1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Üç vakit…Üç hece…Üç taş..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 10 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL





    Falcının anlattığı kadar cümle kurabiliyorum karşında.
    Hep aynı şeyler…
    Küle dönme zamanı üç vakte kadar…
    Zamanı parçalar halinde önüne seriyorum.
    Bütünlüğü yakalamak mümkün değil olmadı olmasını diliyorum.
    Hayırsızlığımı hatırlatıyor kahvenin telvesi…
    Kara üstüne karalar bağlıyorum kararsızca…
    Acabadan kümelenmiş yüreğimin kabarması…
    İki parmağımla tutunduğum kahve fincanı çaresizliğimi savunur zararsızca…

    Firari gecelerimde ay ışığına ortak olan fikrimin penceresi susuzluğumu fısıldar kulağıma.
    Fincanımın ters-düz edilmiş halinden kaçamak sabahlar biriktiririm.
    Uçurumlar konar göz bebeklerime uzaklığımı tırmanırım parmaklarım kırmızıya bulaşır
    toprağa ve taşa yeminlerim ulaşır.
    İnfaza yakın bu halim okunur kahvenin telvesinde bendeki ne varsa ve ne olmamışsa tüter buram buram…
    İki parmağımla tutunduğum sigara dumanı hasretimi heceler du-ra-mam…

    Ruhumun kayıt bilmezliğinden hovarda zamanlarımı kovalıyorum
    dağımın kenarından yorgun sular süzülüyor elimin tersiyle siliyorum.
    Fiyakası askıya alınmış acılarımı kullanıyor beli hayata bağlanmış hayatın kuklası…
    Ne yazık!
    Onu da yazıyorum.
    Gölgesi gölgeme vurmuş yaratılanlardan öğrenirim sevmeyi
    gülüşüme perde olan hüzünleri tanırım her zamanda…
    Her meclis duygularımın pazar yeri düşüncemi satarım köşesi belli olmayan dilenciye.
    İmdat dilendiğim anımda yanımda ne pazaryeri ne köşesi belli olmayan dilenci…
    Ne acı! Bunu da yazıyorum…
    İki parmağımla tutunduğum kalem huzurumu döküyor eteklerime taş(lan)ıyorum…

    Üç vakit…Üç hece…Üç taş…

    Üç vakit kaldı kıyamete…
    Yer yüzüme imkansızı kör bıçakla öğretiyor.
    Konuşma ne olur!
    Benim dudaklarım kanıyor.
    Rüyamda ismini öğrettiler üç defa…
    Dünyamda sana yer bırakmadılar.
    Konuşma ne olur!
    Uykuma misafirim ol ve yüreğime…
    Taşı kesmeyen kalemin sahibi benim.
    Görgüsüzlüğümü bağışla…
    Sevgisizlikten seviyesizleşti azalarım…
    Sorgusuzca çirkinliğimden bahsettiğim gün…
    Gülümsediğimin resmini çizeceğim…


    alıntı​
     

Sayfayı Paylaş