1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Türkiye'ye ihanet ettik''

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Hazangülü tarafından 23 Nisan 2012 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    [​IMG]

    Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinin en önemli savunucuları arasında yer alan İtalyan Senatosu Başkan Vekili Emma Bonino “AB – Türkiye ilişkilerinde yaşanan tıkanma kaderin sonucu değil. Avrupa olarak iç gündeme bağlı kısa vadeli vizyon ve yanlış hesaplar sonucunda Türkiye’ye karşı yükümlülüklerimize ihanet ettik” dedi.

    İtalyan Senatosu Başkan Vekili Emma Bonino, uzun yıllardır Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinin en önemli savunucuları arasında yer alıyor. İtalyan Radikal Partili Bonino, 80’li yıllardan itibaren üç dönem Avrupa Parlamentosu milletvekilliği, Avrupa Komisyon üyeliği ve İtalya’nın AB Politikaları Bakanı olarak görev yaptı. Bonino sadece Türkiye’yi değil Arap dünyasını da yakından tanıyan bir politikacı. 2000’lerin başında Arapça öğrenmek için bir süre Kahire’de yaşayan Emma Bonino, bugünlerin gelişini o günlerden itibaren adım adım izlemiş. Ülkesinin insan hakları ve demokrasi konularındaki çifte standartlarını yüksek sesle eleştirmesiyle meşhur Bonino, sadece İtalya’yı yönetenlere değil bütün Avrupalı liderlere kızgın. Roma’daki ofisinde Hürriyet’e konuşan Bonino, ‘dost acı söyler’ diyerek Türkiye’ye de mesajlar gönderdi.

    Trajik bir hata yaptık

    “Türkiye konusunda trajik bir hata yaptık. Bugün AB -Türkiye ilişkilerinde yaşanan tıkanma kaderin sonucu değil. Avrupa olarak iç gündeme bağlı kısa vadeli vizyon ve yanlış hesaplar sonucunda Türkiye’ye karşı yükümlülüklerimize ihanet ettik. Müzakereler çıkmaza girince de elbette Türkiye oturup beklemek yerine kendi bölgesinde özerk bir takım dış politika arayışlarına girdi.

    Arap Baharı patladığında Avrupa ne hazırdı ne de bu konuda heyecanlandı. Hatta Avrupa’nın egemen güçleri buna olabildiğince direnmeye çalıştı. Mesela bizim Dışişleri Bakanı Frattini son dakikaya kadar Kaddafi’yi savundu. Ama sonra da bir anda bugün Mali’de olumsuz sonuçlarını yaşadığımız Libya’ya yönelik askeri operasyonun taraftarı oluverdi. Bütün bunlar olurken Türkiye, Avrupa’dan farklı bir çizgi izliyordu. Komşularla sıfır sorun politikası Avrupa’da bir tedirginliğe neden olmuştu bile. Avrupa’nın kendi ülkelerindeki diktatörlerle uzun zamandır süren ve feda etmek istemediği ilişkilerinden bıkan Arap halkları bir model ya da en azından bir örnek olarak Türkiye’ye döndüler. El Cezire gibi kanallar sayesinde şu soru akıllarına düştü; Türkiye de Müslüman ama nasıl oluyor da liderlerini sandıkta seçiyorlar? Sorgulamaya başladılar. Düşünsenize 11 Eylül’den sonra Osama Bin Ladin posterlerinin taşındığı Arap sokaklarında on yıl sonra Erdoğan posterleri taşınmaya başladı. Sadece bu bile çok önemli bir değişim.
     

Sayfayı Paylaş