1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Türkiye'deki Akarsular ve Genel Özellikleri

Konusu 'Türkiye Coğrafyası' forumundadır ve Suskun tarafından 26 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    A'dan Z'ye Türkiye'nin Akarsuları

    A * Ankara Çayı
    * Aras Nehri
    * Asi Nehri

    B * Botan
    * Büyük Menderes Nehri

    C * Ceyhan Nehri

    D* Delice Irmağı
    * Dicle Nehri

    E * Ergene Nehri

    F * Fırat

    G * Gediz Nehri
    * Göksu (Kilikya)
    * Göksu (Seyhan Nehri)

    K * Karpuzlu Çayı
    * Körsulu
    * Küçük Menderes
    * Kızılırmak

    M * Manavgat Nehri
    * Mercan Irmağı
    * Meriç Nehri
    * Murat Nehri

    S* Sakarya Nehri
    * Seyhan Nehri

    Y * Yeşilırmak

    Z * Zamantı

    Ç * Çine Çayı
    * Çoruh Nehri


    Türkiye’nin Akarsuları Genel özellikleri​


    • Akarsularımızın Boyları Kısadır. (türkiye’nin Bir Yarımada Olması Ve Dağların Uzanış Biçiminden Dolayı)
    • Akış Hızları (debileri) Fazladır. (dağların Fazla Olmasından Dolayı)
    • Rejimleri (mevsimlere Göre Akımı) Düzensizdir. (karadeniz Bölgesi Akarsuları Hariç)
    • Ulaşım Için Elverişli Değildirler. (h-hızlı Aktıkları Ve Düzensiz Rejimli Oldukları Için)
    • Enerji üretimi Için Elverişlidirler.

    Başlıca Akarsularımız


    Karadeniz’e Dökülenler: Sakarya, Kızılırmak, Yeşilırmak, çoruh
    Marmara’ya Dökülenler: Susurluk
    Ege’ye Dökülenler: Meriç, Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes
    Akdeniz’e Dökülenler: Aksu, Göksu, Seyhan, Ceyhan, Asi
    Dışarıya Dökülenler: Fırat, Dicle (Basra Körfezi), Kura, Aras (Hazar Denizi), Çoruh (Gürcistan), Karadeniz
    Dışarıdan Gelenler: Asi (Suriye), Akdeniz , Meriç (Bulgaristan), Ege

    Akarsu Havzalarımız


    Akarsularımızın çoğunun Havzası Açıktır. Sularını Denize Ulaştıramayan Kapalı Havzalarımızda Vardır. Bunlar;
    Konya Ovası, Tuz Gölü, Van Gölü, Akşehir-eber Gölleri Ve Göller Yöresidir.

    Akarsularımızın Rejimleri​


    Akarsu Rejimi, Akarsuyun Yıl Içinde Gösterdiği Akım Grafiği Ve Akarsuyun Beslenme şeklini Ifade Eder. Her Mevsim Birbirine Yakın Akım Gösteren Akarsuların Rejimi Düzenli Rejim, Kurak Dönemlerdi Olan Ve Suları Azalan Yada Kuruyan Akarsuların Rejimine Düzensiz Rejimli Akarsular Denir.
    Akarsular Yağmur, Kaynak, Kar Ve Buzul Sularıyla Bazıları Da Göl Sularıyla Beslenirler. Akarsu, Bunlardan Biriyle Besleniyorsa Sade Rejimli, Birkaçı Ile Besleniyorsa Karma Rejimli Akarsu Denir.
    A) Yağmur Sularıyla Beslenenler: Genellikler Yazın Kururlar. Yağmurun Fazla Olduğu Aylarda Canlanırlar.
    • Ege, Akdeniz Ve Iç Anadolu Akarsuları.
    B) Kar Ve Buzul Sularıyla Beslenenler: Yüksek Dağlardan Beslenirler. Karların Eridiği Yaz Aylarında Canlanırlar.
    • D.karadeniz (bir Kısmı), D.anadolu Akarsuları
    C) Kaynak Suları Ile Beslenenler: Genelde Küçük Akarsulardır. Akdeniz Bölgesindeki Karstik Sahalarda Görülür.
    • Manavgat çayı
    D) Gölden çıkan Akarsular: Bazı Göllerin Yaışlı Dönemlerde Taşan Fazla Sularını Boşaltırlar. (gideğen-gölayağı Denir)
    • Beyşehir Gölü à çarşamba Suyu à Konya Ovası, Eğirdir Gölü à Kovada çayı à Kovada Gölü
    E) Karma Rejimli Akarsular: Uzun Boylu Akarsulardır, çok çeşitli Beslenme Kaynakları Vardır.
    • Fırat, Dicle, Kızılırmak Gibi.





    Türkiye, iklim koşulları ve yer şekillerinin çeşitliliğine bağlı olarak sık bir akarsu ağına sahiptir. Topraklarımızdan kaynağını alan çok sayıda akarsu, altı önemli havza ile bazı kapalı havzalara su taşır. Ancak akarsularımızın uzunlukları fazla değildir. Türkiyenin bir yanmada oluşu ve dağların genellikle kıyılara paralel sıralar hâlinde uzanması, uzun akarsuların oluşmasını engellemiştir. Kıyılarımızdaki dağlardan kaynağını alan akarsular, kısa bir yol aldıktan sonra denize ulaşır. Bu nedenle bu akarsuların boylan oldukça kısadır. Kaynağını iç kesimlerden alan akarsularımızın boylan daha uzundur. Bununla birlikte en uzun akarsuyumuz olan Kızılırmakın boyu (iç Anadoluda genişçe bir kavis çizdiği hâlde) 1355 kmyi ancak bulur. Akarsularımızın diğer bir özelliği de, taşıdıkları su miktarının az olmasıdır Türkiyenin büyük bir bölümünün yarı kurak iklimin etkisinde olması nedeniyle az yağış alması bunun başlıca nedenidir. Akarsularımızın taşıdıkları su miktarı azlığının diğer nedeni de, akarsu havzalarının dar oluşudur. Akarsularımızın boylan kısa, kollan da az olduğundan doğal olarak taşıdıkları su, fazla olmamaktadır. Ancak, her mevsim yağışlı olan Doğu Karadeniz Bölümünün akarsuları, her zaman bol su taşımaktadır. Akarsularımızın rejimleri düzenli değildir. Türkiyede yağış rejiminin düzensiz oluşu, ilkbahardaki kar erimeleri ve yazın buharlaşmanın fazla olması, akarsularımızın taşıdıkları su miktarının yıl boyunca büyük değişikliklere uğramasının başlıca nedenleridir. Akarsularımızın tümünde, su seviyesinin en düşük düzeyde olduğu dönem, yaz mevsimidir. Bu dönemde bazı akarsular tümüyle kurur. Sonbahar yağmurlarının başlaması ve buharlaşmanın azalmasıyla akarsu düzeylerinde yükselme başlar. Akarsularımızın büyük bir kısmında su seviyesinin en yüksek düzeyde olduğu dönem, ilkbahara rastlar. Bu dönemde yağışların artması ve kar erimeleri nedeniyle akarsuların su düzeyleri oldukça yükselir. Yataklarının fazla eğimli oluşu, akarsularımızın bir diğer özelliğidir. Bu nedenle akış hızları dolayısıyla erozyonu hızlandırıcı etkileri fazladır. Bol alüvyon taşır ve denizlere döküldükleri yerlerde deltalar oluştururlar. Türkiyedeki akarsuların genellikle denge profilini almamış olmaları, Türkiyenin son jeolojik zamanda şekillenmiş olmasından başka bir deyişle genç arazi yapısından kaynaklanmaktadır. Akarsularımızın hidroelektrik enerji üretimine çok elverişli olmaları da dar ve derin vadiler oluşturmalarının bir sonucudur. Bu nedenle ülkemizde çok sayıda baraj yapılmış ve hidroelektrik santrali kurulmuştur. Akarsularımızın çoğu, dağlık kesimlerden inmektedir. Taşıdıkları kum ve çakıllarla yataklarını doldurdukları için denize yakın kısımlarında bile ulaşıma elverişli değildir. Yalnızca Kocaırmak, kıyıdan 7 km iç kısma kadar ulaşıma olanak verir. Akarsularımızın, balıkçılık yönünden önemli bir potansiyele sahip olduğu söylenebilir. Yeşilırmak, Kızılırmak ve Sakarya ağızlarında avlanan mersin balıklandın yumurtalarından havyar elde edilir. Van Gölüne dökülen akarsuların ağızlarında da inci kefali denilen balık türü bolca avlanmaktadır. Diğer akarsularımızda da kefal, sazan, alabalık, yayın vb. balık türleri bulunmaktadır. Her akarsu, bütün kollarıyla birlikte, belirli bir bölgenin sularını toplar. Akarsuyun sularını topladığı alana, o akarsuyun su toplama alanı ya da havzası denir. Aynı deniz ya da göl dökülen akarsular da o göl ya da denizin havzasını oluşturur: Karadeniz havzası, Marmara havzası, Van Gölü havzası gibi. Bir havzanın büyüklüğü, yer şekillerinin özelliklerine ve eğime göre değişir. Sözgelimi; Ege ve Marmara havzaları oldukça dar, Karadeniz havzası ise geniştir. Yurdumuzdaki başlıca su bölümü çizgisi, genel doğrultu olarak kuzeydoğu - güney¬batı yönünde uzanır. Çoruh -Yeşilırmak - Kızılırmak - Ceyhan, Aras ve Fırat havzaları bu çizgi ile ayrılır
    Bazı akarsularımız da sıcaklığın etkisiyle buharlaşarak veya yer altına sızarak kaybolur. Suların denize ulaştırmayan alanlara kapalı havza denir.Yurdumuzda Tuz Gölü ve Van Gölü ve çevreleri ile Göller Yöresi birer kapalı havzadır.Bazı akarsular kaynağını yurdumuzdan alır, sınırlarımızın dışında denize ulaşır. Bazı akarsular da sınırlarımızın dışında doğup, yurdumuzda denize dökülür. Akarsular bakımından en zengin bölgemiz Karadeniz Bölgesidir. Çoruh, Yeşilırmak, Kızılırmak, Yenice, Sakarya gibi büyük akarsularımız Karadeniz’e dökülür.Yeşilırmak taşıdığı alüvyonlarla Çarşamba, Kızılırmak da Bafra delta ovalarını oluşturmuştur.Karadeniz’e ayrıca çok sayıda küçük çay ve dere akar. Topraklarımızda doğup sınırlarımız içerisinde denize dökülen en uzun akarsuyumuz Kızılırmak’tır. Susurluk Çayı, Marmara denize dökülen akarsuyumuzdur. Bu denizimize dökülen diğer akarsular küçüktür. Ege Bölgesi’nin akarsuları, kıyıya dik uzanan dağ sıraları arasındaki çukur alanlara yerleşmiştir. En önemlileri Bakırçayı, Gediz, Küçük Menderes, Büyük Menderes’tir. Bu akarsular, atıkları çöküntü alanlarına taşıdıkları alüvyonları biriktirerek alüvyon ovaları oluşturmuşlardır. Akdeniz’e dökülen başlıca akarsularımız Aksu, Manavgat Çayı, Göksu, Seyhan ve Ceyhan’dır. Göksu, taşıdığı alüvyonlarla Silifke Ovası’nı, Seyhan ve Ceyhan da Çukurova’yı oluşturmuştur. Kaynaklarını yurdumuzdan alan bazı akarsularımız, sınırlarımızın dışında denize ulaşır. Doğu Anadolu Bölgesi’nden doğan Fırat ile Dicle, Basra Körfezi’ne dökülür. Yine Doğu Anadolu’daki Aras ve Kura ,Hazar Denizi’ne dökülür. Çoruh da komşumuz Gürcistan’da Karadeniz’e ulaşan akarsuyumuzdur Asi ve Meriç nehirleriyse kaynakları sınırlarımızın dışın dadır Orontes olarak da adlandırılan Asi Nehri Lübnan Bekaa Vadisi’nin doğu kısmından doğar ve Türkiye Hatay ilinden Akdeniz’e dökülür. Asi Nehri'nin toplam uzunluğu 450 km. olup, nehrin büyük bölümü Suriye toprakları içinde bulunmaktadır. Antakya ile Akdeniz'e arasını doğal su yolu bağlanmış olan Asi Nehri'nin ortalama su debisi 30 m3/sn dir.

    Meriç Nehri, Yunanistan ile Türkiye sınırının bir kısmını oluşturan, Bulgaristan'da doğarak Türkiye'ye giren ve EdirneEge Denizi'ne dökülen ırmaktır
    .

    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş