1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Türkçe Nasıl Kurtulur ?

Konusu 'Dilimizi Doğru Kullanalım' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 6 Ekim 2010 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Son günlerde herkesin dilinde hep aynı sözcükler hep aynı cümleler özellikle bir kesim genç arkadaşlarımın Türkçemizin zenginliğine zenginlik kattığı bu cümlelerin başında şunlar geliyordur şüphesiz; "yıııkılıyoo ya da " Ooha oldum yanii"vs Medya kültürümüz o kadar gelişti ki son bir kaç yılda izlediğimiz duyduğumuz her şeyi kapar olduk(!) Ve biz "Türkçe" olup olmadıklarını bile tartışabileceğimiz bu garip sözcükleri sırf birilerinin cüzdanını doldurmak pahasına reklam sloganlarından kliplere oradan dizi filmlere taşıyoruz sonra bir de bakıyoruz ki anlamsız bir yığın boş şey hiç çaktırmadan bizden biri olmuş bile Bırakın bizden biri olmayı bize hükmeder olmuş Popüler kültürü üstlenen medya her yeni pişirdiğini önümüze sunmakta harika doğrusu(!) biz de bu servisten öylesine memnunuz ki bize sunulanların damak zevkimize uygun olup olmadığını bile sorgulamıyoruz

    Günümüzde çok sayıda kablo ve uydu yayını sayesinde iyisiyle kötüsüyle milyonlarca bilgi ses ve görüntünün oturma odalarımızı işgal ettiği bu dönemde televizyon denen aygıt her ne kadar eğlendirici ve bilgilendirici bir ev eşyası gibi görünse de aynı zamanda çeşitli değerleralışkanlıklar ve ideolojilerin her yaştan izleyiciye ulaşabileceği elektronik bir ortam

    Batıda birçok ülkede 1970'lerden itibaren ilkokul müfredatına "medya" dersleri konuldu Ve öğrenciler bu dersten başarısız oldukları zaman mezun da olamıyorlar Bu konuda çalışanların birleştikleri ortak nokta şu; Var olan gerçeklik ve medyada sunulan gerçeklik arasındaki fark ne kadar erken öğretilirse medyanın bireyler üzerindeki olumsuz etkisi o derece azalıyor Yani Batıdaki bireyler daha çocuk denecek bir yaşta " ekrandaki bu görüntünün bana ne getirisi var?" "Bana faydalı olacak daha başka ne gibi işler yapabilirim?" diye tartışırken ( Bravo valla! ) bu arada biz ne yapıyoruz? Son günlerde de basında da sıkça duyduğumuz gibi bilinçsiz TV izleme süresinde Dünya rekoru kırıyoruz ( bize de Bravo valla!!! ) Yapılan bir araştırmaya göre 2001 yılında Türkiye ABD'den sonra en çok TV izleyen ikinci ülkeyken 2004 yılında bu başarımızı daha da ileri götürerek günde TV izleme süresini yaklaşık 3.5 saatten 4 saate çıkarıyor ve ilk sıraya oturuyoruz(!) Hal böyleyken evimizin baş köşelerine oturttuğumuz bu aygıt bize daha çooook hükmedecek sözünü geçirecek gibi görünüyor Bir gün biz de kafamızı TV'den biraz olsun kaldırmayı başarabilirsek onu bilinçli kullanmanın yollarını bulabiliriz Daha duyarlı daha sorgulayıcı umut dolu yarınlar dileğiyle..


    ALINTIDIR
     

Sayfayı Paylaş