1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Türk'ü Ye

Konusu 'Ne Mutlu Türküm Diyene' forumundadır ve wien06 tarafından 22 Haziran 2010 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Cumartesi günü, Hakkari Şemdinli’de PKK’nın yaptığı kahpece saldırıda 11 Mehmetçik şehit oldu. Bizlerde bu acı haberle her an kahrolduk… Televizyonları izliyorum… Belki umut verici birşey duyar mıyım diye! Daha fazla kahroluyorum… Yine aynı 20-30 kişi kanalları işgal etmiş, açılım ve saçılımların yanlışlarından, doğrularından vuvuzela gibi kafa şişirmeye başlamışlar… Bu kişiler ülkemizin her türlü sorunlarında fikir beyan etme özelliklerine sahip üstün varlıklardır(!) İtaat etmemiz gerekir. Halkımızın, bu bilirkişilerin söylediklerini iki kere iki, dört eder gibi kabul etmek mecburiyeti vardır! Çünkü böyle düşünülmesi ve konuşulması isteniyor… Neden bu haber kanallarında canı yanan Halkım konuşturulmaz ki?

    Üzüntüden boğulacak gibiyim… Ama bizi daha fazla kahreden ise, birçok televizyon kanallarında eğlence programlarının yayın akışını kesmemesi! Demek ki, bu acı habere rağmen hala bazı insanlarımız 1-2 kilo göbeğini ve kalçasını eritmeyi daha önemli görüyor!

    Son iki ayda 50 civarı şehit, onlarca yaralı verdik…

    Acaba diyorum! Allah korusun da; bir günde 11 değilde 50 şehit verseydik, yine aynı duyarsızlık devam eder miydi? 1993 yılında, Bingöl-Elazığ yolu üzerinde silahsız 33 askerimizi şehit verdiğimizde ne olmuştu ki? Tam 16 yıl sonra, şehitlerimiz için bir anıt dikebildik!

    Sayın Başbakan açıklama yapmış:

    “Hangi güçler adına taşeronluk yaptığı aziz milletimiz tarafından yakından bilinen terör örgütü yok edilinceye karar mücadelemiz devam edecektir. Devletimiz, kahraman şehit ve gazilerimizin eşsiz fedakârlıkları, milletimizin sağduyusu ile birlik ve beraberliğine, ülkemizin istikrarına kasteden bölücü fitnenin mutlaka üstesinden gelecektir. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın. Bu fitneyi bertaraf edecek kudret ve iradeye sahibiz. Bu çerçevede her türlü bedeli ödemeye de hazırız…”

    Başbakan’ın bu açıklaması terörle mücadele hususunda kararlılığı göstermesi bakımından çok önemlidir. Fakat burada açıklanması gereken çok önemli bir tanımlama var!

    “Taşeron”

    Taşeron ne demektir? Esas iş sahibinin adına, iş yapandır.

    Kimmiş bu taşeron terör örgütü? PKK!

    PKK taşeron örgüt ise, o halde PKK kimin adına cinayet işliyor? Sayın Başbakan, “Milletimiz biliyor” diyor.

    Doğru, Milletimiz biliyor. Ama neyi?

    Yok edilemeyen terörü biliyor…

    Akan kanı biliyor…

    Şehitlerini dualarla gömmeyi biliyor…

    PKK madem taşeron örgüt, esas iş sahibi kimlerse bunu da bilmek istiyor!

    PKK’nın sahibi kim?

    ABD’mi? İsrail mi? Ermenistan mı? İngiltere mi? Yunanistan mı? Rusya mı? Irak mı? V.s.


    Biz ülkemizde terörü bitirmek istiyorsak neden taşeronlarla uğraşıyoruz ki? Esas yönlendiriciler hangi güçler ise, onlarla hesabı kapatalım. Milletçe “Ya İstiklal, Ya Ölüm” diyerek her türlü bedeli ödeyerek gereğini yapalım!

    Eğer bu belirsizlikler ve karar merciindeki istikrarsızlık devam ederse; Türkiye, “Türk’ü Ye” olabilir!

    YILMAZ KARAHAN
     

Sayfayı Paylaş