buldu. Fakat yazılarını Okuyamadı. 1890'da bir Fin heyeti, 1891'de de bir Rus heyeti abidelerin olduğu Yere gittiler. Resimler çekip bunları ilim dünyasına sundular. Fakat yazılar hâlâ Çözülemiyordu.
    Nihayet 1893'te Danimarkalı büyük ilim adamı Thomsen, Orhun yazısını Çözmeğe muvaffak oldu. Önce yazılarda çok geçen Tengri (Tanrı), Türk ve Köl Tigin kelimelerini çözen Thomsen, sonra bütün yazıları okudu ve Türk milletine, Türk tarihine yaptığı bu hizmetten dolayı milletimizin şükranlarını kazandı.



    ORHUN ALFABESİ

    Köktürk alfabesini Orhun anıtlarından öğrendik. Onun için Köktürk alfabesi daha Çok Orhun alfabesi olarak anılır. Köktürk yazısı, Türk yazı dilinin ilk asırlarında Ve özellikle 5. ve 9. yüzyıllar arasında yaygın olarak kullanıldı. Fakat Türkistan'da, bu yazı ile yazılmış, Milâttan çok öncesine ait bazı kaya yazıları Da bulunmuştur.
    Orhun alfabesi 38 harflidir. Bunun 4'ü sesli, 4'ü sessiz harftir. Yazıda harfler Birbirine birleştirilmez. Kelimeler de birbirinden üst üste konmuş iki nokta ile Ayrılır. Yazı sağdan sola, istenirse, yukarıdan aşağıya yazılır. Orhun Abidelerinde satırlar yukarıdan aşağıya yazılmış ve sağdan sola doğru istif Edilmiştir.(Bk. Alfabe)


    ORHUN YAZISI

    Orhun yazısı sağdan sola yazılır. Harfler birleştirilmez. Kelimeler ise birbirinden Üst üste konmuş iki nokta ile ayrılır. Orhun alfabesi 4'ü sesli, 34'ü sessiz olmak Üzere 38 harflidir. Yukarıdaki yazı Köl Tigin anıtının güney cephesindeki Metninden alınmış ilk cümlelerdir. (Tengri teg tengride bolmış Türk Bilge Kağan... Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağan..) diye başlıyor. "Tengri" Kelimesi hem 'Tanrı", hem "gök"anlamına geliyor.


    KÖL TİGİN ANITI

    Bilge Kağan'ın kağan olmasında, kahraman kardeşi Köl Tigin birinci derecede rol Oynamıştı. Bilge Kağan kardeşinin ölümüne çok üzülmüş, onun için bir türbe Yaptırmış ve anıt diktirtmişti. Bu anıttaki yazılar Bilge Kağan'ın sözleridir. Bilge Kağan burada kardeşiyle birlikte yaptıkları savaşları, devleti nasıl Güçlendirdiklerini, kardeşinin kazandığı zaferleri anlatıyor.
    Bu anıt, Bilge Kağan'ın kardeşi, Köktürk prensi ve askeri komutanı Köl Tigin Adına dikilmiştir. Köl Tigin, kon yılka yiti yirmike "koyun yılının on yedisinde" (=27 Şubat 731) ölmüştür. Cenaze töreni 1 Kasım 731'de yapılmıştır. Türkçe Yazıt ise 21 Ağustos 732'de dikilmiştir.
    Köl Tigin anıtı, kaplumbağa şeklinde oyulmuş bir kaideye oturtulmuş. Bulunduğu Zaman bu kaidenin yanında devrilmiş durumdaydı. Sonradan yerine dikilmiştir. Rüzgâra dönük tarafında bazı satırlar silinmiş.

    Anıtın yüksekliği 3,75 metredir. Kireçtaşından yapılmıştır ve dört cephelidir. Yukarısı aşağı kısmına göre daha dardır. Doğu ve batı cephelerinin genişliği Aşağıda 132, yukarıda 122 santimdir. Güney ve kuzey cepheleri ise aşağıda 46, yukarıda 44 santimdir. Üst kısım kemer şeklinde bitmekte ve yukarıda beş Kenarlı olmaktadır. Doğu cephesinin üzerinde kağanın işareti bulunuyor.

    Köl Tigin anıtındaki satırların uzunluğu 235 santimdir. Cetvelden çıkmış gibi Düzgün ve güzel harflerle yazılmıştır.

    Bu anıtın etrafında türbenin enkazı, heykel parçaları, iki tarafında heykeller ve Balbal denilen işaretli, kabartmalı taşlar dizili 4,5 km. uzunluğunda bir yol Bulunmuştur. Heykel parçaları arasında Köl Tigin'in başı ile karısının gövdesi ve Yüzünün bir kısmı da bulunmuştur. Ne yazık ki bu heykeller çok parçalanmış, Yüzlerini ve boylarını tam olarak gösteren örnekler bulunamamıştır.


    BİLGE KAĞAN ANITI

    Köl Tigin anıtının bir kilometre uzağında ve yerleşme şekli bakımından aynıdır. Yalnız birkaç santim daha uzundur.

    Bilge Kağan anıtı ünlü Köktürk hakanı Bilge Kağan adına dikilmiştir. Anıt, ıt yılı Onunç ay altı otuzka "köpek yılının onuncu ayının yirmi altısında" (25 Kasım 734) günü ölen ve 22 Haziran 735'te yuğ töreni yapılan Bilge Kağan adına Dikilmiş ve onun kendi ağzından yazılmıştır. Burada yine devletin nasıl Büyüdüğü anlatılmakta, ayrıca Köl Tigin'in ölümünden sonraki olaylar ilâve Edilmektedir. Bunda ve Köl Tigin'in anıtında Bilge Kağan'ın konuşmasından Başka, yeğeni Yolluğ Tigin'in kitabe kayıtları da yer alır.

    Bilge Kağan'ın türbe ve heykel kalıntıları da bulunmuştur. Fakat hem anıt,hem Heykeller daha çok tahrip edilmiş durumdadır.


    TONYUKUK ANITI

    Tonyukuk anıtı iki dikilitaş halindedir. İkisi de dört cephelidir. Bulunduğu zaman Taşlar devrilmemişti. Fakat yazılar daha silik durumdadır.

    Tonyukuk, Bilge Kağan'ın babası İlteriş Kağan'ın , amcası Kapgan Kağan'ın ve Bilge Kağan'ın baş bilicisi, baş buyrukçusu yani baş veziri idi. Bu anıtı ihtiyarlık Devrinde kendisi diktirmiştir ve oradaki yazılar da kendisine aittir.

    Tonyukuk, kendisi için diktirdiği taşlarda Köktürklerin Çin esaretinden nasıl Kurtulduğunu, kurtuluş savaşını nasıl yaptıklarını,kendisinin neler yaptığını Anlatır. Tonyukuk anıtının birinci taşında 35, ikinci taşında 27 satır yazı vardır.
     
  2. dincer888

    dincer888 Üye

    Katılım:
    9 Nisan 2007
    Mesajlar:
    33
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    170
    Meslek:
    öğrenci
    Yer:
    giresun
    Banka:
    0 ÇTL
    işte gerçekler işte gerçek türk tarihi güzel olmuşş
     

Sayfayı Paylaş