1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

TUTSAK (devamı-11A

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve alemdar tarafından 8 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. alemdar
    Cesur

    alemdar Öyle bir geçer zaman ki! V.I.P

    Katılım:
    27 Haziran 2010
    Mesajlar:
    2.868
    Beğenileri:
    2.544
    Ödül Puanları:
    6.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    ATAMIZIN ŞEHRİNDEN
    Banka:
    3.939 ÇTL
    Kafası çok karışmıştı, Şahin' in...
    Aslında, Ahu' nun da kendisinden hoşlandığını anlamıştı ama... Ailesinden çekinmesini
    anlıyordu. Ailesini hiçe saymaması olağandı. Ama bu durum biraz farklıydı. Ailesine laf getirmek
    istemiyordu elbet. Yanlış bir durum yaşamak istemiyordu... Ama ailesi sadece kendi çıkarları
    ve cemiyet' te hava atmak için Ahu' ya istediklerini yaptırıyorlardı... Onun düşüncelerinin bir önemi
    yoktu onlar için. Oysa o anne ve babasını çok önemsiyor du.
    Ahu çıkmazlardaydı, ne yapacağını bilmiyordu. Duygularına yenilmek, bir kere de olsa
    istediği bir şeyi yaşamak istiyordu, aslında...
    Şahin çoktan yatağa gömülmüş, rüyasında Ahu' yu görmek için, acele uykuya dalmak
    istiyordu. Bir taraftan da bu durumun, sadece rüyalarda değil, gerçekte de yaşanması için dua
    ediyordu...
    Biraz daha umutla güne başladı...
    - Annesi:
    - Oğlum hiç pas vermiyorsun bu aralar. Dedi.
    - Şeyy anne, bu sıralar sınavlarım var o yüzden...
    - Kusuruma bakmayın, anneciğim.
    - Tamam oğlum. Sen derslerini, sınavlarını ihmal etme.
    - Ben çıkıyorum anne.
    - Kahvaltı etmeden mi?
    - Yolda alırım bir şeyler...
    Farkında değil di belki ama artık istemeden yalan söylemeye de başlamıştı ailesine...
    Ona göre tatlı yalanlardı... Ya sonra bu yalanlar canını yakacak kadar acıysa...
    Ailesine de haykırmak istiyordu ama nasıl bir tepki alacağını bilmiyordu.
    - Ne yapıyorum ben! Diye geçiriverdi içinden...
    Fakülteye gelmişti... Hemen Ahu'yu görmek istedi, dersi var mı? yok mu?
    düşünmeden... Varsa yoksa Ahu. Daha adı koyulmamış bir ilişki, ilişki denilemezdi ya...
    Öyle bir tutsaklıktı ki... Aşkını yaşayamamak, ya da yaşayabilmek...
    Her iki durumda da tutsaklık değil miydi?
     

Sayfayı Paylaş