1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Türkçe'nin Güncel Sorunlari

Konusu 'Türkçe & Dilbilgisi & İmla Kuralları' forumundadır ve Hazangülü tarafından 28 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    [​IMG]
    Bugün Türkçemizle ilgili baslica güncel sorunlari söyle siralayabiliriz: Özensizlik ve yanlis kullanim, yabanci sözcük tutkusu, yabanci dil ögretimi ile yabanci dilde ögretimi birbirine karistirma, Türkçenin bilim dili olmadigi görüsü, Türkçe ögretimindeki yetersizlik, sözcük ve terim üretimindeki yetersizlik, ögretmen faktörü.



    Türkçemizin bagimsiz bir dil olarak yasamasi, gelisip zenginlesmesi için sunlar önerilebilir:

    1 “Önce Türkçe!” slogani kafalara ve gönüllere yerlestirilmeli, herkesi güzel Türkçe ögrenmeye ve kullanmaya özendirmeliyiz.

    2 “Önce Türkçe!” konusunda bireysel ve toplumsal duyarlik, dil duygusu ve ana dili bilinci olusturulmalidir. Bu konuda herkese görev düser. Asil sorumluluk ise, örgün ve yaygin egitim kurumlarina; yazili, sözlü ve görüntülü kitle iletisim araçlarina, sanatçilara, yazarlara, aydin kesime düsmektedir.

    3 Özellikle aydin kesim, yabanci hayranligi ile yabanci sözcük düskünlügünden kurtarilmalidir.

    4 Yabanci dil ögretimi ile yabanci dilde ögretimin çok farkli seyler oldugu kafalara iyice yerlestirilmelidir. Okullarimizda hâlen yürütülmekte olan yabanci dil ögretiminin çok verimsiz oldugu göz önüne alinarak, verimli ve etkili yabanci dil ögretimi için gerekli önlemler hiç zaman geçirmeden alinmali, yabanci dilde ögretime ise son verilmelidir.

    5 Verimli bir yabanci dil ögretimi için, yüksek ögretim kurumlarinda ilk yil küçük gruplar hâlinde ve nitelikli okutmanlarla etkili bir “yabanci dil hazirlik sinifi” uygulamasi, daha sonraki yillarda “meslekî yabanci dil” dersleri önemli bir çözüm yoludur.

    6 Bütün ögretim kademelerinde Türkçe egitiminin yeterince etkili, verimli yapilabilmesi için gerekli duyarlik ve özen gösterilmelidir. Bu önemli konu, gelip geçici olan bakan ya da hükümet politikasi olarak degil, siki ve degismez bir devlet politikasi olarak görülmelidir. Isin özü, etkili ve bilinçli ana dili egitiminde yatmaktadir .Sunu hiç unutmayalim ki iyi bir yabanci dil ögretimi için de iyi bir ana dili egitimi ön kosuldur.

    7 Çok kolay olmamakla birlikte dil gümrügü uygulamasina bir an önce geçilmeli, baskin dile/dillere karsi koyabilmek için sözcük ve terim üretimine yeterince önem verilmeli, çesitli dallardan uzmanlari da devreye sokarak bu konuda yogun çalismalar yapilmalidir.

    8 Dil alaninda en etkili kesimlerin basinda egitimciler, ögretmenler geldigini göz önünde tutarak, öncelikle Türkçe ve edebiyat ögretmenleri olmak üzere, bütün ögretmenlerin ana dili duyarligi ve bilinci ile yetistirilmelerine büyük önem verilmelidir.

    9 1930’lardan 1980’lere kadar yürürlükte olan 5237 sayili Belediye Gelirleri Kanunu’nun 21 maddesi, çesitli isyerlerinin kapilarina asilacak levha ve tabelalarin Türkçe olmasini sart kosuyordu. Bu yasanin uygulamadan kaldirilmis olmasi ve degisen sartlar durumu tersine çevirmistir. Adi geçen yasaya yeniden islerlik kazandirilmasi uygun olur.

    10 Türkçenin yozlasmaktan korunmasi ve kurtarilmasi için genel ve yasal bir düzenleme amaciyla hazirlanan “Türk Dilinin Kullanilmasina Iliskin Kanun” tasarisi, dil-anlatim ve konuya yaklasim bakimindan gerekli düzeltme ve düzenlemeler de yapilarak bir an önce yasalasmalidir.

    11 Bir ülkenin kültürü ve dili tek basina ele alinamaz. Dil ülkenin sosyal, ekonomik, kültürel ve teknolojik yapisi ve özellikleri ile iç içedir ve onlardan ayri düsünülemez. Eger bir mali veya araci kendimiz üretmiyor da disaridan aliyorsak, sadece onu degil, onun adini ve onunla ilgili terimleri de almak zorundayiz demektir. O hâlde, ekonomi ve teknoloji basta olmak üzere her alanda üretmeden tüketmek çilginligina karsi çikmak da ulusal bir görev ve sorumluluktur .Çünkü üretimi bir yana birakarak sadece tüketim toplumu olmakla hiçbir yere varilamaz. Bu sekilde olup da tarihten silinen toplum ve ülke sayisi az degildir.

    Görüldügü gibi en çarpici ve can alici noktalardan biri, dili bir bütünün parçasi olarak görmek, önce o bütünü gelistirmektir
     

Sayfayı Paylaş