1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Türklerin Müslüman Oluşu - Türklerin İslam’a Girişi

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve Suskun tarafından 19 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Türklerin İslam’dan Önceki Dinleri

    Türklerin asıl dini Gök Tanrı inancı idi. Orhun Kitabeleri’nde de belirtildiği gibi bütün kâinatı yaratan Gök Tanrı idi. Türk hükümdarlarına kut verip, iktidar sahibi yaptığına inanılan güç de Gök Tanrı idi. Bugünkü Tanrı sözcüğü, Orhun Kitabeleri’nde Tengri veya Tengiri biçiminde geçmektedir. Bu sözcük, bazı söyleyiş farklılıklarıyla hemen hemen bütün Türk lehçelerinde kullanılmıştır.

    Türk inanışına göre gök ve yer yedişer kat yaratılmıştı. Tanrı göğün son katında otururdu. Yerin ve göğün ortasında insanlar ve diğer canlılar yaşardı. Tanrıdan başka kutsal olan şeyler de vardı, ama bunlar Tanrı değildi, Tanrı tekti. Türkler için Gök Tanrı çok önemli idi. Çünkü onlara güç verdiğine, onları zafere ulaştırdığına ve millete hayat verdiğine inanırlardı. Nitekim Asya Hun Hükümdarı Mete Han, MÖ 176 yılında Çin imparatoruna gönderdiği bir mektupta, kendisinin Tanrı tarafından tahta çıkarıldığını belirterek, askerî zaferlerini Gök Tanrı’nın yardımıyla kazandığını belirtmiştir.

    Gök Tanrı inancına göre Gök Tanrı; can veren, yaşatan ve öldüren, insanlara yol gösteren, insanların varlıklarına hükmeden, cezalandıran ve mükâfatlandırandır. Gök Tanrı’nın isteği ile hakan tahta geçmiştir. Tanrı, hakanın emirlerine uymayanları cezalandırırdı. Kut’a layık olmayanlardan verdiği, bağışladığı kutu geri alırdı.

    Türklerde güçlü bir ahiret inancı vardı. İyi insanların uçmağı denilen cennete, kötü insanlarında tamu denilen cehenneme gittiklerine inanırlardı. Gök Tanrı inancında din adamlarına kam adı verilirdi. Kamlar halk içinde saygı görürlerdi. Ancak din adamları imtiyazlı bir sınıf halinde değillerdi, devlet yönetiminde de rol almazlardı. Gök Tanrı dinindeki tek tanrı inancı, gelecekte Türklerin İslâm dinine girmelerini kolaylaştıran önemli bir neden olmuştur. (MEB Tarih 5 kitabından alınmıştır.)

    Tengricilik ya da Göktanrı dini tüm Türk ve Moğol halklarının, şimdiki inanç sistemlerine katılmadan önceki inancıdır. Tengri'ye ibadet etmenin yanında Animizm, Şamanizm, Totemizm bu inancın ana hatlarını oluşturur. Tengri, bugünkü Türkçedeki Tanrı sözcüğünün eski söyleniş şeklidir.


    Türklerin İslam’a Girişi

    Emeviler döneminde Müslüman orduları Maveraünnehir’e kadar ilerlediler. Burada yaşayan Türkler doğuda bulunan Çin ile savaş halindeydi. Batı tarafından İslam ordusu gelince, onlarla da savaşmak zorunda kaldılar. Topraklarının bir bölümü Müslümanların eline geçti.

    Emevi devleti Abbasilerle siyasi çekişme içindeydi. Abbasiler Türklerle birlik olup 750 yılında Emevi devletini yıktı. Bu olaydan sonra Araplarla Türkler arasında bir yakınlaşma oldu.

    Bir yıl sonra Abbasilerle Çinliler arasında savaş çıktı. Talas Savaşı adı verilen bu çarpışmada Türklerin çok yararları oldu. Böylece Türklerle Araplar arasındaki yakınlaşma arttı. Türkler İslam’ı kendi dinlerine yakın buldular. Aralarında Müslüman olanların sayısı armaya başladı.

    Devlet olarak İslam’ı ilk kabul eden Türkler Karahanlılardır. Karahanlılar 930 yılında İslamiyeti resmen kabul etmişlerdir.

    Türkler Müslümanlığı kabul ettikten sonra, İslam’ın öncülüğünü yaptılar; onu dünyanın her tarafına yaydılar.


    Türkler Arasında İslam’ın Yayılmasında Etkili Olan Bazı Şahsiyetler

    Hiçbir inanç, bir millete zorla benimsetilemez. Bir inanca zorlanan kimseler, inanmış gibi görünseler de fırsat bulduklarında tekrar eski dinlerine dönerler.

    Türklerin İslam’ı benimsemeleri gönül rızasıyla olmuştur. Bunun iki nedeni vardı. Birincisi Müslümanlar onları İslam’a girmeleri konusunda zorlayıcı olmadılar. Çünkü İslam dininde zorlama yoktur. Türkler İslam’ı eski inançlarına yakın ve daha üstün buldukları için onu tercih etmişlerdir.

    İkincisi, Müslüman tüccarların dürüstlüklerinden, şehir şehir dolaşan dervişlerin sözlerinden ve şiirlerinden etkilenmişlerdir.

    Zamanla Türklerin içinden de büyük alim ve bilginler yetişmiş, bunların Türklere etkisi daha güçlü olmuştur. Türkler arasında İslam’ın yayılmasında etkili olan büyük şahsiyetlerden bazıları şunlardır:

    Ebu Hanife, İmam Maturidi, Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Ahi Evran, Hacı Bektaş Veli, Mevlana.

    Dr. Ali Kuzudişli
     

Sayfayı Paylaş