1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Türkiye'de Kirveliğin Kültür Sosyolojisi

Konusu 'Sosyoloji' forumundadır ve Suskun tarafından 28 Kasım 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Türkiye'de Kirveliğin Kültür Sosyolojisi



    Kirvelik konusunda ülkemizde yapılan iki önemli çalışmada bu kelimenin etimolojik anlamı verilmemiştir. Mesela ülkemizde kirvelik konusunda yazılı tek kitabın sahibi A.Kudat, ‘Kirvelik' adlı eserinde kirveliğin menşei hakkında bir yargıya varmasa da, İran ve Azerbaycan'da, en yaygın şekilde kullanıldığını, D.Anadolu'da da bu geleneğin olduğunu ifade ederken etimolojisine hiç girmemiştir.
    Önemli bir diğer eser ise O.Türkdoğan'a ait olan geniş kapsamlı bir makaledir. Türkdoğan, ‘Bu kelimenin kaynağı hakkında kesin bir bilgiye varmamız şimdilik mümkün olmamakla birlikte ‘Kir' Farsça'da ‘tenasül organı', ‘Kirou' da ‘tutmak, muhafaza etmek' anlamına gelir' der.

    Türkdoğan'a göre Ardahan'dan Sivas'a kadar olan sahada, yani Erzurum, Kars, Erzincan, Artvin, Elazığ, Malatya, Maraş, Bakü-Amasya çizgisinde yaşayan Karapapaklar'da; Tunceli, Bingöl, Adıyaman, Diyarbakır, Çorum, Kayseri, Mersin, Adana, Tokat ve Yozgat illerinde kirvelik yaygındır.
    Ayrıca ‘Bulgaristan'ın Fotin ve Kırcaali yöresinden gelerek Çorlu, Pınarhisar ve Lüleburgaz'a yerleşen Alevi Türkleri'nde kirvelik özelliğini muhafaza ederken, diğer yandan İran Azerbaycanı'nda, bilhassa Rizaiye şehrinde kirvelik yaygın olmasına rağmen belirli fonksiyonu yoktur' demektedir.
    Tokat'ın Alamus İlçesi'nde ve köylerinde de ‘kirve' tabiri kullanılır ve kirvelerin çocuklarının birbirleriyle evlenmeleri kesinlikle yasaktır. Genelde birçok yerde olduğu gibi Zara'da da ‘kirve' olanlar birbiriyle kardeş olur.
    A.Kudat ise 1974 yılında yayımlanan eserinde D.Anadolu'ya yaklaşıldıkça kirveliğin yaygınlaştığını ve öneminin arttığını belirterek, Adana'da kirveliğin çok tutulduğunu, Kars, Sivas, Mersin ve Hakkari'nin çevrelediği alanda en yaygın olduğunu ve bu yörelerin dışında kirveliğin bilinmediğini belirtir.
    Kirve kavramı Anadolu'da çeşitli yörelerde farklı ağızlarla da olsa söylenegelmiştir. Mesela kirve ‘Sünnet olan çocuğun elini kolunu tutan ve çocuk üzerinde babalık hakkı olan kimse' demektir, Afyon-Emirdağ, Amasya ve köyleri, Giresun, Artvin, Kırşehir, Narman-Erzurum, Diyarbakır, Tunceli-Nazimiye, Urfa, Nizip-G.antep, Bor-Niğde'de. ‘İsim babası anlamında' Gavurdağ-Osmaniye-Adana'da. ‘Sağdıç anlamında' Urfa, Niğde'de. ‘Düğünde damadın yanında duran güzel giyimli çocuk anlamında' Samsun, Amasya'da. ‘Bacanak anlamında' Erzincan'da.
    Aynı kavram yani bacanak Şebinkarahisar-Giresun, Bor-Niğde'de, kirve olarak geçer. Avanos-Nevşehir'de, ‘kirvelemek' söyleşmek, konuşmak olarak kullanılır. Vazıldan-Divriği-Sivas'ta da kirve, Kürt anlamında kullanılır.
    Göle-Kars'ta kirve, ‘kırva-kirva' şeklinde söylenir. Van merkezi ile Muradiye ve Gürpınar ilçelerinde yarı göçebe yaşayan Burukan aşireti arasında kirve'ye ‘kiriv' veya ‘kirva', Elazığ merkez köylerinden Sun ve Hal'de ‘kürve', Kars yerlilerince ‘kirva', Terekemeler'ce ‘kirve', Musul bölgesi Telafur Türkleri'nce ‘kirev' denir.
    Kerkük Türkleri arasında ise bu kelimenin bilinmediği belirtilmiştir. Ermeniler'de ise güveyin sağdıcına ve çocukların vaftiz babalarına ‘kirve' derler. Divriği İlçesi'nde kirve yerine ‘kirva' denilirken, Yozgat'ta kirve sözü kullanılır.
    Ziya Gökalp'e göre kirvelik eski Türkler'deki ‘potlaç' geleneğinin Anadolu'daki görünümüdür. Özen'e göre de kirvelik bir Türk geleneğidir. Yund ise ‘eski yaygın Türk inancı Şamanlıkta ve geleneklerde sünnet olma diye bir olayla karşılaşılmaz... Türkiye Türkleri sünneti Müslümanlıkta bulmuşlardır' der.
    İ.Hınçer'de ‘Türkler, Müslümanlığı kabul ettikten sonra sünnet olma geleneğini de benimsediler' diyerek Yund'la aynı fikri savunur.
    M.F.Kırzıoğlu ise kirveliğin İran ve Araplar'da görülmediğini Anadolu'daki Yezidi, Alevi ve Sünnilerce bilindiğini belirtir. Böylece Kırzıoğlu, kirveliği Anadolu kültürünün bir unsuru olarak ifade eder.
    Kemerkaya-Adıyaman, Hamidiye, Fethiye-Yazıhan, Hançerli_Ergani; Akkuyu-Besni, Kanlıavşar-Bozova, Bargaç-Hilvan, Türkan-Tirkan Aşireti Karacadağ Bölgesi Siverek ve Hilvan merkezi ile Elazığ ve Ağrı'nın köylerinde yaptığımız araştırmaların sonucu bizde, kirveliğin Alevi inancıyla yakın bir ilgisi olduğu kanaatini uyandırdı.
    Çünkü bu araştırmada Alevi inancına sahip köylerde bu geleneğin daha canlı ve sert olduğunu gözlemledik. Bazen Sünni köylerde de bu özellikler görülse de, kaynağının Alevilik olma ihtimali yüksektir.
    Çünkü Sünniler için kirveliğin kaynağı meçhulken, alevi köylülere göre kirvelik, ‘peygamber dostluğu'dur ve Hz.Muhammed'in torunları Hz.Hasan ile Hz.Hüseyin'i sünnet yaptırarak, onların kirvesi olmasından kaynaklanmaktadır. Bu anlayışa Varto ve Divriği'de inanılır.
    Kirveliğin Alevi kaynaklı olduğu, görüşümüzü etkileyen en önemli faktörlerden birisi, Elazığ'ın merkez köylerinden Sünni Yeni Konak ile bu köye bir kilometre uzaklıkta olup da, yarısı Sünni yarısı alevi olan Şabanlı köyü arasındaki farktır.
    Şabanlı'daki alevi kirveler kız alıp vermezken, Sünnilerde böyle bir yasak yoktur. Yeni Konak ve Akkuyu Köyü'nde kirveye ‘kırif' denir ve Şabanlı köyündeki Sünniler'de olduğu gibi, Yeni Konak'ta da kirveler birbirlerinden kız alıp verir.
    Alevi Koruk Köyü'nde de, Şabanlı Köyü'ndeki Alevi kirvelerde olduğu gibi, kız alıp verilmez. Merkeze bağlı, Alevi ve köydeki önemli gruplardan biri Lolan oymağı olan Aydıncık köylülerine göre de, kirvelik peygamber sevgisinden kaynaklanır ve sülale-soy sürer.
    Mesela kirve, kirve olduğu insanın bir başka çocuğunun sünnetinde bulunmayacak kadar uzaktaysa, onun izni alınmadan ya da onun tayin ettiği biri olmadan sünnet ettirilemez.
    Kirveliğin bu kadar önemli olmasının bir nedeni, kirvenin aynı zamanda çocuğun ileride sağdıcı olacağındandır. Keban'ın Sağdıçlar Köyü'nde kirveye küvre denir ve kirve aynı zamanda sağdıç demektir.
    Elazığ'ın Yedigöze ve Bölükçalı köyünde de Kürve sağdıç anlamındadır. Ve kirve evlenecek çocuğun aynı zamanda sağdıç adayıdır. Yukarıdaki genel anlayış bütün Alevi köylerinde görülür.
    Keban'ın Sünni olan Bahçe ve Çalık köylerinde kirveler kız alıp verirken, kirveye de kıriv derler. Kıriv aynı zamanda sağdıç anlamındadır.
    Akkuyu Köyü'nde kirveye kırif denir ve sağdıçla aynı anlamı ifade eder. Mümkünse, Hamidiye'de kirve, sağdıçtan olur. Fethiye'de ise gelinlik kız istenirken kirvenin bulunması arzu edilir. Hasançelebi-Malatya'da da kirvelik bir tür sağdıçlıktır. Keban'ın Alevi olan Büklümlü köyünde de kirveler kız alıp vermezler ve kirve aynı zamanda ikrar anlamını taşır.
    H.Z. Koşay, sağdıça Sivas çevresinde kirve dendiğini belirtir. Urfa'da sağdıç yerine küvre tabiri kullanılır. Bu kirve aynı zamanda sünnet düğününde kirve olan kimsedir. Dobruca Türkleri'nde de güvey ‘kivey' olarak ifade edilir.
    Ağın İlçesi'ne bağlı alevi olan Dibek Köyü'nde kirveler kardeş sayılır. Aynen merkez köylerinden Aydıncık'ta olduğu gibi kirvelik sülale sürer ve kirve düğüne ve sünnete gelemezse, onun tayin ettiği biri kirvelik görevini yerine getirir. Fakat vekiller, kirveler gibi bacı-kardeş sayılmaz. Yani onların çocukları birbiriyle evlenebilir. Aynı ilçeye bağlı ve komşu olan Saraycık Köyü'nde ise kirvelik pek önemli değildir.
    Ancak Dibekli Köyü'ne bir km. mesafedeki Sünni Yedibağ Köyü'nde kirvelik Dibekli'dekine benzer. Fakat burada kirvelik sülale sürmez. Derinboğaz, Bayramuşağı-Akçadağ, Börgenek-Adıyaman, Kuluşağı-Battalgazi köylerinde kirvelik sülale sürer.
    Palu'nun bütün köyleri Sünni, daha doğrusu Şafi olup, bu köylerde kirvelik hiç önemli bir kurum değildir. Bu durumu Durmuşlar, Üçdeğirmenler ve Gökdere köylerinde yaptığımız araştırmalarda ve Halk Eğitim Müdürü ile yaptığımız görüşmede tespit ettik.
    Adı geçen köylerde herkesin kirvelik hakkında Hz.peygamberin bağlayıcı bir sünnetinin olmadığını beyan etmiş olmaları önemlidir. Bu anlayışın arkasında, yörede yaygın medrese geleneğinin etkisinin olma ihtimali kuvvetlidir.
    Baskil'in Sünni olan Höyük, Alangören ve Karakaş köylerinde kirveye kıriv denir. Bu köyler ile Sivrice'nin Sünni ve Beydili aşiretinden olan Kürk köyünde de kirvelik önemli olmadığı halde, kirveler kız alıp vermez.
    Maden köylerinin Sünni Tekevler köyünde kirveye ‘kerva' denirken Kaşlıca'da kirve denir ve Tekevler'de kirvelik Kaşlıca'daki gibi önemli değilken yani kız alıp verilirken, Kaşlıca'da kız alıp verilmez.
    Kovancılar İlçesi'nin Çaybağı ve Değirmentaş köyleri Sünni olup kirvelik önemli değildir. Fakat Değirmentaş köyünün mezrası olan Yünlüce alevi olup burada kirvelik önemli olduğu gibi, kirveler kız alıp vermez. Çaybağı Köyü'ne komşu ve uzaklığı bir km. olan Sünni Kacar Köyü'nde ise kirveler kız alıp vermez.
    Kovancılar'daki İğdeli, Gülaçtı, Kavak, Taşören köyleri ile ilçe merkezinde oturan Beritanlılar ise kirveliğe önem vermezler ve kız alıp verirler.
    Karakoçan'ın Sünni Mirahmet, Kızılpınar ve Yüzevler köylerinde kirvelik önemli olmamakla beraber Kızılpınar köylülerine göre kirveliğin temelinde Aleviler'le Sünniler arasında yakınlık kurmak yatar. (Bu anlayış temelde her yerde hakimdir.) İslam anlayışına göre kirvelikle kardeş olunmaz, bu hurafedir.
    Ağrı'nın merkez köylerinden Sünni Ozanlar, Aşkale ve yarısı Karapapak olan Tezeren köylerinde önceleri kirvelik çok önemliyken, günümüzde önemini yitirmiştir. Ancak kirveler hala kız alıp vermezler. Eskiden bu köylerde kirvelik, kardeşlikten öndeyken, günümüzde sadece sosyal ilişkileri pekiştirici bir rolle sınırlandırılmıştır.
    Fakat Taşlıçay İlçesi'nin halkı Karapapak ve Sünni olan Geçitveren köyünde kirvelik hala çok önemlidir. Bu köyde kullanılan, ‘kirvenin damının üstüne çıkılmaz' yani ‘onun kızı kızım, oğlu oğlumdur. Ona kötülük yapılmaz' deyimi kirveliğin önemini ifade etmektedir.
    Ayrıca Posof-Kars köylerinde de ‘kirvenin damından ve kapısından don-gömlek geçilmez' deyimi kullanılmaktadır.
    Kirveliğin en önemli fonksiyonlarından biri, yukarıdaki ifadelerden anlaşılacağı gibi, iki aile ya da aile grupları arasında yakınlık sağlamaktadır. A.Özer 1987 yılında Van'ın merkezi ile Muradiye ve Gürpınar ilçelerinin köylerinde yaşayan, kısmen göçebe olan Sünni Burukan aşireti arasında da aynı özellikleri tespit etmiştir.
    Ona göre, aşiretteki kirveliğin yaygın kirvelik anlayışından farkı, kirve olan kişi yalnız kendisi değil tüm ailesi veya aşireti ile kirvesi olduğu aşiretin veya ailenin yakın bir akrabası gibi görülür.
    Kan davası sona erdikten sonra tamamen unutturulmak istendiğinde başvurulan en etkili yollardan biri de kirvelik kurumunu devreye sokmaktır. Doğu Anadolu'da özellikle Tunceli, Erzincan, Kiğı, Varto, Pülümür ve Kars Göle'de yaşayan ve sonradan bir kısmı Kırmanç ve Zazaca konuşan alevi Lolan Oymağı'nda da kirvelik aynı fonksiyona sahiptir.
    Mardin'de de kirveye kirip denir. Ve kirve, Elazığ'ın özellikle alevi köylerinde olduğu gibi erkek çocuğun yetişmesinde, kız istenmesinde ve düğününde önemli fonksiyonlar icra eder.
    Kirveliğin önemli fonksiyonlarından biri de, gayrimüslimler ile yakınlık sağlamaktır. Mesela yukarıda bahsettiğimiz Burukan Aşireti arasında yapılan bir başka çalışmada, Ermeniler'le kirvelik yoluyla ilişkiler kurulduğundan bahsedilmiştir.
    Mardin bölgesinde söylenen ‘kirvem' adlı türküde de, Kırmançca konuşan bir erkek çocuğunun, Yezidi kirvesinin kızına olan aşkı işlenir. Türküde erkek, ‘kivre-krive', kız ise ‘krivo' tabirini kullanır. Ayrıca bu türküde, gençlerin evlenmesini, birinci derecede Müslümanlığın ve Yezidiliğin engellediği vurgulanmaktadır.Kirveler arasında evlilik yasağı ya da evliliğe hoş bakmama anlayışı Burç Köyü-Viranşehir Yezidileri'nde de görülür. Yezidiler'de kirveler arasında evlenme yasağı olduğu için ‘...Burç Köyü sakinleri kendi şeyhlerini kirve seçer. Zaten inançlarından dolayı şeyh ailesi ile evlilik yasağı olduğundan kirvelik fazla zarar getirmemektedir. Şeyh dışında çevre Müslüman köylerden kişiler kirve olarak da seçilir.'
    Yezidiler ile ilgili bir başka çalışmada da sünnetin vaftizden kısa bir süre sonra yapıldığı belirtilmiştir. Yezidiler'de çocuk ölü doğsa dahi sünnet yapılır ve kirve çocukları evlenemez. Bu nedenle kirve nikah düşmeyen pir, şeyh gibi kimselerden seçilir. Onlardan kirve, bulamadığı zaman, Sünniler'den kirve seçer.
    Viranşehir'in Yezidi inancının hakim olduğu dört köyünde yapılan bir saha çalışmasına göre de, çocuklar küçük yaşta sünnet edilir. Kirveler Sünnilerden seçilir ve sünnet bir barış günüdür.
    ...
    Sonuç olarak kirvelik kavramı, Anadolu'da çeşitli bölgelerde görünmesine rağmen, özellikle Aleviler'de daha etkilidir. Genelde kirvelik sünnet düğünü masraflarının bir başkası tarafından karşılanması ile dostluğu ifade eder. En önemli fonksiyonlarından biri ise, taraflara statü kazandırmaktır. Statü kazanmak iki taraflıdır. Yani erkek çocuk sahibi A şahsını kirve yapmakla o kişi bir statü kazanırken, aynı zamanda kirve vasıtasıyla çocuk ailesinden başka bir şahsa ya da aileye daha sahip olmaktadır.
    Çünkü kirve ileride çocuğun yetişmesinde, evlenmesinde önemli fonksiyonlara sahiptir.
    Kirvelik kurumunun fonksiyonlarından biri diğeri de, ‘sosyal kontrol' ve ‘sosyal barış'ı sağlamasıdır. Eski Erzincan Valisi Ali Kemali bu durumu şöyle anlatır: ‘Kirvelik, katil tarafına mensup bir çocuğun maktul tarafına mensup herhangi bir kişinin kucağında sünnet edilmesiyle meydana gelen ilişkidir ve çok yaygındır.'
    Kirveliğin temelinde dostluk yattığını yukarıda ifade etmiştik. İşte bu anlayışa bağlı olarak yukarıdaki kaynaklara göre, genelde Aleviler, kirvelerini Sünnilerden; Sünniler de Aleviler, Ermeniler ve Yezidiler'den, Yezidiler de Müslümanlardan (Alevi-Sünni) seçmişlerdir. Bu nedenle sosyal gruplar arasında yakınlaşmalar, doğrusu sıhri akrabalıklar kurulmuştur.
     

Sayfayı Paylaş