1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Üniversite Size Ne Verdi?

Konusu 'Komik Yazılar ve Olaylar' forumundadır ve wien06 tarafından 22 Aralık 2008 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    Gençlerimize “ Üniversite size ne verdi?”diye sorduk. İşte aldığımız cevaplar:

    1- Bir şeyler verdi, ama yani şimdi birden söyleyemeyeceğim. Ama verdi yani, vermez olur mu?

    2- Ne verdi? Eeee , en azından diploma verdi. Bugün diploma olmadan iş bulamazsınız. Yani anlatabiliyor muyum?

    3- Daha ne versin abicim. Şu elimde gördüğünüz saç çıkarma ilaçlarını, şu anti depresanları, şu mide haplarını, migren ve uyku haplarını verdi. Bak nasıl uysalım artık. Gidip ders çalışacağım. İyi geliyor. Sonra dışarı çıkıp sosyalleşeceğim. Matrix gelmiş, ona gideceğiz arkadaşlarla.

    4- Ya, üniversitenin ne verdiği önemli değil. Bakın sizinle açık konuşayım. Ben açık bir insanım. Biz birey olarak ne istediğimizi biliyor muyuz? Önce bunu sorgulamalıyız. Her şeyi başkalarından beklememeliyiz. Bu bağlamda...

    5- Ne aldı diye sorsanız? Bu üniversite kapılarında ömrüm çürüdü be!.. Çürümek için üniversite doğru bir yer miydi, bilemiyorum. Kendime kızıyorum bu kadar çürük domatesin içine girip ne olacağını sandın diye.

    6- Bir sürü Latince kelime ezberledim. Mesela neydi o kemiğin ismi. Dur, şimdi gelecek, dilimin ucunda.

    7- Konuşmak istemiyorum.

    8- Üniversite bana ne istemediğimi öğretti. Mesela ben tıp okumak istemiyormuşum. Sonra elektronik mühendisi olmak da istemiyormuşum. Sonra bilgisayar öğretmenliği de bana göre değilmiş ve af denen şey, yani affedilmek için ne yaptım bilemiyorum. Yani...

    9- Üniversite bana her şeyden önce çağdaş bir insan olmanın kapılarını açtı. Günümüzde globallleşmenin ve bilimsel düşüncenin kanırttığı bireylerden biri olarak, kendine güvenen, tam donanımlı çağdaş bir şey... çağdaş bir üst-insan oldum. Kendimi sevmeyi, barışık olmayı, empati , sempati kurmayı, başarılı olmanın diferansiyel denklemlerini öğretti üniversite bana. Yani bunları verdi, daha ne versin? Allah'tan belamı mı isteyim? İstersem üniversite onu da veriyor zaten...

    10- Paso verdi, bir de tecil kağıdı, ama yemekhane peş para etmez. Abicim ıspanağın üstüne kırmışlar yumurtayı. Tavuk nezleydi de, üstüne mi yumurtladı ıspanağın kardeşim? İnsan biraz pişirir şu yemeği be...

    11- Bekliyoruz abi işte. Verirse alacağız.

    12- Kendimi kullanılmış hissediyorum. Hocalar da, öğrenciler de hepsi başka bir gezegenden gibi. Hiç birinden bi şey istemiyorum. Zaten sıra var. Kimseye bağış yapmadan bir şey vermiyorlar. Her şey büyük bir yalan gibi.

    13-'' Bu ülkede üniversite yok ki''

    [ALINTI]


    şimdi ayni soruyu sizlere soruyoruz üniversite size ne verdi?
     
  2. jeriko

    jeriko Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    5.268
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    657
    Yer:
    Anadolu (bu kadar ayrıntı iyi)
    Banka:
    314 ÇTL
    Güler misiiin....? ağlar mısııın....?
    Karar verebilen beri gelsin.Yoksa güler miyiz ağlanacak halimize.
     
  3. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    Her yazidan bir anlam cikiyor :(( bazende aci gercekler aci veriyor paylasim icin tesekkurler wien
     
  4. e-PaCk

    e-PaCk Forum Gururu

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.481
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    1.880
    Banka:
    331 ÇTL
    ne verdi bilmiyorum ama gençliğimi alıyor onun bariz farkındayım..
     
  5. corelia

    corelia Katılımcı

    Katılım:
    22 Ekim 2008
    Mesajlar:
    219
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    6 ÇTL
    "Bana kurnazlığı öğreten üniversite hayatım olmuştur. İlkokulda, lisede falan ben kurnazlık nedir bilmezdim. Her şeyi plansız ve hesapsız, kafama göre yapardım. Sürekli bir "...den aşağı Kasımpaşa" durumundaydım. Umurumda olan kişiler vardı, onlara gerekli ilgiyi verir gerisini de sallamazdım bile. Ama üniversite öyle bir yer değil. Bambaşka kuralları ve değer yargıları var. Tamam, kabul ediyorum belki biraz daha özgür bir yer, daha çok kafası çalışan adam var, kendini biraz daha "olgun" hissetmende faydaları oluyor falan ama ben hayatımda bu kadar riyakarlığın olduğu başka bir yer görmedim, bilmedim. Ben kurnaz olmayı, hesapçı olmayı lisenin tebeşir tozlarının arasında değil boardmarkerın cızırtılı seslerini duyarak öğrendim. Ben insanların genelinin kötü olduğunu, herkesin her an beni satmaya hazır olduğunu lisede üzerine pergelin iğnesiyle "Şampiyon Fenerbahçe" yazdığım tahta sıralarda değil, Mac bilgisayarların arasında, okulun içindeki Starbucks'ta öğrendim. Yüzüme gülen adamların, her an arkamdan iş çevirmeye hazır olduğunu lisedeki Matematik öğretmenime arkadaşım adına not için yalvarırken değil, üniversitede asistanın tekiyle tartışırken seni destekleyeceğini söyleyen can dostunun seni yüzüstü bırakarak "Evet hocam, haklısınız" moduna girmesiyle öğrendim. Ben çıkar amaçlı arkadaşlığı lisede bana kopya vermemek için sıraya yüz üstü yatan çalışkan Bengü'den değil, üniversitede çok iyi not tuttuğum için önceden yüzüne bakmayan hatunların sınavların başlamasına bir hafta kalıp bana yalakalık yaptığı zamanlarda öğrendim. Gençlerin bu kadar riyakar olduklarını bilmiyordum. Saf bir görünüşüm olduğu, konuşurken kekelediğim, evden yemek için ekmek arası patates falan getirdiğim için beni kolayca kandırılabilir, enayi bir kişi olduğumu zannettiler. Ben de ortalıkta çok boktan şeylerin döndüğünü anlayıp, eğer gerekli müdaheleyi yapmazsam donuma kadar alacaklarını anladığım zaman onlardan birisi olmaya karar verdim. Benim gibi birisini bile kendilerine benzetmeyi başardılar. Artık bende şerefsizlik familyasındayım, ölümüne fırlamayım, iyi gün dostuyum, sadece kendimi düşünüyorum. Kendimi ruhani olarak geliştirmek, ülkemi daha iyi bir yer yapmak gibi dertlerim artık yok. Okulu kısa zamanda bitirip, kapağı iyi bir şirkete atacağım. Cemiyetin içinden gelen Boston'da okumuş sarışın bir kızla evlenirim falan, hayatımı bir şekilde yola sokarım. Ben bu kadar acayip adamlar olabileceğini hiç tahmin edememiştim. Yanılmışım. Eğer Atatürk'ün vatanı emanet ettiği adamlar bunlarsa birisi Ata'mızı fena keklemiş."

    Bir blogtan alıntı;
    çok beğendim de konuyla alakalı diye paylaşayım dedim.
     

Sayfayı Paylaş