1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Usul Hukukunda Görev

Konusu 'Hukuk Köşesi' forumundadır ve Suskun tarafından 1 Kasım 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Usul Hukukunda Görev

    1. Dava Konusu yabancı devlet parası olan davalarda görevli mahkeme;Yabancı para davanın açıldığı gündeki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi suretiyle gerçekleştirilip bulunur..(3. HD 23.11.1999, 11373/11779)


    2. Sözleşmeye dayanarak açılan mal davalarında görevli mahkeme, malın sözleşmede yazılı olan değerine göre değil; malın dava tarihindeki değerine göre belirlenir. ((HUKUK GENEL KURULU E. 2006/14-692 K. 2006/702 T. 8.11.2006)


    3. Şufa davalarında görevli mahkeme tapudaki satış bedeline göre belirlenir. ( 6. HD. 5.6.1997, 5011/5159) (HGK 15.4.1998,6/272-284) (HUKUK GENEL KURULU E. 2005/6-282 K. 2005/318 T. 11.5.2005)

    4. Müddeabihleri görev sınırından az olan ve bu nedenle sulh mahkemesinde ayrı ayrı açılmış olan davaların Sulh Mahkemesince birleşmesi durumunda, müddeabihlerin kıymetlerinin toplamı görev sınırını geçse bile, sulh mahkemesi görevsizlik kararı veremez. (Baki Kuru. Hukuk Muhakemeleri Usulü. 6. Bası. Cilt 1. sh. 190)


    5. Objektif dava birleşmesi şeklinde Asliye mahkemesinde açılmış dava Mahkemece ayrılmasına karar verilmesi durumunda yine davalara Asliye mahkemesince bakılmaya devam edilir. Ancak objektif dava birleşmesi caiz olmadığı için birlikte açılmış davaların ayrılmasına karar verilmesi durumunda görev sınırı altında olanlar için görevsizlik kararı verilmesi gerekir. (14. HUKUK DAİRESİ E. 2001/767 K. 2001/1205 T. 19.2.2001 )


    6. İhtiyari Dava arkadaşlığında birlikte açılan davalar birbirinden bağımsız olduğundan görev her dava için ayrı ayrı belirlenir yani objektif dava arkadaşlığındaki müddeabihlerin toplanması kuralı burada uygulanmaz.(4.HD 11.10.1988, 5127/8536) (HUKUK GENEL KURULU E. 1990/4-320 K. 1990/478 T. 10.10.1990)


    7. Kısmi davalarda, alacağın tamamı çekişmeli ise, mahkemenin görevi alacağının tamamına göre belirlenir. Bu nedenle dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu davalarda, saklı tutulan miktar davacıdan sorulup tespit edilmeli ve ona göre görev hususu değerlendirilmelidir. (3.HD. 16.1981, 173/1102) (3.HD 27.10.1999, 6618/6304) (3. HUKUK DAİRESİ E. 2005/12426 K. 2005/14370 T. 26.12.2005)


    8. Devri edimlerde (belli süre ile ödenmesi gereken) görevli mahkeme yine alacağın tamamına göre belirlenir. Ancak alacağın tamamı bilinemeyeceği için belirli bir süre içindeki toplamı esas alınmalıdır. Örneğin 5 yıllık zamanaşımı dikkate alınarak 5 yıllık toplam tutar göz önünde bulundurulabilir. “… bu tür alacaklar (dönemsel- devri edimler) BK’nun 126/1 maddesi hükmü uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğuna göre, talep edilen aylık alacak miktarının 5 yıllık tutarı üzerinden belirlenmesi gerekir” ( 11. HD. 26.11.2001, 6453/9284) İsviçre Federal Mahkemesi aksi görüştedir.


    9. Karşılık davalarda, görev sınırı hangisinin fazla ise o mahkemede davalar görülür. Ancak, Esas dava Sulh Hukuk Mahkemesinde karşılık dava Asliye Hukuk Mahkemesinde ise, Sulh Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı verip Dosyayı asliye Hukuk Mahkemesine gönderecektir. Sulh Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı verdiğinde vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilemez. Ayrıca HUMK.m.193’teki 10 günlük başvuru süresi burada uygulanmaz. Asıl dava Asliye Hukuk Mahkemesinde, Karşılık dava Sulh Hukuk Mahkemesinin görevinde olsa dahi, Asliye Hukuk Mahkemesi her iki davaya bakmaya devam eder. Ayrıca Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanına giren bir konuda Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılmışsa, karşılık dava Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine giriyorsa mahkeme bu durumda görevsizlik kararı veremez.Ayrıca istisna bir durum kira sözleşmesinden doğan davalarda bu kurallar uygulanmaz, karşılık davaya da Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmeye devam eder. Yine iptal davası İcra mahkemelerinde istihkaka davalarına karşılık dava olarak açılırsa, İcra Mahkemesi iptal davasını da bakmaya yetkilidir. (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü. 6. Bası. Cilt 1. sh.210)

    10. Geçit hakkına ilişkin olarak HUMK.m.6 uygulanmaz. Geçit hakkı bedeli ne ise, ona göre görev belirlenir.(14. HD. 15.10.1996, 6657/6398)

    11. HUMK'nın 8/II-1 maddesi ile 6570 sayılı Yasa'nın uygulama alanı içinde kalan yerler hakkında açılan davaların basit yargılama usulünün uygulandığı Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülerek süratle sonuçlandırılması amaçlanmıştır. Borçlar Kanunu'nun 270 ve devamı maddelerinde düzenlenen hasılat kirası hükümlerinin uygulanması gereken yerler hakkında anılan madde hükmü uygulanamaz.” (14. HUKUK DAİRESİ E. 2006/5843 K. 2006/8633 T. 18.7.2006)


    12. Kira Sözleşmesine dayanmadan oturan kişiye karşı açılacak el atmanın önlenmesi davasında mahkemenin görevi taşınmazın değerine göre belirlenir (1. HD. 20.03.1995, 2644/3782)

    13. Kiracının taşınmazı başkasına yetkisi olmadığı hallerde yaptığı kiralaması nedeniyle açılacak tahliye davaları da Sulh Hukuk mahkemesinde görülür. (6. HD. 1.6.1990, 7279/7908) Alt Kiraya veren kiracı değilse bu kural uygulanmaz, görev değere göre belirlenir. (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü. 6. Bası. Cilt 1.SH.218)

    14. Kira sözleşmesinin geçerli olmadığı batıl olduğu gerekçesiyle kira sözleşmesinin iptali için dava açılması durumunda görevli mahkeme taşınmazın değerine göre, Asliye ya da sulh hukuk mahkemesidir. (3. HD. 15.2.1993, 18589/2075)


    15. Kira sözleşmesine dayanan her türlü tespit davası da Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür.Ancak bu kira bedelinin tespitidir. Kiracılık sıfatının tespiti davası dava değerine göre belirlenir.(3. HD.27.3.1989, 8703/3140)( 3. HUKUK DAİRESİ E. 2005/3462 K. 2005/3763 T. 7.4.2005)Ancak, 14. HD’si aksi görüştedir: “Dava kira sözleşmesine dayanılarak kiracılık sıfatının tespiti ve muarazanın giderilmesi istemlerini kapsamaktadır. HUMK.nun Sulh Mahkemelerinin görevini belirleyen 8. maddesinin II. Fıkrası 1.nci bendi uyarınca, dava konusu olan şeyin değerine bakılmaksızın kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, akdin feshi yahut tespit davaları, bu davalarla birlikte açılmış, kira alacağı ve tazminat davaları ve bunlara karşılık olarak açılan davaları görmekle görevlidir.” (14. HUKUK DAİRESİ E. 2007/835K. 2007/2738 T. 15.3.2007)


    16. Sulh Mahkemesinde tahliye davası ile birlikte açılmış kira alacağı davasında, sulh mahkemesi tahliye davasının reddine karar verse bile, kira alacağı talebi hakkında da karar vermek zorundadır, kira alacağı görev sınırından fazla olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı veremez. Yine aynı şekilde tahliye kısmından feragat edilse bile Sulh mahkemesi kira alacağına ilişikin görevsizlik veremez ve davaya bakmaya devam eder. (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü. 6. Bası. Cilt 1.SH.232)


    17. Kiralanan şeyin teslimi için açılan davalar da, dava değerine göre mahkeme belirlenir. (3. HD. 5.7.1977, 3977/4403)

    18. Uyarlama davalarında ana kurala göre görevli mahkeme belirlenir, bunun için yıllık kira miktarına bakılır. (3. HD 27.3.2000, 2648/2640)

    19. Su davalarında görevli mahkeme, suyun değerine göre belirlenir. Suyun değeri belirlenirken çekişmeli sudan yararlanan taşınmazların susuz değeri ile sulu değeri arasındaki farka bakılmalıdır. Tespit edilen fark, dava edilen suyun değeri olarak kabul edilmeli ve görevli mahkeme de bu değere göre tespit edilmelidir (3. HUKUK DAİRESİ E. 2005/1414 K. 2005/1978 T. 1.3.2005)



    20. İpoteğin kaldırılması davasında sözleşmeye ve akit tablosundaki yazılı değere göre görevli mahkeme belirlenir. (14. HD 3.11.1997, 7557/7658)

    21. Terekenin borca batık olduğunun tespiti davası tereke alacaklısının alacak miktarına göre görevli mahkeme belirlenir. (HGK 14. 03. 1984, 2/66-239)

    22. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan müktesep hak doğurmaz, bu nedenle yeni bir kanunla görevsiz hale gelen mahkeme görevsizlik kararı vermesi gerekir. Tabi, yeni çıkan kanunda intikal hükümleriyle ayrıksı durum özel olarak belirtilmişse ona uyulur.(4. HD 2.4.1984, 1854/3248)


    23. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü. 6. Bası. Cilt 1.SH.314) Alangoya aksi görüştedir. Yani taraf teşkili sağlanmadan görevsizlik kararı verilemeyeceği görüşündedir. ( Yavuz Alangoya Medeni Usul Hukuku Esasları. 3. Bası Sh. 76)

    24. Görev itirazı kural olarak davalı tarafından yapılır. Ancak esas hakkında davası reddedilen davacı da davayı görev yönünden temyiz edebilir. (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü. 6. Bası. Cilt 1.SH.314)

    25. Yapılan itirazlarda mahkeme öncelikle görevli olup olmadığını inceler, örneğin hem husumet hem görev itirazı varsa öncelikle görevli olup olmadığını inceler. Yine yetki ve görev itirazı varsa öncelikle görevi inceler. (7. HD. 13. 9.1983, 13354/12687) (7. HUKUK DAİRESİ E. 2004/2159 K. 2004/2620 T. 7.7.2004)


    26. Mahkeme hem yetkisizlik hem görevsizlik kararı veremez. (2. HD 3.5.1976, 3311/3753) (3. HUKUK DAİRESİ E. 2005/8010 K. 2005/8663 T. 19.9.2005)



    27. Yargıtay’da mahkemenin görevli olup olmadığını resen inceler, Bu aynı zamanda mutlak temyiz sebebidir. Bozmaya uyulduktan sonra yapılan duruşmada da görev itirazında bulunulabilir. Ancak Yargıtay temyiz incelemesi sırasında görev itirazını reddetmişse mahkeme de Yargıtay’ın kararına uymuşsa, Yerel Mahkeme görevsizlik kararı veremez. (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü. 6. Bası. Cilt 1.SH.317)


    28. Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine giren bir dava Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmışsa, Taraf itiraz etmemişse, artık davanın sulh mahkemesinin görevine girdiği bahisle, hükmün bozulması için temyiz yoluna gidilemez. Aynı şekilde bozmadan sonra Asliye Hukuk Mahkemesi de, itiraz üzerine veya resen artık görevsizlik kararı veremez.Ancak yukarıda bahsedilenler, Sulh Mahkemesinin görevine giren bir durumun Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması hali içindir. Asliye Mahkemesinin görevine giren bir davaya Sulh Mahkemesince bakılması durumunda, yukarıda bahsedilen kurallar kıyasen uygulanmaz. (Yavuz Alangoya Medeni Usul Hukuku Esasları. 3. Bası Sh.77)

    29. Mahkeme yalnız görevsiz olduğuna karar vermiş, görevli mahkemeyi bildirmemişse, Yargıtay içtihatlarına mahkemenin bu hükmünün düzelterek onanması gerekir. (7. HD 5.2.1976, 1143/1867)

    30. Görevsiz olduğuna karar veren mahkeme hem görevsizlik hem de davanın esası hakkında karar veremez. (13. HUKUK DAİRESİ E. 2003/16717 K. 2004/6058 T. 26.4.2004)


    31. Görevsizlik kararının kesinleşmesinden öncede görevli mahkemeye başvurulmasında kanuni bir engel yoktur. Bu durumda, Kendisine başvurulan mahkeme, kararın kesinleştirme işlemlerini yapması için davacıya uygun bir süre verir. Bu arada görevsizlik kararı Yargıtay Tarafından bozulursa, İkinci mahkeme davayı reddeder. Ancak bu ret kararı görevsizlik kararı değildir. (1. HD 21.4.1994, 1883/5265)


    32. Mahkeme, görevsizlik kararı verdiğinde, gönderme kararı vermekle yetinmeli, resen dosyayı görevli mahkemeye göndermemelidir. Dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilebilmesi için ve davanın görevli mahkemede devam edebilmesi için davacının görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren on gün içinde görevli mahkemeye başvurarak davalıya tebligat yaptırması gerekir, aksi takdirde dava açılmamış sayılır.On günlük süre, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren başlar; eğer mahkeme kararı kesin ise, 10 günlük süre kararın tefhiminden itibaren başlar.Görevsizlik kararı değişik tarihlerde taraflara tebliğ edilmişse, en sonraki tebliğ tarihine göre hesaplanır.Eğer, görevsizlik kararı Yargıtay incelemesi sonrasında kesinleşmişse; 10 günlük süre onama ilamının davacıya tebliği tarihinden itibaren başlar (Yavuz Alangoya Medeni Usul Hukuku Esasları. 3. Bası Sh.78)

    33. HUMK.m.193’e göre görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemeye başvurma hakkı ve görevli mahkemede davanın devam edilmesini isteme hakkı yalnız davacıya değil, davalıya da tanınmalıdır. Ancak Yargıtay genellikle aksi görüştedir. ( Yavuz Alangoya- Medeni Usul Hukuku Esasları. 3. Bası Sh.78)

    34. Görevsizlik kararı verildiğinde on gün içinde görevsiz mahkemeye de başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebilir. Yani Yargıtay içtihatlarına göre sadece görevli mahkemeye değil; görevsiz mahkemeye başvurarak da dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi istenebilir. (HGK 1.3.1972, 1/757-139)

    35. Görevsizlik kararı üzerine;Dilekçe görevsiz mahkemeye verilmişse, Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini; görevli mahkemeye başvurulmuşsa, dosyanın görevli mahkemeden istenilmesini ve taraflara tebligat yapılması istenir.Bu dilekçenin bir şekli yoktur. Dava dilekçesi şeklinde düzenlemesi şart değildir. On gün içinde yapılacak başvuruda tebligat giderlerinin yatırılması şart ve yeterlidir. (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü. 6. Bası. Cilt 1.SH.340)

    36. İkinci mahkeme bu görevsizlik kararına uyar ya da uymak zorunda kalırsa davaya bakar ama bu yeni bir dava olmayıp görevsiz mahkemede açılmış davanın devamıdır. Bu nedenle yeniden harç alınmaz. Görevsiz mahkeme dava açılmakla kazanılmış olan haklar korunur. Yine görevsiz mahkemede alınmış olan ihtiyati tedbir veya ihtiyari haciz devam eder. Görevsiz mahkemede açılan davanın esasıyla ilişkin olarak, kanun değişikliği meydana gelirse, geçmişe etkili olmayan yeni kanun burada uygulama alanı bulmaz. Görevsiz mahkemede başlamış olan iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağı aynen devam eder. Davalıya yeniden tebligat yapılır. Davacıya yeniden süre veremez. Yine aynı şekilde karşılık dava açamaz(Yargıtay’ın aksi yönde kararları vardır.)Tarafların görevsiz mahkemede yaptıkları işlemler geçerlidir. Dava dilekçesi, Savunma dilekçesi, ikrar, yemin, kabul,sulh, feragat de geçerlidir. Taraflar görevsiz mahkemede göstermiş oldukları delillerle bağlıdırlar. Yani yeni delil gösteremezler. Buna karşılık görevsiz mahkeme tarafından yapılan usul işlemleri kural olarak geçersizdir. Ancak, görevli mahkeme, görevsiz mahkemenin yapmış olduğu işlemleri tekrarlaması için neden yoksa kararına esas alabilir.( Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü. 6. Bası. Cilt 1.SH.347)

    37. 10 günlük süre geçtikten sonra Görevli mahkemeye başvurulduğu halde, mahkeme bunu dikkate almadan esas hakkında karar verirse; Yargıtay esas hakkında inceleme yapmadan Davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi kararı bozabilir. (1. HD, 23.12.1996, 15184/15574) (1. HUKUK DAİRESİ E. 2006/7195 K. 2006/9211 T. 25.9.2006)



    38. 10 günlük sürede görevli mahkemeye başvurulmadığı için davanın açılmamış sayılmasından sonra davacı ayrı bir dava dilekçesi ve harç ödeyerek davayı tekrar açabilir. Ancak yenileme dilekçesi dava dilekçesi olmadığından ayrı bir dava dilekçesi ile dava açılması gerekir. (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü. 6. Bası. Cilt 1.SH.357)

    39. Davanın açılmamış sayılması ile meydana gelen bütün sonuçlar ortadan kalkar. Mesela zamanaşımı kesilmesi hükümsüz hale gelir. Ancak dava konusu hakkın alacağın muaccel olduğu tarihle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği tarih arasında zamanaşımı bitmiş ise, davacı 60 günlük ek süre içinde yeniden davasını açabilir. Fakat bu 60 günlük sürenin başlangıcı konusunda tartışmalar vardır. 11.HD’si 60 günlük sürenin başlangıcını görevsizlik kararının kesinleşmesinden 10 günlük sürenin geçmesinden itibaren başlatırken; 15. HD’si Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren başlatmaktadır. (Yavuz Alangoya- Medeni Usul Hukuku Esasları. 3. Bası Sh.82)

    40. Davanın açılmamış sayılması, davalının mütemerrit durumuna düşürülmesini geçersiz kılmaz. Kira bedelinin tespiti davası açılmamış sayılırsa,ikinci dava tarihini takip eden kira dönemi için kira tespiti istenebilir. Aynı şekilde nafaka davası da ikinci dava tarihinden itibaren nafaka ödenmesine karar verilir. Yeni kanun uygulama alanı bulur. İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı uygulanamaz. Ancak ikrar, yemin, kabul, sulh ve feragatin geçerli olması gerekir. Mahkemenin yaptığı usul işlemleri geçersizdir. Yeni deliller ileri sürülebilir. Tedbir kararları ortadan kalkar. (Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü. 6. Bası. Cilt 1.SH.367)


    41. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkeme, taraflar müddeabihin değerinde anlaşsalar bile, müddeabihin değerini re’sen takdir etmeli ve bu değere görevli olup olmadığını belirlemelidir. (14. HUKUK DAİRESİ E. 2006/540 K. 2006/1021. 8.2.2006)
     

Sayfayı Paylaş