1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

TUTSAK (devamı-20)K

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve alemdar tarafından 17 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. alemdar
    Cesur

    alemdar Öyle bir geçer zaman ki! V.I.P

    Katılım:
    27 Haziran 2010
    Mesajlar:
    2.869
    Beğenileri:
    2.547
    Ödül Puanları:
    6.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    ATAMIZIN ŞEHRİNDEN
    Banka:
    3.942 ÇTL
    Korna ses' inin geldiği yöne çevirdi kafasını, Şahin.
    - Hey, selam...
    Şaşkın şaşkın, selam der... Hülya hanımdı, arabasıyla oradan geçmekte iken Şahin' i görmüştü.
    Ve selam vermek istemişti. Zaten, Şahin' e ilgisi vardı, buda güzel bir fırsattı konuşmak için...
    - Nere gidiyorsun? Bırakayım seni der.
    Şahin:
    - Birkaç yere uğrayacağım, teşekkür ederim.
    - Olur mu, buyur lütfen...
    Hülya hanımın ısrarlarına dayanamayan Şahin:
    - Peki tamam, der ve arabaya biner.
    - Baban nasıl oldu?
    - İyi iyi çok iyi...
    - Sevindim...
    - Yiğeniniz nasıl?
    - O da iyi...
    Derin bir iç çeker kadın, Şahin' e bakarak... Şahin dışarıyı izliyordu, farkında bile değildi.
    - Nereye gidiyoruz? diye sorar kadın.
    - Şey markete uğrayacağım der, Şahin.
    - Peki tamam...
    Şahin marketten alacaklarını alır ve arabaya geri döner.
    Yola devam ederler...
    Arabanın içi çok güzel kokuyordu... Anlaşılan Hülya hanım parfüm sıkmıştı... Çok bakımlı bir kadındı
    hiç yaşını göstermezdi. Dikkat çekici bir güzelliği vardı...
    - Bir şeyler yemeye ne dersin? der kadın.
    Şahin hiç beklemediği bir teklif karşısında şaşırır...
    - Eve gitmem lazım, der telaşla...
    - Ben söylerim ailene...
    - Doğru olur mu bilemedim.
    - Hadi hadi bir şey olmaz!
    Şahin kalakaldı, yokta diyemedi tamam da diyemedi...
    Çok lüks bir restoranın önünde dururlar...
    - Aracı gören görevli, koşarak gelir:
    - Hoş geldiniz, Hülya hanım...
    - Mersi.
    Şahin, nasıl bir durum içinde olduğunu anlamak, bilmek istemiyordu... Aslında o kadar belli oluyor
    du ki, Hülyanın Şahine kur yaptığı... Ve Şahin farkındaydı...
    Nezaketinden kadını reddetmemişti. İçinde hep bir korku vardı, ya Ahu görürse, yanlış anlarsa!...


    Arkası yarın...
     

Sayfayı Paylaş