Ümit Zeynep Kayabaş - Cesetlerin Sultanlığı..

...SAKLI CeNNeT__

♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥
Katılım
6 Tem 2011
Mesajlar
16,299
Beğeniler
84
Şehir
♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
#1





İnsan kaç türlü kin ve kirle yaşar ki
Ar çizgisi mi alnın çiziği?

Her kirli sayfanın ucunu kıvır – böyle başlar ilk savunma

Yerin altına
Ne çok merdiven yapmışlar.
Daha inecek miyim? Aradığım bir şey mi var?
Her insan / karanlık tepenin ardında değil ya...
Öyleyse neden kurt düşüyor içimize
Toprak ve ten birleştiğinde - belki de karıncalar aç kalmasın diye.

Hangi muammanın ortasında kendini dikizliyor insan...
Saymayalım / kinlerin bereketi kaçar.
Yapışkan ellere alıştık mı ne? Tuhaf olur şimdi – onurun kıyamı!

Devam edelim –duraklarda, metrolarda ve garlarda
Yaşlı, çocuk demeden iteklemeye, çarpmaya
Göz yumalım rüşvete / Gözümüzü kırpmadan çevirelim tüfeği kardeşimize.

-Ne hale getirdik seni yeryüzü / diktiğimiz bu kara elbise yakışmıyor ki sana.

Allah’ım
Sabrınla ısıt titreyen kalbimi / çiseleyen yağmur resmi çiziyorum durmadan
Temizleniriz belki bir gün - kirden, kinden ve kan kokusundan

Mina’ya taş atan insan
İyice kaldırmazsan baş ve şehadet parmağını
Göremezsin şeytanın ağzından akan kanı /demediler mi?

Elmaya
Dişi değenin / bilmezseniz kırk yıllık köleliğini
Sayarsınız işte böyle tek tek - dudağı ve ağzı...
Aklını hangi süzgeçten geçirdiysen
Bak bakalım gece yarısı mı / sabah mı?

– Desem ki kadınları anlamak / doğum sancısı...
Bilemediği acıya doğrayamaz ki insan toparlayamadığını.
Dağınıklığın burada hükmü yok
– O gün
Parmağımdaki yüzük konuşacak
Ben susacağım
Sen susacaksın
Bizden olmayan halimiz konuşacak...

Ay ışığı
Cesetlerin üzerine düştüğü gece doğdum.
Kalbim
Yıldızı öptü
Ben annemi...

–öptüğüm yer çoğaldı / rüzgâr sürükleyince.
Yaklaş hadi / Sileyim önce gözlerine yapışmış kış uykusunu.

Bu kervan
Ölü taşıyor kardeşim!
Taç yap bana papatyadan - ölülerin alnına takıp, fotoğraflarını çekeceğim
Ya da arkana bakmadan git / Süt dişlerini iyice fırçala...

***

Dün masamdaydı kalemim
Yakınımdaydı
Önce yakınım dediklerinde çoğalırmış – bu kin dediğimiz illet.
Evet, İnsancıkları da kalbinden edermiş...
Nasıl mı? Boş ver her her şeyi

Gel birlikte arayalım mı kayıp kalemini
Ararken kendinden geçeni yazacağım / yani seni– yetişemediğini
Bir kaktüsü yedi yıl bekledim... O pembe çiçeği için
Beklemenin sabır olduğunu Yunus’tan öğrendim

Ey kapısına saat asmış bekçi / gücün varsa
Yunus’la aç kalemimin ucunu...

Dipsiz kuyunun mührünü saklamak boynumuzun borcu
Boynumda çınarın tadı ve kokusu
Konuşuyordu boyunlar iplerin ucunda / sakin ve mutlu.

Böyle - karışık ve anlamsız bir şey işte / arzın koynu.

Kırık iğneyle kalp işleyen insan
Biliyorsun değil mi çürük iplerin pazarı
Boyunu ölçtüğün yerde son buluyor...

Dinle bir tanem!
Arka bahçede kopan kıyameti - İstanbul anlatıyor.
Hadi içine çek / İstanbul’u bir nefeste!
Alnından ter damlamıyorsa - henüz doğmamış kız çocuğundan utan.
Suyu akılda tutmaktır asıl imtihan...

-Yeryüzünü okumadan gömülüyorsak harflere
Yüzümüzdeki isi silemez geçmişin nefesi.

Dervişin yamasından - yani aslından utan-ı-(yorsan)
Asıl kırılan dişin ululuğuna...

– O sahabe nasıl yükseldiyse omuzda
Yükselmek idrak etmektir gözün acziyetini
Anlamaktır insanı oracıkta! – işte ölümün başladığı nokta!

Hani parmakları değecekti ya sanki birinci kat semaya
Şaşkınlığı ve yudumlattığı sessizlik şerbet tadında...
Nasılda dizilmiş nar öyle değmeden birbirine ihtişamla
Aklın mı karıştı?
Biraz nar ye ve gölgelen ayva ağacının dibinde
Yanakların değil ruhun kırmızı olduğunda seslen kendine.

***

Can-ımı-yakmak için pusuda bekleyen dikenleri
Canımla beslemişim.
Uçamayan güvercinin -başını okşayacak ellerim yok
Kestim rüyam bittiğinde elimi

Sevgilim, hadi bir koşu akşama git
İyice soluklan kalabalığında.

-Yakışmaz efendim balkonlara,
Cesetlerin sultanlığı.
Öyle kolay sanma insanı tanımayı!
Tanıdım dediğin yerde başlar / insanın başkalıkları.

Sağ avucumda paslı çivini izi
Kanıma karışan pas dün gibi aklımda.
Ölümü mü üflemiştim? Arsız insanlar kışkırtınca...
Şimdi avucumdaki izi gösteriyorum
Boğazdan nazlı ve cilveli süzülen o vapura.

-Az kaldı, bir ölünün soğukluğunda tartılmama.
Tahta tabutlar göz kırpıyor
Patronların karşısında / düğmelerini ilikleyen erkeklere ve kadınlara.

Yakışmaz efendim balkonlara
Cesetlerin sultanlığı...



Ümit Zeynep Kayabaş
 

Benzer konular

Top