1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

TUTSAK (devamı-21)

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve alemdar tarafından 18 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. alemdar
    Cesur

    alemdar Öyle bir geçer zaman ki! V.I.P

    Katılım:
    27 Haziran 2010
    Mesajlar:
    2.866
    Beğenileri:
    2.541
    Ödül Puanları:
    6.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    ATAMIZIN ŞEHRİNDEN
    Banka:
    3.926 ÇTL
    - Ne arzu edersiniz? efendim, der garson.
    - Istakoz alayım ben, der Hülya hanım.
    - Siz beyefendi?
    - Şey ben, ben...
    Şahin, olanlara anlam veremiyordu, ne işim var burada? ben ne yapıyorum, aman Allahım...
    diye hayıflanıyordu içinden...
    Garson tekrar:
    - Efendim ne arzu ederdiniz? diye sorar.
    - Siz bize ıstakoz getirin, der Hülya hanım.
    - Şey ben pek bilemedim ne isteyeceğimi, alışkın değilim böyle...
    Hülya hanım:
    - Önemli değil, Şahin sorun yok, der...
    Garson ıstakozları getirip servis yaparken, Şahin' i baştan aşağı süzdü, belli etmeden...
    Belli ki böyle bir yere ilk defa geliyor, ne yapacağını bilemiyor baksana, kıyafeti bile buraya uygun değil, diye geçirir içinden ve sinsice tebessüm eder... Şanslı serseri...
    - Başka bir arzunuz?
    - Teşekkürler...
    Hülya hanım, Şahin' e yardımcı oluyordu ıstakoz' u yiyebilmesi için... Şahin mahçup mahçup
    yemeye çalışıyordu... Bir an oraya ait olmadığını hissetti... Bunu fark eden, Hülya hanım onun rahat
    olması için elinden geleni yapıyor, farklı konular açıyordu...
    - E ee, nasıl beğendin mi? burayı.
    - Çok güzel bir yer...
    Kadın hem yemeğini yiyor, hemde alttan alttan Şahin' e şuh bakışlar atıyordu...
    Şahin farkındaydı ama belli etmemeye çalışıyordu...
    - Şarap içer miyiz? diye sorar Hülya hanım.
    - Şarap mı!
    - Evet kırmızı, iyi gelir rahatlarsın...
    - Ben hiç içmedim bilmem ki!
    - Bilinmeyecek bir şey yok, diyerek Şahin' i ikna eder.
    Şaraplar gelmişti, bir yudum iki yudum derken, yemek bitmiş vakit bir hayli geç olmuştu...
    - Geç kaldım, der Şahin yerinden kalkmak ister ama bir anda tekrar oturur...
    Sarhoş olmuştu farkında olmadan, Hülya hanım alışkın olduğundan ona pek dokunmamıştı
    Şarap. - İyi misin? diye sorar, Hülya hanım.
    - Pek emin değilim, başım dönüyor birazi der Şahin...
    - Şarap çarpmış olmalı... Temiz havaya çıkınca bir şeyin kalmaz.
    Kadın, hesabı öder ve Şahin' in koluna girer ve arabaya doğru yürürler... Bu arada kadın, Şahin' e
    bu kadar yakın olmanın verdiği heyecanla titriyordu...
    Kol kolaydı, Şahin' le... O daha fazlasını arzuluyordu... Arabaya binerler, Şahin hafif kendine
    gelir gibi olmuştu... Ben çok üzgünüm sizinde keyfinizi kaçırdım...
    - Olur mu öyle bir şey, ben gayet keyif aldım...
    - Eve gitmek istiyorum dedi, Şahin...
    - Biraz kendine gel, bırakırım...
    Bir taraftan da anne ve babasına ne diyeceğini düşünüyordu, onlarda o da pek böyle
    şeylere alışkın değil lerdi...,



    Arkası yarın...
     

Sayfayı Paylaş