1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Tuz Nedir? Tuzların Özellikleri ve Kullanım Alanları

Konusu 'Fen ve Teknoloji' forumundadır ve Suskun tarafından 19 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Tuz Nedir?
    Kimyada, bir asit ile baz arasında gerçekleşen kimyasal tepkime sonucunda suy*la birlikte oluşan maddeye tuz denir. Birbirin*den farklı yüzlerce tuz türü vardır. Ama günlük konuşma dilinde "tuz" denince bilinen sofra tuzu kastedilir; sofra tuzunun kimyasal bileşimi sodyum klorürdür.

    Tuzların Hazırlanması
    Tuzların oluşum tepkimesi bir denklem biçi*minde yazılabilir:

    asit+baz * tuz+su


    Kimyada, herhangi bir asitle tepkimeye girdiğinde o asidi nötrleştirerek, yani onun asit özelliklerini ortadan kaldırarak, tuz ve su oluşumuna yol açan maddeye baz denir. Bazlar genellikle metal oksitleri ya da hidroksitleridir; tuz oluşumu sırasında bazdaki metal, asitteki hidrojenin yerini alır. Tuzlar oluştukları aside göre adandırılır. Buna göre, hidroklorik asidin nötrleştirilmesi (yansızlaştırılması) sonucu ortaya çıkan tuzlara klorürler; nitrik asitten oluşan*lara nitratlar; sülfürik asitten oluşanlara sül*fatlar; karbonik asitten oluşanlara karbonat*lar denir. Bu örnekler daha da çoğaltılabilir.

    Tuzların Özellikleri ve Kullanım Alanları
    Tuzların çoğu artı ya da eksi yüklü atomlar*dan ya da iyon denen atom gruplarından oluşur; artı yüklü iyonlar (kat*yonlar) metalden, eksi yüklü iyonlar (anyon*lar) ise asitten gelir. Katı haldeki bir tuzun iyonları, belirli bir yerleşim düzeni içinde bir araya gelerek bir kristal oluştururlar. Krista*lin biçimi tuzdan tuza değişir; örneğin, sod*yum klorür kristalleri her zaman küp biçimindedir. Tuzların çoğunun kristali hidratlı hal*dedir, yani kristal yapısına belirli oranda su bağlanmıştır. Bu kristalleşme suyu tuzun ısıtıl*ması yoluyla ayrılabilir ve böylece susuz bir yapı elde edilir. Çok bilinen bir örnek, su katıldığı zaman mavi bir çözelti oluşturan beyaz, susuz bakır sülfat tozudur. Bu mavi çözelti buharlaştırıldığında hidratlı mavi bakır sülfat kristalleri elde edilebilir.
    Tuzların çoğu suda çözünerek (eriyerek) bir çözelti oluşturur. Ama bazı tuzlar suda çözünemez; iki çözelti arasındaki bir tepkime sonucu oluşan bu tür bir tuz dibe çökerek ayrılır ve bir çökelti (katı madde) oluşturur (bak. Çözelti, Asıltı). Tuzlar iyonlardan oluş*tuğundan, suda çözündükleri zaman elektriği iletebilirler; bu tür bir çözeltiye elektrolit denir.
    Birçok kayaçta tuz bulunur; bu kayaçlardan bazıları, örneğin kireçtaşı, büyük ölçüde kalsiyum karbonat tuzundan oluşmuştur. Ha*vadaki karbon dioksidin çok az miktarı suda çözünerek seyreltik bir asit oluşturur; bu asit de kayaç tuzlarının birçoğunu çözer. Bu nedenle ırmaklar, göller, özellikle de denizler ve okyanuslar büyük miktarlarda çözünmüş tuz içerirler ve en geniş doğal tuz çökelleri kurumuş su yataklarında bulunur.
    Eğer doğada tuzlar olmasaydı, bazı bitkiler ve hayvanlar da olmazdı. Ayrıca tuzun evler*de, tıpta ve sanayide önemli kullanım alanları vardır.
     

Sayfayı Paylaş