1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ürografi

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Çağlayağmur tarafından 11 Nisan 2012 başlatılmıştır.

  1. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    İdrar kesesi duvarlarını en net gösteren yöntem çift kontrasttır: İdrar torbasına kateterle hava ve kontrast madde karışımı verilerek film çekilir. Ters yönlü piyelografı idrar boruları ve böbrek havuzunun ayrıntılı biçimde incelenmesini sağlar. Ama sistoskop ile idrar borusu içine kontrast madde verilmesi gerektiğinden ağrılı ve uygulanması zor bir yöntemdir. Son zamanlarda perkütan piyelografı denen bir yöntem geliştirilmiştir: Bu yöntemde deri yoluyla batırılan ince iğnelerle böbrek havuzuna kadar girilip kontrast madde verilir. Perkütan piye-lografi özellikle hidronefroz (idrar borusunun tam olarak tıkanması sonucunda böbrek havuzu ve çanaklarının belirgin bir biçimde genişlemesi) olgularında uygulanmaktadır.

    Böbrek arteriyografisi (aortografi-nin son dönemlerinde çekilen filmlerle ya da böbrek atardamarına sokulan boru ile kontrast madde vererek çekilir) böbrek tümörlerinin net görünmesini sağlar.

    İdrar yollan radyolojik açıdan çeşitli yöntemlerle incelenebilir: Doğrudan (kontrast madde kullanmadan) üriner sistem grafisi, inen ürografı (tek doz kontrast madde enjeksiyonuyla gerçekleştirilir ya da art arda bir dizi film çekilir), böbrek tomografisi, ters yönlü piye-lografi (böbrek ve idrar borularının kontrast madde verilerek görüntülenmesi), sistografı (idrar kesesi röntgeni), sis-toüretrografı (idrar kesesi ve idrar borusunun röntgeni), aort arteriyografisi ya da seçici böbrek arteriyografisi (kontrast maddenin yalnızca böbrek atardamarına verilmesi), ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi. Uygulanacak yöntem olgulara göre değişiklik gösterir. Ama başlangıçta doğrudan üriner sistem filmi çekip böbreklerin yerini, boyutlarını, biçimlerini ve hastalığa bağlı kireçlenme alanlarını görerek ileri inceleme yöntemi buna göre belirlenebilir. Ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi ise böbreğin yapısı hakkında çok daha önemli bilgiler verir: Bilgisayarlı tomografide hastaya ürogra-fıdeki kadar ışınım verilir ve genellikle kontrast madde enjeksiyonu gerekir. Ultrasonografi ile bilgisayarlı tomografi böbrek dokusunun incelenmesi gereken ve tümörden kuşkulanılan durumlarda kullanılır. Ama bu yöntemler idrar yolları hakkında ürografı kadar çok bilgi sağlamaz.
    Böbrek havuzu hakkında çok ayrıntılı bilgiler veren ürografıde, bölgedeki kontrast madde uzun süre kalır: Böylece böbrek havuzunun yapısının çeşitli açılardan birçok farklı görüntüsü elde edilebilir.
    Ürografı idrar kesesini de görünür hale getirir, ama kese gergin bir yapıda olmadığından görüntü çok net değildir. İdrar kesesi incelemesinde en iyi yöntem ters yönlü sistografidir. Bu yöntem hastaya kateter uygulanmasını, yani idrar kesesine sonda takılmasını gerektirdiğinden bazı tehlikeler içerir. Erkeklerde üretrograf kullanarak kateter uygulamasından kaçınılabilir; üretrografla sağlar. Atardamar yoluyla çekilen bütün filmler gibi bu incelemenin de bazı tehlikeleri vardır. Bu yüzden tanı özelliği açısından eşit olan ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi ve perkütan biyopsi yöntemleri daha çok kullanılır.

    Ürografi idrar sistemi değerlendirmesinde temel incelemedir. Başka hiçbir incelemenin bu kadar değişik bilgiyi bir arada verme özelliği yoktur. Anji-yografi (kontrast madde verilerek damarların görüntülenmesi), endoskopi (iç görgüleme), ters yönlü piyelografi, radyoizotop kullanımı gibi yöntemlerin uygulama alanları kısıtlıdır. Bunlar klinik olarak ancak ürografı tanıya götürücü bilgi vermediğinde kullanılır. ,
     
  2. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    HASTANIN HAZIRLANMASI

    İdrar yollan filminin başansı öncelikle doğru tekniğin uygulanmasına ve hastanın uygun bir biçimde hazırlanmasına bağlıdır. Hastaya bağırsak temizliği uygulayarak bağırsak içindeki gaz ya da başka gölgelerin incelemeyi bozması engellenmelidir. Bu amaçla hastanın incelemeden önceki günlerde incebağır-sakta mayalanmaya yol açmayan, lif içeriği düşük besinler alması gerekir. Aynca hastaya incelemeden önceki akşam (incelemeden 12 saat önce) vücut ağırlığına göre müşhil verilerek ve su içmesi söylenerek bağırsakların temizlenmesi sağlanır. Hastanın bağırsakla-nnda aşın miktarda gaz varsa, incelemeden önceki gece bir rektal tüp takılır ve film çekilene değin yerinde bırakılır. Hasta incelemeye alındığında aç ve idrar kesesi boş olmalıdır.

    Ürografi çekimi öncesinde kural olarak şu incelemeler yapılır:

    Son zamanlarda kullanılan iyotlu kontrast maddeler ender olarak kızarma, yüzde, kol ve bacaklarda sıcaklık duygusu, halsizlik ve bulantı gibi uyumsuzluk belirtilerine yol açar. Aşırı duyarlılık tepkimelerini _ önlemek için hastaya Önce damar yolundan 1 mi kontrast madde vererek birkaç dakika beklenir. Herhangi bir aşırı duyarlılık belirtisi görülmezse hastanın kontrast maddeye karşı alerjisi olmadığı -kabul edilir ve dozun tümü verilebilir.

    NASIL UYGULANIR?

    Kontrast maddeyle yapılan ürografı çekiminden önce genellikle kontrast madde kullanmadan düz üriner sistem grafi-si çekilir. Düz inceleme ile böbreklerin yeri, biçimi ve boyutları hakkında önemli bilgiler elde edilir; ayrıca idrar boruları ve idrar kesesine uyan bölgelerde taş kuşkusu uyandıran radyoopak gölgeler de saptanabilir.

    Ürografîde ise böbrek havuzu, idrar yollan ve idrar kesesi ayrıntılı olarak gözlenir. Ayrıca bu incelemede, damar içine kontrast madde verilmesinden, kontrast maddenin böbrek boşluklarında görülmesine değin geçen sürenin ölçülmesi, böbreğin işlevleri hakkında genel bilgiler verir. Bu süre olağan koşullarda 2-5 dakika arasında değişir.

    Ürografide bir dizi film çekilir. Bunların ilki damar içine kontrast madde verildikten 3 dakika sonra, ikincisi de böbrek boşluklarının tam olarak boşalmasını göstermek amacıyla 10-15 dakika sonra uygulanır. Üçüncü film idrar yollarından idrar kesesine akışı göstermek için daha geç çekilir. Bu süreler ve çekilen filmlerin sayısı klinik durum ile tanı amacına göre farklılık gösterebilir. Böbreğin idran yetersiz süzmesi ya da hiç süzmemesi sonucu görüntü elde edilemeyen durumlarda ya da kontrast maddeye karşı aşırı duyarlılık gösteren hastalarda ters yönlü piyelografi yöntemi uygulanır. Bu yöntemde siyekten sokulan bir kateter idrar kesesine ve oradan da idrar borularına kadar ilerletilerek kontrast madde verilir. Böylece idrar yollan ve böbrek havuzunun yapısı,tıpkı ürografide olduğu gibi ama tersine, yani aşağıdan yukanya doğru görüntülenir. İdrar borusu içine verilen kontrast madde ürografide kullanılanın aynısıdır, ama yoğunluğu daha düşüktür.
     
  3. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.415
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    794 ÇTL
    UYGULAMANIN SAKINCALI OLDUĞU DURUMLAR

    Böbrek yetmezliği artık ürografi uygulamasını engelleyici bir durum olarak görülmemektedir. Tersine böbrek yetmezliğinin nedenini anlamak için üro-grafik incelemeden yararlanmak gerekir. Kanda azotun 0,6 gr/lt’nin ya da kreatininin 20 mg/lt’nin üzerine çıktığı durumlarda yapılacak tek şey, kontrast maddenin dozunu artırmak ye filmleri daha uzun bir sürede çekmektir.

    İyota karşı alerjisi olan hastalarda önceden kortizon vererek inceleme gerçekleştirilebilir, ama en iyisi olanak varsa ürografi çekiminden vazgeçmektir.

    Işınımın dölütte gelişim bozukluklarına yol açma tehlikesi yüksek olduğundan gebelerde ürografi uygulanmaz. Güvenlik açısından bu inceleme, doğurganlık çağındaki kadınlara son âdetten sonraki ilk on günde yapılmaktadır. Loğusalık döneminde uygulanmasında salonca yoktur.

    Multipl (yaygın) miyelom olgularında idrar yapımım geriye dönüşsüz biçimde durdurabileceğinden ürografi çekilemez. Ama günümüzde kullanılan kontrast maddelerle, inceleme öncesinde hastayı susuz bırakma alışkanlığından vazgeçilmesiyle ve karna basmç uygulamasıyla bu komplikasyon çok ender görülür olmuştur.

    Böbrek yetmezliği gelişmiş şeker hastalığı olgularında ürografi, böbrek işlevlerinin geriye dönüşsüz biçimde kötüleşmesine neden olabileceğinden, gerçekten gerekip gerekmediği iyi değerlendirilmelidir.
     

Sayfayı Paylaş