1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Üç Büyükler ve Fikstür Şansı

Konusu 'Futbol' forumundadır ve BIYIKLI tarafından 20 Kasım 2006 başlatılmıştır.

  1. BIYIKLI

    BIYIKLI V.I.P V.I.P

    Katılım:
    14 Haziran 2006
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    13
    Ödül Puanları:
    1.130
    Banka:
    16 ÇTL
    [​IMG]
    Turkcell Süper Lig'de bu sezon kıran kırana bir lig yarışı yaşanıyor.. Üç büyük takım, Beşiktaş, Trabzonspor ve Galatasaray ile Anadolu takımlarının ardı ardına oynamasına neden olan fikstür, belkide bu rekabetin bu denli çekişmeli geçen ligin en önemli nedenlerinden biri. Ancak bu fikstürü eleştirenlerin, büyük takımlarla ardı ardına oynamanın dezavantaj olduğunu savunanların oranı oldukça yüksek.

    Genel olarak bakıldığında, bu periyottan puansız ayrılan takım olmamasına rağmen, üç büyüklerden en fazla puanı alan takımların bile bu zorlu üçgenden çıktıktan sonra bocaladıkları bir gerçek.

    Sezon başından beri sürekli konuşulan ve tartışılan bu konu hakkında Anadolu takımlarının temsilcileri derttli...

    "ÜÇ BÜYÜKLE ARKA ARKAYA OYNAMAK TABİİ Kİ SORUN!.."
    HALİL İBRAHİM KIZIL (Gaziantepspor Başkanı) : “Bizim için Trabzonspor, Beşiktaş ve Galatasaray maçlarının aslında arka arkaya olmaması daha iyi olurdu. Biz ikinci yarıda üç büyükle üst üste oynayacağız. Hem de lige başlar başlamaz. Tabi ki bu bir sorun. Bunlar aralıklarla olsaydı daha iyi olurdu. Neticede bu takımlarla öyle yada böyle oynayacağız. Ancak dediğim gibi bu maçların arka arkaya değil, ayrı ayrı oynanması çok daha iyi olurdu. Üç büyük takımla oynadıktan sonra takımlar düşüş yaşıyorlar. İşte görüyorsunuz nasıl olduğunu. Bakalım Trabzon ile Fenerbahçe ne yapacak? Arkasından Fenerbahçe ile Galatasaray.. Aslında bu maçlar aralıklı olsa lig daha da zevkli olurdu.”

    "BU BİR AYRIMCILIKTIR, AŞAĞILAMADIR!.."
    YILMAZ VURAL (Antalyaspor Sportif Direktörü) : “Ben bu fikstürün dezavantajı olduğuna pek katılmıyorum. Büyük küçük takım ayrılığını takımlara hissettiriyoruz. Bu üçlü gruba giren takımlara baktığınızda hep puan aldı. Bunlarla arka arkaya oynamak fikstür dezavantajı olmamalı. Ben istiyorum ki fikstür çekilirken atılsın torbaya bütün takımlar ve kime ne çıkarsa o olsun. Siz bunu büyüklere göre ayarlar ve derbi heyecanını son haftalara ayarlarsanız bu farklı bir heyecan. İkinci yarı Fenerbahçe’nin maçlarına bakıyorum, Fenerbahçe’nin vay haline!.. Beşiktaş ile deplasmanda, Galatasaray ile deplasmanda arada Trabzonspor ile evinde oynuyor. Bu maçlara gelene kadar yeterli puanı toplayamazsa şansı yok. Bu anlamda bakarsak atılsın torbaya kimin bahtına ne çıkarsa olsun. Nasılsa oynayacaksınız bu takımlarla. En azından ligde bir ayrım yapılmamış olur. Mesela biz diyoruz ki; hepimiz için ortak olarak kurulan Havuz Sistemi’nde, gelirler bile 18’e bölünsün. Niye o fazla alıyor. o az alıyor? Ratingi yüksek olanlar zaten taraftar gelirleri, ürün gelirleri ve sponsor gelirleri ile bunun karşılığını alıyor. Takımlar bu maçlara ekstra bir motivasyonla oynamıyorlar. Ben buna katılmıyorum. Kazanana 4 puan verilen maçlar değil. Anadolu takımları da artık oyuncularına milyon dolarlar verebiliyor ve iyi takımlar kuruluyor. Bu maçlar oynandıktan sonra performans düşüklüğü olduğuna da inanmıyorum. Bu seneye bakarsanız bu periyotta mücadele eden takımlar, hep bu rakiplerinden puan alıp, diğer maçlarda kayıp yaşamışlar. Ayrıca bu ayrımcılığı Anadolu Kulüpleri’ne bir aşağılanma olarak görüyorum.”


    "O YOĞUNLUKTAN ÇIKAN TAKIM SIRADANLAŞIYOR!.."
    MESUT BAKKAL (Gençlerbirliği Teknik Direktörü) : “Çok aşırı derecede bir yoğunluk geçiriyoruz. Hem psikolojik hem de yorgunluk açısından takımlar düşüş yaşayabiliyor. Mesela ben ara ara oynamaktan yanayım. Takımın demoralize olma durumu oluyor. Sakatlarımız oluyor, cezalılarımız oluyor. Bu maçlar aralara serpiştirilmiş olsa daha tempolu maçlar oynanabilir. O yoğunluktan çıktığınızda sıradanlaşabiliyorsunuz. Özellikle ligdeki konumunuza ve hedefinize odaklanmışsanız bu sizi pek etkilemiyor ama bu yapılmış artık. Ben ayrıca şunu söylemek istiyorum, lige verilen aranın bu kadar uzun tutulmasına karşıyım. Uzun bir ara veriliyor ve Fortis Türkiye Kupası maçları oynanıyor. O maçlardan sonra bir hafta aradan sonra ligin başlaması taraftarıyım. Bu kadar ara verilmesin.”


    "ANADOLU TAKIMLARI MEZE OLARAK HARCANIYOR!.."
    AHMET ŞAN (Konyaspor Başkanı) : “Bence biraz rating olsun diye, ligin son anları heyecanlı olsun diye bu uygulama yapılmış olabilir. Ama arada Anadolu takımları meze olarak harcanmasın. Bu iyi değil. Özellikle üç büyük takımla ard arda oynanması kötü. Gerçi bu sene baktığınızda Anadolu takımları bu büyükleri yeniyorlar. Bu takımlara karşı iyi oynuyorlar. Büyük takımlara karşı iki kat efor sarf ediyorlar. Ve o mücadeleyi dengi takımlara gösteremiyor. Suni bir gündem oluşturuluyor. Bu kura olayı biraz şansa bırakılırsa bence daha iyi olur.”


    "BUNU KONUŞMAK İÇİN ÇOK GEÇ!.."
    LEVENT KIZIL (Bursaspor Başkanı) : “Şimdi konuşmak geç. Konuşsak ta bir şey değişecek mi? Değişmeyecek. Zamanında bunu yapmak lazımdı. Bu fikstürü hazırlayan profesyonel kurum Federasyon’un en iyi çalışan yerlerinden biri. Onlar bu konuda çeşitli durumları göz önüne almışlardır. Takımların Avrupa kupalarında oynayacakları periyodlar ve milli maçların olduğu periyodlar göz önüne alınarak hazırlanmıştır.”

    "YAYINCI KURULUŞUN İSTEĞİ SANDIK!.."
    SÜLEYMAN HURMA (Kayserispor Genel Menajeri) : “Hiçbir takım üst üste bu takımlarla oynamak istemez. Zaten Anadolu takımları dar kadrolu takımlar. Bu maçlarda sakatlıklar oluyor, kartlar çıkıyor ve yıpranıyorlar. İnsanlar bu maçlarda uçları yaşıyor. Kazanınca da uçlarda oluyorlar, kaybedince de. Diğer maçlara bu periyottan çıkan sonuçların yansıması sıkntılı oluyor. Birde benim değinmek istediğim bir nokta var. Örneğin Kayserispor ile Erciyesspor’u ligin başında oynatmak istiyorlar. Bakın, İstanbul’da, Fenerbahçe ile Galatasaray ne kadar namuslu ise, Ankara’da Ankaraspor, Ankaragücü, Gençlerbirliği ne kadar namuslu ise, Erciyes ve Kayseri de o kadar namuslu. Şike yapılacağını ön görerek böyle bir karar alınmasını bir spor adamı olarak kabul etmiyorum. Bu şunu ön görmektir; “Buradaki adamlar birbirleri ile maç satarlar” demektir. Fikstür konusunda derbilerin son haftalara sarkması ve böyle bir periyodun ortaya çıkmasına tepki göstermediysek, bu kadar futbola para veren insanlar yayıncı kuruluş bunu böyle istedi diye düşündüğümüzden ve saygı duyduğumuzdandır. Sonuçta biz buradan para kazanan insanlarız ve kazandığımız, evimize götürdüğümüz paranın %70’ini, 80’ini karşılayan kurumun isteklerine saygı duyduk. Bundan dolayı sesimizi çıkartmadık. Yayıncı kuruluşun isteği olduğunu düşündük.”

    "BU PERİYOTTAN SAĞ SALİM ÇIKAMAYABİLİRSİN!.."
    BÜLET UYGUN (Sivasspor Teknik Direktörü) : “Benim böyle çok zor bir periyoda görev almamın sebebi şu; Başkanımızla, yönetim kurulumuzla birlikte 4 yıldır savaş veriyoruz. Ben bu görevden kaçamazdım. Bu ortamda başka bir hoca getirmiş olsaydım bizim takımımız bu periyottan kötü bir sonuçla çıkması halinde küme düşme tehlikesi yaşanacaktı. Ben başarısız olsaydım yeni bir hoca getirilecekti. İki maçta altı puan aldık. Böyle bir dönemde başlayıp bu başarıyı yakalamak mutluluk verici. Her insan bu kadar şanslı olmayabilir. Bu üç maçı ard arda oynamak Anadolu takımları açısından zararlı. Adam arka arkaya bu maçlara konsantre olduktan sonra diğer takımlara puan kaptırdığında bir anda bocalayabiliyor ve kötü sonuçlar alıyor. Bu periyottan sağ salim çıkamayabilirsin. Ben burada başka bir konuya değinmek istiyorum, Futbol Federasyonu’nun alt yapıya acilen yatırım yapması lazım. Türkiye’de sokak futbolu bitti. Bizim kendi kenmize Oğuz’ların Hakan Şükür’lerin yetiştiği yerler bitti. Ben Sivasspor bu kadar güçlüyken ve bütçemde 700-800 milyar gibi bir parayı transfere ayırma şansım varken, maalesef alt yapı hocalarıma maaş verdiremiyorum. Benim 500 milyona çalıştırdığım hoca alt yapıyı bilmiyor. Futbolun prensiplerini öğretemiyor. Bu konuda şu önerim olacak; havuzdan Federasyon başarısına göre kulüplere yaklaşık 6 trilyon gibi bir para veriyor. Altı trilyon değil, bana 5 trilyon 900 milyar versin. Geride kalan 100 milyarı bölsün taksitlere ve bana alt yapı yatırımı olarak aylık ödesin. Bu Türk futbolunda alt yapı sorununun çözümü olacaktır. Bugün Galatasaray alt yapısından yetişen onlarca isim var. baktığınızda en son Suat Kaya gibi bir hoca sayesinde Arda’lar Özgürcan’lar piyasaya çıkmıştır.”

    Uygun bu sözlerinin ardından Galatasaray maçı ile ilgili görüşlerini de açıkladı ve şunları söyledi ; “Galatasaray Türkiye’de sistemi Fenerbahçe ile oturmuş bir takım. Bir puan için gidiyoruz ve en iyi şekilde mücadele edeceğiz.”








    maraton.com.tr
     

Sayfayı Paylaş