1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Üç Suikast, Bir Ihanet

Konusu 'Ne Mutlu Türküm Diyene' forumundadır ve wien06 tarafından 17 Haziran 2009 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    ÜÇ SUİKAST, BİR İHANET

    Türk Milletinin başına gelenleri onun kendi tarihinde bulursunuz. Her satırı ibretle doludur. Ama Türk aksiyon adamıdır, okumayı sevmez. O yüzden Tarih tekerrürden ibarettir sözü sanki Türk milleti için söylenmiştir. Çünkü Türk milleti hiç ibret almadığı için, tarih onun için hep tekerrür etmiştir…
    “O yere doğru gidersen Türk milleti öleceksin (…) Türk milleti tokluğun kıymetini bilmezsin. Acıksan, tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlığı düşünmezsin. Öyle olduğun için, beslemiş olan kağanın sözünü almadan her yere gittin. Hep orda mahvoldun, yok edildin. Orda geri kalanınla her yere hep zayıflayarak ölerek yürüyordun…”
    Bu cümleler 732 yılında Kül Tigin abidelerine kazınmıştır, 735 yılında da Bilge Kağan abidelerine… Aradan geçen 1377 yılda irili ufaklı bir çok Türk devleti kurulmuş ve yıkılmıştır.
    1377 yılda Dünya değişmiş… Çağlar açılıp çağlar kapanmış… Her şey değişse de değişmeyen tek şey kalmış… Türk milletinin karakteri; “…Türk milleti tokluğun kıymetini bilmezsin. Acıksan, tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlığı düşünmezsin.”

    ********************​
    Bu gün dünyada Türk Soylu 6 Devlet var. Birbirleriyle ilişkisi sadece hamasi nutuklarda kalmış, birbirlerine soğuk, birbirlerini sevmeyen, birbirlerine danışmayan 6 Devlet…
    Devletlerin 5’i Rus ninnisiyle uyumuş uyumuş, ama hiç büyümemişler. Biri ise Avrupa devletleri ve Amerika’nın paylaşım planlarından son liderinin olağanüstü gayretiyle güçlükle kurtulmuş ve onun vefatıyla bir müddet Rus ninnisi dinlemişse de Avrupa ve Amerika ninnisi daha cazip geldiği için son 60 yıldır usanmadan, utanmadan bu ninnileri dinlemeye başlamış…
    Aslında bu masal bütün Türk milletince bilinir bilinmesine de ne tuhaftır ki Türk milletinde bir şey ne kadar çok bilinirse o kadar çok çözümsüz kalır… “Türk milleti tokluğun kıymetini bilmezsin. Acıksan, tokluk düşünmezsin. Bir doysan açlığı düşünmezsin.”

    *********************​
    Türkiye de yaşayan Anadolu Türkleri ile Azerbaycan’da yaşayan Azeri Türkleri yüce Türk milletinin birer ferdidir. Aynı soydur, aynı boydur… Diğer Türk Devletleri de öyle.
    Dede Korkut, Fuzuli, Ali Şir Nevai, Manas, Alpamış, Divan-ı Lügat’üt Türk, Molla Nesreddin, Nasrettin Hoca, Nasrattın Ependi, Yunus Emre öyle diyor… Onlar öyle diyorlarsa doğrudur… Çünkü onlar bizim milli kimliğimiz, ortak hafızamızdır.
    Millet olmanın en önemli vasıfları ortak kültür, ortak tarih ve ortak dildir. Bu 6 ülkenin kültürleri, tarihleri ve dilleri ortak oldukları halde henüz millet olma ruhuna ve şuuruna sahip olamamaları incelenmesi gereken çok ilginç bir durumdur.

    **********************​
    Azerbaycan ve Türkiye’nin toplam nüfusu yaklaşık olarak 87 milyondur. Bu 87 milyonluk aynı soydan gelen kardeş iki ülkenin yaklaşık 100 yıldır ortak bir meseleleri vardır. Ermeni meselesi…
    87 milyonluk bu iki kardeş ülkenin ortak meselesi olan Ermenistan’ın nüfusu da yaklaşık olarak 2,5 milyondur… Ama nedense bu iki kardeş neredeyse bir asırdır göze kaçan sinek misali Ermeni meselesiyle uğraşmaktadır… Ne kadar ilginç değil mi ?
    O zaman akla şu ihtimaller gelmektedir ; ya Ermeniler nüfuslarına rağmen çok güçlü ve yiğit bir millettir ya da işin içinde başka bir iş vardır…
    Ermeniler tarihleri boyunca ne güçlü olmuşlardır ne de yiğit…Onlar tarihleri boyunca kanla beslenen bir terör şebekesinden başka bir şey olamamışlardır… Güçlü ellerin maşası olmuşlardır… Bu özelliklerinden dolayı da güçlü ellerin yardımıyla cinayetleriyle lekeledikleri topraklarda, kadim Türk topraklarında bir devlet kurma fırsatı yakalamışlardır…
    Ermenileri besleyen eller Rusya, Amerika ve Avrupa devletleridir. Önce Kafkasya’da tampon bölge oluşturmak için Çarlık Rusyası tarafından kullanılmış sonra da Osmanlı İmparatorluğunu parçalamak için yine Rusya ve Avrupa devletleri tarafından kullanılmıştır… Kısaca Ermenilerin işledikleri her cinayetten Rusya, Amerika ve Avrupa devletleri aynı oranda sorumludurlar… Uzaktan bakılınca dünyayı yöneten, büyük kültür ve medeniyetlere beşiklik eden bu devletler biraz daha yakından baktığınızda ne yazık ki eli kanlı bir katilin adi birer suç ortağından başka bir şey değillerdir. En acısı da bizleri hayali soykırımlarla suçlayan bu devletlerin tarihlerine göz atarsanız hepsinin katliam ve soykırımlarla dolu olduğunu görürsünüz
    Bütün bunlar herkesin bildiği artık sıradanlaşmış gerçekler… Öyleyse neden tekrar ele alıyoruz? Eğer söylediklerimiz yeni değilse neden tekrar etme gereği duyuyor
    Burada ilginç olan küçük bir nokta var… Rusya Ermenistan’ın iç ve dış güvenliğini sağlıyor… Yani Azerbaycan’ın yüzde yirmisini Ruslar işgal etti sayılır… Türkiye’yi sürekli huzursuz eden Ermenilerin soykırım iddialarının arkasında ise Amerika ve Avrupa devletleri var… Yani yıllardır Türkiye’ye rahat, huzur vermeyen bu iddiaların asıl sahibi Amerika ve Avrupa devletleri..
    Bunları Azerbaycan ve Türkiye biliyor mu? Evet… İlginç olan küçük nokta işte tam burada ortaya çıkıyor… Azerbaycan yönetimi başı sıkıştığında ülkesini Ermeni üniformasıyla işgal eden Rusya’ya koşuyor… Türkiye’nin ise en büyük güvencesi(!) kendini yıkmaya çalışan, soykırım iftirasını üzerine atan, her fırsatta kendini aşağılayan, kahraman Mehmetçiğinin başına çuval geçiren, ülkesinin bir bölümünde ayrı bir devlet kurmaya çalışan Amerika ve Avrupa devletleri… Ne dersiniz? Yeterince ilginç mi? Değilse anlatmaya devam edelim…

    ********************​
    Son bir yılda Türkiye –Azerbaycan ilişkileri tarihinin en kötü durumuna düşmüştür. Her iki devlette de karşılıklı güvensizlik had safhadadır. Burada söz konusu olan Anadolu Türkleriyle Azerbaycan Türkleri’nin durumu değil. Onlar birbirlerine asla kopmayacak bağlarla bağlılar Söz konusu olan Azerbaycan Devletiyle Türkiye Devletinin karşılıklı ilişkileri.
    Türkiye Amerikan kılavuzluğuyla bir Ermeni-Türkiye barış anlaşması yapmaya çalışıyor… Azerbaycan bu anlaşma çabalarında akıl almaz bir şekilde taraf olma yerine dolgu malzemesi durumuna düşürülüyor . Asıl amaç Amerika ve Avrupa ülkelerinin Kafkasya’daki enerji paylaşımı… Azerbaycan uzun müddet uyanamıyor yattığı uykusundan… Derken Azerbaycan’a sesli bir mesaj veriliyor birileri tarafından… Azerbaycan Hava Kuvvetleri Komutanı anlaşılmaz(!) bir şekilde alçakça bir suikasta kurban gidiyor… Kuvvet komutanı kendi ülkesinde öldürülen ve aylardır bu konuda tatmin edici bir sonuç alamayan bir devletin bağımsız olup olmadığı konusu her zaman tartışma konusudur ve olay çözülünceye kadar da tartışma konusu olarak kalacaktır.
    Azerbaycan bu kanlı mesajdan sonra konumunu değerlendirir ve tam bu sırada Türkiye’nin de büyük desteğiyle ikinci suikast gerçekleşir… Azerbaycan ve Türkiye hükümeti elbirliğiyle bilge Türk liderinin büyük bir isabetle gösterdiği “Bir millet iki devlet” arasındaki kardeşlik ilişkisini mahvetmeye çalışır
    Her iki taraf da içinde biriktirdiklerini birbirlerine söylerler… Azerbaycan Rusya’ya koşar, Türkiye Ermenistan’ın arkasına geçer… Bir akıl tutulması başlar… “Düşman güler, dost qem yiyer” Birlik neredeyse kopmak üzeredir…
    Tanrıya şükür her iki ülkenin yiğit Türk kadınları ortaya çıkarlar… Savaşı durdurmak için ortaya başörtülerini atma geleneğini hatırlatırcasına bu iki kardeş devletin arasına Karabağ toprağını atmaya kıyamazlar da bir gümüş kutunun içine koyup iki Türk devletinin âkil adamlarına sunarlar ve onların daha derin düşünmesini sağlarlar…

    ********************​
    Üçüncü suikast en acısıdır ve ne yazık ki bunun bedelini yine çocuklarımız öderler . Üniversitemiz basılır 17 evladımız Kafkasya’daki iğrenç enerji paylaşımı siyasetinin en masum kurbanları olurlar . Burası sözün bittiği yerdir…
    Üç suikastın amacı yüce Türk milletini tek bir ihanete doğru sürüklemektir. Bu ihanet yüce Türk birliğinin kırılması, bozulmasıdır.
    Ey yüce Türk milleti… Kardeşlerin varken düşmanlarına koşma, kardeşlerinin elini tutmak varken düşmanlarının elini sıkma, kardeşinin evine girilmişse kendi evine girilmiş say, kardeşlerinin kusurlarını sayıp dökmek yerine meziyetlerini görmeye çalış, birlik ol, kendine güven, kardeşlerine güven ve 1377 yıl önce atanın taşlara kazıdığını aklına kazı… Yoksa;
    “…O yere doğru gidersen Türk Milleti öleceksin …”


    Yrd.Doç.Dr. İrfan Murat YILDIRIM
    Bakı Strateji Araşdırmalar Merkezi
     

Sayfayı Paylaş