1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

"Türkiye 25 özerk bölgeye ayrılmalı"

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Fonfe tarafından 23 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. Fonfe

    Fonfe Katılımcı

    Katılım:
    16 Aralık 2009
    Mesajlar:
    227
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    0 ÇTL
    Kapatılan DTP'nin Siirt Milletvekili Osman Özçelik, Teke Tek'te Fatih Altaylı'nın sorularını yanıtladı.

    Özçelik, Barış ve Demokrasi Partisi'nin (BDP) yeni yönetiminin belirleneceği büyük kongrenin Ocak ayında yapılacağını söyledi. Genel başkanın kim olacağının henüz belli olmadığını kaydeden Özçelik, Altaylı'nın "Genel başkan şahinlerden mi, güvercinlerden mi olacak?" sorusuna, "Hepimiz barış konusunda şahiniz." yanıtını verdi.

    Özçelik "DTP terörle arasına mesafe koymadı" eleştirilerine şu yanıtı verdi: "Terörle aramıza mesafa koyduk. Mesafe, Diyarbakır merkezi, Ankara merkezi ile Kandil kadar, Cudi kadardır. PKK, silahlı mücadele ile Kürt sorununu çözeceğni düşünmüştür. Yaklaşık 20 yıldır demokratik mücadelenin içindeyim. Sorunları parlamenter sistemle, barışçıl yolla çözebileceğimizi söyledik. Şiddeti dışlayan bir yöntem önerdiğimiz çok açık ortada. Son 10 yıldır artık savaşla bir yere varılamayacağını artık en önemli kadrolardan duyuyoruz. Ancak ne yazık ki Türkiye bu barış ortamını sağlayamamıştır."

    Özçelik, Öcalan'a neden "Sayın" dediklerini de "Kenan Evren dışında herkese 'sayın' diyorum. Onun dışında bütün insanlara saygı duyuyorum" dedi.
    BAŞBAKAN BİZİ TANIMADI

    Açılımın içeriğinin belli olmadığını, isminin de 3 kez değiştiğinin altını çizen Özçelik, AK Parti'nin oyalamacı bir taktik izlediğini savundu. Özçelik, "86 yılda oluşmuş statükonun değişmesinin kolay olmadığını da biliyoruz. Biz AK Parti'ye samimi yaklaşması halinde destek vereceğimizi de söyledik. Ama binbir fedakarlıkla oluşturduğumuz grubu tanımadı. Sadece Başbakan değil, diğer partilerin yaklaşımı da böyle." diye konuştu.

    Özçelik şöyle devam etti: "Parlamaetodan çekilmenin demokrasiye katkı sağlayacağını düşünerek bu kararı vermiştik. Kanun tekliflerimiz, soru önergelerimiz dikakete alınmıyor. Bizimle irtibat kurulmuyor. Kendimizi misafir gibi hissetmeye başladık. Açılım diyor, bu açılımın ne olduğunu bizimle görüşmüyor. Bu kararı(sine-i millet) kamuoyuna açıkladık. BDP ile ortak toplantı yapıldı, parlamentoda kalmanın daha faydalı olacağı sonucu çıktı. Sivil toplum örgütleri ve bölgeden gelen tepkiler, aydınların çağrısı üzerine bu kararı aldık. Sayın Öcalan da tüm bunları izliyor. Kamuoyunun talebi bu yöndeydi. O da bu konuda görüş bildirdi."
    ÖCALAN'IN GÖRÜŞÜ

    Altaylı'nın "Öcalan aksini söyleseydi, yani istifa edin deseydi ne yapardınız?" sorusuna Özçelik, "Abdullah Öcalan Türkiye'nin gerçekliğidir. Milyonlarca insan onun sözüne bakıyor. Öcalan'ı önemseyen kitlenin oyunu alıyoruz. Partimizin lideri değil. Biz legal bir partiyiz. Demokratik mekanizmalarımız var, karar organlarımız var. Abdullah Öcalan PKK'nın lideridir. Kürt halkının büyük bir kısmının önemsediği kişidir. Bunu görmezden gelemeyiz. Ama onunla aynı olduğumuz anlamına gelmez." şeklinde yanıt verdi.

    YENİ ANAYASA ŞART

    "Türkiye'nin 12 Eylül Anayasası'ndan kurtulması lazım. AK Parti'nin böyle bir niyeti vardı, bütün girişimlerinde olduğu gibi geriye gitti. Demokratikleşme sağlanmadan Kürt sorunu bitmez. Kürt sorunu bitmeden şiddet bitmez. Bunun için yeni bir anayasa şart. Bütün gelişmiş ülkelerde yerellerin geliştirilmesi meselesi var" diyen Özçelik şöyle devam etti:

    25 ÖZERK BÖLGE OLMALI

    "Demokratik özerklik projemizde yerel yönetimlerin güçlendirilmesini, 20-25 özerk bölge olmasını öneriyoruz. Bu özerk bölgelerin bir merkezi olacak. O özerk bölgelerin ekonomik durumuna, etnik ve dinsel inanç gruplara, yani kültürel yapıya uygun bir demokratik yapı oluşturulmalı. Bu merkezden kopma değil. Merkezin gücünü yerellere indirmek anlamına geliyor. Türkçe asıl dildir. Ama o bölgelerde ağırlıklı olarak konuşulan diller de kullanılacak. Katılımcı demokrasinin gelişmesi açısından önemli bir adım olacaktır."


    habertürk
     

Sayfayı Paylaş