1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Üsküdar'a Gideriken (Kâtibim) Türküsünün Hikayesi

Konusu 'Türkü/Hikayeleri' forumundadır ve Suskun tarafından 22 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Türkünün Hikayesi

    İstanbul radyosunun yılarca sinyal müziği olan Katibim Türküsü, Kırım harbi içinde, Abdülmecid zamanında çıkmıştır. İkinci Mahmut devrinde askerlere Avrupai kıyafetler giydirilmiş ancak sivil memurlar bu konuda serbest bırakılmışlardır.

    Abdülmecid, İstanbul içindeki her memura setre ve pantolon giydirdi, mutaassıp kesim de bu olayı dillerine dolayıp “Gavur mukallitliği” dediler ve pantolonla sokağa çıkmayı iç donuyla çıkmakla bir tuttular, özellikle de genç - eli yüzü düzgün katipler büsbütün dile düştüler. Kırım harbinde müttefikimiz olan İngilizlere Selimiye kışlası hastane olarak tahsis edilmişti.

    İngiliz ordusundaki İskoç alayını kısa eteklerle gören halk bu askerlere “donsuz asker” lakabını takmıştı. Bu alay şarka hareket ederken, bir İskoçyalı bestekar bu birlik için bir marş besteledi. Bir İstanbul külhanisi de Selimiye Kışlasının Üsküdar yolu üzerinde olmasından esinlenerek ve “donsuz asker”ler için yazılan marşın müziği kullanarak katiplerle dalga geçmek için “Üsküdara giderken…” türküsünü yazdı.

    Daha sonraları çalgılı küçük konsol saatleri çıktı. Bu saatler ilk olarak Türkiyeye İskoçyadan geldi ve İskoçlar bu saatlere aynı marşın müziğini koymuşlardı. Bu saatler İstanbulda “Katibim Türkülü Saat” adı altında satıldı ve neredeyse almayan kalmadı.








    Türkünün Sözleri



    Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur
    Katibimin setresi uzun eteği çamur
    Katip uykudann uyanmış gözleri mahmur
    Katip benim ben katibin el ne karışır
    Katibime kolalı da gömlek ne güzel yaraşır
    Üsküdar’a gider iken bir mendil buldum
    Mendilimin içine de lokum doldurdum
    Katibimi arar iken yanımda buldum
    Katip benim ben katibin el ne karışır
    Katibime kolalı da gömlek ne güzel yaraşır
     

Sayfayı Paylaş