1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Unutturur mu hicran, sinemi burkan o an!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 17 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    Ne söylesem
    Bin hüzün içinde nefesimi derlesem
    Ah u zarımla inleyip, ruhumdan geçsem ve titresem
    Mahcubiyetin eşiklerinde hıçkırıklarımı kime söyleyip yüzleşsem


    Belki de anmayacaksın
    Ruhumun firkatine ram olan lahzayı
    Hiçe sayacaksın ve belki hayıflanarak ağlayacaksın
    Yakılası hülyalardan vazgeçip, kuytu mekanlarda soluyacaksın


    Neyleyim ki bir acizim
    Yüzü kara, kalbi zan içinde olan zadeyim
    Bilinçaltıma yerleşen lekelerle yol almış bir sefilim
    Nasıl inkar ederim, peşimn hükümlü bir nefes olarak ne kepazeyim


    Bir vakitler kadıydım
    Nazar ettiğim her kimse dinlemeden yargılardım
    Her ne hikmetse bunu takva adına yapacak kadar bağnazdım
    Bilsen ne kadar yanıldım, yapraksız dal misali yaralı ve yalnızdım


    Niçin bu kadar yanıldım
    Okuyup tahkik etmek adına sanki tutkluydum
    İnandığım nefeslere nasıl kandım, sonra aldanan ben oldum
    Çıkmaz sokakların, yıkık duvarların umutları misali sararıp kaldım


    Niçin taşlaşmıştı kalbim
    Kifayetsiz izanım ve tutukluluk yaşayan aklım
    Nasıl bir afakın zadesi ve gayesi olarak önyargılara inandım
    En yakınlarıma hapis hayatı yaşattım, adeta kör bir gardiyandım


    Dört duvar arasına hapsetmek
    İnsan denen hakikatin umutlarını kurutup çürütmek
    Kendini rızgın sahibi gibi nitelendirmek ve yakınları mecbur etmek
    Ziyadesiyle şekliyete bürünüp ihlas adına, ruhları devşirmek ve eritmek


    İnsan zan mı olup kararmalı
    Cemaat asabiyetlerinden soyutlanmaya gerek mi duymamalı
    Hanif bir kul olmak için aşkı mı hakkıyla anlamalı, yoksa mı avunmalı
    Ruhuna ve kalbine yabancı olan nasıl bir insan olmalı, derdi anlaşılmalı


    Niçin Zişanı efendim ötelenir
    Zikredilen en ulvi yanı gizlenir, zikredilen adına paye aranır
    Efendi diye bir düşün kimlerden çare adına dert yanılır ve aldanılır
    Şefaata mazhar olmak ancak ihlas ve irfan üzre aranır ve böyle yaşanır




    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş