1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

"BENİM DÜNYAM" konulu resim yarışması başladı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de bu yarışmaya katılıma davet ediyoruz...

Türkçe'nin Genel Özellikleri

Konusu 'Dilimizi Doğru Kullanalım' forumundadır ve cırcırböcee tarafından 18 Şubat 2007 başlatılmıştır.

  1. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.524
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Türkçe, diğer Türk dilleriyle birlikte Altay dil ailesinin bir kolunu oluşturur. Bu ailenin diğer üyeleri Moğolca, Mançu-Tunguzca ve Korecedir. Japoncanın Altay dil ailesinin bir üyesi olup olmadığı konusu tartışılmaktadır.

    Türkçe, diğer Altay dilleri gibi eklemeli, yani sözcüklerin eklerle yapıldığı ve çekildiği, sondan eklemeli bir dildir.

    Türkçe sözcüklerde, Arapça, Almanca vb. dillerde görülen erillik, dişillik (yani cinsiyet ayrımı) özelliği yoktur.

    Türkçede sayı sıfatlarından sonra gelen adlar çoğul eki almazlar. Yani üç ağaçlar değil üç ağaç.

    Önlük-artlık (kalınlık-incelik) ve düzlük-yuvarlaklık uyumları vardır. İlk uyuma göre bir sözcükteki ünlüler ya hep art veya ön, ikinci uyuma göre de ya hep düz veya yuvarlak olurlar.

    f, j ve h ünsüzleri Türkçe kökenli sözcüklerde bulunmazlar. (Bir kaç Türkçe sözcükte başka seslerden değişmiş olarak f görülebilir:
    öfke < öpke, ufak < ubak vb.)

    Türkçe sözcüklerde söz başında bulunabilen ünsüz sayısı sınırlıdır:
    b, ç, d, g, k, s, t, v, y.

    c ünsüzü, söz başında başka ünsüzlerden değişmiş olarak bir kaç sözcükte bulunur: cibinlik < çıpın vb.

    n ünsüzü Türkçe kökenli sözcükler içinde yalnız ne ve türevlerinde bulunur: ne, neden, niçin, nasıl vb.

    p ünsüzü de söz başında, bir kaç Türkçe sözcükte b'den değişmiş olarak bulunur: piş- < biş-, parmak < barmak vb.


    TARİHSEL GELİŞİMİ

    Türk dillerinin yazılı metne dayalı tarihleri 7.-9. yüzyıl Orhon Türkçesine kadar uzansa bile, Türkiye Türkçesi için, Anadolu'ya göç eden Oğuzların 11. yüzyıldan sonra kendi lehçeleri üzerine kurdukları yazı dilini başlangıç saymak gerekir.

    15. yüzyıla kadar Eski Anadolu Türkçesi olarak adlandırdığımız bu dönemin en ünlü temsilcisi Yunus Emre'dir.

    Anadolu Selçuklularının önce Arapçayı, sonra da Farsçayı resmi dil olarak kabul etmeleri nedeniyle Türkçe Anadolu sahasında 13. yüzyıla kadar gelişememiştir. 13. ve 15, yüzyıllar arasında da gittikçe artan sayıda Arapça, Farsça sözcük içeren bir dil ortaya çıkmıştır. Ancak yine de sade sayılabilecek bir Türkçenin egemen olduğu bu dönemden sonra Osmanlıca adı verilen, yoğun Arapça, Farsça etkisi görülen bir dönem başlamıştır.

    16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar süren Osmanlıca dönemi kendi içinde Başlangıç Dönemi, Klasik Dönem ve Yenileşme Dönemi olarak üç bölümde incelenir. Bu dönemde yalnız Arapça, Farsça sözcükler değil gramer kuralları da Türkçeye girmiş, yalnız aydın kesimin okuyup yazabildiği bir saray dili ortaya çıkmıştır.

    Dilde özleşme çabaları 19. yüzyılın ikinci yansında Tanzimat dönemi ile başlamıştır. Aydınların Türkçe sözcük kullanma, Arap alfabesinde yenilikler yapma (örneğin tüm ünlüleri yazıda gösterme, normalde bitişik yazılan Arapça harfleri ayrı yazma gibi) çabalarıyla geçen bir hazırlık döneminden sonra Cumhuriyetle birlikte çağdaş Türkçenin temelleri atılmıştır.

    Atatürk'ün özel ilgi ve çabalarıyla Latin alfabesine geçilmiş, tarama, derleme ve türetme yoluyla dildeki Türkçe sözcük oranı kısa sürede büyük oranlara ulaşmıştır.

    KISA KAYNAKÇA

    a. Gramerler

    Banguoğlu, Tahsin, Türkçenin Grameri, Ankara 1990.

    Deny, Jean, Grammaire de la langue turque, dialecte osmanli, Paris 1921 (Türk Dili Grameri, Çev. Ali Ulvi Elöve, İstanbul 1941-53).

    Eker, Süer, Türk Dili, Kara Harp Okulu Komutanlığı, Ankara 1999.

    Ergin, Muharrem, Türk Dil Bilgisi, İstanbul 1980.

    Gencan, Tahir Nejat, Dilbilgisi, Türk Dil Kurumu, İstanbul 1966.

    b. Sözlükler

    Devellioğlu, Ferit, Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lugat, Ankara 1990.

    Tarama Sözlüğü,Türk Dil Kurumu, Ankara (1963-1972 yılları arasında ilk 6 cilt, 1974-77 yılları arasında Ekler ve Dizin ciltleri yayınlandı)

    Tuğlacı, Pars, Okyanus 20.Yüzyıl Ansiklopedik Sözlük, İstanbul 1980, 4. baskı, 10 cilt.

    Türkçe Sözlük, Türk Dil Kurumu (1945'ten başlayarak...).

    Türkiye'de Halk Ağzından Derleme Sözlüğü 1-Xll, Türk Dil Kurumu, Ankara 1963-1982.

    c. İmla Kılavuzları

    Aksoy, Ömer Asım, Ana Yazım Kılavuzu, Adam Yayınlan, İstanbul 1987.

    İmla Kılavuzu, Türk Dil Kurumu (1941'den başlayarak..., 15, baskı 1996'da)

    Koz, Mehmet Sabri, Turan Yüksel, Büyük Yazım kılavuzu, Yuva Yayınlan 1993.

    Özön, Nijat, Büyük Dil Kılavuzu, Yapı Kredi Yayınları, 1995.üekçe'
     
  2. yalçın

    yalçın Katılımcı

    Katılım:
    13 Mart 2007
    Mesajlar:
    176
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    620
    Banka:
    0 ÇTL
    bilgilendirdiğin için saol
     
  3. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.736
    Beğenileri:
    7.785
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.679 ÇTL
    Dilimizi Doğru Kullanalım bölümünde "saol" :)

    Lütfen biraz dikkat !
     

Sayfayı Paylaş