1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Tutsak (devamı-12)n

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve alemdar tarafından 9 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. alemdar
    Cesur

    alemdar Öyle bir geçer zaman ki! V.I.P

    Katılım:
    27 Haziran 2010
    Mesajlar:
    2.866
    Beğenileri:
    2.544
    Ödül Puanları:
    6.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    ATAMIZIN ŞEHRİNDEN
    Banka:
    3.934 ÇTL
    Şahin, yaşayarak aşkını bir ömür tutsak kalmayı seçmişti çoktan... Ya, Ahu...
    Net cevap alamadığı için, ne sevinebiliyor ne de üzülebiliyordu. Ama sabırlı olması gerektiğini
    biliyordu. Belli ki kolay olmayacaktı.
    Çoktan kalkmış ve hazırlanmıştı. Bu aralar pek önemsiyordu kılık, kıyafetini...
    Bakımlı, yakışıklı bir delikanlıydı, Şahin. Ama daha bir özen göstermeye başlaması, dikkat
    çekmiyor değildi.
    Babası biraz rahatsızlanmış, işe gitmemişti...
    - Baba sen bu saate kalmazdın? dedi, Şahin.
    - Evet oğlum biraz rahatsızım, evde kalıp dinlenmek istedim...
    - Geçmiş olsun baba.
    - Sen nasılsın? oğlum, okul nasıl gidiyor?
    - İyiyim baba, iyi gidiyor...
    - Öhe öhe öhe...
    - Hiç iyi görünmüyorsun baba, bir doktora gidelim.
    - İyiyim iyi...
    - Sen merak etme, okuluna git.
    - Babam pek iyi görünmüyor, anne.
    - Ah oğlum diyorum bir doktora gidelim. Ama babanı bilmiyor musun. İnatçı...
    Fakülteye gitmek üzere sokağa çıkmıştı. Aklı babasında kalmıştı. Babası öyle küçük
    bir hastalıkta evde yatacak bir adam değildi. Neyi vardı acaba? Ben mi abartıyorum acaba, diye iç geçirdi.
    Canım babam...
    O kadar dalgındı ki Ahu' yu bile görmedi.
    - Selam, Şahin.
    - Selam, Ahu.
    - Bir şey mi var? pek dalgınsın.
    - Şey, babam biraz rahatsız da aklım onda kaldı.
    - Geçmiş olsun, umarım önemli bir şeyi yoktur.
    - Umarım. Dedi, Şahin.
    - Onu hiç öyle görmemiştim.
    - Anlıyorum. Dedi, Ahu.
    - Sen nasılsın? Ahu.
    - İyiyim...
    Konuşmaya devam ettiler, uzunca bir süre...



    Arkası yarın...
     

Sayfayı Paylaş