1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Türkçe Argo Terimler Sözlüğü

Konusu 'Türkçe Sözlük' forumundadır ve Suskun tarafından 24 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Argo Nedir ?




    ARGO, Bir sosyal sınıfın, bir meslek grubunun ya da bir topluluğun üyelerinin kullandığı, genel dilin sözcüklerine yeni anlamlar yükleyerek ya da yeni sözcükler, deyimler katarak oluşturulan özel dil.

    Bir toplumda geçerli genel dilden ayrı, ama ondan türemiş olan, yalnızca belli çevrelerce kullanılan, toplumun her kesimince anlaşılmayan, kendine özgü bir sözcük, deyim ve deyişlerden oluşan argonun, ayrı bir grameri yoktur.

    Argo, anadil içinde sonradan türetilmiş bir yardımcı dil olarak konuşulur. Temelde sözlü ve doğal bir dildir. Argo sürekli değişen ve gelişen özel bir dil olmakla birlikte oluşumunu bazı genel ilkelere bağlamak mümkündür. Sıfatlardan cins isim türetme, eski ve bölge dili sözlerinden yararlanma, genel dildeki sözcüklerin biçimlerini bozma, yabancı kökenli sözcük kullanma, sözcüklerin anlamlarını kaydırma ve değiştirme bu ilkelerin başlıcalarıdır. Türk argosu eski İstanbul'un külhanbeyi ve tulumbacı çevrelerinde gelişmiştir.

    Rakı'ya "anzarot", polis"e "aynasız", kâğıt paraya "papel" vs. demek; boş ver, abayı yakmak, açıktan almak, boş koymak gibi deyişler argo içinde zikredilir.

    Burada Türk argosu üzerine yapılmış iki çalışmayı zikredecek olursak: Ferit Devellioğlu-Türk Argosu (1980), Hulki Aktunç-Büyük Argo Sözlüğü (1989).

    Kaynak: Açıklamalı Edebiyat Terimleri Sözlüğü-Murat AKINCI)

    Diğer tanımlar:

    Bir toplumda geçerli genel dilden ayrı, ama ondan türemiş olan, yalnızca belirli çevrelerce kullanılan, toplumun her kesimince anlaşılmayan, kendine özgü sözcük, deyim ve deyişlerden oluşan özel dil.

    Ana Britanicca Genel Kültür Ansiklopedisi, c. 2, s. 266.

    --------------------------------------------------------------------------------

    Toplumda belli bir gruba veya sosyal bir sınıfa mahsus olan ve genel dilin koynunda asalak bir kelime hazinesi bulunan konuşma sistemleri.

    Türk Argosu, Ferit Devellioğlu, 6. baskı, s. 9.

    --------------------------------------------------------------------------------

    - Aynı meslek veya topluluğa (atölye, okul, kışla vb.) mensub olan şahısların benimsedikleri özel terimlerin bütünü. - Kaba konuşma, kültürsüz ve aşağı tabakanın ağzı.

    Meydan Larousse, Büyük Lugat ve Ansiklopedi, c. 1, s. 643.

    --------------------------------------------------------------------------------

    - Başıboşlar, hırsızlar gibi toplum düzeninin dışında kalan kişilerin kendi aralarında kullandıkları özel dil, bu dili belirleyen sözcük ve deyimler. - Aynı meslekten olan kişilerin kendi aralarında kullandıkları özel sözcük ve deyimler.

    Yazın Terimleri Sözlüğü, Tahir Nejat Gencan-Haydar Ediskun-Baha Dürder-Enver Naci Gökşen, s. 16.

    --------------------------------------------------------------------------------

    Eskiden, önce esnafın, sonra da dilenci , serseri, külhanbeyi, hırsız, kaçakçı ve genel olarak şerir takımının kendi yaşayış tarzı isteğine uyarak, etrafındakilerin anlayamayacağı bir şekilde ve kendi aralarında konuştuğu aşağılık, özel ve gizli dil. (İnönü Ansiklopedisi, c. 3, s. 289.)


    ARGO ÇEŞİTLERİ

    1 Cinsel argo
    2 Denizcilik argosu
    3 Dilenci argosu
    4 Eğlence yerleri argosu
    5 Esnaf argosu
    6 Eşcinsel argosu
    7 Fuhuş argosu
    8 Göçmen argosu
    9 Hapishane, tutukevi argosu
    10 Hırsız, dolandırıcı, yankesici argosu
    11 Kabadayı argosu
    12 Kışla, asker argosu
    13 Kumar argosu
    14 Manga argosu
    15 Spor argosu
    16 Şoför argosu
    17 Uyuşturucu argosu
    18 Yatılı okul, okul, öğrenci argosu

    Argo Sözlüğü -A-

    abondone : pes etmek
    abanmak : birine yük olarak onun sırtından geçinmeye bakmak
    abtestini vermek : azarlamak
    afi : gösteriş
    afi kesmek :gösteriş yapmak
    aftos : metres,oynaş
    aklına tükürmek : birinin düşüncesini beğenmemek
    akmak : çabucak savuşmak,ortadan kaybolmak
    alabandayı yemek : adamakıllı azarlamak
    alarga : uzaktan,açıktan
    alarga etmek : geri çekilmek,uzaklaşmak
    alay geçmek : alay etmek
    alengirli :gösterişli,yakışıklı
    anam avradım olsun : birini kesin olarak inandırmak için söylenen söz
    anam babam :teklifsiz bir seslenme
    ananın örekesi : saçma bir söze karşı verilen karşılık
    anasının gözü : çok kurnaz,çok açıkgöz
    anafordan :yolsuz veya emeksiz olarak
    anaforcu : yolsuz veya emeksiz kazanç peşinde olan
    anaforlamak : yolsuz veya emeksiz kazanç elde etmek
    anahtarcı :kapı,kasa gibi yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse
    andaval : aptal,ahmak,beceriksiz
    andavallı :görgüsüz,beceriksiz
    anlamak : sahip olmayı istemek
    anzarot : rakı
    aparmak : gizlice çalmak
    apiko : hazır,tetik
    arakçı : hırsız
    armut : fazla aptal,budala
    asıntı : sırnaşan,tebelleş olan kimse
    asıntı olmak : sırnaşmak,tebelleş olmak
    aşıramento :çalma,aşırma
    aşmak : görünmeden kaçmak
    aşna fişne :gizli dost
    atmak : 1.bilmeden,kestirerek söylemek 2.yalan veya abartılı söz söylemek 3.söylemek
    atma Recep,din kardeşiyiz : söylediklerin hep yalan,farkındayız
    aval : saflığı sersemlik derecesine varan kimse
    aval aval :aptal bir biçimde,aptal aptal
    avanta : bir kimsenin emek vermeden sağladığı kazanç
    avantacı : çıkarcı,beleşçi,bedavacı
    avurtlu : çalım satan,yüksekten atan
    ayarlamak :kandırmak
    ayazda kalmak : boş yere beklemek
    ayna : iyi bir durumda,yolunda
    aynalı : parlak yüzlü,yakışıklı,güzel
    aynasız : hoşa gitmeyen,kötü,yakışıksız,çirkin,ters,biçimsiz
    ayran ağızlı : aptal,budala,sersem
    ayvayı yemek : kötü duruma düşmek,işi bozulmak

    Argo Sözlüğü -B-

    babaçko : güçlü ve gösterişli,iri yarı kadın
    babalanmak : diklenmek,kabadayıca davranmak
    bal kabağı : aptal,beyinsiz
    balta olma : direnerek birşey istemek,asılmak,musallat olmak
    bamya tarlası : mezarlık
    bas git : çekil,yürü git,defol
    bayılmak : vermek,ödemek
    bayramlık ağzını açmak : kaba konuşmak,küfretmek
    becermek : 1.ırzına geçmek,kirletmek 2.birisini öldürmek
    beleş : karşılıksız,emeksiz,parasız elde edilen
    bıçkın : kabadayı
    bilezik : kelepçe
    bitirim : 1.çok hoşa giden kimse,yer 2.kahve,kumarhane 3.yaman,zeki,çok beğenilen
    bitirmiş : bilgili,açıkgöz
    bitmek : 1.çok sevmek,bayılmak,beğemek 2.beklenmedik bir anda ortaya çıkmak
    boğuntu : bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi
    bozuk çalmak : canı sıkılmış,yüzü asılmış olmak
    bozum havası : utangaçlık,mahcupluk
    bozum olmak : utanmak,utanacak duruma düşmek
    bözük : yüreklilik,cesaret

    Argo Sözlüğü -C-

    caddeyi tutmak : korkulu bir durumda başını alıp gitmek,uzaklaşmak
    caka : gösteriş,çalım,kabadayılık,fiyaka
    caka satmak : gösteriş yapmak,çalım satmak
    camekan : gözlük
    canına ezan okumak : bir kimsenin hakkından gelmek
    canını cehenneme göndermek : öldürmek
    cart kaba kağıt : yüksekten atana karşı söylenen söz
    carta : yellenme
    cartayı çekmek : ölmek
    cavalacoz : değersiz,önemsiz,derme çatma
    cavlamak : ölmek
    cebellezi : hakkı olmayan bir şeyi cebine koyma,sahip çıkma
    cebellezi etmek : cebine koymak
    cızlam : kaçma,savuşma
    cızlamı çekmek : kaçmak,savuşup gitmek
    cicoz : hiç yok
    cicozlamak : kaçamak,uzaklaşmak
    cilalamak : neşesini arttırmak
    cins : garip,tuhaf

    Argo Sözlüğü -Ç-

    çaça : sokak kadını
    çakal : kurnaz,yalancı,düzenci,aşağılık kimse
    çakmak : 1.kabul edilmeyecek birşeyi kurnazlıkla kabul ettirmek 2.içki içmek
    çakar almaz : işe yaramayacak durumda olan
    çarık : para cüzdanı
    çarkına etmek : birine büyük kötülük yapmak
    çekmek : içki içmek
    çeyrek : alman markı
    çıkmak : vermeye katlanmak
    çıngar : kavga,gürültü
    çifte dikiş : bir sınıfta iki yıl okuma
    çuvallamak : başaramamak

    Argo Sözlüğü -D-

    dalga : 1.gizli iş,dalavere 2.dalgınlık 3.geçici sevgili
    dalgaya gelmek : yanılmak,dalgınlıkla unutmak
    dalgaya getirmek : birinin dalgınlığından yararlanmak
    dalgıç : birinden habersiz birşeyi almakhuyunda olan kimse
    dam : tutuk evi
    damlamak : biryere çağrılmadan birdenbire gitmek
    dava : sevgili
    davul tozu : gerçekleşmesi imkansız olan durumlar için kullanulan söz
    dehlemek : kovmak
    delik : cezaevi
    demirhindi : pinti,hasis
    deve olmak : kaybolmak
    dik alası : genellikle hoş karşılanmayan birşeyin aşırılığını anlatır
    dikiz : bakma,gözetleme
    dikizlemek : sezdirmeden bakmak,gözetlemek
    dinine yandığım : öfk,kızgınlık gibi duyguları belirtmek için kullanılan ilenme sözü
    diskur çekmek : nutuk verir gibi konuşmak
    dolma : yaln hile,dalavere
    dolma yutmak : kanıp aldanmak
    dubara : oyun,düzen
    dubaracı : oyunla,düzenle iş gören,düzenci
    duman : 1.kötü,yaman 2.esrar
    duman attırmak : kötü duruma düşürmek,geride bırakma,birini yıldırma
    duman etmek : dağıtmak,bozmak,yoketmek
    duman olmak : işi,durumu berbet olmak
    dut gibi olmak : çok sarhoş olmak,utanmak,mahçup olmak
    düdük : akılsız,boş kafalı
    düdük makarnası : aptal,anlayışsız
    düdüklemek : cinsel ilişkide bulunmak,aldatmak,kandırmak
    dükkan : kumarhane
    dümen : dalavere,hile
    dümen kullanmak : bir işi kurnazca yönetmek
    dümen yapmak : dalavere,hile ile birini kandırmak,aldatmaya çalışmak
    dümeni kırmak : çekip gitmek,uzaklaşmak,kaçmak
    dümenci : 1.en geride olan,sonuncu,en tembel 2.dalavereci,hileci,düzenbaz
    dümencilik : 1.en geride olama durumu,sonuncu olma durumu 2.dalaverecilik,hilecilik,düzenbazlık

    Argo Sözlüğü -E-

    ekmek : 1.birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek,atlatmak 2.boşuna harcamak,ziyan etmek 3.yarışta geçmek
    ekmeklik : oyunda hep yenilerek kendisinden para kazanılan kimse
    ekişmek : 1.utanmak,mahçup olmak 2.sırnaşmak,ısrar etmek
    elden gel : ver
    emmek : uzun süre yararlanmak
    enayi : fazla bön,avanak
    enayi dümbeleği : çok enayi
    ense yapmak : hiç çalışmadan rahatça yaşamak
    enselemek : yakalamak
    enselenmek : yakalanmak
    erteke : dikiz
    esnaf : kötü yola sapmış kadın
    eşek cenneti : öbür dünya
    eşekten düşmüş karpuza dönmek : 1.çok sarsılmak 2.kötü bir duruma düşmek
    ezmek : harcamak

    Argo Sözlüğü -F-

    faça : 1.yüz,çehre,surat 2.giysi 3.iskambil destesinin en altındaki kağıt
    façasını almak : birini mahçup etmek,bozmak
    fasarya : boş anlamsız söz
    fayrap(fire up) : açma,çıkarma
    fayrap etmek : 1.herhangi bir işi veya şeyi hızlandırmak 2.açmak,çıkarmak
    fertik çekmek : kaçmak
    fır : piç,fırlama
    fırlama : piç
    filinta : yakışıklı,güzel
    film çevirmek : eğlenmek hoş vakit geçirmek
    filo : bit
    fino : esrar
    fişek atmak : cinsel ilişkide bulunmak
    fit olmak : ödeşmek,razı olmak
    fiyaka satmak : gösteriş yapmak
    fora etmek : çekip çıkarmak
    fos : çürük,boş,kof
    fos çıkmak : bir işin sonu gelmemek
    foslatmak : utandırmak
    frigo : sevimsiz soğuk kimse
    frikik : eteğin açılmasıyla bacağın görülmesi
    frikik yakalamak : açık bacak görmek

    Argo Sözlüğü -G-

    gaco : kadın,dost,sevgili,metres
    gaga : ağız
    gazlamak : kaçmak
    gazla : defol,git
    gazoz ağacı : bir sözün çok saçma olduğunu bildirmek için söylenen söz
    gebeş : aptal,sersem
    geçmişi kınalı : sövgü yerine söylenen bir söz
    gerzek : gerizekalı
    gevşemek : sevmek,hoşlanmak
    geyik : karısının veya bir kadının ihanetine uğramış erkek
    gıcık : sözleriyle,davranışlarıyla karşısındakini kızdıran,sinirlendiren,sıkan kimse
    gıcık kapmak : bir davranışa veya bir kimseye sinirlenmek
    gıcık etmek : sinirlendirmek,öfkelendirmek
    gıcır : yeni
    gır : 1.söz,lakırdı 2.yalan,uydurma
    gır atmak : konuşmak,laf atmak
    gır geçmek : bol bol konuşmak,çene çalmak
    gır gır geçmek : alay etmek
    gır kaynatmak : işlerini bırakıp yarenlik etmek
    gümlemek : sınıfta kalmak
    güneşe karşı işemek : saygı gösterilmesi gereken şeylere saygısızlık etmek

    Argo Sözlüğü -H-

    hacamat : hafif yaralama
    hacamat etmek : hafifçe yaralamak
    hacamatlamak : hafifçe yaralamak
    hafız : 1.aptal,ahmak,bön 2.birşeyi anlamadan ezberleyen kimse
    hafızlık : aptallık,ahmaklık
    hali duman olmak : kötü duruma düşmek
    hallenmek : birşeye karşı istek duymak
    hamamcı olmak : güsul aptesi alması gerekmek
    hanım evladı : piç
    hap : bir içimlik afyon
    harcamak : yokolmasına,ölmesine sebep olmak
    hasbi geçmek : önem vermemek,ilgi göstermemek,kısa kesmek
    hasta : parasız,züğürt
    haşatı çıkmak : bozulmak,işe yaramaz hale gelmek,çok yorulmak,bitkin düşmek
    hava almak : umduğunu bulamamak,hiçbirşey kazanamamak
    hava basmak : büyüklenmek,gururlanmak
    hava gazı : boş laf,önemsiz şey
    havyar kesmek : vaktini boşa geçirmek
    haybe : boş,işe yaramaz,anlamsız
    haybeci : işsiz güçsüz,bedavadan geçinen
    haydamak : kovmak,defetmek
    haza : etkisiz,kusursuz
    hırbo : 1.iri yarı kimse 2.sersem,salak ve kaba saba
    hırboluk : sersemlik,salaklık
    hırt : sersem,budala,ahmak
    hırtapoz : sersem,aptal,şaşkın
    hırtapozluk : hırtapoz olma durumu
    hırtlık : sersemlik,budalalık,ahmaklık
    hışır : aptal,sersem
    hıyar : kaba saba,görgüsüz,budala
    hıyarlaşmak : kaba saba,budalaca davranışlarda bulunma
    hoşur : şişman,dolgun,güzel kadın
    hödük : görgüsüz,kaba,anlayışı kıt kimse

    Argo Sözlüğü -I-

    ıska : boşa çıkarma,rast getirememe
    ıska geçmek : 1.hedefe rast getirememe 2.üzerinde durmamak,önem vermemek
    ıskalamak : hedefe rast getirememe
    ıslak karga : çok korkak,çekingen
    ıslatmak : dayak atmak veya ağır harakette bulunmak

    Argo Sözlüğü -İ-

    iç etmek : eline geçen birşeyi sahibine bildirmeden kendine mal etmek
    içinden okumak : sessiz bir biçimde sövmek
    ifadesini almak : üstün gelmek,yenmek
    iki seksen uzanmak : bir çarpma,vurma sonucu boylu boyuna serilmek
    ilik gibi : çok güzel,istek uyandıran(kadın)
    imam kayığı : tabut
    imam suyu : rakı
    imanım : kardeş,arkadaş anlamında bir sesleniş
    inek : 1.çok çalışkan öğrenci 2.ibne
    ineklemek : çok çalışmak,çok çalışarak öğrenmek,hafızalamak
    inmek : vurmak
    iplemek : saygı göstermek,değer vermek
    iskandil etmek : gözetlemek,çevreyi kollamak
    iskele almak : sarkıntılık etmek
    işini görmek : öldürmek
    iyi etmek : soymak,parasını ve/veya malını almak

    Argo Sözlüğü -K-

    kafa ütülemek : çok laf edip tedirgin etmek
    kafayı bulmak : sarhoş olup,neşesi keyfi yerine gelmek
    kafayı çekmek : içki içmek
    kafayı tütsülemek : sarhoş olmak
    kafes : hapishane
    kafese girmek : aldatılıp kendisinden çıkar sağlanmak
    kafese koymak : aldatıp çıkar sağlamak
    kakırdamak : ölmek
    kalay : sövme,küfür
    kalayı basmak : adamakıllı küfür etmek
    kaldırmak : çalmak,aşırmak
    kalıbını basmak : birşeyi güvenle doğrulamak
    kamanço etmek : yüklemek,aktarmak,elden ele geçirmek
    kamış koymak : birine oyun etmek,arabozanlık etmek
    kandil : çok sarhoş
    kantarlı : ağır sövgü,ağır sövmek
    kaparoz : yolsuzca veya zorla elde edilen mal
    kaput gitmek : hiçbir sınavı verememek
    karavana : atış taliminde hedefi vuramama
    karga bokunu yemeden : çok erken bir saatte
    kaşalot : aptal,budala
    kaşar : oyunda açıkgöz,kurnaz olan kimse
    kaşkaval : aptal,sersem
    katakulli : yalan,dolan,oyun,tuzak,düzen
    kayarto : ahlaksız kimse,melun,pezevenk
    kayışa çekmek : aldatmak,kandırmak
    kaynamak : arada kaybolmak
    kaynatmak : 1.belli etmeden almak,unutturmak 2.konuşmak,sohbet etmek
    kaypak : sözünde durmayan,dönek
    kelek : aptal
    kemik atmak : susturmak
    kendini fasulye gibi nimetten saymak : kendini çok önemli biri gibi görmek
    kepçe kuruk : başkalarının sırtından bedavadan geçinen
    keriz : kolayca kandırılabilen kişi
    kesilmek : çok beğenmek,çok hoşlanmak
    kesişmek : (erkek&kadın)bakışarak anlaşmak
    kesmek : uydurmak,yalan söylemek
    keş : aptal
    kıç atmak : çok istemek
    kıkırdamak : ölmek
    kırmak : kaçmak,uzaklaşmak
    kışlatmak : musallat etmek
    kıtıpiyos : değersiz,bayağı,kötü
    kıtır : uydurma söz,yalan
    kıtır atmak : yalan uydurup söylemek
    kıtıra almak : alay etmek
    kıtırcı : çok yalan söyleyen kimse
    kıyak çakmak : çok uygun düşmek,yakışık almak
    kıyakçı : gözüpek
    kıytırık : değersiz,bayağı,basit
    kirişi kırmak : bulunduğu yerden ayrılmak,kaçıp gitmek
    kocakarı : anne
    kodes : tutukevi,hapishane,karakol
    kokoroz : çirkin kimse
    kokoz : parası olmayan,züğürt
    koltuk : genelev
    kontak : ruh sağlığı yerinde olmayan kimse
    kopil : 1.arsız sokak çocuğu 2.piç
    kova : futbolda çok gol yiyen kaleci veya takım
    koyduğum yerde otluyor : hiçbir ilerleme gösteremeyenler için kullanılır
    kuyruğu titremek : ölmek
    kül yutmak : kurnazca yapılan bir oyuna düşmek
    küp : sarhoş

    Argo Sözlüğü -L-

    lolo : gösteriş,kabadayılık
    lüp : hiç emek vermeden kazanılan şey

    Argo Sözlüğü -M-

    madara : kötü,sevimsiz
    madara etmek : kötü duruma düşürmek
    madara olmak : kötü duruma düşmek
    madik atmak : dolap çevirmek,hile yapmak
    makaraları koyvermek : kendini tutamayarak kahkayla gülmeye başlamak
    mandepsi : tuzak,oyun
    mandepsiye basmak : tuzağa düşmek,aldatılmak
    mangiz : para
    mantar : uydurma söz,yalan
    mantar atmak : yalan söylemek
    mantarlamak : aldatmak,yalan söylemek
    mars olmak : söz söyleyemeyecek duruma düşmek
    mastor : çok sarhoş
    matiz olmak : sarhoşluktan sızacak duruma gelmek
    matrak : eğlenceli,gülünç,hoş
    maval : yalan,uydurma söz
    maya : arsız,utanmaz kimse
    mayası bozuk : kötü yaradılışlı,karaktersiz
    mehterhane : hapishane
    mektep çocuğu : acemi,toy
    mıhsıçtı : cimri,elisıkı
    mortlamak : ölmek
    mortoyu çekmek : ölmek
    mortocu : imam
    mostra olmak : kendini gülünç bir duruma sokmak
    mostralık : kötü veya yersiz davranışlarıyla göze batan kimse
    mum olmak : razı olmak

    Argo Sözlüğü -N-

    nağme yapmak : bildiği bir şeyi bilmez görünmek
    nalları dikmek : ölmek
    nallamak : öldürmek
    nanay : yok
    ne çiçektir,biliriz : ne mal olduğunu biliriz

    Argo Sözlüğü -O-

    okumak : sövmek,küfretmek
    okutmak : satarak elinden çıkarmak
    oltayı yutmak : aldanmak
    omuzlamak : alıp götürmek,sırtlayıp kaçırmak,aşırmak
    orostopolluk : kurnazca iş,dalavere,dolap
    ortaya balgam atmak : bir iş kıvamında iken herkesin zihnini bulandıracak bir söz söylemek
    ot : esrar

    Argo Sözlüğü -Ö-

    öküz : cıvalı zar
    ölüsü kınalı : iyi gitmeyen bir iş için sövgü yerine kullanılır
    ördek : uzun yolculuklarda sürücülerin yollardan aldıkları yolcu
    ötmek : 1.anlamsız,boş konuşmak 2.kusmak

    Argo Sözlüğü -P-

    palas : 1.rahat,kolay 2.kolaylık gösteren,hoşa giden
    pantuflacı : dolandırıcı,yankesici
    papaz uçurmak : içkili eğlence düzenlemek
    parlak : yüzü güzel oğlan
    parlatmak : içki içmek
    pas vermek : kadının,bakışı ve davranışı ile erkeğe cesaret vermesi
    paspal : kötü cins esrar
    pata çakmak : askerce selam vermek
    payandaları çözmek : ayrılmak,kaçmak,uzaklaşmak
    perdahlamak : 1.birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışmak 2.sövmek,küfretmek
    pestil : hasta
    peygamber öküzü : aptal,ahmak,budala
    pırpırı : uçarı,hovarda
    piç etmek : yapayım derken bozmak,tadını kaçırmak
    pilaki : aptal,ahmak
    piliç gibi : güzel ve sevimli kız
    pinpon : yaşlı,çökmüş
    piyaz : bir çıkar sağlamak için söylenen övücü söz
    piyazcı : yüze gülücü,içten olmayan davranışlarda bulunma
    piyazlamak : bir çıkar sağlamak için birini aşırı övmek
    plak bozulmak : can sıkmak
    postu deldirmek : kurşunla vurulmak
    puluç : ibne

    Argo Sözlüğü -R-

    racon : 1.yol,yöntem,usul 2.gösteriş,fiyaka
    racon kesmek : 1.görünüşe göre hüküm vermek 2.gösteriş yapmak
    rampa etmek : birinin içki masasına çağrılmadığı halde oturmak
    röntgenci : kadınları gizlice gözetleme alışkanlığı olan erkek
    röntgenlemek : kadınları gizlice gözetlemek

    Argo Sözlüğü -S-

    sağmak : aldatarak parasını çekmek
    sağmal inek : aptal yerine konularak kendisinden sürekli çıkar sağlanan
    saksı : baş,kafa
    sallamak : vurmak,tokatlamak
    sallamamak : önem vermemek
    saloz : salak
    salozlaşmak : salak durumuna düşmek
    saraka : alay istihza
    sarakaya almak : alay etmek
    sepet havası çalmak : işinden çıkarmak,sepetlemek
    sigortası atmak : çığrından çıkmak,kötüleşmek
    sinek avlamak : işi veya müşterisi olmamak,boş oturmak
    sivil : çıplak
    sökmek : çıkagelmek
    su kaçırmak : baş ağrıtmak,can sıkmak
    su koyuvermek : cıvıtmak,sözünde durmamak
    sulamak : ödemek,vermek,harcamak
    sulanmak : imrendiğini açığa vurmak
    süt : benzin,mazot
    süzme : kötü,aşağılık,malın gözü

    Argo Sözlüğü -Ş-

    şaban : aptal,alık,saf,şaşkın,budala
    şapa oturmak : içinden çıkılması güç bir duruma düşmek
    şarj etmek : bir şeyi anlamaya,kavramaya çalışmak
    şaşkoloz : şaşı veya şaşkın kimselere hakaret yollu söylenir
    şavalak : aptal,alık,sersem,budala
    şinanay : yok
    şişlemek : kama,çakı gibi bir araçla yaralamak
    şişmek : bozulmak,bozum olmak,utanmak
    şorolap : yalan

    Argo Sözlüğü -T-

    takmak : 1.önemsememek 2.borç bırakmak 3.sınavını başaramamak
    tayfa : bir adamın yanında bulunan yardakçıları
    tekke : esrar içilen üstü kapalı yer
    teklemek : kekelemek
    temize havale etmek : kısa yoldan çözümlemek
    tıkır : para
    tıngır : para
    traş : yalan,asılsız,bıktırıcı söz
    tırtıklamak : aşırmak,çalmak
    tiye almak : biryle alay etmek,eğlenmek
    toka etmek : vermek
    topu atmak : sınıfta kalmak
    torpillemek : sınıfta kalmak
    toslamak : para vermek
    tuzlayalım da kokmasın : birine,düşüncesinde aldandığını ve aklının bir şeye ermediğini anlatmak için kullanılır
    tünel geçmek : aklını yaptığı işe vermemek
    tütsü : içki
    tütsülemek : içki içmek,sarhoş olmak
    tütsülü : sarhoş

    Argo Sözlüğü -U-

    uçlanmak : vermek
    uçurmak : gizlice alıp gitmek
    uydu : birşeye bağımlılığı olan
    uydulaşmak : uydu durumuna gelmek
    uydurmak : cinsel birleşmede bulunmak

    Argo Sözlüğü -Ü-

    üç buçuk atmak : çok korkmak
    üstünden geçmek : ırzına geçmek
    üşütmek : delirmek,saçmalamak
    üşütük : aklını yitirmiş,saçmalayan kimse

    Argo Sözlüğü -V-

    vamp : erkek peşinde koşan kadın
    vardakosta : iri yarı ve gösterişli kadın
    varta : tehlikeli durum
    vartayı atlatmak : tehlikeden kurtulmak
    veledi zina : piç
    voli : vurgun,kazanç,kar
    voli çevirmek : tuzağa düşürmek
    voli vurmak : vurgun vurmak
    volta : aşağı yukarı gidip gelme
    volta atmak : bir aşağı,bir yukarı dolaşmak
    volta vurmak : bir aşağı bir yukarı dolaşmak
    voltasını almak : kaçmak,çekilmek,gitmek
    voyvo : alay ederek sataşmak için söylenir
    vurmak : 1.yolsuzca para almak,soymak 2.içki içmek

    Argo Sözlüğü -Y-

    yağcı : dalkavuk
    yahudi : cimri
    yaş : kötü,korkulu,zor
    yaylanmak : çekilip gitmek
    yemlik : kumarda kandırılıp parası alınan kimse
    yeşermek : çok beklemek
    yeşillenmek : 1.birine karşı duyduğu cinsel isteği kendisine sezdirmek,sarkıntılık yapmak 2.başkasının malında gözü olmak,elde etmeye çalışmak
    yırtık : utanması çekinmesi olmayan
    yolunu bulmak : yasal olmayan yollardan kazanç sağlamak
    yollu : kolayca elde edilen kadın
    yutmak : iyice eksiksiz olarak öğrenmek
    yüklü : 1.çok sarhoş 2.varlıklı,paralı
    yürümek : ölmek
    yürütmek : habersiz almak,çalmak


    Argo Sözlüğü -Z-

    zamazingo : dost,metres
    zamkinos : 1.adı birden hatırlanamayan küçük,değersiz şeyler için kullanılır 2.dost,metres 3.kaçma
    zamkinos etmek : kaçmak
    zarta : yellenme
    zartayı çekmek : ölmek
    zemzem kuyusuna işemek : adı anılsın diye herkesi iğrendirip kızdıran kötü bir iş yapmak
    zımbalamak : bıçaklamak,öldürmek
    zırtapoz : zıpır,utanmaz,saygısız,hayta
    zırtapozluk : haytalık
    zirzop : aklına eseni yapan
    zirzopluk etmek : uygunsuz,yakışıksız davranışlarda bulunmak
    zokayı yutmak : aldatılıp zarara sokulmak
    zom : 1.olgun kimse 2.çok sarhoş olan
    zom olmak : çok sarhoş olmak
    zula : kaçak ve yasak şeylerin saklandığı gizli yer
    zula etmek : çalmak,aşırmak



     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL

    Türkçe Argo Terimler Sözlüğü

    abondone: pes etmek
    abanmak: birine yük olarak onun sırtından geçinmeye bakmak
    abtestini vermek: azarlamak
    afi: gösteriş
    afi kesmek: gösteriş yapmak
    aftos: metres, oynaş
    aklına tükürmek: birinin düşüncesini beğenmemek
    akmak: çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak
    alabandayı yemek: adamakıllı azarlamak
    alarga: uzaktan,açıktan
    alarga etmek: geri çekilmek, uzaklaşmak
    alay geçmek: alay etmek
    alengirli: gösterişli, yakışıklı
    anam avradım olsun: birini kesin olarak inandırmak için söylenen söz
    anam babam: teklifsiz bir seslenme
    ananın örekesi: saçma bir söze karşı verilen karşılık
    anasının gözü: çok kurnaz, çok açıkgöz
    anafordan: yolsuz veya emeksiz olarak
    anaforcu: yolsuz veya emeksiz kazanç peşinde olan
    anaforlamak: yolsuz veya emeksiz kazanç elde etmek
    anahtarcı: kapı, kasa gibi yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse
    andaval: aptal, ahmak,beceriksiz
    andavallı: görgüsüz, beceriksiz
    anlamak: sahip olmayı istemek
    anzarot: rakı
    aparmak: gizlice çalmak
    apiko: hazır, tetik
    arakçı: hırsız
    armut: fazla aptal, budala
    asıntı: sırnaşan, tebelleş olan kimse
    asıntı olmak: sırnaşmak, tebelleş olmak
    aşıramento: çalma, aşırma
    aşmak: görünmeden kaçmak
    aşna fişne: gizli dost
    atmak:

    1. bilmeden, kestirerek söylemek
    2. yalan veya abartılı söz söylemek
    3. söylemek

    atma Recep, din kardeşiyiz: söylediklerin hep yalan, farkındayız
    aval: saflığı sersemlik derecesine varan kimse
    aval aval: aptal bir biçimde, aptal aptal
    avanta: bir kimsenin emek vermeden sağladığı kazanç
    avantacı: çıkarcı, beleşçi, bedavacı
    avurtlu: çalım satan, yüksekten atan
    ayarlamak: kandırmak
    ayazda kalmak: boş yere beklemek
    ayna: iyi bir durumda, yolunda
    aynalı: parlak yüzlü, yakışıklı, güzel
    aynasız: hoşa gitmeyen, kötü, yakışıksız, çirkin, ters, biçimsiz
    ayran ağızlı: aptal, budala, sersem
    ayvayı yemek: kötü duruma düşmek, işi bozulmak


    Babaçko : güçlü ve gösterişli,iri yarı kadın
    Babalanmak : diklenmek,kabadayıca davranmak
    Bal kabağı : aptal,beyinsiz
    Balta olma : direnerek birşey istemek,asılmak,musallat olmak
    Bamya tarlası :mezarlık
    Bas git : çekil,yürü git,defol
    Bayılmak : vermek,ödemek
    Bayramlık ağzını açmak : kaba konuşmak,küfretmek
    Becermek : 1.ırzına geçmek,kirletmek 2.birisini öldürmek
    Beleş : karşılıksız,emeksiz,parasız elde edilen
    Bıçkın :kabadayı
    Bilezik :kelepçe
    Bitirim : 1.çok hoşa giden kimse,yer 2.kahve,kumarhane 3.yaman,zeki,çok beğenilen
    Bitirmiş : bilgili,açıkgöz
    Bitmek : 1.çok sevmek,bayılmak,beğemek 2.beklenmedik bir anda ortaya çıkmak
    Boğuntu : bir şeyi değerinden çok yükseğe satma işi
    Bozuk çalmak : canı sıkılmış,yüzü asılmış olmak
    Bozum havası : utangaçlık,mahcupluk
    Bozum olmak : utanmak,utanacak duruma düşmek
    Bözük : yüreklilik,cesaret
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    C

    caddeyi tutmak : korkulu bir durumda başını alıp gitmek,uzaklaşmak
    caka : gösteriş,çalım,kabadayılık,fiyaka
    caka satmak : gösteriş yapmak,çalım satmak
    camekan : gözlük
    canına ezan okumak : bir kimsenin hakkından gelmek
    canını cehenneme göndermek : öldürmek
    cart kaba kağıt : yüksekten atana karşı söylenen söz
    carta : yellenme
    cartayı çekmek : ölmek
    cavalacoz : değersiz,önemsiz,derme çatma
    cavlamak : ölmek
    cebellezi : hakkı olmayan bir şeyi cebine koyma,sahip çıkma
    cebellezi etmek : cebine koymak
    cızlam : kaçma,savuşma
    cızlamı çekmek : kaçmak,savuşup gitmek
    cicoz : hiç yok
    cicozlamak : kaçamak,uzaklaşmak
    cilalamak : neşesini arttırmak
    cins : garip,tuhaf

    Ç

    çaça : sokak kadını
    çakal : kurnaz,yalancı,düzenci,aşağılık kimse
    çakmak : 1.kabul edilmeyecek birşeyi kurnazlıkla kabul ettirmek 2.içki içmek
    çakar almaz : işe yaramayacak durumda olan
    çarık : para cüzdanı
    çarkına etmek : birine büyük kötülük yapmak
    çekmek : içki içmek
    çeyrek : alman markı
    çıkmak : vermeye katlanmak
    çıngar : kavga,gürültü
    çifte dikiş : bir sınıfta iki yıl okuma
    çuvallamak : başaramamak

    D

    dalga : 1.gizli iş,dalavere 2.dalgınlık 3.geçici sevgili
    dalgaya gelmek : yanılmak,dalgınlıkla unutmak
    dalgaya getirmek : birinin dalgınlığından yararlanmak
    dalgıç : birinden habersiz birşeyi almakhuyunda olan kimse
    dam : tutuk evi
    damlamak : biryere çağrılmadan birdenbire gitmek
    dava : sevgili
    davul tozu : gerçekleşmesi imkansız olan durumlar için kullanulan söz
    dehlemek : kovmak
    delik : cezaevi
    demirhindi : pinti,hasis
    deve olmak : kaybolmak
    dik alası : genellikle hoş karşılanmayan birşeyin aşırılığını anlatır
    dikiz : bakma,gözetleme
    dikizlemek : sezdirmeden bakmak,gözetlemek
    dinine yandığım : öfk,kızgınlık gibi duyguları belirtmek için kullanılan ilenme sözü
    diskur çekmek : nutuk verir gibi konuşmak
    dolma : yaln hile,dalavere
    dolma yutmak : kanıp aldanmak
    dubara : oyun,düzen
    dubaracı : oyunla,düzenle iş gören,düzenci
    duman : 1.kötü,yaman 2.esrar
    duman attırmak : kötü duruma düşürmek,geride bırakma,birini yıldırma
    duman etmek : dağıtmak,bozmak,yoketmek
    duman olmak : işi,durumu berbet olmak
    dut gibi olmak : çok sarhoş olmak,utanmak,mahçup olmak
    düdük : akılsız,boş kafalı
    düdük makarnası : aptal,anlayışsız
    düdüklemek : cinsel ilişkide bulunmak,aldatmak,kandırmak
    dükkan : kumarhane
    dümen : dalavere,hile
    dümen kullanmak : bir işi kurnazca yönetmek
    dümen yapmak : dalavere,hile ile birini kandırmak,aldatmaya çalışmak
    dümeni kırmak : çekip gitmek,uzaklaşmak,kaçmak
    dümenci : 1.en geride olan,sonuncu,en tembel 2.dalavereci,hileci,düzenbaz
    dümencilik : 1.en geride olama durumu,sonuncu olma durumu 2.dalaverecilik,hilecilik,düzenbazlık
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    E

    ekmek : 1.birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek,atlatmak 2.boşuna harcamak,ziyan etmek 3.yarışta geçmek
    ekmeklik : oyunda hep yenilerek kendisinden para kazanılan kimse
    ekişmek : 1.utanmak,mahçup olmak 2.sırnaşmak,ısrar etmek
    elden gel : ver
    emmek : uzun süre yararlanmak
    enayi : fazla bön,avanak
    enayi dümbeleği : çok enayi
    ense yapmak : hiç çalışmadan rahatça yaşamak
    enselemek : yakalamak
    enselenmek : yakalanmak
    erteke : dikiz
    esnaf : kötü yola sapmış kadın
    eşek cenneti : öbür dünya
    eşekten düşmüş karpuza dönmek : ezmek : 1.çok sarsılmak 2.kötü bir duruma düşmek

    F

    faça : 1.yüz,çehre,surat 2.giysi 3.iskambil destesinin en altındaki kağıt
    façasını almak : birini mahçup etmek,bozmak
    fasarya : boş anlamsız söz
    fayrap(fire up) : açma,çıkarma
    fayrap etmek : 1.herhangi bir işi veya şeyi hızlandırmak 2.açmak,çıkarmak
    fertik çekmek : kaçmak
    fır : pıc,fırlama
    fırlama : pıc
    filinta : yakışıklı,güzel
    film çevirmek : eğlenmek hoş vakit geçirmek
    filo : bit
    fino : esrar
    fişek atmak : cinsel ilişkide bulunmak
    fit olmak : ödeşmek,razı olmak
    fiyaka satmak : gösteriş yapmak
    fora etmek : çekip çıkarmak
    fos : çürük,boş,kof
    fos çıkmak : bir işin sonu gelmemek
    foslatmak : utandırmak
    frigo : sevimsiz soğuk kimse
    frikik : eteğin açılmasıyla bacağın görülmesi
    frikik yakalamak : açık bacak görmek
     
  5. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    G

    gaco : kadın,dost,sevgili,metres
    gaga : ağız
    gazlamak : kaçmak
    gazla : defol,git
    gazoz ağacı : bir sözün çok saçma olduğunu bildirmek için söylenen söz
    gebeş : aptal,sersem
    geçmişi kınalı : sövgü yerine söylenen bir söz
    gerzek : gerizekalı
    gevşemek : sevmek,hoşlanmak
    geyik : karısının veya bir kadının ihanetine uğramış erkek
    gıcık : sözleriyle,davranışlarıyla karşısındakini kızdıran,sinirlendiren,sıkan kimse
    gıcık kapmak : bir davranışa veya bir kimseye sinirlenmek
    gıcık etmek : sinirlendirmek,öfkelendirmek
    gıcır : yeni
    gır : 1.söz,lakırdı 2.yalan,uydurma
    gır atmak : konuşmak,laf atmak
    gır geçmek : bol bol konuşmak,çene çalmak
    gır gır geçmek : alay etmek
    gır kaynatmak : işlerini bırakıp yarenlik etmek
    gümlemek : sınıfta kalmak
    güneşe karşı işemek : saygı gösterilmesi gereken şeylere saygısızlık etmek

    H

    hacamat : hafif yaralama
    hacamat etmek : hafifçe yaralamak
    hacamatlamak : hafifçe yaralamak
    hafız : 1.aptal,ahmak,bön 2.birşeyi anlamadan ezberleyen kimse
    hafızlık : aptallık,ahmaklık
    hali duman olmak : kötü duruma düşmek
    hallenmek : birşeye karşı istek duymak
    hamamcı olmak : güsul aptesi alması gerekmek
    hanım evladı : ***
    hap : bir içimlik afyon
    harcamak : yokolmasına,ölmesine sebep olmak
    hasbi geçmek : önem vermemek,ilgi göstermemek,kısa kesmek
    hasta : parasız,züğürt
    haşatı çıkmak : bozulmak,işe yaramaz hale gelmek,çok yorulmak,bitkin düşmek
    hava almak : umduğunu bulamamak,hiçbirşey kazanamamak
    hava basmak : büyüklenmek,gururlanmak
    hava gazı : boş laf,önemsiz şey
    havyar kesmek : vaktini boşa geçirmek
    haybe : boş,işe yaramaz,anlamsız
    haybeci : işsiz güçsüz,bedavadan geçinen
    haydamak : kovmak,defetmek
    haza : etkisiz,kusursuz
    hırbo : 1.iri yarı kimse 2.sersem,salak ve kaba saba
    hırboluk : sersemlik,salaklık
    hırt : sersem,budala,ahmak
    hırtapoz : sersem,aptal,şaşkın
    hırtapozluk : hırtapoz olma durumu
    hırtlık : sersemlik,budalalık,ahmaklık
    hışır : aptal,sersem
    hıyar : kaba saba,görgüsüz,budala
    hıyarlaşmak : kaba saba,budalaca davranışlarda bulunma
    hoşur : şişman,dolgun,güzel kadın
    hödük : görgüsüz,kaba,anlayışı kıt kimse
     
  6. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    I
    ıska : boşa çıkarma,rast getirememe
    ıska geçmek : 1.hedefe rast getirememe 2.üzerinde durmamak,önem vermemek
    ıskalamak : hedefe rast getirememe
    ıslak karga : çok korkak,çekingen
    ıslatmak : dayak atmak veya ağır harakette bulunmak


    İ

    iç etmek : eline geçen birşeyi sahibine bildirmeden kendine mal etmek
    içinden okumak : sessiz bir biçimde sövmek
    ifadesini almak : üstün gelmek,yenmek
    iki seksen uzanmak : bir çarpma,vurma sonucu boylu boyuna serilmek
    ilik gibi : çok güzel,istek uyandıran(kadın)
    imam kayığı : tabut
    imam suyu : rakı
    imanım : kardeş,arkadaş anlamında bir sesleniş
    inek : 1.çok çalışkan öğrenci 2.****
    ineklemek : çok çalışmak,çok çalışarak öğrenmek,hafızalamak
    inmek : vurmak
    iplemek : saygı göstermek,değer vermek
    iskandil etmek : gözetlemek,çevreyi kollamak
    iskele almak : sarkıntılık etmek
    işini görmek : öldürmek
    iyi etmek : soymak,parasını ve/veya malını almak

    K

    kafa ütülemek : çok laf edip tedirgin etmek
    kafayı bulmak : sarhoş olup,neşesi keyfi yerine gelmek
    kafayı çekmek : içki içmek
    kafayı tütsülemek : sarhoş olmak
    kafes : hapishane
    kafese girmek : aldatılıp kendisinden çıkar sağlanmak
    kafese koymak : aldatıp çıkar sağlamak
    kakırdamak : ölmek
    kalay : sövme,küfür
    kalayı basmak : adamakıllı küfür etmek
    kaldırmak : çalmak,aşırmak
    kalıbını basmak : birşeyi güvenle doğrulamak
    kamanço etmek : yüklemek,aktarmak,elden ele geçirmek
    kamış koymak : birine oyun etmek,arabozanlık etmek
    kandil : çok sarhoş
    kantarlı : ağır sövgü,ağır sövmek
    kaparoz : yolsuzca veya zorla elde edilen mal
    kaput gitmek : hiçbir sınavı verememek
    karavana : atış taliminde hedefi vuramama
    karga ***unu yemeden : çok erken bir saatte
    kaşalot : aptal,budala
    ***** : oyunda açıkgöz,kurnaz olan kimse
    kaşkaval : aptal,sersem
    katakulli : yalan,dolan,oyun,tuzak,düzen
    kayarto : ahlaksız kimse,melun,********
    kayışa çekmek : aldatmak,kandırmak
    kaynamak : arada kaybolmak
    kaynatmak : 1.belli etmeden almak,unutturmak 2.konuşmak,sohbet etmek
    kaypak : sözünde durmayan,dönek
    kelek : aptal
    kemik atmak : susturmak
    kendini fasulye gibi nimetten saymak : kendini çok önemli biri gibi görmek
    kepçe kuruk : başkalarının sırtından bedavadan geçinen
    keriz : kolayca kandırılabilen kişi
    kesilmek : çok beğenmek,çok hoşlanmak
    kesişmek : (erkek&kadın)bakışarak anlaşmak
    kesmek : uydurmak,yalan söylemek
    keş : aptal
    kıç atmak : çok istemek
    kıkırdamak : ölmek
    kırmak : kaçmak,uzaklaşmak
    kışlatmak : musallat etmek
    kıtıpiyos : değersiz,bayağı,kötü
    kıtır : uydurma söz,yalan
    kıtır atmak : yalan uydurup söylemek
    kıtıra almak : alay etmek
    kıtırcı : çok yalan söyleyen kimse
    kıyak çakmak : çok uygun düşmek,yakışık almak
    kıyakçı : gözüpek
    kıytırık : değersiz,bayağı,basit
    kirişi kırmak : bulunduğu yerden ayrılmak,kaçıp gitmek
    kocakarı : anne
    kodes : tutukevi,hapishane,karakol
    kokoroz : çirkin kimse
    kokoz : parası olmayan,züğürt
    koltuk : genelev
    kontak : ruh sağlığı yerinde olmayan kimse
    kopil : 1.arsız sokak çocuğu 2.***
    kova : futbolda çok gol yiyen kaleci veya takım
    koyduğum yerde otluyor : hiçbir ilerleme gösteremeyenler için kullanılır
    kuyruğu titremek : ölmek
    kül yutmak : kurnazca yapılan bir oyuna düşmek
    küp : sarhoş
     
  7. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    L

    lolo : gösteriş,kabadayılık
    lüp : hiç emek vermeden kazanılan şey

    M

    madara : kötü,sevimsiz
    madara etmek : kötü duruma düşürmek
    madara olmak : kötü duruma düşmek
    madik atmak : dolap çevirmek,hile yapmak
    makaraları koyvermek : kendini tutamayarak kahkayla gülmeye başlamak
    mandepsi : tuzak,oyun
    mandepsiye basmak : tuzağa düşmek,aldatılmak
    mangiz : para
    mantar : uydurma söz,yalan
    mantar atmak : yalan söylemek
    mantarlamak : aldatmak,yalan söylemek
    mars olmak : söz söyleyemeyecek duruma düşmek
    mastor : çok sarhoş
    matiz olmak : sarhoşluktan sızacak duruma gelmek
    matrak : eğlenceli,gülünç,hoş
    maval : yalan,uydurma söz
    maya : arsız,utanmaz kimse
    mayası bozuk : kötü yaradılışlı,karaktersiz
    mehterhane : hapishane
    mektep çocuğu : acemi,toy
    mıhsıçtı : cimri,elisıkı
    mortlamak : ölmek
    mortoyu çekmek : ölmek
    mortocu : imam
    mostra olmak : kendini gülünç bir duruma sokmak
    mostralık : kötü veya yersiz davranışlarıyla göze batan kimse
    mum olmak : razı olmak

    N


    nağme yapmak : bildiği bir şeyi bilmez görünmek
    nalları dikmek : ölmek
    nallamak : öldürmek
    nanay : yok
    ne çiçektir,biliriz : ne mal olduğunu biliriz
     
  8. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    O

    okumak : sövmek,küfretmek
    okutmak : satarak elinden çıkarmak
    oltayı yutmak : aldanmak
    omuzlamak : alıp götürmek,sırtlayıp kaçırmak,aşırmak
    orostopolluk : kurnazca iş,dalavere,dolap
    ortaya balgam atmak : bir iş kıvamında iken herkesin zihnini bulandıracak bir söz söylemek
    ot : esrar

    Ö


    öküz : cıvalı zar
    ölüsü kınalı : iyi gitmeyen bir iş için sövgü yerine kullanılır
    ördek : uzun yolculuklarda sürücülerin yollardan aldıkları yolcu
    ötmek : 1.anlamsız,boş konuşmak 2.kusmak

    P

    paçoz : ******,******
    palas : 1.rahat,kolay 2.kolaylık gösteren,hoşa giden
    pantuflacı : dolandırıcı,yankesici
    papaz uçurmak : içkili eğlence düzenlemek
    parlak : yüzü güzel oğlan
    parlatmak : içki içmek
    pas vermek : kadının,bakışı ve davranışı ile erkeğe cesaret vermesi
    paspal : kötü cins esrar
    pata çakmak : askerce selam vermek
    payandaları çözmek : ayrılmak,kaçmak,uzaklaşmak
    perdahlamak : 1.birini asılsız sözlerle kandırmaya çalışmak 2.sövmek,küfretmek
    pestil : hasta
    peygamber öküzü : aptal,ahmak,budala
    pırpırı : uçarı,hovarda
    *** etmek : yapayım derken bozmak,tadını kaçırmak
    pilaki : aptal,ahmak
    piliç gibi : güzel ve sevimli kız
    pinpon : yaşlı,çökmüş
    piyaz : bir çıkar sağlamak için söylenen övücü söz
    piyazcı : yüze gülücü,içten olmayan davranışlarda bulunma
    piyazlamak : bir çıkar sağlamak için birini aşırı övmek
    plak bozulmak : can sıkmak
    postu deldirmek : kurşunla vurulmak
    puluç : ****


    R

    racon : 1.yol,yöntem,usul 2.gösteriş,fiyaka
    racon kesmek : 1.görünüşe göre hüküm vermek 2.gösteriş yapmak
    rampa etmek : birinin içki masasına çağrılmadığı halde oturmak
    röntgenci : kadınları gizlice gözetleme alışkanlığı olan erkek
    röntgenlemek : kadınları gizlice gözetlemek
     
  9. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    S

    sağmak : aldatarak parasını çekmek
    sağmal inek : aptal yerine konularak kendisinden sürekli çıkar sağlanan
    saksı : baş,kafa
    sallamak : vurmak,tokatlamak
    sallamamak : önem vermemek
    saloz : salak
    salozlaşmak : salak durumuna düşmek
    saraka : alay istihza
    sarakaya almak : alay etmek
    sepet havası çalmak : işinden çıkarmak,sepetlemek
    sigortası atmak : çığrından çıkmak,kötüleşmek
    sinek avlamak : işi veya müşterisi olmamak,boş oturmak
    sivil : çıplak
    sökmek : çıkagelmek
    su kaçırmak : baş ağrıtmak,can sıkmak
    su koyuvermek : cıvıtmak,sözünde durmamak
    sulamak : ödemek,vermek,harcamak
    sulanmak : imrendiğini açığa vurmak
    süt : benzin,mazot
    süzme : kötü,aşağılık,malın gözü

    Ş

    şaban : aptal,alık,saf,şaşkın,budala
    şapa oturmak : içinden çıkılması güç bir duruma düşmek
    şarj etmek : bir şeyi anlamaya,kavramaya çalışmak
    şaşkoloz : şaşı veya şaşkın kimselere hakaret yollu söylenir
    şavalak : aptal,alık,sersem,budala
    şinanay : yok
    şişlemek : kama,çakı gibi bir araçla yaralamak
    şişmek : bozulmak,bozum olmak,utanmak
    şorolap : yalan

    T

    takmak : 1.önemsememek 2.borç bırakmak 3.sınavını başaramamak
    tayfa : bir adamın yanında bulunan yardakçıları
    tekke : esrar içilen üstü kapalı yer
    teklemek : kekelemek
    temize havale etmek : kısa yoldan çözümlemek
    tıkır : para
    tıngır : para
    traş : yalan,asılsız,bıktırıcı söz
    tırtıklamak : aşırmak,çalmak
    tiye almak : biryle alay etmek,eğlenmek
    toka etmek : vermek
    topu atmak : sınıfta kalmak
    torpillemek : sınıfta kalmak
    toslamak : para vermek
    tuzlayalım da kokmasın : birine,düşüncesinde aldandığını ve aklının bir şeye ermediğini anlatmak için kullanılır
    tünel geçmek : aklını yaptığı işe vermemek
    tütsü : içki
    tütsülemek : içki içmek,sarhoş olmak
    tütsülü : sarhoş
     
  10. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    U

    uçlanmak : vermek
    uçurmak : gizlice alıp gitmek
    uydu : birşeye bağımlılığı olan
    uydulaşmak : uydu durumuna gelmek
    uydurmak : cinsel birleşmede bulunmak

    Ü

    üç buçuk atmak : çok korkmak
    üstünden geçmek : ırzına geçmek
    üşütmek : delirmek,saçmalamak
    üşütük : aklını yitirmiş,saçmalayan kimse

    V

    vamp : erkek peşinde koşan kadın
    vardakosta : iri yarı ve gösterişli kadın
    varta : tehlikeli durum
    vartayı atlatmak : tehlikeden kurtulmak
    veledi zina : ***
    voli : vurgun,kazanç,kar
    voli çevirmek : tuzağa düşürmek
    voli vurmak : vurgun vurmak
    volta : aşağı yukarı gidip gelme
    volta atmak : bir aşağı,bir yukarı dolaşmak
    volta vurmak : bir aşağı bir yukarı dolaşmak
    voltasını almak : kaçmak,çekilmek,gitmek
    voyvo : alay ederek sataşmak için söylenir
    vurmak : 1.yolsuzca para almak,soymak 2.içki içmek

    Y

    yağcı : dalkavuk
    yahudi : cimri
    yaş : kötü,korkulu,zor
    yaylanmak : çekilip gitmek
    yemlik : kumarda kandırılıp parası alınan kimse
    yeşermek : çok beklemek
    yeşillenmek : 1.birine karşı duyduğu cinsel isteği kendisine sezdirmek,sarkıntılık yapmak 2.başkasının malında gözü olmak,elde etmeye çalışmak
    yırtık : utanması çekinmesi olmayan
    yolunu bulmak : yasal olmayan yollardan kazanç sağlamak
    yollu : kolayca elde edilen kadın
    yutmak : iyice eksiksiz olarak öğrenmek
    yüklü : 1.çok sarhoş 2.varlıklı,paralı
    yürümek : ölmek
    yürütmek : habersiz almak,çalmak

    Z

    zamazingo : dost,metres
    zamkinos : 1.adı birden hatırlanamayan küçük,değersiz şeyler için kullanılır 2.dost,metres 3.kaçma
    zamkinos etmek : kaçmak
    zarta : yellenme
    zartayı çekmek : ölmek
    zemzem kuyusuna işemek : adı anılsın diye herkesi iğrendirip kızdıran kötü bir iş yapmak
    zımbalamak : bıçaklamak,öldürmek
    zırtapoz : zıpır,utanmaz,saygısız,hayta
    zırtapozluk : haytalık
    zirzop : aklına eseni yapan
    zirzopluk etmek : uygunsuz,yakışıksız davranışlarda bulunmak
    zokayı yutmak : aldatılıp zarara sokulmak
    zom : 1.olgun kimse 2.çok sarhoş olan
    zom olmak : çok sarhoş olmak
    zula : kaçak ve yasak şeylerin saklandığı gizli yer
    zula etmek : çalmak,aşırmak
     

Sayfayı Paylaş