1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ufak Yiyecekler Büyük Lezzetler

Konusu 'Diyet / Mutfak' forumundadır ve Suskun tarafından 14 Nisan 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Sofralarda minik tabak ve kâselerde sunulan ufak yiyeceklerdeki büyük lezzetler, bereket üçgeninde yaşayan halkların vazgeçemediği keyifli bir beslenme geleneğidir.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Çağımızın önemli yemek kültürü araştırmacılarından Alan Davidson bu tarz beslenme yönteminin Asya’nın batısında, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Yunanistan’da çok yaygın olduğunu vurguluyor. Sofraları tabaktaki iştahlı görüntüleriyle süsleyen bu ufak lezzetlere, tüm bu coğrafyalarda ‘meze’ adı veriliyor. Meze, Farsça bir kelime olup tadımlık veya bazen çeşni anlamına geliyor. Söz konusu tadımlık ise bu çerçevede sofrada bulunması gereken atıştırmaların sınırları çiğ yiyecekten soğuk ve sıcak yiyeceklere kadar uzanır. Lezzetçiklerin çeşitliliği çok zengindir. Akdeniz çanağında bulunan birçok ülkenin mutfak kültüründe bu atıştırmalara meze adı verilmiştir. Bir dönemler Arapların hâkimiyeti altında yaşamış İspanyollar, bu gelenekten etkilenmelerine rağmen sofradaki tadımlıklara ‘tapas’ adı vermişler. Fransızlar ‘hors d’oeuvres’, İtalyanlar ‘antipasti’, İngilizce konuşulan ülkelerde ‘appetizers’, Ruslar ‘zakuski’, Kuzey Avrupa ‘smörgasbord’ gibi isimler kullanılıyor. Her ülkenin kendi doğal mutfak kültürü içinde, yemek öncesi tadımlıklar, bölgesel etkilerle kendilerine özgü bir çeşitlilik ve algılama oluşturuyor.

    [​IMG]

    [​IMG]


    Yemeklerin Uvertürü
    Tarihte toplayıcı kültüründe yaşayan insanlar, henüz pişirmenin icat olmadığı dönemlerde, ancak doğadaki meyve ve sebzelerle beslenmek zorundaydı. Bu nedenle içgüdüsel bir beslenme modelinde topladıkları yiyecekleri ortaya dökerek yemekten başka çareleri yoktu. Bu tarzdaki beslenme hayatın devamı için zorunlu bir seçimdi. Günümüzde hâlâ bölgesel coğrafyada doğanın ekseninde yaşamaya devam eden topluluklar ufak lezzetlerle donatılmış sofralarda beslenmelerine devam ediyor. Farsçada tadımlık anlamında kullanılan meze, zaman içinde farklı boyutlar kazanarak Akdeniz ülkelerine, Balkanlara kadar Türkler sayesinde çok sevilen bir sofra kültürü olarak yayıldı.

    İştah arttırıcılar olarak gastronomi kültüründe yer alan bu minik ama etkisi güçlü lezzetler, zeytinden havyara kadar uzanan geniş bir alanı kapsar. Mezeler, yapımı çoğunlukla kolay, düşük maliyetli, mevsimsel, yapısında damakta keskin, çeşnili ve görüntüsüyle etkileyeci minik tabaklarda ve kâselerde masa üzerine serpilmiş bir şekilde sunulan yiyeceklerdir. Sonsuz çeşitliliğe sahip olan mezeler, bölgesel gelenekler ve mevsimlerin doğrudan etkisi altında.

    Lakerda

    Malzemeler:

    1 adet torik balığı ya da iki adet iri palamut balığı, toz şeker kalınlığında çekilmiş kaya tuzu, bir kaç tane defne yaprağı.

    Hazırlanışı:
    Torik ya da palamutlar takoz şeklinde (kalınca 4-5 parça) kesilir. Omurga kısmı temiz bir diş fırçası yardımıyla iyice temizlenip kandan arındırılır. Omurilik ince bir tel ya da süpürge lifiyle çıkarılır. Temizlenen takozlar soğuk suyun içinde yarım saat kadar bekletilerek etin içinde kalan kanın da iyice çıkması sağlanır. Kuru bir bezle fazla suyu alınan takozlar önceden zeminine bir cm. kalınlığında kaya tuzu konulmuş bir çukur kaba sıkışık bir şekilde, aralara defne yaprağı konarak dizilir ve üzerleri bir cm. kalınlığında tuzla kapanacak şekilde tuzlanır. Takozların bıraktığı su her gün boşaltılır. 10-12 gün içerisinde yenecek kıvama gelen takozların kılçık ve derisi ince, keskin bir bıçakla çıkarılır. İnce dilimler halinde kesilerek limon ve kırmızı soğanla servis edilir.

    Zeytinyağlı Lahana Sarma

    Malzemeler:

    1 adet beyaz lahana ( dolmalık orta boy), 200 gr pirinç, 500 gr doğranmış kuru soğan, 2 yemek kaşığı çam fıstık, 1 yemek kaşığı kuş üzümü, ½ çay kaşığı karabiber, ½ çay kaşığı toz tarçın, ½ çay kaşığı yenibahar, 1 tatlı kaşığı kuru nane, 1 tatlı kaşığı toz şeker, 2 yemek kaşığı tuz, 2 su bardağı zeytinyağı, ½ demet ince kıyılmış maydanoz, yeterince su, 1 limon.

    Hazırlanışı:
    Tencereye su konulur, tuz eklenip, kaynamaya bırakılır. Haşlanan lahana yaprakları buzlu soğuk suya alınır, suyu süzdürülüp, ufak parçalar halinde kesilir. Pirinç ıslatılır 15 – 20 dakika bekletilir. Daha sonra yıkanıp suyu süzdürülür. Tencerede bir su bardağı zeytinyağı kızdırılır, çam fıstıkları pembeleşinceye kadar kızartılır. Doğranmış kuru soğan ilave edilerek ağır ateşte devamlı karıştırılır. Soğanlar pembeleşinceye kadar kavrulur. Tuz, baharatlar ve yeterince su ilave edilip kısık ateşte demlemeye bırakılır. Soğuyunca doğranmış maydanoz ilave edilerek dolma içi karıştırılır. Önceden hazırlanan lahana yaprağına, hazırlanan iç konularak sarma gibi sarılır. Zeytinyağı, tuz, şeker ve su konulur. Ağır ateşte yaklaşık 25 – 30 dakika pişirilir.

    Yoğurtlu Bal Kabağı Ezmesi

    Malzemeler:

    200 gr bal kabağı, 150 gr süzme yoğurt, 2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı, 2 yemek kaşığı tereyağı, 1 tatlı kaşığı tuz, ½ demet ince doğranmış dereotu, 2 diş ezilmiş sarımsak.

    Hazırlanışı:
    Kabağın kabukları soyulur, rendelenir. Tavada zeytinyağı ve tereyağı eritilip kabaklar ilave edilir. Pişinceye kadar kavrulur. Tuz ve biber ilave edilip ocaktan alınır, soğumaya bırakılır. Karıştırma kabına süzme yoğurt ve dereotu alınıp karıştırılır. Soğuyan kabak rendesi ilave edilip, beraber karıştırılır. Servis kabına alınıp, üzerine biraz zeytinyağı gezdirilerek servis edilir.

    Çiroz Salatası

    Malzemeler:

    4 adet uskumru çirozu, 3 kahve fincanı ılık sirke, ½ limon suyu, 2 yemek kaşığı zeytinyağı, ¼ demet dereotu.

    Hazırlanışı:
    Uskumrular tülbent veya beze sarılır. Et döveceği veya tahta tokmak ile dövülür. Tülbentten çıkarılır, buharda veya fırın sıcaklığında yumuşaması için on dakika kadar bekletilir. Sonra uskumrunun derisi ve kılçıkları ayıklanır. Uskumru çirozunun parçaları bir kaba alınır üzerine sirke gezdirilir. 5 – 10 dakika bekletilir. Çirozlar kaptan çıkarılarak servis tabağına alınır. Üzerine zeytinyağı, limon suyu ve dereotu eklenerek karıştırılır ve servis edilir.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     

Sayfayı Paylaş